Peker Hotel Beldibi Hakkında Yorumlar

peker-hotelSelamlar, bu yaz tatilde ziyaret ettiğim peker hotel beldibi kemer hakkında yorumlarımı sizlerle burada paylaşacağım.

Öncelikle ulaşım olarak kemer çok yakın beldibi beldesinde bulunmaktadır . Atalya’ya yaklaşık 30 km dir.  Herşey dahil sisteminde fiyat / performans oranı gayet iyi. Ancak tatilden ne beklediğinize göre değişir. Çalışan servis kalitesi mükemmel denemez ancak bir saygısızlıkla karşılaşmıyorsunuz o yönden iyi ve biraz daha eğitim şart gibi gözüküyor.  Deniz sevenler için deniz klasik açık hafif veya çok dalgalı olabiliyor , kumsal bulunmuyor ve iskeleden denize giriliyor. Herşey dahil sistemde bazı zaman sınırlamaları mevcut . mesela gece 10:30 da alkollü içecekler paralı satılmaya başlıyor. Ama sıkıntı etmeyin . Çünkü herşey dahil birası marmara 34 iken 3 tL ye efesiçmek daha keyifli oluyor. Bar işletmesi çok ilgili ve alakalı durmuyor en rahatsız edici tarafı bu ve her akşam içtiğim votka redbul fiyatlarındaki tutarsızlık beni tek çılgına çeviren nokta idi. votka redbul 5 – 6 – ve 8 di ?

peker-otel-beldibiZiyaretçi kitlesi % 90 rus ve benzeri ülkelerden , ama aile ortamı ve huzuru mevcut. Sıkıntı oluşturacak tipler bulunmuyordu.

Yemekler çeşitli ve sanırım idare edecek imkanı kendinize yaratıyorsunuz. Çok yemek seven biri olmayarak sıkıntı çekmediğimi söylemek isterim. Çeşit fena değil.

Çocuk havuzu ve kaydırak 1 adet mevcut idare ediyor ve yığılma olmuyor. Öğle yemeğinden önce ve sonra ara pide ve gözlemeler keyifli oluyor.

 

peker-recepZiyaretçilerle ilgili tek alakalı yer olarak animasyon ve aktiviteleri yöneten Recep bey’in başarısı Peker Hotelin elindeki en büyük koz bence . Çünkü, disiplinli (belli etmesede) ve ortamı yeteri kadar idare ediyor. Tüm ekibinide özellikle teşekkür ederim. Bize ve özellikle çocuklarıma ( çocuk aktiviteleri iyi )  göster diği ilgiden dolayı.. En iyi çalışanı Orhan ( organ – palyaço – herşey ) ayrı bir alem ve onu internette şov yapacağımı kendisine söylemiştim. Yaparımda organ, bir daha geldiğimde yapabileceğimi görmüş olursun bu yazımla..

Evet 10 üzerinden değerlendirmem deniz  6,  yemek 7,  bar 5, animasyon ve aktivite 9 olacaktır.

Birde odalar değinmeden edemeyeceğim tabii. ilk girdiğimiz 3 yataklı oda 5 , sonra (kendileri önerdiler boşalınca )  ikinci taşındığım 4 yataklı oda 9 puan alır.

Herkesin duşları kullandığı yoğun bir dönemde duş alırsanız bazen sıcak su gelmeyebiliyor. Dolayısı ile bu durum da bir dez avantaj oluyor. Sizde Peker Hotel  ziyareti gerçekleştirdiyseniz veya gerçekleştirecekseniz, burada soru, şikayet, öneri ve yorumlarınız paylaşabilirsiniz.

Deniz Baykal ŞOK Video Görüntüleri

deniz-baykal-video-görüntüleriEvet birkaç gün önce Deniz Baykal’ın şok seks görüntüleri olduğu söylendi ve fazla geçmeden bugün Deniz Baykal istifasını verdi. Ben bu görüntüleri yayınlamak istemiyorum, Ancak Deniz Baykal’ın bir genel başkana yakışmayan bu hareketinide hiç mi hiç tasvip etmiyorum.

deniz-baykal-seks-video-görüntüleriBugünkü; istifasını normal bir hareket olarak görüyürum ve AK parti hükümetine mal etmesini de doğru bulmuyorum.  Önce doğru adam olacaksınız ki; ondan sonra sağa-sola suçlama yapacaksınız. Konu ile ilgili olarak internetten bulduğum resimleri koyuyorum ancak video değildir. Deniz Baykal Kimdir ? yazısınıda bu arada okumanızı ve yorumlamanızı rica edeceğim. Ha birde Ali KIRCA’nın bu haberi sunduğundaki psikolojisinide merak ediyorum :-)

Ayrıca bu konu ile ilgili olarak erkeklerin eşlerini aldatma psikolojisini okuyabilirsiniz (sarp)

