karaciger kanserinde tedavi

Yazan admin | karaciğer kanseri | Cumartesi 29 Aralık 2007 5:36 pm

KARACİĞER KANSERİNDE HEDEFE YÖNELİK TEDAVİ
Ameliyat yapılamayan ileri evre karaciğer kanserinde yeni bir biyolojik, hedefe yönelik ilacın (Sorafenib) sağ kalımı yüzde 44 oranında artırdığı saptandı. Ağızdan tablet şeklinde alınan bu ilaç, geçtiğimiz yıllarda böbrek kanserlerinde etkili bulunmuş ve kullanılmaya başlanmıştı. Karaciğer kanseri, dünyada en sık görülen kanserler arasında beşinci sırada yer alıyor. Erken evrede yakalandığında, tedavide karaciğer nakli ya da ameliyat gerekiyor. Ancak bu grup vakalar tüm hastaların sadece yüzde 30’unu oluşturuyor. Geride kalan büyük bir hasta grubunda, tümörün büyüklüğü, damarlara yakın olması, sağlam karaciğer dokusunun azlığı ya da sirozun eşlik etmesi gibi nedenlerle ameliyat yapılamıyor. Prof. Dr. Faruk Aykan, bugüne kadar ameliyat şansı olmayan karaciğer kanseri vakalarında etkili bir ilacın olmadığını söyledi. Ancak “Sorafenib” etken maddeli ilacın bir dönüm noktası olduğunun kabul edildiğini belirten Prof. Aykan, “Gelecekte bu ilacın ameliyat sonrası koruyucu olarak kullanılması ya da ameliyat öncesi tümörü küçülterek operasyon olanağı sağlaması konularında araştırmalar planlanıyor” dedi.

kanseri onlemenin yollari

Yazan admin | karaciğer kanseri | Cumartesi 29 Aralık 2007 5:31 pm

Kanseri önlemenin yolları

Kanser için önlenmesi mümkün 9 risk faktörü
Son yıllarda tanı ve tedavide sağlanan ilerlemeler sonucu bazı kanser türlerine bağlı ölümlerde ciddi azalmalar sağlandı.Meme kanseri bunlardan biri. Tarama amaçlı kullanılan mamografi ve çok ilaçla yapılan kemoterapiler sayesinde meme kanseri korkulacak bir hastalık olmaktan çıktı. Kalın bağırsak kanserlerinin neden olduğu ölümler de hem tanının erken konması, hem kanser öncüsü poliplerin çıkarılmaları ve hem de tedavideki ilerlemelerle belirgin şekilde azaldı. Çocuk ve genç erişkinlerdeki lösemi ve testis kanserleri de başarı ile iyileştirilebiliyor.

Bazı kanserler karşısında ise tıbbın eli kolu bağlı. Erken tanınmış olsa da, ameliyat, kemoterapi, ışın tedavisi… gereği gibi yapılmış olsa da kansere bağlı ölümleri sıfırlamak mümkün değil. Akciğer, yemek borusu, karaciğer, mide ve pankreas kanserlerine tutulanların yaşama şansları eskisinden çok fazla farklı değil.

HER YIL 7 MİLYON İNSAN KANSERDEN ÖLÜYOR
Dünyada her yıl 7 milyon kadar insan bu ‘amansız hastalık’ yüzünden yaşamlarını yitirse de, büsbütün umutsuz ve çaresiz de değiliz, çünkü istatistiklere göre bu ölümlerin 2.4 milyonu, yani üçte birinden daha fazlası, önlenmesi mümkün olan risk faktörleri yüzünden ortaya çıkıyor.

Gelişmiş ülkeler dünya nüfusunun ancak %15’ ini barındırmakla beraber, kanser ölümlerinin %30’ u bu ülkelerde görülmektedir. İnsan ömrünün uzaması nedeniyle, kanser gelişmekte olan ülkelerde de giderek daha fazla görülmeye başlamıştır. Zengin ülkelerde kalın bağırsak, meme ve prostat kanserleri daha fazla iken, fakir olanlarda ise karaciğer, yemek borusu ve mide kanserleri başı çekmektedir.

Ünlü tıp dergisi Lancet’ in geçen haftaki sayısında yayınlanan bir araştırmaya göre, kansere neden olan ve kontrol edilmeleri mümkün olan 9 risk faktörü var. Bu faktörlere bağlı ölümlerinin %37’si akciğer, % 12’si karaciğer ve % 11’i de yemek borusu kanserleri nedeniyledir.

