Bilinçsizce yürümek sağlıklı spor olarak sayılmıyor

Yazan nil | Spor, sağlık | Salı 21 Ekim 2008 12:51 pm
 

Kocaeli üniversitesi (KOÜ) Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) Müdürü Prof. Dr. Yavuz Taşkıran, yürüyüşün egzersiz olarak seçilmesinin başlıca nedeninin herkesin kolaylıkla yapabilmesi olduğunu; ancak kişinin yürüyüş öncesinde mutlaka genel sağlık kontrolünden geçmesi gerektiğini bildirdi.Taşkıran, yürüyüşün özel bir hüner ve pratik gerektirmediğini, rahat bir ayakkabının dışında hiçbir özel ekipmana ihtiyaç duyulmadığını belirterek, genellikle orta ve ileri yaşlardaki kişilerin tercih ettiği sporun sıcak yaz günlerinde kâbusa dönüşmemesi için gerekli önlemlerin alınması gerektiği görüşünü dile getirdi.

Spor amaçlı yürüyüş öncesi mutlaka spor hekimine danışılmalı” diyen TaÅŸkıran, yürüyüş öncesi kan kontrolü yapılmasının, tansiyon ve diyabet durumlarının kontrol altında tutulmasının önemli olduÄŸunu kaydetti. Sıvı tüketimi alışkanlığının da kazanılması gerektiÄŸini ifade eden TaÅŸkıran, ÅŸu tavsiyelerde bulundu:

“Herkesin kolaylıkla yapabilmesi nedeniyle genellikle orta yaÅŸ ve üzeri kiÅŸilerce tercih edilen egzersiz yöntemi, ciddi bir genel saÄŸlık kontrolünün ardından uygulanmalı. KiÅŸinin geçmiÅŸine, ailesinde kalp, solunum, dolaşım, tansiyonla ilgili problemi olup olmadığına da bakmak, spor eÄŸiticisi tarafından kiÅŸiye özel hazırlanan programla çalışmak gerekir. Her yaÅŸ grubuna göre süre ve ÅŸiddetin ayarlanması, yürüyüş güzergahlarının iyi belirlenmesi önemlidir. Egzoz dumanı altında, kentin göbeÄŸinde sportif amaçlı yürüyüş olmaz. Birçok kentimizde yürüyüş yolları dünyanın hiçbir ülkesinde görülmemiÅŸ ÅŸekilde iki cadde arasına yapılmıştır! Kent orman tarzı, aÄŸaçlık ve yükseltisi olan mekanlar yürüyüş için tercih edilmelidir.”

Sport Medicine Digest dergisinde yayımlanan bir araÅŸtırmaya göre, düz yolda saatte 6 mil hızla gerçekleÅŸtirilen yürüyüşün 5 mil hızla bisiklete binmeye eÅŸdeÄŸer olduÄŸunu dile getiren TaÅŸkıran, yürüyüşün önemli miktarda enerji harcatma yöntemi olduÄŸunu kaydetti. AraÅŸtırmada, yüzde 10 eÄŸimli bir yolda 45 dakikalık yürüyüşün 65 kilogramlık bir kiÅŸiye 500′ün üzerinde kalori yaktıracağının yer aldığını bildiren TaÅŸkıran, şöyle devam etti:

“Yürüyüş ile ilgili yapılan çalışmada 40-56 yaÅŸları arasındaki kiÅŸilerin 20 haftalık çalışma sonunda dayanıklılıklarının yüzde 28 oranında arttığı belirlenmiÅŸtir. Ayrıca, bu kiÅŸilerdeki tüm uyku düzensizlikleri de kaybolmuÅŸtur.”

Besin grupları ve günlük alınması gereken besin miktarları

Yazan admin | Spor, diyet listeleri, moda ve güzellik, sağlık | Salı 21 Ekim 2008 1:53 am

Besin grupları ve günlük alınması gereken besinler:
Yeterli ve dengeli beslenmek için değişik yaş, cinsiyet ve özel durumlardaki bireylerin enerji ve besin öğeleri gereksinmeleri farklıdır.
Besinlerimiz, içerdikleri besin öğelerinin türleri ve miktarları yönünden farklıdır. Bazı besinler proteinden, bazıları karbonhidrattan zengindir. Bu nedenle, besinlerimizi, besleyici değerleri yönünden 4 grup altında toplayabiliriz. Bu grup içinde yer alan besinler, birbirinin yerini tutar. Günlük beslenmemizde her gruptan besin bulunur ve bunların miktarları gereksinmemize uygun olursa, yeterli ve dengeli besleniriz:

Grup 1: Süt ve sütten yapılan yiyecekler: Bu grup kalsiyum için en iyi kaynaktır. Süt, yoğurt, peynir, çökelek, süt ile yapılan tatlılar bu gruba girer. Bu gruptaki yiyeceklerin herhangi birinden veya bir kaçından günde 2 porsiyon yenilmelidir. En az bir büyük su bardağı süt veya yoğurt, iki kibrit kutusu büyüklükte peynir, bir küçük kase muhallebi veya sütlaç bir porsiyon kabul edilir. Bu gruptaki yiyecekler özellikle büyümekte olan çocuklar, gebe ve emzikli kadınlar ile yaşlılar için önemlidir. Yetişkin ve normal durumda olan kişilere günde iki porsiyon, çocuklar, gebe-emzikli kadınlar ve yaşlılar 3-4 porsiyon almalıdır.
Grup 2: Et, tavuk, balık, yumurta, kuru nohut, fasulye, mercimek, ve bu besinlerden yapılan ürünler: Bu gruptaki besinler protein, B vitaminleri ve demirden zengindir. Enerji de verirler. Herhangi birinden ya da bir kaçından her gün 2 porsiyon yenilmelidir. Bu grup besinler, öğle ve akşam birinci yemeği oluşturur. Öğünlerden birinde kurubaklagil, birinde etli sebze yemeği yeterlidir. Etin yerine balık veya tavuk da yenilebilir.Gençler, gebe-emzikli kadınlar bu gruptan 3 porsiyon almalıdır.
Grup 3: Taze sebze ve meyveler: C vitamini, birçok vitamin ve mineral gereksinmemizi bu gruptan karşılarız. Karnabahar, kereviz, patlıcan, enginar, pancar, kabak,domates, salatalık, biber, yeşil yapraklı sebze ve otlar, havuç, her türlü meyveler bu gruba girer. Bu gruptaki yiyeceklerin herhangi birinden veya bir kaçının karışımından her gün 5-7 porsiyon yenilmelidir
Grup 4: Tahıllar ve tahıllardan yapılan yiyecekler: Bu grup temel enerji kaynağımızı oluşturur. Ekmek, makarna, şehriye, pirinç, bulgur, kuskus, börekler, un ve irmikten yapılan tatlılar bu gruptandır. Ekmek, her öğün yediğimiz yiyecektir.Yetişkin bir kişi için öğünlerde bile 1-2 orta dilim ekmek yeterlidir. Hareketi fazla olan kişiler bunun iki üç katını yiyeceği gibi, daha çok oturarak iş yapan kişilerin bir porsiyondan fazla yemelerine gerek yoktur. Hareketli kişiler yaptıkları işin derecesine göre 2-3 porsiyon yiyebilirler. Bu gruptan günde 4-6 porsiyon yenilmelidir.
Bu gruplarda belirtilmeyen, fakat yiyeceklerimize lezzet vermek için kullandığımız yağlar, şeker, salça ve baharat vardır. Şeker ve şekerli tatlılar vücuda sadece enerji sağladığından bunların fazla tüketilmesi şişmanlığa neden olur. Beden hareketi çok olan işçiler ve sporcular her yemekte tatlı yiyebilirler.Günlük yediğimiz yağların aşağı yukarı yarısı, yiyeceklerimizin bileşiminden gelir. Özellikle etle pişirilen yemeklere ilaveten yağ koymaya gerek yoktur. Katı ve sıvı yağlardan dengeli bir şekilde yenmelidir. Günlük bir kişinin alacağı yağ miktarı 20-30 g. (2-3 silme yemek kaşığı) kadardır. Bu yağın 1/3 ü bitkisel sıvı yağlar, 1/3ü zeytin yağı, 1/3 ü katı yağ olmalıdır.

Besinlerin tazeliği ve temizliğinin vucudumuza ve sağlığımıza etkisi

Yazan admin | Spor, Yemek, sağlık | Salı 21 Ekim 2008 1:40 am

Besinler vucudumuzda en etkili kriterlerdir.Besin alırken bir çok kurala dikkat etmeliyiz. Besinlerin tazeliğinin vücudumuza etkiside büyüktür. Taze besin, sağlıklı vitaminli ve minarali bol , içerisinde vucudumuza zarar verebilecek organizmaların oluşmadığı besinlerdir.Bu tarz besinleri tercih ederek besin zehirlenmelerinden korunulmalıdır.Bu durumda besinlerin temizliğininde vucut sağlığımıza etkisi kaçınılamaz.
Taze besinlerin ve temiz besinlerin seçimi ve besinlerin hazırlanmaları sırasında uygulanması gereken bazı kurallar vardır ve bunların uygulanması sağlık ve temizlik açısından önemlidir. Bu kurallara uyulmadığı takdirde besin zehirlenmeleri meydana gelir. Bu kuralları şöyle sıralayabiliriz:
• Hastalık yapabilecek şüpheli besinler, özellikle küflenmiş olanlar yenilmemelidir.

