orta kulak iltihabı tedavisi

Yazan sarp | bebek hastalıkları | Cuma 9 Kasım 2007 3:22 pm

En çok Ekim ve Nisan aylarında görülür. bu aylar viral (virüslere bağlı) üst solunum yolları enfeksiyonlarının sık görüldüğü aylardır. Viral (virüslere bağlı) hastalık sırasında orta kulakta gelişen iltihap, sıvı birikmesine ve mukozada ödeme neden olur. Östaki borusu denilen, genizden orta kulağa giden borunun ödem nedeniyle tıkanması da orta kulak iltihabına zemin hazırlar.
Bebeklerde iltihabı kolaylaştıran geniz eti, östaki borusu, östaki borusunun yatay seyretmesi ve bebeklerin sırtüstü biberonla beslenmesi gibi olumsuz başka faktörler de vardır.

Orta kulak iltihabına daha çok, hemcıfilus inflııenzeı ve Streptecoccus pnomaniae adlı mikroplar neden olur.

Orta kulak iltihabında ağrı şiddetli ve zonklayıcı tarzdadır ve çocuk konuşmaları hasta olan kulak tarafından duymakta zorluk çeker. Ateş 38-38.5 civarındadır. Kulak zarının kızarık olması veya bombe olması tanı koymada kesinlik sağlar. Ancak unutulmaması gereken bir nokta, her kulak ağrısının kulak iltihabından kaynaklanmadığıdır. Bazen dış kulak yolundaki bir sivilce, sıkışmış kulak kiri, çürük bir diş veya bademcik iltihabının yansıyan ağrısı da orta kulak iltihabını taklit edebilir.
Tedavisinde çeşitli yaklaşımlar vardır. Bazı tedavilerde parasentez adı verilen kulak zarı çizme tercih edilirken, bazı durumlarda önce antibiyotik verilerek ileri derecede orta kulak iltihabında kulak zarı çizilmektedir. Gelişmiş ülkelerde °/ıı80. hastanın kendiliğinden hiçbir komplikasyon olmaksızın düzeldiği öne sürülerek, antibiyotik verilmediği durumlar da söz konusudur.

Ortakulak iltihabı iyi tedavi edilmezse kronikleşebilir ve işitme kaybı gibi kalıcı izler bırakabilir. Bazen de iltihap komşu dokulara yayılarak iç kulak iltihabı, yüz felci ve beyin zarı iltihapları gibi çok daha ciddi hastalıklara yol açabilir. Orta kulak iltihabından sonra, mikroplar ortadan kalksa bile orta kulak boşluğunda sıvı birikintisi kalacaktır ve bazen bu sıvı hiçbir tedaviye cevap vermeyecektir. Seröz otit, enfüzyonlu otit veya zamk kulak gibi çeşitli adlarla anılan bu hastalıkta başlıca belirti, sini gelişen işitme kaybıdır. Bazen de çok kısa, bir veya iki saniye süren ağrılar olabilir. Kulak zarına bakıldığında, zar çökmüş ve amber rengini almıştır. Bazen hava sıvı seviyesi de görülebilir. Bu hastalığın tedavisi başlangıçta beklemektir. Çoğu kendiliğinden iyileşir. İyileşmeyenlerde uzun süre antibiyotik tedavisi uygulanabilir. Antibiyotiğe rağmen düzelme olmazsa, östaki borusunun görevini yapacak olan kulak tüpü zara yerleştirilerek, orta kulağın havalanması sağlanır. Böylece orta kulaktaki sıvı dağılır, zar çökmesi ortadan kalkar. Bu tüp 3-8 aylık bir sürede kendi kendine kulak tarafından atılıp çıkar ve her şey normale döner. Bu durum çoğu kez kalıcı olur ve hastalık tekrar etmez.