Online Yardım , Çaresizim, Mutsuzum Diyorsan

yardım-edinEvet , hayatın gücü karşısında bir çarsizlik içindesin ve çağımız gereği bir arayışla internette online yardım isteğindesin ve buradasın. Ama istediğin cevapları burada bulabilecekmisin? Kız veya erkek arkadaşın mı problem yoksa aile meselesi mi? Ama her ne olursa olsun Çare sensin…
Ne oldu çözüm ararken çözüm mü buldun mu yoksa? Yoksa ardığın el sana buradan uzanmadı mı? Yoksa senin gibi düşünen yoldaş mı arıyorsun? Ama bak burada yok bunlar … Ne eski dostlar nede hatıralar…
Eğer sorununuz bir sağlık sorunu ise zaten burada durmayın ve acil bir hastahaneye gidin. Acil aksiyon budur. 112 ambulans hizmeti..
Eğer sorun aşk sorunu ise yapacak birşey yok ve kasmayın.. Aşk genelde tek taraflıdır.. ve birinin canını yakar . Ama sen aşıksan ve canım yanıyor diyorsan , benim sana buradan söyleyeceğim birşey kalmıyor bunu ilacı zaman..
Para lazım, hayat zor, çalışmak istiyorum ama olmuyor, iş bulamıyorum. gibi laflar hayatı boyunca sizin gibi mazaretlerin arkasına sığınmış insanların arayışlarıdır !!!!
Evet ÇARESİZSİNİZ ve ÇARE SİZSİNİZ. Sensin sana derman olacak kişi, çalışacaksın, emek vereceksin, yapacaksın. Emek vermek, yorulmak , erken kalkmak, gün doğuşunu seyretmek ve hayata yeniden başlamak. Ne kadar keyifli ve umut verici değil mi? Şükret, hayat her gün yeniden başlıyor, ama bulacağın insandan medet umak için değil , bulacağın insana yardım edebilmek için.. Bunu başarabilmek senin elinde.
Para kazanmak istiyorum .. Sevgilimi geri istiyorum … Yardım kuruluşları bana yardım edin …. Nerde bu devlet vatan bana yardın edin .. Fakirim … Neden ? çalışmadım çünkü? haa.. aaaa
Evet canını sıkma , sıkılma. olur ve olacak . Bir emekli arkadaşınla günlerini eğlendirecek ve – veya kadınsan gün yapacaksın . Zaman bir şekilde akıp gidecek ama yarattığın hiç birşey bu dünyada kalmayacak .. Ben size birşeyleri anlatmaya çalışmak istesemde siz bu yazıyı kapatıp gideceksiniz.. Ama ben buraya yazdığım saatler gibi verdiğim emekler gibi bir tane yıldız parlaması için emek verceğim. gecelerimi gündüzlerimi hep çalışmakla harcayacağım. Ne olursa olsun yaşamaya mecbursun! Hayat dönüyor ve sende bu döngünün içerisinde hak ettiğin yeri alacaksın.
Peki yazın bakalım sorunlarınız şimdi . sorunlarımı sizinle payalaşmak istiyorum diyorsan ve bulamdığın çözükleri arıyorsan PAYLAŞ…

Silivrikapı Buz Pateni Ulaşım ve Telefon Bilgileri

silivrikapı-buzpateni-salonuNihayet Silivrikapıdaki buz pateni tesisi açıldı ve gerçektende çok güzel oldu. Tesisi spor a.ş. işletiyor ve fiyatlar ve seanslar hafta içi ve sonu değişiyor. Şu anda fiyatlar ;

hafta içi 17 00 ‘a kadar sivil 10tl  öğrenci 8 TL.,

hafta içi 17 den sonra sivil 12 tl öğrenci 10 tl

hafta sonu ise sivil 15 öğrenci 10 tl dır.

Ama bence gitmeden önce aramanızı tavsiye ediyorum . Çünkü buz hokeyi antremanları ve maçları olabiliyor . serbest seansları öğrenmek için telefon iletişim bilgisi olarak 0 212 589 28 29 tolu telefonu arayabilirsiniz.

Ulaşım olarak aşağıdaki haritadan yararlanabilirsiniz.

Şunu daha büyük bir haritada görüntüle: silivrikapı buz pateni salonu

Buz pateni hakkında paylaşım bilgi ve isteklerinizi de yorum bölümüne yapabilirsiniz.

Kök Hücre Nedir ve Kordon Kanı Tedavisi

kök-hücreKordon Kanı Hayat Kurtarabilir.
Kordon kanı kök hücreler açısından çok zengindir.
Kök hücreler halen pek çok ciddi hastalıkta değerli bir tedavi seçeneğidir. Bu nedenle kordon kanı atılmamalı, mümkünse saklanmaııdır. Ailenizde kök hücre tedavisi ihtiyacı tıbbi olarak saptanmış birisi varsa bebeğinizin kordon kanını saklatmak amacıyla mutlaka hekiminize danışmanız gerekir.
Bebeğinizin kordon kanını ileride kendisi için veya ailenizde bir başkasının kullanımı amacıyla da özelolarak saklatabilirsiniz. Ancak, bir kişinin kök hücre nakline ihtiyacı olan bir hastalığa yakalanma ihtimali yaklaşık 1 /20.000 ile 1 /37.000 arası olarak hesaplanmıştır. Oysa kök hücre nakli bekleyen çok sayıda hasta bulunmaktadır.
Bu nedenle Acıbadem Kordon Kanı Bankası, bebeğinizin kordon kanını özelolarak saklatmak yerine, ihtiyacı olan hastalar için bağışlamanızı tavsiye eder. Kordon kanı ne zaman ve ne için saklanırsa saklansın, Acıbadem Kordon Kanı Bankası’ nın amacı kök hücreleri en iyi şekilde saklayarak ve tıbbi gelişmeleri uygulayarak tedaviye katkı sağlamaktır.
Kök hücre nedir?
Kök hücreler, kemik iliği, kordon kanı ve diğer bazı dokularda bulunan ve değişerek vücudun diğer dokularını oluşturma yeteneğine sahip bir grup hücredir. Günümüzde kök hücreler özellikle kemoterapi veya radyoterapi gören kanser hastalarının kan ve bağışıklık sistemini yeniden canlandırmak için veya kordon-kanıbazı kaııtsal kan hastalıklarının tedavisi için kullanılmaktadır. Kök hüzrelerin gelecekte felç, parkinson, alzheimer, omurilik zedelenmeleri, kalp ve birçok genetik kaynaklı hastalıkların tedavisinde kullanılabilmesi umuduyla araştırmalar devam etmektedir.
Kordon kanı nedir, nasıl toplanır?
Kordon kanı, bebeğin doğumundan sonra göbek kordonu içinde kalan kandır. Kordon kanı, bebek doğar doğmaz, göbek bağı kesildikten sonra ilk 10 dakika içinde, göbek bağından alınır. Bu kan, toplanmadığı zaman plasenta ile birlikte atılır, alınması normal doğum prosedürü ve bebeği herhangi bir şekilde etkilememektedir. Alınma işlemi doğum esnasında doğumu yaptıran hekim tarafından yapılır. Hem normal yolla hem de sezaryen doğumlarda uygulanabilir.
Alınan kan 36 saat içinde Kordon Kanı Bankası laboratuvarı na gönderilir. Kordon kanı, laboratuvarda özel yöntemler ile uygun şartlarda dondurulur, sıvı azot buharı içinde Kordon Kanı Bankası’nda saklanır. Dondurulan kök hücreler daha sonra gerek duyulduğunda çözülerek tedavide kullanılabilir.