İşte, ortadan kaldırılmaları mümkün olan dokuz risk faktörü:

SİGARA
Sigara kansere neden olan risk faktörlerinin en önemlisidir. Başta akciğer olmak üzere, ağız, gırtlak, yemek borusu, rahim ağzı, pankreas, mesane kanserleri ve hatta 30 yaşın üzerindekilerde lösemilerin nedeni sigara tiryakiliğidir.

ALKOL
Karaciğer, ağız, meme, yemek borusu kanserlerine yol açar.

ŞİŞMANLIK
Rahim, kalın bağırsak, menopoz sonrası meme, safra kesesi ve böbrek kanserleri riskini artırır. Özellikle gelişmiş ülkeler için önemlidir. Erkeklerde her yedi, kadınlarda ise her beş kanserden birinin nedeni şişmanlıktır.

SEBZE VE MEYVE TÜKETİMİNİN AZLIĞI
Kalın bağırsak, mide, akciğer, yemek borusu kanserleri için risk faktörüdür.

HAREKETSİZLİK
Meme, kalın bağırsak ve prostat kanserleri de günlük fiziksel aktivitenin azlığı ile ilişkili bulunmuştur.

GÜVENLİ OLMAYAN CİNSEL İLİŞKİ
Cinsel ilişki ile bulaşan ‘human papilloma virüsleri’ (HPV) her yıl 500 bin kadının rahim ağzı kanserine yakalanmasına neden olmaktadır. Son yıllarda geliştirilen HPV aşısı sayesinde bu kanser türünün azalacağı umulmaktadır.

EVDE KATI YAKIT KULLANILMASI
Özellikle havalandırılması iyi olmayan evlerde katı yakıt kullanılması akciğer kanseri riskini artırır.

HAVA KİRLİLİĞİ
Akciğer kanseri için risk faktörüdür.

STERİL OLMAYAN ENJEKSİYONLAR
C ve B tipi hepatit virüslerinin bulaşmasıyla karaciğer kanseri riski artmaktadır.

SONUÇ
Bugün için kanserle mücadelede en önemli silahlarımız, sağlıklı bir yaşam stili ile beraber erken tanı ve tedavidir.
Kaynak: Prof. Dr. A.Rasim Küçükusta

karaciger rahatsizliklari ve nedenleri

Yazan admin | karaciğer kanseri | Çarşamba 26 Aralık 2007 9:31 pm

Prof. Dr. Nurdan Tözün, yaptığı yazılı açıklamada, 750 katılımcının beklendiği ve karaciğer hastalıkları, kök hücre, Hepatit B, Hepatit C, bitkisel ilaç kullanımı ve alkol tüketiminin özellikle gençlerde ortaya çıkardığı sorunlar gibi pek çok konunun ele alınacağı 6. Ulusal Hepatoloji Kongresi’nin, 7-10 Haziranda İstanbul’da gerçekleştirileceğini kaydetti.
Karaciğer hastalıklarının, özellikle gelişmekte olan ülkelerde ölüm nedenleri arasında yer aldığına işaret eden Tözün, bu hastalıkların en önemli özelliklerinin, “sinsi seyretme ve geç dönemde komplikasyonlarıyla ortaya çıkma” olduğunu belirtti.Dünyada hastalık ve ölüme en fazla neden olan karaciğer rahatsızlıklarını; Hepatit B ve C, karaciğer sirozu, karaciğer kanseri ve alkole bağlı karaciğer hastalıkları olarak sıralayan Tözün, “Bunun yanı sıra son zamanların moda hastalığı karaciğer yağlanması, gelişmiş ülkelerde obezitenin artmasıyla birlikte giderek önem kazanmıştır” dedi.Karaciğer naklinin, günümüzde kaliteli yaşam sağlamanın başlıca çıkış kapısı olduğunu, ancak bu konudaki sorunların hala aşılamadığını belirten Tözün, “Milyon kişi başına kadavradan karaciğer sağlama oranı ülkemizde 1.7 iken, bu oran İspanya’da 33.7’dir. Nakil konusunda son yıllarda bakanlık düzeyinde gösterilen yoğun çabalara rağmen, kadavra bulma meselesi ülkemizde halen lokal çözümlerle yürümektedir” diye konuştu.