Ama bazen hastalık tekrar eder ve yeniden tüp takmak gerekebilir. Defalarca tüp takılıp düzelmeyen ve kulak zarı orta kulaktaki kemikçiklere yapışan hastalar az da olsa vardır. Bu durumda işitme kaybı kalıcı olur

8 Yorum »

  1. Yorum yapan zemzem — AÄŸustos 7, 2008 @ 12:30 am

    selam ben 47 yaşında vertigo geçirmiş olan ama rahatsızlığı geçmeyen hastayım klağımda çınlama uvultu ve hafifte ağrı var yaklaşık 2 senedir var bana yadımcı olurmusunuz.tşk

  2. Yorum yapan admin — AÄŸustos 7, 2008 @ 1:42 am

    valla bu konuyu pe kbilmiyorun ama internetten bulduğu bir yazıyı yayınlayacağım.
    Sanırım sizde bulmuşsunuzdur ama ben genede yayınlayayım.
    Öncelikle bu : Vertigo Nedir?
    Vertigo ( BaÅŸ dönmesi- Araç tutması) Bazı insanlar denge problemlerini baÅŸ dönmesi olarak nitelendirirler. Çevrenin dönmediÄŸi bu denge bozukluÄŸu bazen iç kulaÄŸa baÄŸlı bir problemden dolayı ortaya çıkar. Bazı insanlar ise denge saÄŸlamaktaki zorluklarını vertigo kelimesiyle açıklarlar. Bu kelime Latince “dönmek” fiilinden gelmektedir. Bu hastalar sıklıkla kendilerinin veya çevrenin döndüğünü söylerler. Vertigo çoÄŸunlukla iç kulak probleminden kaynaklanır.
    İç kulağınızın içerisinde, binlerce işitme hücresi bir elektrik yükü taşır. Mikroskobik kıllar, her duyu hücresinin yüzeyinde bir kenar oluşturur. Bu kıllar sağlıklı olduğu zaman, ses dalgalarının basıncına uygun olarak hareket eder. Hareket, bu hücreleri tetikleyerek, işitme hücresi aracılığıyla elektrik boşaltmalarını sağlar. Beyniniz bu sinyalleri, ses olarak yorumlar.

    Eğer iç kulağınızın içindeki ince kıllar bükülür veya koparsa, sürekli bir hareketlilik halinde rastgele hareket eder. Yüklerini elde tutamayan işitme hücreleri beyninize rastgele elektrik itkilerini gürültü olarak ’sızdırır’.

    İç kulağınız içerisindeki işitme hücrelerinde meydana gelen hasar, en yaygın olarak aşağıdakilerden ileri gelir:

    • Yaşla ilgili duyma yitimi (presbikuz). Bu süreç genellikle 60 yaş civarında başlar.

    • İç kulağınızda travmadan ötürü hasar. Duyma yetinizde meydana gelen bu aşınma uzun süre boyunca yüksek sese aşırı derecede maruz kalmadan ileri gelebilir. Traktörler, elektrikli testereler ve silahlar gürültü ile ilgili duyma yitiminin yaygın nedenleridir.

    Tinitusun diğer nedenleri arasında şunlar olabilir:

    Bazı ilaçların uzun vadeli olarak kullanılması. Yüksek dozlarda kullanılan aspirin ve belirli antibiyotik türleri iç kulak hücrelerini etkileyebilir. Çoğu zaman, bu ilaçları almayı bıraktığınızda istenmeyen gürültü kaybolur.

    Kulak kemiklerinde değişiklikler. Orta kulağınızdaki kemiklerin sertleşmesi (otoskleroz), işitme yetinizi etkileyebilir.

    • Yaralanma. Başınızda veya boynunuzda meydana gelen travma iç kulağınızda hasara neden olabilir

    Dıştan gelen bir kaynak yerine, kan damarları sisteminizdeki belirli rahatsızlıklar da kulakta baş gösteren tinitusa (pulsatile tinnitus) neden olabilir. Bunlar:

    • Ateroskleroz. Yaşın ilerlemesi ve kolesterolün, diğer yağ birikintilerinin artması ile birlikte, orta ve iç kulağınıza yakın olan büyük kan damarları, her kalp atışında hafifçe bükülme veya genişleme yetisi anlamına gelen elastikiyetlerinin bir kısmını kaybeder. Bu da, kan akışının daha güçlü, zaman zaman daha çalkantılı hale gelmesine neden olarak, kulağınızın vuruşları tespit etmesini daha kolay kılar..

    Yüksek kan basıncı. Hipertansiyon ve stres, alkol ve kafein gibi tansiyonu yükselten faktörler sesi daha da fark edilebilir hale getirebilir. Başınızın konumunu değiştirmek, genellikle sesin kaybolmasına neden olur.

    Çalkantılı kan akışı. Şah damarında veya boyun atardamarında daralma ya da bükülme olması, kan akışının çalkantılı olmasına ve kafada gürültüye neden olabilir.

    Kılcal hücrelerin kötü oluşumu. Atardamarlar ile damarlar arasındaki bağlantılarda oluşan ve A-V kötü oluşumu adı verilen bir rahatsızlık, kafada gürültüye neden olabilir.