Diş Eti Kanamaları, Hastalıkları ve Tedavi Yöntemleri

Diş eti kanamaları ve hastalıkları , tıp dilinde periodontal hastalıklar, diş çürügü kadar yaygın görülen ve diş kaybına neden olan önemli bir saglık problemidir.
Periodontal Hastalık Nedir?
Dişler; dişeti, çene kemikleri ve dişin çene kemigine tutunmasını saglayan periodontallifler tarafından desteklenir. Bu destek dokulardan sadece dişeti iltihaplanmışsa Gingivitis adını alır. Hastalık ilerler, diger dokuları da etkiler ve kemik erimesi oluşursa Periodontitis (halk arasında piyore olarak bilinir) adını alır.
Dişeti kanaması
Dişetlerinde kızarıklık ve şişme

Belirtileri Nelerdir?
Bu hastalığın belirtileri genellikle zor fark edilir. Saglıklı dişeti soluk pembe renkli, mat, yüzeyi portakal kabugu gibi girintili çıkıntılı ve sert kıvamlıdır.
dis-eti-hastalıklarıHastalık durumunda ise;
Dişeti kanaması (fırçalarken, sert bir şey yerken veya kendiliginden)
Dişetinde renk ve yüzey özellikleri degişimi
[kırmızı, parlak ve düz yüzey)
Diştaşı oluşumu
Dişeti büyümesi
Dişeti çekilmesi, dişlerin uzaması
Dişleri n yer degiştirmesi ve aralanması
Dişleri n sallanması
Agızda kötü bir tat ve kötü koku görülür.
Sebepleri Nelerdir?
Dişeti hastalıklarının en önemli sebebi, agzın temizlenmemesinden dolayı dişlerin yüzeyinde, diş-dişeti birleşime yerleşen, milyonlarca mikroptan oluşan ve “mikrobiyal dental plak” adı verilen birikintilerdir. Bu tabaka içindeki mikroplar zararlı maddeler üreterek periodontal hastalıga neden olurlar. Plak yumuşak olması nedeniyle, diş fırçası ve diş ipi ile kolayca temizlenir. Temizlenmezse kireçleşir ve “diştaşı” oluşur. Diştaşının pürüzlü yüzeyi daha fazla ve daha hızlı plak birikimine yol açar. Yine yumuşak ve yapışkan gıdalar plak oluşumunu artırır. Genel saglıgın kötü olması, bagışıklık sisteminin zayıf olması, beslenme yetersizligi, ergenlik ve hamilelikteki hormonal degişiklikler plak varlıgında hastalıgın oluşumunu kolaylaştırır. Kalıtsal faktörler de kişilerin bu hastalıklara daha yatkın olmasına yol açabilir.

Bu Hastalıkların Tedavisi Var mıdır?
Evet. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa o kadar başarılı sonuç elde edilir. Periodontal tedavi, hasta ve hekimin ortak katkısı ile gerçekleşir. Hastalık oluşumundaki birincil sebep plak olduğu için, plağın temizlenmesi yani hastanın kendi yaptığı ağız bakımı tedavinin temelini oluşturur. Hekimin tedavisiyle elde edilen sağlığın ömür boyu deva­mı da ağız bakımına bağlıdır. Bunun için dişler ve dişetleri sabah kahvaltıdan sonra ve gece yatmadan önce fırçalanmalı, dişlerin ara yüz temizliğinde diş ipi ve ara yüz fırçası kullanılmalıdır.
Hekiminiz, ağız içi muayenesi ve bütün dişlerden alınan radyografilerle hastalığınızın derecesini tespit eder ve tedavi planınızı yapar.
Tedavinin ilk aşaması ağız bakımı ve dişler üzerinden plak, diştaşı ve lekeleri uzaklaştırmak için diş yüzeylerinin temizlenmesidir. iki-üç seansta gerçekleştirilir. Hastalığın ilerlediği vakalarda periodontal operasyonlar tedavinin ikinci aşamasını oluşturur.