hepatit b karacider kanseri uzerine etkisi

Yazan admin | karaciğer kanseri | Salı 25 Aralık 2007 9:41 pm

Hepatit B Yazıcı Versiyonu »
Hepatit B nedir?Hepatit B , hepatit B virüsünün (HBV) meydana getirdiği bir enfeksiyon hastalığıdır. Dünyada en çok görülen enfeksiyon hastalıklarından biri olan hepatit B, bütün dünyadaki önde gelen dokuzuncu ölüm nedenidir.
Hepatit B, hafif ve belirti vermeyen bir enfeksiyondan, çok daha ağır karaciğer hastalıklarına ve bu arada sirozla primer hepatosellüler karsinomaya (karaciğer kanserine) kadar değişebilen çeşitli tablolara neden olabilir. Karaciğer kanseri, dünya da en yaygın kanserlerden biridir.İltihap : Enfeksiyon etkenlerine veya tahriş edici maddelere tepki olarak bir dokuda iltihap hücrelerinin ve sitokinlerin toplanmasıdır.
Antijen : Vücuda giren ve bağışıklık sisteminin tanımadığı her türlü yabancı madde.
Antikor : Bağışıklık sistemi tarafından yapılan ve yabancı bir antijene bağlanıp onu nötürleşme amacı güden bir protein kompleksi. Ne kadar insanda kronik hepatit B virüsü enfeksiyonu vardır?En az 350 milyon insan bu hastalığın kronik taşıyıcısıdır. Coğrafi dağılım, dünyanın her tarafından çok değişik rakamlarla ifade edilmektedir.
Dünyada 2 milyardan fazla insanın hepatit B virüsü ile enfekte olduğu bilinmektedir, ama bunların hepsi kronik taşıyıcı değildir.
Hepatit B’nin coğrafi dağılımı Çin, Güneydoğu Asya ve Afrika gibi yerlerde çok yüksek; Güney Amerika , Batı Avrupa ve Avustralya gibi yerlerde düşüktür. Avrupa’da her yıl 900.000 – 1 milyon insan hepatit B virüsü ile enfekte olmaktadır. ABD’de her yıl 140.000-320.000 akut hepatit B enfeksiyonunun gerçekleştiği hesaplanmıştır. Bu enfeksiyonların çok büyük bir bölümü, kronik hastalığa neden olmadan kendiliğinden iyileşmektedir.
Asya ve Afrika’daki birçok ülkeye ait rakamlar bilinmemektedir ama söz konusu bölgelerdeki kronik taşıyıcı yaygınlığının yüksek olması, enfeksiyon oranının da yüksek olması gerektiğini göstermektedir.Uzun Süreli Taşıyıcı Dağılımı
• Dünyada 350 milyon uzun süreli taşıyıcı var.1• %25′i, hepatit B ya da ilişkili komplikasyonlarına bağlı olarak ölecek.2• Her yıl HBV infeksiyonundan 1 milyon dolayında insan ölmekte.3 • HBV, dünyada 9. ölüm nedenidir.4• Uzun süreli taşıyıcıların %75′i Asya/Pasifik’te yaşamaktadır.5
1 WHO 1998; 2 Mast 1993; 3 Lee 1997; 4 Boag 1991; 5 Gust 1996
Asya/Pasifik Uzun Süreli TaşıyıcılarÜlke Milyon KişiÇin 120.0Hindistan 48.0Endonezya 11.6Filipinler 7.6Tayvan 3.0Kore 2.5Japonya 1.3Hong Kong 0.7Avustralya 0.2Singapur 0.03
Hepatit B Nasıl Bulaşır?Hepatit B, değişik yollardan bulaşabilir. İleri derecede yaygın olan bölgelerdeki bulaşma en çok, anneden çocuğa ve çocuktan çocuğa gerçekleşmektedir. Kan ve meni gibi vücut sıvılarının da, virüsü bulaştırabildiği bilinmektedir. (Kan alma veya cinsel yoldan bulaşma)
Asya Pasifik bölgesinde, hastaların çoğu virüsü doğum zamanı ya da doğum zamanına yakın bir zamanda edinir1 – hepatit B ile infekte olan 10 kişiden 9′u yetişkinliğe geçtiklerinde hala hepatit B ile infekte olacaklar.2
Dünyanın geri kalanında, hepatit B virüsünün, cinsel temas ya da kontamine kana maruz kalım yoluyla, adolesan ya da yetişkin dönemde edinilme olasılığı daha yüksektir.1