• Sağlam, zedelenmemiş, bozuk olmayan besinler seçilmeli ve satın alınmalıdır.
• Besinlerin hazırlanma, saklanma ve servis edilmeleri sırasında hastalık etmeni
mikroorganizmalar ile kirlenmesi önlenmelidir
• Zehirli mantarları gözle ayırt etmek mümkün olmadığı için kültür mantarları dışında
mantar tüketilmemelidir.
• Hazırlama, saklama ve servis sırasında kullanılan araç, gereçlerde
mikroorganizmaların çoğalması önlenmelidir.
• Mutfak ve yemek yenen yerlerin temizliğine özen gösterilmelidir.

• Herhangi bir haşere ve mikroorganizma bulaşmasından kuşkulanılırsa, taze
sebzeler 20 dakika tuzlu veya klorlu suda bekletilmelidir.
• Besinlerin bakteriler tarafından çıkarılan toksinlerden başka zehirli maddelerle
karışması veya kirlenmesi önlenmelidir.Özellikle temizlik maddeleri, DDT gibi haşere
öldürücü ilaçlardan sakınmalıdır.Bu gibi maddeler besinlerden uzak yerlerde;
örneğin depo olarak kullanılan ayrı oda veya kilerlerde, etiketlenmiş olarak
saklanmalıdır.
• Çiğ yenecek sebze ve meyveler, pişirilecek taze sebzeler ve kuru meyveler,
temizlenmiş ve pişmeye hazır tavuk, balık, parça etler ve yumurta iyice yıkanmalıdır.
• Sebze ve meyveler toz, topraklarından ve ilaç kalıntılarından temizlenmesi için bir
müddet su dolu bir kapta bekletildikten sonra, bol su ile birkaç kez yıkanmalıdır.
• Besinlerin hazırlanması, saklanması, pişirilmesi, servis için sıcak tutulması, yeniden
ısıtılması sırasında uygulanacak sıcaklık dereceleri bakterilerin çoğalmasını
önleyecek yeterlilikte olmalıdır.
• Et, tavuk, balık, süt, yumurta ve bunlarla hazırlanmış yemekler 16-490C arasındaki
en tehlikeli bölgede, asla bırakılmamalıdır.
• Besinler oda sıcaklığında bütün gece boyunca bırakılmamalıdır.
• Toz ve haşerelerden korumak için üzeri daima kapalı olarak saklanmalıdır.
• Sıcak yemekler en kısa sürede soğutularak buzdolabına konulmalıdır. Pişmiş
yemekler, oda sıcaklığında kendi kendine soğutulmaya bırakılmamalıdır.
• Çabuk bozulan et, tavuk, balık, süt, yumurta gibi besinlerin dükkanlarda güneşten
uzak ve buzdolabında saklanmaları gerekir. Satın alındıktan sonra yine
bekletilmeden hemen buzdolabına konulmalıdır.
• Dondurulmuş besinler, buzdolabının alt raflarında bekletilerek çözdürülmelidir.
Çözülme işi oda sıcaklığında, radyatör üzerinde ve altında, hafif ateşte veya güneşli
yerde yapılmamalıdır.
• Çözülmüş besinler bekletilmeden pişirilmelidir.
• Etler, birer yemeklik miktarlarda, yassı bir şekilde paketlenmiş olarak
dondurulmalıdır.
• Kırık, çatlak ve kirli yumurtalar satın alınmamalıdır.
• Kıyma ve organ etleri uzun süre saklanamadığından kısa sürede tüketilmelidir.
• Süt ve sütlü besinler, krema, deniz ürünleri, soğuk etler, ordövrler, kanepeler, sosis,
salam, yumurta ve yumurtalı besinler, kremalı pasta ve tatlılar, kıyma kullanılmış
besinler, sandviçler devamlı olarak buzdolabında (+50C nin altında) saklanmalıdır.
• Ekmek, çörek, kurabiye yapmak için hamurun mayalandırılması besleyici değerini
artırır.
• Ekmek ince dilimlenip kızartılırsa besleyici değeri azalır.
• Tarhananın besleyici değeri yüksektir. Pişirirken içine pişmiş nohut, mercimek,
havuç eklenmesi değerini daha da artırır.Tarhana yapılırken güneşte kurutulursa,
süt ve yoğurt aydınlık yerde bekletilirse vitamin B2, vitamin B6 ve folik asit değerleri
azalır.
• Yumurta, süt, yoğurt, peynir ve tahinle yapılan tatlıların besleyici değerleri, sadece
un, yağ, şeker kullanılarak yapılanlardan daha fazladır. Şeker yerine pekmez
kullanılması besleyici değerini daha da artırır.
• Sütlü tatlı yaparken şeker önceden konur ve birlikte pişirilirse veya fırında yüksek
sıcaklıkta pişirilirse, protein değeri azalır. Pastörize veya sterilize uzun ömürlü
sütleri kullanın.
• Kuru fasulye, nohut, mercimek gibi besinler iyi pişirildiğinde sindirimi kolaylaşır ve
böylelikle protein değeri artar.
• Yumurta çiğ yenirse ya da sarısının etrafı yeşillenecek kadar hızlı ateşte, uzun süre
pişirilirse, besleyici değeri azalır.
• Sebzelerden yapılan salatalara limon veya sirke eklenir, bekletilirse A ve C vitamini
değeri azalır.
• Sebzeler doğrandıktan sonra bekletilirse, haşlama ve pişirme suları atılırsa vitamin
ve mineralleri azalır.
• Meyveler kesildikten ya da suyu sıkıldıktan sonra bekletilirse C vitamini değeri
azalır.Hatta sıkılmış meyve suları buzdolabında bekletilse bile vitamin değeri azalır.
• Yağ yakıldıktan sonra yemeğe konursa, sağlığa zararlı duruma gelir.
• Yoğurdun yeşilimsi suyu atılırsa vitamin değeri azalır.Yine, yoğurt torbaya konup
süzülür, süzülen suyu atılırsa vitamin kaybı olur.