Periodontal Operasyon Nedir?
iltihaplı, büyümüş diş etini, agız bakımı işlemlerini zorlaştıran derin cepleri ve kemik erimesini tedavi etmek için çogunlukla lokal anestezi altında yapılan işleme “periodontal operasyon” denir. Hastalık sadece dişetlerinde ise başlangıç tedavisine ragmen iltihap veya büyüme varsa, bu dişeti kesilerek uzaklaştırılır ve yara yüzeyi bir hafta süreyle pat ile korunur. Eger hastalık daha ileri safhasında ise yani kemik erimesi varsa, dişeti kaldırılır, iltihaplı dokular temizlenir, kemik düzeltilir, dişeti kemigi örtecek biçimde yerleştirilir ve dikiş atılır. Bir hafta sonra dikişler alınır.
Tedavi Size Ne Saglar?
Gingivitis tamamen tedavi edilir. Periodontitiste kaybedilen dokuların genellikle tam olarak eski haline dönmesi saglanamaz. Hastalık, bulundugu aşamada tedavi edilerek dokular iyileştirilir. Eger uygun şartlar saglanıyorsa kemik yapımını uyaran maddeler yerleştirilerek yeniden kemik oluşturulabilir. Böylece kişiler, saglıklı agızlarda oldugu gibi rahatça temizleyebilecegi bir agıza kavuşurlar. Bu tedavi hastalıgın şiddetine göre üç hafta ile altı ayarasında sürebilir. Tedaviden sonra düzenli olarak üç-altı ay aralarla hekiminize kontrole gitmeniz gerekir.
Saglıklı bir kişi, gülümseyen bir yüze, saglıklı bir agıza ve pırıl pırıl parlayan dişlere sahip olan kişidir.

