çağdaş insan nasıl olunur ?

Öncelile otomot insanların kavramın anlatmaya çalışacağım: otomot insanlar , çağdaş insanlardır. Çağdaş insanlar , diğer insanlara ve doğaya yabancılaşmış insanlardır. İnsan artık bir mal durumuna girmiştir. İnsanlar arası ilişkiler birbirinden kopmuş ve otomotların ilişkileri haline gelmiştir. İnsanlar, bulunduğu pazarda en yüksek kar elde edilecek şekilde kullanılır. Her insan öbür insanlara olabildiğince yakın olmak isterken , inanılmaz bir biçimde yanlızlık içindedir. Yoğun bir güvensizlik , suçluluk, yanlızlık duygusuna gömülürler. Çağdaş ( otomot ) insan , karnı tok , sırtı pek, cinsel bakımdan doymuş insandır. Ama kişiliği gelişmemiştir. Kişiliklerimiz almak ve değiş yokuş üzerine kurulmuştur (ruhsal ve nesnel ) . Otomot insanlar sevemezler. olsa olsa, kişilik paketlerini değiş tokuş edebilirler. Herşeyi deği tokuş mu etmek istiyorsunuz.  Neden ? 

 SİZ ÇAĞDAŞ İNSAN mısıNIZ ?  Yoksa “İNSAN mısınız ?

Erich fromm ‘ a teşekkürlerrrr……………………………….

Epilepsi ( SARA ) hastalığı nedir? Belirtileri tedavisi ve ilaçları nelerdir

epilepsiEpilepsi ( sara ) hastalığı nedir ? Epilepsi beyindeki sinir hücrelerinin zaman zaman  yarattığı istem dışı desarj olma halidir. Bu desarjlar beynin hangi bölgesindeyse ona göre hastanın klinik özellikleri nöroloji birimi tarafından incelemeye alınır  .

Epilepsi çeşitleri olarak (bölgesel) Parsiyel epilepsi ve  orta kısım yaygın epilepsi olarak ikiye ayrılmıştır.

Epilepsi hastalığının tanısını koymak için belirtileri klinik olarak incelenmektedir. Hastanın tüm ölçüleri alınır ve bilinç kaybı yaşanması durumunda mutlaka hastanun yanındaki kişiden bilgi alınmalıdır. En idaali ise hastnın nöbetini doktor görmelidir.

Eğer mümkünse hasta doktor kontrolünde hastanede bulundurulmalı ve gerçekten epilepsi (sara ) hastası olup olmadığı teşhis ettirilmelidir. Bazı kalp hastalılarıda bayılmalara sebebiyet verdiği için , bu durumun kalp kökenli mi ? olup olmadığı da kardoolojik birimde test ettirilmelidir.

Hiç sara krizi geçirmemiş birinin sara krizi geçirdiğinde ilk akla gelebilecek durum beyin tümörüdür.

Epilepsi için tedavi yöntemi seçerken nöbet tip belirlenir ve ona göre tedavi seçilir. Günümüzde kullanılan epilepsiilaçları tüm epilepsi tiplerine etki eden ilaçlardır. Çocuklard ave erişkenlerde farklı ilaçlar tercih edilmelidir veya ilaç dozları ayarlanmalıdır.

Epilepsi ameliyatı bazı özel durumlarda yapılabilmektedir. Ameliyata karar vermeden önce 5 sene bir epilepsi ilaç tedavisi uygulanmış olması gerekmektedir. Beyinin özel bölgelerindeki epilepsilerde çok fazla bekletmeden ameliyata alınmalıdır. Çok ayrıntılı değerlendirilip , hasta izlenip ona göre karar verilir.

Epilepsi ( sara ) hastalarını beslenme düzeni nasıl olmalıdır ? Beslenme yöntemi için belli bir kısıtlama getirilmemektedir. Ancak hastalar aç kalmamaları önerilir. Şeker oranı düşerse nöbetlerin uyarılma riski artmaktadır. Tabiki alkol veya aşırı kafeinli içeceklerden tüketilmemye özen gösterilmelidir.

Burada epilepsi yaşayanların paylaşımı ve bilgi arttırımı açısından kişilerin yorumları tedavi süreçlerini paylaşmaları herzaman ki gibi büyük önem taşımaktadır. Herkesin yorumlarını bekliyoruz.