    • Baş ve boyun tümörleri. Tinitus başta veya boyundaki bir tümörün semptomu olabilir.

    Çoğu tinitus vakası zararlı değildir. Öte yandan, eğer tinitus devamlı hale gelir ya da daha da kötüleşirse veya işitme kaybı ya da baş dönmesi yaşarsanız, doktorunuza görünün. Doktorunuz, gürültüyü azaltabilecek tedaviler ve gürültü ile daha iyi başa çıkmanıza yardımcı olacak teknikler önerebilir. Eğer yaşla ilgili duyma yitimi olası bir nedeni değilse, tek kulakta aynı anda meydana gelen tinitus ve işitme kaybının nedeni, yaralanma nedeniyle iç kulağınızdaki bir sinirin zarar görmesinden ötürü olabilir ve doktorunuz tarafından değerlendirilmesi gerekir.

    Doktorunuzla birlikte belirtileri ve semptomları, ne zaman başladıklarını, ciddiyetlerini ve bunları neyin daha kötü hale getirebileceğini tartışabilirsiniz. Doktorunuz için yararlı olan başka bir şey de, yüksek tansiyon ve herhangi bir ilaç alıp almadığınız gibi, diğer tıbbi rahatsızlıklarınızla ilgili bilgilerdir.

    Doktorunuz ayrıca, kulağınızda pislik birikmesinin, kulaklarınızdaki çınlamada payı olup olmadığını da görmek amacıyla, kulaklarınızı muayene edecektir. Buna ek olarak, doktorunuz başınızın ve boynunuzun, kulak etrafındaki bölümü üzerinde stetoskop ile ses dinleme girişiminde bulunacaktır. Eğer iç kulağınızdaki hasar, tinitusunuzun nedeni ise, sizde öznel tinitus olabilir, yani bunu sadece siz duyabilmektesinizdir. Ancak, doktorunuz damarlarla ilgili bir rahatsızlıktan ileri gelen sesler duyabiliyorsa, nesnel veya pulsatil tinitus hastasısınız demektir.

    Öneriler

    Bazen tinitusun semptomları zaman içerisinde iyileşir. İyileşme sadece fiziksel değişikliklerin sonucu değildir ;çünkü kulaklarınızda meydana gelen her türlü hasar kalıcıdır ve geri dönülemez. Bunun yerine, birçok insan semptomları azaltmak için ayarlamalar yapmayı öğrenmektedir.

    Gürültünün şiddetini azaltmak ve buna olan direncinizi artırmak için şu teknikleri deneyin:

    • Olası tahrik edicilerden kaçının. Tinitus; yüksek sesler, nikotin, kafein, kinin içeren maden suyu (sıtmayı tedavi etmek için kullanılan maddenin aynısı), alkol ve aşırı dozda aspirin nedeniyle daha da kötü hale gelebilir. Nikotin ve kafein kan damarlarınızı sıkıştırarak, damarlarınız ve atardamarlarınız içerisinden olan kan akışı hızını artırır. Alkol, kanınızın kuvvetini, özellikle iç kulak bölgesinde daha fazla kan akışına neden olarak artırır.

    • Gürültüyü perdeleyin. Sakin bir ortamda, bir vantilatör, hafif bir müzik ve kısık seste dinlenen radyo, tinitustan kaynaklanan sesin örtülmesine yardımcı olabilir. Bazı insanlarda, hoş bir ses çıkaran işitmeye yardımcı cihazlara benzer aygıtlar olan tinitus gizleyicileri işe yarayabilir.

    • İşitme yardımcı cihazı takın. Eğer tinitusa işitme kaybı eşlik ediyorsa, işitmeye yardımcı cihazlar dışarıdan gelen sesleri çoğaltarak, tinitusun gürültüsünü daha az belirgin hale getirebilir.

    • Stresi kontrol altına alın. Stres, tinitusu daha kötü kılabilir. İster rahatlama terapisi, ister biyo-geribildirim, isterse egzersiz aracılığı ile olsun, stres yönetimi biraz rahatlama sağlayabilir.