Kemoterapi Yan Etkileri ve Yan Etkilerini Azaltma Yöntemleri

kemoterapi-yan-etkileriKemoterapi Sırasında Ne Gibi Yan Etkiler Yaşanabilir ?
Farklı kanserlerin tedavisi için çoğu kez farklı ilaçlar kullanılır. Hatta aynı tip kanserlerin tedavisi için bile hastaların özelliklerine göre sıklıkla farklı ilaçlar kullanılır. Bu nedenle yan etkiler de birbirinden farklı olur. Aldığınız tedavinin yan etkileri konusunda en doğru bilgiyi onkoloji ekibinden alabilirsiniz.
Yorgunluk
Kemoterapiyi izleyen hafta her zaman olduğundan daha kolay yorulursunuz. Bu normaldir. Dinlenmenin vücudun kendisini tamir etmesi için bir çeşit ilaç olduğunu hatırlayarak bu yorgunluğa direnmeyiniz. ihtiyaç duyuyorsanız, daha geç kalkınız, öğleden sonraları biraz uyumaya çaba gösteriniz. bir iş yaparken dinlenme araları veriniz ve kısaca, vücudunuzun sesini dinlemeyi öğreniniz. Yeterince dinlendikten sonra aktif olmayı da bırakmayınız. Kendinizi çok yormadan düzenli günlük yürüyüşler yapınız. Fizikselolarak aktif kalmak kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Kendinizi önemli bir maçı kazanmak için kampa girmiş bir sporcu gibi görünüz. Düzenli yaşayınız.
Kemoterapide Bulantı ve iştahsızlık
Bazı kemoterapi ilaçları verildikleri gün ve bazen tedaviden sonraki birkaç gün iştahsızlık ve bulantı yapabilir. Bu normaldir. Ayrıca tat duyunuz geçici olarak değişebilir ve yemeklerin tadı alıştığınız gibi gelmeyebilir. Bu bazen tedavi boyunca da sürebilir. Endişe etmeyiniz, tedavi sonunda her şey normale dönecektir.
Birkaç basit önlemle bu dönemi en az sorunla geçirebilirsiniz:
Kemoterapiye aç olarak gelmeyiniz, ama midenizi çok doldurarak da gelmeyiniz.
• Baharatlı ve çok yağlı yemeklerden kaçınınız.
Tedaviyi izleyen birkaç gün bulantınız olursa hafif yemekler yemeye devam ediniz. Birkaç gün normalden az yemek yediğiniz için endişe etmeyiniz.
Doktorunuz bulantı olabileceğini söylediyse kendi­nizi iyi hissetseniz de ilk birkaç gün ağırve midenizi tıka basa dolduracak şekilde yemekten kaçınınız.
Tedaviyi izleyen ilk birkaç gün en sevdiğiniz yemeklerden uzak durunuz. Bulantı varken yediğinizde bazen en sevdiğiniz yemeklerden bile uzun süre hoşlanmayabilirsiniz.
Bulantıyla “savaşmayınız”. Size verilen ilaçları bulantının daha ilk işaretinde, o an kendinizi çok da kötü hissetmeseniz bile kullanmaya başlayınız. Bulantı iyice yerleşmeden önünü kesmek çoğu kez çok daha kolayolur.
Kemoterapide Ateş
Birçok kemoterapi ilacı vücudunuzda mikroplarla savaşmakla sorumlu savaşçı kan hücrelerinin sayısını geçici olarak azaltır. Akyuvar ya da lökosit denilen bu hücrelerin sayısı azaldığında mikroplara karşı savunmanız azalabilir. Eğer aldığınız ilaçlar bu gruptaysa doktorunuz sizi uyaracaktır. Bu uyanlara uyulmaması yaşamanızı riske sokacağından, dokto­runuzun öneri ve uyarılarını dikkatlice uygulayınız.
Evinizde mutlaka bir termometre bulundurunuz, üşüme ya da titremeniz olursa, kendinizi sıcak ya da hasta hissederseniz ateşinizi ölçünüz.
Ateşiniz 38 derece ve üzerinde olursa mutlaka doktorunuzu arayınız. O anda kendinizi iyi hissediyor olsanız da, sabaha karşı ya da gece yarısı olsa bile beklemeyiniz; mutlaka arayınız. Savunma hücrelerinizin sayısı düşük olduğundan hastalık alıştıgınızdan çok daha hızlı ilerleyebilir ve damardan verilecek antibiyotiklerle hastalıga erken müdahale etmek hayati önem taşıyabilir. Kemoterapi sırasında ateş aslında çok sık olmaz. Ateşiniz oldugunda her zaman ciddi bir hastalık gelişmek üzere olmayabilir, ancak bunun ayrımına önceden varmak mümkün olmadıgı için ateşi ciddiye alınız.
Tedavi sırasında doktorunuzun izni olmadan ateşi düşürebilecek agrı kesiciler almayınız. Ateş gelişmekte olan bir hastalık için çogu kez ilk uyarı görevini görür; ateşi düşüren ilaçlar alırsanız bu erken uyarı maskelenebilir. Bu tip ilaçlar arasında Minoset, Parol, Aspirin, Apranax ya da Voltaren gibi ilaçlar sıralanabilir. Bu listeye daha birçok ilaç eklenebilecegi için en dogru kural doktorunuza danışmadan ilaç kullanmamanızdır.
Kemoterapi aldıgınız aylar boyunca hasta oldugunuzu bildiginiz kişilerden uzak durunuz. Örnegin, eşiniz hastaysa, iyileşene kadar mümkünse yataklarınızı ayırınız. Küçük çocuklar, kreş veya okulda sık sık hastalık kapabilirler. Bu nedenle; öpmek ya da kucaklamak gibi çok yakın temastan kaçınınız. Sizi ziyarete gelenleri öperek karşılama alışkanlıgına son veriniz.
Hastalıklar, çogu kez hasta bir kişinin dokundugu kapı tokmagı gıbi yüzeylere dokunduktan sonra elinizi agzınıza, burnunuza veya gözlerinize sürdügünüz zaman kapılır. Bundan kaçınınız ve yemek yemeden önce mutlaka ellerinizi yıkayınız.
Kendinizi dış dünyadan izole etmenize ya da maske kullanmanıza doktorunuz tarafından özellikle istenmediği sürece gerek yoktur. Ancak belediye otobüsü gibi çok kalabalık ortamlara girmekten kaçınınız.
Ev ortamında bulunan küçük çocukların aşı olmaları sizin için genellikle sorun yaratmaz. Ancak ağızdan verilen Polio [çocuk felcil aşısı tedavi sırasında yapılırsa 1 ayaynı ev ortamında bulunmayınız.