• Ambalajlanmış ürünlerde özellikle son kullanma tarihlerine dikkat ediniz. Son
kullanma tarihi geçmiş ürünleri satın almayınız.
• Üzerinde etiketi olmayan, ambalajı bozulmuş ve kapağı bombeleşmiş olan
konserveler sağlık için son derece zararlıdır.
• Ambalajlanmış ürünleri alırken mutlaka etiket bilgilerini okuyunuz.

cimbom başın saolsun

Yazan karagumruk1926 | Spor | Salı 30 Eylül 2008 11:18 am


http://fatihkaragumruk.tr.gg/

KARAGÜMRÜK CAMİASI OLARAK ALPASLAN DİKMEN’İN VEFATINDAN DOLAYI ÜZÜNTÜLÜYÜZ.. GALATASARAY CAMİASININ BAÅžI SAÄžOLSUN 
ACINIZ ACIMIZDIR
 Galatasaray tribünü yasta!
Galatasaray’ın en etkili taraftar grubu UltrAslan’ın kurucusu 
ve genel koordinatörü Alpaslan Dikmen 
ww.fatihkaragumruk.tr.gg

 ALLAH RAHMET EYLESİN

 

w

 

TÜRKCELL SÜPER LİG

Yazan gfbvolkan | Spor, genel | Pazartesi 29 Eylül 2008 11:01 pm

Türkcell süper ligi 18 takımdan oluşmaktadır.Bu takımların her sene en kotü performans sergileyen 2 takımı bir alt lige düşer.Bir alt ligin en iyileri ise de bu lige çıkar.

Bu ligde şampiyon olabilen sadece 4 takım vardır.Bunlar; Fenerbahçe , Galatasaray , Beşiktaş ve Trabzondur.

17 kere hem Fenerbahçe hemde Galatasaray şampiyon olmuştur.

karagümrük-lüleburgaz maçı

Yazan karagumruk1926 | Spor | Cumartesi 6 Eylül 2008 6:14 pm

http://www.fatihkaragumruk.tr.gg/

Karagümrük spor 2008-2009 kadrosu

Yazan karagumruk1926 | Spor | Çarşamba 3 Eylül 2008 1:37 pm

Karagümrük spor 2008-2009 kadrosu ve futbolcu fotografları

http://fatihkaragumruk.tr.gg/

yeni transferler belli oldu

Yazan karagumruk1926 | Spor | Cumartesi 30 AÄŸustos 2008 6:11 pm

sitemizde transferler açıklandı

http://fatihkaragumruk.tr.gg/

   Coşkun Murgul  Cihan Şentürk 

karagümrük antremanlara son hız devam ediyor

Yazan karagumruk1926 | Spor | Pazartesi 11 AÄŸustos 2008 10:16 pm
ANTREMAN SON hız

Karagümrük spor 2008-2009 senesi hazırlıklarına başladı ve antremanlara son hızla devam ediyor

Ricardo Oliveira Galatasaraya Transferi

Yazan admin | Spor | Salı 5 Ağustos 2008 10:53 pm

Ricardo Oliveira Galatasaray ile tamamlanmasına rağmen anlaştı görülüyor.

Forvet arayışlarını sürdüren Galatasarayın, İspanya 2. Lig takımı Real Zaragoza’da oynayan Brezilyalı topçuyla anlaÅŸtığı ve  Ricardo Oliveira’un en kısa zamanda resmi sözleÅŸmeye imza arcağı haberleri yayıldı. Umarım Galatasarayımız için hayırlı olur.

Sonraki »