Vajinismus nedir ? Vajinismus Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri

Vajinismus Nedir ? : Kısaca, cinsel ilişki sırasında vajinayı çevreleyen pelvik tabanlı kasların istem dışı kasılmasıdır. Bu durum cinsel ilişkiye müsade etmemekte ve veya ağrılı ( acılı ) bir cinsel ilişki gerçekleşmesini sağlamaktadır.

Vajinismus-7Vajinismus tipleri ; birincil ve ikincil olarak ikiye ayrılmaktadır. Birincil vajinismus denilen tip , cinsel ilişkinin en başından beri yaşanması , ikincil olan ise ; daha öncesinde normal bir cinsel hayatı olan kişinin dha sonradan bu duruma yakalanmasıdır.

 

Vajinismus-2Her iki tip içinde ortak vajinusmus belirtileri vardır . Bunlar;

  • Cinsel ilişki sırasında batma ve yanma hissi
  • Zor ve imkansız penetrasyon (  penisin vajinaya girişi )
  • Kanununi evlenme yapılmış, ancak eşler hala cinsel ilişki yaşananmış
  • Doğum sonrası veya oluşmuş diğer fiziksel rahatsızlıklar ( idrar yolları enfeksiyonları, kanser, menepoz vb. )
  • Belli bir sebebi olmayan cinsel ağrılar
  • Jinekolojik muayene zorluğu ve zor takılan tamponlar
  • İlişki sırasında diğer vucut kaslarında da kasılmalar ve nefes darlığı
  • Acıya bağlı gerçekleşen, seksten kaçınma isteği

Eğer bu belirtileri yaşıyorsanız , sorununuz yüksek ihtimalle vajinismusdur. Ancak şunu hemen belirtmeliyim ki; bu hastalıktan kurtulma oranı % 100 dür. Yani ne olursa olsun tedavi edilebilir durumdadır. Vajinismusun ne olduğunu ve belirtilerini öğrendik . Şimdi sıra neden olduğunu tespit ve nedene bağlı olarak da tedavi yöntemine geldi.

Vajinismus nedenleri ; fiziksel ve psikolojik nedenlere dayanır. Psikolojik nedenler nelerdir ? :

  • KAYGI ve ENDİŞELER ; hamile olma korkusu , vajinaya zarar ve hasar gelebilme korkusu , fiziksel zarar görme korkusu olarak değerlendirilebilirnir.
  • ANKSİYETE ve STRES ; anksiyete bozukluğu ( dıştan gelebilecek belirli bir duruma karşı ruhsal ve buna bağlı vucudun vediği fiziksel tepki ) , duygusal travma , önceki kötü cinsel deneyimler , cinsel performans baskısı
  • PARTNER SORUNLARI ; tacizsel tavır, bağlılık korkusu , önyargılı davranma, güven eksikliği.
  • ÜZÜCÜ ( travmatik ) OLAYLAR ; geçmişten yaşanan duygusal / cinsel taciz , taciz olayına tanık olmak.
  • ÇOCUKLUK DÖNEMİ ; Aşırı sert ebeveynlere sahip olmak, dengesiz ve yanlış bir dini eğitim , şok edici cinsel görüntüler , yetersiz cinsel eğitim.
  • NEDENSİZ ; hiç bir nedene bağlanamayan durumlar , fiziksel ve psikolojik neden olmayan durumlar..

VajinismusVajinismusun genel fiziksel nedenleride şunlar olabilmektedir;

  • TIBBİ DURUMLAR ; idrar yolu enfeksiyonları, kanser, paelvik tabanlı hastalıklar, egzama, sedef , vajinal sarkmalar.
  • ÇOCUK DOĞURMA ; Ağrılı sancılı doğumlar, düşük yapma .
  • YAŞA BAĞLI SEBEPLER; menepoz ve hormonal anomaliler, vajinal kuruluk
  • GEÇİCİ SEBEPLER ; yetersiz vajinal yağlanma
  • PELVİK TRAVMALARI ; herhangi bir pelvik ameliyatı
  • TACİZ ; fiziksel saldırı , tecavüz ve benzeri zorlayıcı durumlar.
  • İLAÇLAR ; Kullanılan ilaclara bağlı pelvik sornları

olabilmektedir.