Kemoterapide Saç Dökülmesi
Her kemoterapi ilacı saçları dökmez. Saç dökülmesi bekleniyorsa doktorunuz bunu size söyleyecektir. Tedaviye bağlı saç dökülmesi genellikle 3. haftadan sonra başlar ve saçlar, kimi zaman eskisinden de gür olarak tedavi sonlandıktan 1 ay kadar sonra yeniden çıkmaya başlar.
Dökülme başladığında saçlarınızı çok kısa kestirmek ve bu sizin için önemliyse hiç beklemeden peruk gibi kozmetik önlemler almak moralinize iyi gelecektir. Birçok hasta için bekleyip saçlarının yavaş yavaş seyreldiğini görmek çok daha moral bozucu olur. Peruk kullanma kararı verirseniz çoğu kez kendi saçınıza benzeyen bir peruk seçmeniz doğal hissetmenizi sağlar. Bandana, eşarp ya da bere gibi seçenekleri de yine daha başlangıçta düşünmenizi öneririz.
Saçlarınız dökülmüyorsa bile saç bakımını yaparken besleyici şampuanları tercih edip, kuruturken nazik olmaya ve geniş dişli bir tarak ya da yumuşak bir fırça kullanmaya çalışınız. Boya, sprey, jöle gibi ürünlerden uzak durunuz ve saç kurutma makinesi kullanmayınız.
Kemoterapide Ağızda Küçük Yaralar
Aldığınız ilaçlar böyle bir yan etkiye yol açıyorsa doktorunuz önceden size bilgi verecektir. Tedaviye bağlı ağızda çıkabilecek küçük ülserleri önlemenin ya da azaltmanın en iyi yolu her yemekten sonra karbonatlı suyla ağzınızı çalkalayıp tükürmektir. Bunun için bir çay bardağı suya bir çay kaşığı karbonat atıp karıştırınız; bu karışımı kullanarak 30 saniye ağzınızı çalkalayınız. Ayrıca yumuşak bir diş fırçası kullanınız ve diş ipi kullanma alışkanlığınız varsa tedavi boyunca kullanmayınız. Ağzınızın hassas olduğu dönemlerde sert ya da çok sıcak yiyeceklerden uzak durunuz.
Hemoroid (Basur Memesi)
Daha önceden hemoroid probleminiz varsa kemoterapi sırasında buna bağlı şikayetleriniz artabilir. Bunu önlemek, kötüleştikten sonra tedavi etmekten çok daha kolaydır. Tuvalete düzenli çıkmak esastır. Bazen verilen ilaçlara bağlı kabdık gelişebilir. Eğer bu olursa, doktorunuzdan tuvalete daha rahat çıkabilmeniz için bir ilaç isteyiniz. Ayrıca birçok sebze ve kuru fasulye ya da nohut gibi yiyecekler içerdikleri yüksek lif oranlarıyla düzenli çıkmanızı kolaylaştırır. Ayrıca, kayısı ya da elma gibi meyveler de bağırsak hareketlerini kolaylaştırabilir.
Kemoterapide ishal
Bazı kemoterapi ilaçları ishal yapabilir. Doktorunuz size bu konuda önceden bilgi verecektir. ishal olursanız önleyici ilaçları kullanmak bazı durumlarda gerekebilir; ancak bazı durumlarda bu istenmeyebilir. Bu nedenle doktorunuza danışmadan ilaç almayınız. ishal sırasında ağızdan bol sıvı almanız ve kaybettiğinizi sıvıyı telafi etmeniz çok önemlidir. ishal şiddetliyse, örneğin günde 6-7 kez ve bol miktarda çıkıyorsanız, hele de bulantı yüzünden ağızdan yeterince sıvı alamıyorsanız vücudunuz susuz kalabilir. Bu durumu mutlaka doktorunuza haber veriniz.
Kemoterapide Kanama
Kanama bazı kemoterapi ilaçlarının çok nadir rastlanan bir yan etkisidir. Kanınızın pıhtılaşmasını sağlayan ve trombosit adı verilen hücrelerin geçici olarak kemoterapi yüzünden azalması buna sebep olabilir. Bu problem oldukça nadir görülse de aşağıdaki sorunları yaşarsanız mutlaka doktorunuza haber veriniz:
• Bir yerinizi kestiğinizde kanama durmuyorsa
Diş etleriniz fırçaladıktan sonra uzun süre kanıyorsa
Çarpma ya da iğne olma gibi nedenler olmaksızın vücudunuzun birçok yerinde morluklar oluşuyorsa
• Katranı andıran simsiyah ve cıvık dışkınız oluyorsa
Kustuğunuz zaman çıkan şey kahve telvesini andırıyorsa
Diger Yan Etkiler
Verilen ilaçlara bağlı olarak ellerde ve ayaklarda keçelenme ya da uyuşma, güneşe karşı hassasiyet, ciltte kuruluk, gözlerde yanma ve benzeri birçok yan etki görülebilir. Yan etkiler konusunda daha ayrıntılı bilgiyi aldığınız kemoterapi ilaçları için hazırlanmış ve web sitemizde de bulabileceğiniz kaynaklardan yararlanabilirsiniz. Burada belirtil­meyen ya da beklenmedik bir şikayetiniz olursa yapılacak en doğru şey, gecikmeden doktorunuza danışmaktır. çoğu kez ufak bir sorun önceden bilinirse ciddi bir problem haline gelmeden çözülebilir.
Onkoloji Ekibine Acil Olarak Başvurmam Gereken Durumlar Nelerdir?
• Ateşin 38 derecenin üstüne çıkması
• Vücudun herhangi bir yerinde kanama olması
• Yeni burun kanaması
Ciltte oluşan morluklar
idrarda kan
• Diş etlerinde aşırı kanama
• Vajinal adet dışı kanama
Dışkıda kırmızı kan, veya dışkının katran gibi siyah olması
Kusmada kahve telvesi gibi veya kırmızı kanama olması
• Öksürürken aşırı miktarda kan gelmesi
Kemoterapi alınan damar çevresinde oluşan agrı ve kızarıklık
Özellikle daha yaşlı hastalarda kala yayılan basınç tarzında gögüs agrısı
• 3 günden fazla süren dışkı ve gaz çıkaramama
Yemek yemeyi ve özellikle sıvı alımını engelleyen agız yaraları ve yutma güçlügü
• Vücutta döküntüler oluşması
Ani olarak gelişen uyuşma, çift görme problemleri ve hareket bozuklugu, bilinç kaybı