    Kaynaklardan biri: ” http://www.hekimce.com/index.php?kiid=2951

  3. Yorum yapan abdullahkara — AÄŸustos 21, 2008 @ 12:32 am

    sayın hocam yirmigündür solbademcigim siş yutkunurken aciyor sol kulagimda birseneden beri arasira artip azalan sikayetim kulagimin icinde bir yanma kulagimda vekilak cevresinde rahatsiz edici sicaklikvehisvar devlet hastanesinealti ay once gitmiştim ulturoson cektiler birsey cikmadi ciftcilik yapiyorum traktore bindigimde cokdaharahatsizoluyorum ve midem bulaniyor kulak rontgenimicektirsem olurmu tesekkür ederim

  4. Yorum yapan gökhan öztürk — Haziran 24, 2010 @ 1:55 pm

    çocuğum 33 aylık.kulak zarının arkasında sıvı birikimi var.2 antibiyotik kullandık sıvı azalmadı.basınç testi yaptık sol kulakta -222 sağ kulakta -111 de pik verdi.şimdi 3. antibiyotiğimizi kullanıyoruz.baktığımız bazı sitelerde 3 aylık tedavi sonrası kulağa tüp takmaktan bahsediliyor ama doktorumuz şu an kullandığımız antibiyotikten sonra da geçmezse tüp takılacağını söyledi.(tedavi için daha 1 ay bile dolmadı) hocam önerilerinizi bekliyoruz.

  5. Yorum yapan sarp — Haziran 24, 2010 @ 3:17 pm

    Merhaba Gökhan Bey, Östaki borusu tıkanması sonucu ortaya çıkan hava kanal akışı kapanması, su toplanmasını sağlıyor ve işitme kayıplarına yol açıyor . Ben bu konuda uzman doktor değilim ancak 2 çocuğumda da aynı olayı yaşadım. İlk çocuğuma en son kulak zarına tüp takan doktor , şu anda artık tüp takma tedavisini uygulamadığını söyledi çünkü dış etkenlere kulağı direk açmış oluyorsunuz , ama geniz eti alınması faydalı oluyor. Bundan daha önemlisi kendi alacağınız önlemler , evdeki hijyen, kaloriferli evde nemlendirme ( buhar ) , burun akıntıları başladığında aktifed şurup ve burun açıcıları hemen kullanmaya başlamak ve kanalların açık ve hava almasını sağlamak olmalı. 3 yaşındaki oğlumda da oldu ( yuvaya başladıtan sonra ) antibiyotik ve eczanede hazırlanmış özel burun damlası iyi geldi . Özel burun damlası karışımı şu anda aklımda değil ama genzini çok yakıyordu ve damlattırmak istemiyordu. BUna rağmen ısrarla kullandık ve çok iyi geldi.
    Ama kesinlikle su toplaması hafiflemezse kireçlenmeye başlarsa acil geniz eti ameliyatını yaptırın. Çocuklar yuvaya başlayınca bu tip olaylar artıyor. Geçmiş olsun.

  6. Yorum yapan figen — Eylül 18, 2010 @ 9:45 am

    merhaba.benim 1 haftadır kulağım ağrıyordu.ağrısı artınca doktara gttim ve antibiyotik ve damla ağrı kesici verdi.antibiyotiği bitirdim 1 haftada.ama halen ağrıyor kulağım.ne olabilir

  7. Yorum yapan hüsamettin — Ekim 26, 2010 @ 8:20 pm

    merhaba hocam ben 22 yaşındayım bundan 3 yıl önce gölde yüzerken kulağıma su kaçmıştı bazen tıkanıklara neden oluyodu sonra akıntı olmaya başladı bende kulak temizleyici cubuklarla temizlemeye çalıştım ama akıntı hep oldu ve bazen beyaz bazen koğu sarı intihap geliyo doktora gittim zarın delinmiş dedi ogunden sonrada daha doktora gitmedim halendaha sıkıntı yaşıyorum piskolojım bozuldu ne yapmalıyım hocam sebep bu akıntıya nasıl tedavi gerekiyo lütfen ama lütfen yardım edin

  8. Yorum yapan nisa — Ekim 28, 2010 @ 1:07 pm

    merhaba . ben 1 ay önce orta kulak iltihabı olmuştum. daha sonra yine tekrarladı. ve burun akıntım geçmedi . içimde biraz hırıl tı var kula ğımddan açık sarı renkte iltihap geliyor . daha önce damla ve antibiyotik kullanmıştım geçti ama yine tekrarladı .tekrar ilaç kullan sam geçer mi ve ameliyat gerekir mi acaba?

RSS BU postadaki RSS yorumlar. Geri Besleme URI

Yorum veya Soru Yaz