Vajinismus Tedavisi Nasıl Olmalıdır ; Öncelikle bu konuyu iyi araştırmalı ve iyi anlamalısınız.  Tabiki uzman doktora başvurup onun tetkik, psikolojik ve fiziksel muayeneleri sonucu ,  gidişatınız belirlenecektir. Ama daha çok geçici ( dönemsel ) ve psikolojik etkilere bağlı bu hastalıktan kısa sürede kurtulacakğınıza eminim. Hangi doktor (güven duyabileceğiniz birini seçin )  bu konuda daha iyi buradan yorum yapamam . Çünkü ben bu hastalığa yakalanmadım ( bir erkek olarak ) . Ama tüm hastalıklar gibi buna duyarsız kalamadım.  Yapabildiğim, burada paylaşım ve forum platformu kurarak, vajinismusu birebir yaşayan kişilerin yorumları, yaşadıkları ve nasıl tedavi olduklarına dair açıklamalar her zaman olduğu gibi diğer hastalar için büyük bir kaynak oluşturacaktır.

 Tedavi sürecinde dengeli yaklaşımlar geçmişleri irdelemeler , yavaş yavaş denemeler büyük önem taşımaktadır. Fiziksel teknik kas kontrol teknikleri , ilaç ve krem uygulamaları , duygusal odaklanma ve çiftlerin birbiri arasındaki terapiler, pozisyonlar , istekler ve özgürlük …

Evet vajinismus tedavi yöntemleri maddeleri okadar fazla ki ; bundan çıkarılacak en büyük sonuç hiç birini hafife almadan adım adım bu konuyu kendinizin planlıca hareketleri, deneyimleri , tedaviye giden doğru yolu bulma doğrultusunda hareket etmeniz gerekmektedir. Benim size nacizhane tavsiyem en büyük psikolojik sorunlar paylaşım eksikliği ile başlar. Sıkıntılarınızı birilerine anlatın . Buraya yazın veya güvendiğiniz birilerinden yardım isteyin. İşte tedaviye başladınız bile…. geçmiş olsun. 

Panik Atak Nedenleri, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

panik-atakPanik Atak konusunu forum şeklinde yoruma açıp paylaşmamın sebebi, geçen hafta bunun anlamadan yaşamış olmam ve araştırıken hastalığımın bu olduğunu anlamam. Burada amacım, tamamen psikolojik olan bu hastalığın (tetikleyen bir fiziksel rahatsızlık olmalığı muhakkak kontrol ve teyid edilmelidir) etkilerini nedenlerine , doğura bileceği sonuçları, panik atağı yendim diyen insanların paylaşım ortamının oluşturmak ve bu hastalıkla ilgili soru cevap şeklinde ( doğru yolu bulmak adına ) iyi bir bilgi birikimi yaratmak.

Yaşadığım olayla birebir örnekleyerek açıklamaya çalışacağım , Öncelikle Panik Atak Nedir? sorusunu genel olarak değerlendirirsek :  hiç beklemediğiniz bir anda , yoğun kaygı , endişe , bir işle başa çıkamayacağınızı düşündüğünüz ve kendinizi çok çaresiz hissettiğiniz anda yani yoğun psikolojik çöküntü halinde , kaçıp kurtulma adına vucudunuzun verdiği tepki olarak değerlendirebilirim.

Benim yaşadığım tamamen bu idi; ( panik atak balirtileri ) önce başım dönmeye başladı . sonra kolum ve başımda uyuşmalar ile devam etti. İşyerinde bir anda ayakta duramaz ve sanki kalp krizi geçiriyormuşum gibi hissettim kendimi ve gerçekten öleceğimi zannettim. Sanki kalbim atmıyor sadece titriyordu ve kan vucudumda sanki dolaşmıyordu. ( benim yaşadığım belirtilere ek olarak ;  terleme , titreme, bulantı , geğirme, ölüm korkusu, algılama sorunu eklenebilir )