Kemoterapide ve Sonrası Beslenme Nasıl Olmalıdır ?

kemoterapide-beslenmeKemoterapi Sırasında Neler Yiyebilirim? Kemoterapi ve Beslenme :
Çok yağlı, baharatlı ya da kuvvetli kokulu, soğan, sarımsak gibi yiyeceklerden uzak durunuz. Dışarıda yemek yerseniz, çiğ sebze, meyve ve salata yemeyiniz. Evde de bu gibi yiyecekleri ancak çok iyi yıkadıktan sonra tüketiniz. Kabuklu meyveleri tercihen soyulduktan sonra yiyiniz. Bol protein almanız vücudunuzun kendini tamir etmesi için önemlidir. Protein kaynagı olarak öncelikle balık, sonra tavuk, son olarak da kırmızı eti tercih ediniz. Yeterli protein almanız önemli oldugundan, balık ve tavuk yiyemiyorsanız, kırmızı etten kaçınmayınız. Diyetiniz dengeli olmalıdır. Bol sebze ve meyve bagırsak hareketlerinizin düzenli olması ve vitamin destegi için önemlidir. Bu konulardaki sorularınız için, hastanelerimizdeki beslenme ve diyet uzman­larımıza başvurabilirsiniz. Tedavi sırasında ek vitamin ihtiyacınızı karşılamak için doktorunuzla konuşarak vitamin hapları alabilirsiniz. Ancak, yüksek dozda E ya da C vitaminlerinden kaçınmanız önerilir.
Kemoterapi Sırasında Destek Tedaviler Kullanabilir miyim?
Kanser hastalarının umutla sarıldıgı alternatif tedaviler arasında ısırgan otu, köpek balıgı kıkırdagı, kaktüs suyu ve hatta kaplumbaga kanı bile bulun­maktadır. Alternatif tedaviler konusunda soru işaretleri vardır.
Alternatif tedavilerin kanser tedavisindeki etkilerini objektif olarak belirleyen ve yararlılıgı ispatlanmış standart tedavilerle kıyaslayan çalışmalar yok denecek kadar azdır.
Tıpkı ilaçlar gibi alternatif tedavilerin de yan etkileri vardır; kemoterapi ilaçlarıyla birlikte alındıklarında, bu ilaçların yan etkilerini artırmaları mümkündür. Daha kötüsü, alternatif tedavi için kullanılan ürünlerin kemoterapi ilaçlarıyla etkileşimi konusunda çok az şey bilinmektedir.
Doğalolan her şey güvenli değildir. Örneğin, en güvenli sayabileceğimiz ve birçok evde sıklıkla kullanılan papatya çayının düşüğe neden olabileceğini biliyor muydunuz?
Alternatif tedaviler kemoterapi ile aynı anda uygulandığında kemoterapinin etkisini azaltabilir.
Tüm bu nedenlerle, kemoterapiyle birlikte alternatif yöntemleri denemeye karar verirseniz, bunu mutlaka onkoloji ekibiyle paylaşınız. Doktorunuz, siz riskleri anladığınız sürece seçimi size bırakacaktır.

Kemoterapi Tedavisi ve ilaçları nasıl uygulanır ?

kemoterapi-kanser-tedavisiKemoterapi Gören  Hastalar için Genel Bilgiler
Kemoterapi nedir?
Kemoterapi, kanser tedavisinde kullanılan ve kanser hücrelerini öldürmeyi amaçlayan ilaç tedavilerinin genel adıdır.
Kemoterapi Kanser Hücrelerini Nasıl Öldürür?
Kanser hücreleri, normal hücrelerden türeyen, ama yapılarındaki bazı degişiklikler nedeniyle vücudun emirlerini dinlemez hale gelen hücrelerdir. Kemoterapi ilaçları, bu hücrelerin farklı özelliklerini kullanarak, normal hücrelere mümkün olduğu kadar az zarar vererek kanser hücrelerini öldürmeyi amaçlar. çoğu kez, değişik hedefleri olan birkaç kemoterapi ilacı birlikte verilerek kanser hücresinin birkaç cephede birden vurulması amaçlanır.
Kemoterapi Nasıl Uygulanır?
Kemoterapi ilaçları çoğu kez damardan serum gibi birkaç saatte verilir. Tedavi sonrası size bir ya da birkaç haftalık bir toparlanma süresi verilir ve ilaçlar önceden belirlenmiş bir takvime göre birkaç ay boyunca düzenli aralıklarla tekrarlanır. Hastaların büyük bir çoğunluğu tedavi için geldikleri birkaç saat dışında hastanede yatmak zorunda kalmaz; bazı önemli değişikliklerle normal hayatına devam edebilir. Kemoterapi aldığınız aylar boyunca her tedaviden önce kan testleri yapılacak, uzman doktorunuz ve hemşireniz tarafından da çok yakından izlenmelisiniz.
Kemoterapi Tedavi Ekibi Kimlerden Oluşmalıdır?
Tedavi ekibi siz, kanser uzmanı doktorunuz [onkolog] ve uzman onkoloji hemşirenizden oluşmalıdır. Ekibin en önemli üyesi olduğunuzu unutmayınız ve tedavinizde aktif bir roloynamaya çalışınız. Hastalı­ğınız ve tedavisi konusunda soru sormaktan kaçınmayınız. Her türlü sorununuzu doktor ve hemşirenizle paylaşmaktan çekinmeyiniz. Onko­loğunuz ve onkoloji hemşireniz bu süreci kolaylaş­tırmak için ellerinden geleni yapmaya, size ve ailenize sosyal ve psikolojik açıdan destek olmaya hazır olmalıdır. Doktorunuz ve onkoloji hemşirenizin telefon numaralarını mutlaka yanınızda taşımalısınız. Haftasonları ya da geceleri, acil durumlarda onlara her zaman cep telefonlarından ulaşabilmelisiniz.
Onkoloji ekibi yakınlarınızın desteğinin sizin için öneminin bilincinde olmalıdır. Bu nedenle doktor ve hemşirenizle görüşmenizde mümkün olduğunca yakınlarınızla beraber olunuz. Paylaşmak omuzlarınızdaki yükü hafifletecektir; ayrıca, doktorunuzun hastalığınız ve tedavi süreci ile ilgili verdiği bilgileri bir yakınınız ile birlikte dinlemeniz, süreçleri daha iyi anlamanıza yardımcı olacaktır.