1 Margolis et al. 1991; 2 Thomas 1996 Karaciğerin Biyolojik Fonksiyonları Nelerdir? Karaciğer yağların ve yağda emilen vitaminlerin emilimi; albumin ve pıhtılaşma faktörleri gibi proteinlerin yapılması açısından önemli bir organdır. Atık maddelerin detoksifikasyonundan da, yine karaciğer sorumludur. Karaciğer barsaklardan emilerek kana karışan besleyici maddelerin; proteinler ve diğer hücre elemanlarının sentezinden önce işlem gördüğü yerdir. Ayrıca karaciğer daha sonra kullanılmak üzere kan şekeri ve vitamin depolar, vücuttan atılması gereken zararlı maddeleri zararsız hale getirir (detoksifikasyon). Hepatit B Virüsünün Karaciğerdeki Akıbeti Nedir?Hepatit B virüsü, karaciğer hücrelerine bağlanıp bunları enfekte ettikten sonra, kronik enfeksiyonun gelişmesiyle sonuçlanan, benzersiz bir mekanizma ile çoğalır. Dolaşıma, büyük miktarda virüs ve virüs proteinleri karışır. Hepatit B Virüsü Nasıl Hastalık Yapar?Hepatit B virüsü karaciğer hücresi içerisine kendi genetik materyalini yerleştirerek, bu hücrelerin rutin çoğalma mekanizması ile üremelerini sağlar. İnsan vücut bağışıklık sistemi, virüsün genetik materyalini içeren kendi karaciğer hücrelerine saldırmak üzere harekete geçer. Yani virüs dolaylı yoldan karaciğere zarar verir. Bağışıklık sisteminin aralıksız saldırıları, karaciğer hücrelerinin hasar görmesiyle ve ölmesiyle sonuçlanır. Hepatit B ‘nin Doğal Seyri Nasıldır?Hepatit B enfeksiyonu, çeşitli şekillerde seyredebilir. Akut hepatit, genellikle kendiliğinden iyileşen, iyi huylu bir enfeksiyondur ama hastaların bir bölümünde kronik hepatit B yönünde ilerler. Kronik hepatit B, aralarında siroz, karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanserinin de olduğu daha ciddi durumlara neden olabilir. Diğer Bilgiler• Bazı bireylerde virüs, akut hepatit enfeksiyonu sırasında tamamen ortadan kaybolabilir.• Kronik enfeksiyonu olan hastaların %25-40 kadarı sonunda, hepatit B virüsü ile bağlantılı bir hastalık nedeni ile ölmektedir.• Organ/doku nakledilenler veya HIV (AIDS virüsü) ile enfekte bireyler gibi bağışıklık sorunları olan insanlarda kronik enfeksiyon riski büyük ölçüde artar.• Karaciğer kanseri gelişen insanlarda bu genellikle, akut enfeksiyondan 30 -50 yıl sonra görülür.• Karaciğer kanseri vakalarının %75-90′ı, kronik hepatit B sonucudur.• Bir enfeksiyon hastalığı olan hepatit B, dünyadaki ölüm nedenleri listesinde dokuzuncu sırada bulunmaktadır. Dünyanın her yanında 2 milyardan fazla insan HBV (hepatit B virüsü) ile enfekte olmuştur ve bunların 350 milyon kadarı, hastalığın kronik taşıyıcısı konumundadır.• Hepatit B virüsü karaciğer hücrelerini, bağışıklık sisteminin enfekte (mikrop bulaşmış) karaciğer hücrelerine saldırmasını uyararak dolaylı yoldan tahrip eder. Ancak bağışıklık sistemi her zaman hepatit B virüs enfeksiyonunu tamamen ortadan kaldıramaz. • Başlangıçta hepatit B enfeksiyonunu izleyen belirtiler hafif ya da özel olmayabilir. Belirtiler görülürse ;öncelikle sarılık, iştahsızlık ve karın ağrısı şeklinde olabilir. Hepatit B virüs enfeksiyonu, değişik şekillerde ilerleyebilir. Akut hepatit B 4 hafta ile 6 ay arasında değişen bir süre devam ederken, kronik hepatit B’nin aktif şekline geçişi, 15-30 yıl gibi uzun bir süre olabilir.• Kandaki virüsün (vireminin) ortaya konulması ve sayılabilmesi açısından en güvenilir yöntem, hepatit B virüs DNA’sının izlenmesidir.• Hepatit B virüs enfeksiyonunun teşhisinde kullanılan bazı antijen ve antikor testleri vardır. Bunlar;o Kronik hepatit B virüs enfeksiyonunu işaret eden; Hepatit B yüzey antijeni testi (HBsAg )o Virüsün çoğalmakta olduğunu gösteren; Hepatit B e antijeni (HBeAg) veya HBV DNA testidir.