Bir an önce hastaneye gidip bana bir serum ve ilaç lazım diye düşünüyordum. Arkadaşlarım o kadar korktular ki ( bende çok korktuğumu itiraf etmeliyim ) . benimde isteğimle ambulans çağırdılar. Bu arada kan şekerim düşmüş olabileceğinden bana şekerli su verdiler ve gerçekten o çok iyi geldi . beni uzandırdılar ve serin bir ortam sağladılar , hoşuma gidiyordu (sonradan düşünce – o an değil) . ellerimi ayaklarımı sularla serinleterek ovuyorlardı. Şimdi düşündükçe o yapılanlar o an beni çok rahatlattı sizde bu tip durumlarda mutlaka aynısını yapın. O duruma gelişimdeki psikolojik etkenlerin yanısıra ,  bir gün önceki içtiğim alkol ,  sabah ayılmak için içtiğim 3 fincan kahvenin, sigaraların ve yorgunluğumunda büyük etkisi olduğunu düşünüyorum.  Ambulans geldiğinde (yarım saat sürdü)aslında rahatlamıştım. Tansiyonumu ölçtüler 12-8 , kalp atışı 115 ( biraz yüksek)  , veriler düzgündü , ama ben hastaneye ısrarla gitmek istedim. kan tahlillerimde gayet normaldi. tahlilleri götürdüğüm dahiliye doktoru , bana dediki oğlum senin hiç bişeyin yok , panik atak olmuşsun ama bu geçicidir. Bende ise ( bu aşırısıydı) dönem dönem böyle durumlarım olmuştur.

Bu konuyu araştırırken önemli olarak gördüğüm fiziksel problemlere değinmeliyim; yani Panik Atak psikolojik deyip fiziksel muayenelerinizi ihmal etmeyin. Panik atağı tetikleyen fiziksel problemler , şunlar olabilmektedir :

  • panikatak-tedavikan şekerinin düşük olması ( hipoglisemi )
  • bazı akciğer, kalp ve enfeksiyon hastalıkları.
  • alkol ve bazı ilaçların birden kesilmesi.
  • aşırı kafein ve sigara kullanımı
  • vitamin eksiklikleri ve kansızlık
  • beyin tümörleri
  • böbrek üstü bezleri kanserleri

Panik atak yaşayanlar o anda kendini tedavi etmek istiyorsa , muhakkak güvendiği kişilerle birlikte olmalı , uzanmalı, kendini iyi durum ve ortamda olduğunu inandıracak telkinler etmeli , sigara ve kafeinli içeceklerden uzak durmalı , kan şekeri düş olabileceğinden şekerli su içilmeli , bence en yakın hastaneye anında ( ambulans beklemeden ) götürülmelidir. Çünkü doktoru ve ilgiyi karşısında gören hasta direk rahatlamaya geçecektir.

Panik atak tedavisini araştırıken , psikolog , daha doğrusu psikiyatr ( ilaçlı tedavi yapabilen psikolog diyelim ) tedavisinin çok önemli olduğunu gördüğümü söylemeliyim , bunun yanında nöroloji uzman doktorlarıda olabilir.

Bana doktorum geçen sene şiddetli baş ağrısı ( bunun da panik atak neticesi olduğunu şimdi anlıyorum) sonucu gittiğim hastanede , tüm tetkikler yapıldı beyim emarına kadar herşey çekildi. Ama sorunum için doktorum laroxy 10 mg  (ismini yanlış yazmış olabilirim)  diye bir ilaç verdi. ben hepsini kullanmadan 1-2 tane alarak olayı atlattım. Bu seneki yeni olaydan sonra akşamları o kalan ilaçları almaya başladım ve faydasını gördüm. Tabii eğer, bende bitkisel tedaviye ve ilaçlara  inanan biri olarak sakinleştirici bitkisel ilaçlar alınabileceğini alternatif tıp olarak olumlu buluyorum .

Aklıma gelmişken Panik Atak Çeşitleri konusunu çok araştırmadım . Ama buradaki paylaşımla ve panik atak yaşayanların anlatımlarıyla bu çeşitliliklerin bu forum ve yorumlarda oluşacağına inanıyorum.

Ama şunu söylemeliyim, şu ölümlü dünyada kendinizi hiçbirşeye üzmenize gerek yok ( söyleyen bende başarabilsem) ve içinize bir şey atmayın , haklı olduğunuz durumlarda hiç alttan almayın herşeyi PAT PAT söyleyin . İçinizde bırakmayın , paylaşın herşeyinizi. Panik Atak mı ? bence atağı siz yapın .

Durumumu paylaşmaya devam edeceğim , sizde öyle yapın.

güven

İNSAN SEVDİĞİNE , SEVDİKLERİNE NE KADAR GÜVENMELİ SİZCE ?