Uyku Sorunları

uyku-sorunlarıUyku Sorunları
Uyku yaşamın vazgeçilmez bir sürecidir. Beden ve zihin uykudayken dinlenir, yenilenir. Başarılı ve mutlu bir yaşam için kaliteli uyku gerekir.
Kaç Saat Uyku Gerekir?
ihtiyaç duyulan uyku süresi yaşa ve kişiye göre değişir. Yetişkinlerde ortalama uyku süresi 7-8 saattir. Bu çocuklukta artar, yaşlılıkta azalır.
Kaç Saat Uyku Yeterlidir?
Sabah dinç uyanıyor, gün içinde uykunuz gelmiyorsa, bu uyku sizin için yeterlidir.
Kaliteli Uyku Ne Anlama Gelir?
Uyku süresi kadar, belki de daha çok, uyku kalitesi de önemlidir. Uykunun dört ana bölümü vardır [REM, N1, N2, N3L. Bunların sıralaması ve oranı belirli bir düzende olmalıdır. Horlama, apne, huzursuz bacak sendromu gibi rahatsızlıklar bu düzeni bozar.
Uykumun Kaliteli Oldugunu Nasıl Anlarım?
Ekteki testten aldığınız puan size ön fikir verebilir. Kesin yanıt için “Polisomnografi [uyku kaydı]” yapılmalıdır. Polisomnografide gece boyu 20’ye yakın veri elde edilerek; uyku yapısı, uykuda kalp, solunum, kan oksijeni, nabız vb. değerlendirilir.
Uykuyu Bozan Hastalıklar Bende Var mı?
Horlama sık rastlanan bir sorundur. Horlama ile birlikte sabah yorgun uyanıyor, gündüz kendinizi yorgun hissediyorsanız, eşiniz “uykuda nefesin duruyor gibi oluyor” diye uyarıyorsa, sorun sadece horlama değildir. Kalp krizinden, felce kadar sebebiyet verebilecek “uyku apne sendromu“nuz olabilir.
Uykuya dalmadan bacaklarınızda agrı ve istemsiz hareketler oluyorsa; uykuya dalarken yatak altınızdan çekiliyor gibi hissediyorsanız ya da bacaklarınız istemsiz hareket ediyorsa [bacak atması) “huzursuz bacak sendromu”nuz olabilir.
Her iki durumda da uyku merkezine başvurunuz. “Uykuya dalamıyorum, gece yarısı uyanıp tekrar uyuyamıyarum” …
insomnia [uykusuzluk] en sık rastlanan sorundur. Gündüzün gerginligi, uykudaki sorunlar [apne, huzursuz bacak vb), yatak odasının durumu gibi birçok neden uykuyu bozar. Üstelik kulaktan kulaga dolaşan uyku ilaçları, gece alınan alkol ve teskin ediciler uyku yapısını daha da bozabilir.
Uykuya dalamama ya da uyanıp tekrar uyuyamama yaşamınızı olumsuz etkiliyorsa artık bir uyku merkezine başvurmanın zamanı gelmiştir. Burada yapılan degerlendirmede neden araştırılacak, uygun tedavi uygulanacaktır. Bazı uykusuzluk olgularına polisomnografi de yapılabilir.
Kaliteli Bir Uyku için
Uykunuz geldiginde yataga gidin. 20 dakikadan fazla süre geçmesine ragmen uyuyamadıysanız zorlamayın, ortam degiştirin. Sakin bir ortam size yardımcı olacaktır .
Yatak odasını yemek; çalışma, spor vb amaçlar ile kullanmayın.Oda ısısı 18-22°C arasında olmalı; havalanmış, sessiz [20 desibel idealdir], ışık almayan bir ortam saglanmalıdır.
Yatak ve yastık rahatsız edici olmamalı, kilo varsa hastalıklara uygun yataklar kullanılmalıdır.
Gündüz saat 16:00’dan sonra uyumak, gece uykusunu bozabilir. Gündüz uykuları 20-30 dakikayı geçmemelidir.
Yataga gitmeden 2-3 saat önce yiyecekler,
4-5 saat önce kahve, siyah çay, kolalı içecekler kesilmelidir. Açsanız yatmadan önce ayran, yogurt ve kraker yemeniz uygun olabilir.
Agır alkol uyku yapısını bozar. Düzenli alkol kullanımı da aynı etkiyi yapar. Uyumadan 2-3 saat önce alkol alımı kesilmelidir.
Egzersiz uykuyu rahatlatır. Agır egzersiz, uykuya yakın saatlerde yapılmamalı, 4 saat önce kesilmelidir. Germe-gevşeme egzersizleri, uyku saatine dek yapılabilir.
Aşağıdaki durumlarda hangi sıklıkla uyuklama eğilimindesiniz? (Lütfen kendinizi yorgun hissettiğiniz zamanları değil, uyuklama eğiliminde olduğunuz zamanları dikkate alınız).
Sorulara puan tablosuna göre puan veriniz..
uykusuzPuan Tablosu:
O: Hiçbir zaman uyuklamam
1: Nadiren uyuklarım
2: Sıklıkla uyuklarım
3: Her zaman uyuklarım

Oturur durumda gazete ve kitap okurken uyuklar mısınız?
Televizyon seyrederken uyuklar mısınız?
Pasif olarak toplum içinde otururken, sinemada ya da tiyatroda uyuklar mısınız?
Ara vermeden en az 1 saatlik araba yolculugunda uyuklar mısınız?
Ögleden sonra uzanınca uyuklar mısınız?
Birisi ile oturup konuşurken uyuklar mısınız?
Alkol almamış, ögle yemeginden sonra sessiz ortamda otururken uyuklar mısınız?
Trafik birkaç dakika durdugunda, kırmızı ışıkta, arabada beklerken uyuklar mısınız?

Toplam Puanınız:
O ile 24 arasında degişen toplam puandan 10 ya da daha fazla almışsanız uyku merkezine başvurmanızda yarar var.
Saglıklı Günler Dileriz ..