BİR OLAYDA ONLARIN SÖZÜNE Mİ, YOKSA GÖZÜNÜN GÖRDÜĞÜNE Mİ İNANMALI

DÜŞÜNDÜRÜCÜ Bİ SORU BEN ÇIKAMADIM SİZLERİNDE DÜŞÜNCELERİNİ BEKLİYORUM

Erkek olmanın tehlikeleri

Zordur erkek olmak. Ama bunu bilmezler kendileri bile. Çünkü sürekli bir baskı ile büyümüşlerdir. Erkek adam ağlamaz. Erkek adam ekmek getirir. Erkek adam olmak acaip bişeydir. Ağlamaz erkek adam, ama okadar da sağlıklı bişeydirki ağlamak, ama yapamaz bunu. Çoğu kadınlarda bilmez bunu erkek getirsin etsin yapsın ödesin de, bi sor adama nasılsın hayat nasıl gidiyo bi ihtiyacın varmı yapabileceğimiz bişeyler gibi sözler gerekir zaten bunu yapabiliyorsa kadınlar evlenilecek kadınlardır onlar. Paylaşmak lazım hayatı sevmek lazım. Paylaşmıyorsa insanlar özellikle evliler zaten o ilişkide sorun vardır. Benim erkek olmanın tehlikeleri adı altında böyle bir yazı yazmamın sebebi biraz olsun düşündürmektir insanları, kadınları ve erkekleri……. Yorumu olan?

insanlar mutsuz

Ya bakıyorumda çevreme mutlu insan göremiyorum. Herkes mutsuz bir dokun bin ah işit. Ne kadar tuhaf bişey bu mutluluk olayı , ya herşeyi var adamın, değerini bilmiyomu ne anlamadım ki; Bu gün düşünün etrafınızda kimse yok, ne kadar kötü bir şey. Diyelim zengin oldunuz, ev araba yat kat falan bunları göstereceğiniz kimse yok , ozaman ne anlamı kalırki. İnsanlar farkında değiller zenginliklerinin anın tadını yaşamıyorlar artık. Kimisi geçim derdinde kimisi aş kimisi çocuk kimisi eş kimisi para. Sağlık en önemliside başa gelmiyince anlaşılmıyor tabi. İnsanlar ölüyor, 20 li yaşlarda anlaşılmıyor bu. a ölmüş. Belli bir yaştan sonra ölümle tanışmaya başlıyor insan. O zaman çevrende sevdiklerin hızla azalmaya başlıyor. Ya böyle bir şey yaşamak. Hayattan çok fazla birşey beklemek yanlış. Hayattan tat çıkartmak lazım. Çilek yerken tadına varmak lazım. Problem değil çözüm üretmek ve olumlu bakmak lazım. Ama biz Türk Milletinin bir sorunu ; fazla ses çıkartmıyoruz. Bizi de yönetenler bundan istifade her kanunu geçiriyorlar.

Ya bir ülkede hiç mi insanlar bağırmaz. BASTIRILDIK biz. Her yönüyle, cehaletiyle, ekonomisiyle, ……iylede, iyle.  

dul kadın arayanlar ve dul kadınlar

Blog yorumun farkettiği bir konu dul kadın arayan erkekler,

Erkekler neden dul kadın ararlar, bizce bunun sebebi cinselliklerine güvenen erkeklerin zengin ve varlıklı dul kadın aramaklarından kaynaklanmasıdır. Dul kadın sorumluluk gerektirmez çünkü onu sahiplenmezler erkekler, ( erkekler her zaman sorumluluktan kaçmak isterler ) zordur erkek olmak, kadınlar gibi güçlü değillerdir aslında. Bu yüzden ararlar dul kadın ve hatta zengin olsun. Ama cinsel güdü ve işlevlerinin iyi olduğunu düşünüyorum bu insanların. Siz dul iseniz ve dul kadın arayan bir erkekseniz bence burada paylaşmalısınız. Dul kadınlarda kendilerini sahiplenecek erkek isterler, işte burda yazın bakalım dürüstlüğe giden yol doğru yoldur.  

Presenteeism (presenteizm) hastalığı nedir?

Presenteeism hastalığı nedir?

Presenteeism kendisi işte olup aklı bambaşka alemlerde olma, iş performansını gösterememe durumudur.
Sebepleri ise aşırı iş yükü, işsiz kalma korkusu,  kararlara verme yetkisinin olmaması veya yöneticisinin desteğini alamama duygusu veya işkolik olmak.
Bu durumun şirketlere ciddi maliyetleri söz konusudur ve insan kaynakları ve üst düzey yöneticilerin değerlendirilmesi gereken bir konudur.
Bu presenteizm hastalığının sebepleri ise ;

1.) Tükenmişlik duygusu (amaçlara ulaşmak için fiziksel ve psikolojik kaynakların tükenmesi)

2.) Fiziksel sorunlar ve sağlık sorunları (fiziksel sıkıntılara  hastalıklarına bağlı yetersiz performans)

3.) Ruhsal problemler  (kaygı, depresyon, odaklanma problemleri, konsantrasyon güçlükleri)

4.) İşeyerindeki çeşitli baskılar (şirketin politikası, kafası uyuşmayan çalışma arkadaşları, üst yöneticilerle yaşanan sıkıntılar, performans ve verimlilik konularının göz ardı edilmesi, stres yaratır.Konsantrasyonu ve yaratıcı düşünceyi köreltir.)

5.) Özel hayattaki baskılar ( ulaşım, ev ortamı, çocuk, yaşlı veya bağımlı bakımı, evlilik ve ilişki güçlükleri, finansal problemler, işyerinde tam kapasite çalışmaya engellerdir.)

6.) İşe olan bağlılık ( Aylak olma durumu, özel işlerine yoğunlaşma, şirket politikası,kültürü veya kararlarından memnuniyetsizlik olma durumu ve benzeri sebeplerle tam kapasite çalışmama durumudur.)

Türkiye pek bilmiyor.
Presenteeism, dünyada ve Türkiye’de de bir problem olarak iş piyasalarını tehdit ediyor.Türkiye’de presenteizmden kaynaklanan sorunlara karşı tam anlamıyla bir bilincin oluştuğunu söylenemez.Grip aşısı, motivasyonu artıracak eğitimler ve uygulamalar, uygun bütçe ( geçim standardını oluşturmak), esnek çalışma saatleri ve sağlık problemlerine karşı uygulamalarla bu presenteizm aşılmalıdır.

Çocuklarda kişilik duygusunun gelişimi

KİŞİLİK DUYGUSUNUN GELİŞİMİ
Yaklaşık 18 aylıkken çocuğunuz kendisini bir birey olarak algılamaya başlar. Kendini adıyla takdim eder, fotoğraflarına bakmaktan zevk alır. Bu aylardan sonra kendi yaşamında daha çok söz sahibi olmaya başlar ve isteklerini, kişiliğini sık sık ortaya koyar. Bu aşamada bazı şeyleri kendi kendisine yapmasına izin vererek kişiliğinin gelişmesine yardımcı olabilirsiniz.
Özgür olması için yüreklendirin.
• İşleri onun için kolaylaştırın. İki yaşından sonra, sahip olduğu şeyleri düzenleyerek onlarla kendisinin ilgilenmesini sağlayın. Kendi kendine giyip çıkarabileceği giysiler alın, lavaboya basamak koyarak elini yüzünü yıkamasını sağlayın. Paltosunu asabilmesi için alçak askı koyun.
• Size yardım etmesini isteyin. Bu dönemde “yardım etme” bir görev değil oyundur. Alışveriş torbalarını açmak, sofrayı kurmak, mutfağı süpürmek gibi basit işlerde size yardım ederken çocuğunuz, bir işi başarma ve aile yaşamında etkin rol alma duygusunu yaşayacaktır.
• Kendi kendine kararlar vermesine izin verin. Basit kararları almasına fırsat tanırsanız, çocuğunuz kendi yaşamını denetleyebilme duygusunu tadabilir. Bırakın giymek istediği gömleği kendisi seçsin, odasını kendi yerleştirsin ya da gezinti yapacağınız yeri o belirlesin.
Çocuğunuza özel biri olduğunu hissettirin.
 Tüm çocuklar gibi sizinki de kendisinin özel biri olduğunu, onu sevdiğinizi bilmek ister. Bu, onun duygusal açıdan güçlü olmasını ve evden uzak kaldığında iki ayağı üzerinde durabilmesini sağlar. Ona özel biri olduğunu göstermenin birçok yolu vardır:
• Onu sevdiğinizi sık sık belirtin. Onu kucaklamayı ya da öpmeyi unutacak kadar işe boğulmayın.
• Duygularına saygı gösterin ve gereksinmelerine karşılık verin. Kendini kötü hissettiğinde ağlamak ve rahatlatılmi(lk ister. Ona, “Bebekler gibi ağlama” demek yanlıştır.
• Ulaştığı her yeni başarıyı överek ilgi gösterin.
• Sizinle konuşurken onu ilgiyle dinleyin.