zayiflama caylari karacigeri etkiliyor

Yazan admin | karaciğer kanseri,sağlık | Salı 25 Aralık 2007 12:10 am

Zayıflama çayları karaciğeri etkiliyor.
Zayıflamak ve forma girmek amacıyla içilen bitkisel çaylar, akut hepatitten siroza kadar ciddi karaciğer hasarına neden olabiliyor. Zayıflama çaylarında bulunan alkaloit adlı kimyasalların, akut hepatit başta olmak üzere hızlı seyirli ve ölümcül sarılık ve siroz gibi ciddi karaciğer hastalıklarına neden olduğu belirtildi. Türk Karaciğer Araştırmaları Derneği Başkanı Prof. Dr. Nurdan Tözüm, “Son zamanlarda moda haline geldi ama ben zayıflamak için çay tüketilmesini önermiyorum. Kullanan kişinin de bu çayların, sağlığına zarar verebileceğini ve karaciğerinde geçici ya da kalıcı ciddi hasar bırakabileceğini bilmesi gerekir” dedi.
Uzakdoğu’dan gelen çaylara dikkat
Prof. Dr. Nurdan Tözüm, son dönemlerde sıkça tüketilen zayıflama çaylarının özellikle yüksek dozlarda alındığında vücutta biriktiğini ve çayların içindeki alkaloit kimyasalının da karaciğer hücrelerine ciddi zarar verdiğini söyledi. Prof. Tözüm, “Uzakdoğu’dan gelen bir takım çayların karaciğerde hasara neden olduğunu önceden biliyoruz. Bu bitkiler, doğadan çıktıkları şekliyle alkaloit içeriyor ki bu madde karaciğer üzerinde toksik etkiye sahiptir”dedi.
Bitkisel zayıflama çaylarının yan etkileri ile ilgili vaka ve rapor bildirimlerinden yararlandıklarını belirten Prof. Tözüm, bu çayların siroza bile yol açabileceğini ifade etti. “Özellikle Çin ve Jamaika’dan elde edilen özel çaylar, karaciğer hücresinde akut hepatite dolayısıyla karaciğer hücresinde yoğun hasara neden oluyor. Çok nadir de olsa hızlı seyirli ve ölümcül hepatite yol açabilir. Uzun vadede sürekli kullanılırsa karaciğer toplardamarlarında hasar yapıp siroza bile neden olabilir. Ancak genelde bizim en çok korktuğumuz, akut hasara yol açmasıdır. Bu, literatürde çok sık rastladığımız bir durumdur. Mesela bizim aloevera kullanıp karaciğer nakline giden iki hastamız oldu, en çok bildirim de Amsterdam ve Fransa’dan yapılıyor.”
Adaçayı ve ıhlamur rahatlıkla içilebilir
Zayıflama çaylarının karaciğer hücreleri üzerindeki zararlı etkisiyle ilgili bilginin, diğer bitki çayları için de geçerli olup olmadığı sorusuna Prof. Tözüm, “Bütün bitkisel çayların zararlı olduğunu söylemek mümkün değil. Çünkü bu ürünlerle ilgili çok fazla kontrollü ve tıbbi çalışma henüz yok. Ancak bazı bitki çayları açıkta ve çok ucuza satılıyor. En azından bu ürünlere itibar edilmemeli, bütün dünyada satılan ve zararı görülmemiş ada çayı, ıhlamur gibi çayların tüketilmesinde hiçbir sakınca yok” diye cevap verdi.
Zayıflamak için çay içmek doğru değil
Türk Karaciğer Araştırmaları Derneği Başkanı Prof. Tözüm’e göre, daha kaliteli bir yaşam için tüketilen bu ürünleri kullanırken sağlık üzerindeki etkilerinin farkında olmak büyük önem taşıyor. “Zayıflamak için çay tüketmemek gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bunların içinde diüretik dediğimiz idrar söktürücüler var. Bunlar vücudun daha çok suyunu atıyor, oysa ki insan bol su içse aynı etkiyi sağlar ve daha sağlıklı olur. Yani tüketici, bu çayların bazı riskleri yanında getirebildiğini ve karaciğerlerinde akut ya da kalıcı hasar bırakacağını bilmeli.”

karaciger kanseri ilacı nexavar

Yazan admin | genel,karaciğer kanseri | Cumartesi 22 Aralık 2007 8:36 pm

amcam mide ağrısı şikayeti ile gittiği hasteneden karaciğer kanseri teşhisi ile çıktı bu arada bir sürü yahliller yapıldı bu blogda bu konuyu paylaşmak istiyorum

Karaciğer kanseri ileri derecede ise yapılacak birşey kalmıyor. Şu anda bayer ilaç firmasına ait nexavar adında bir ilaç var 3 aydır onu kullanıyor . biraz daha iyi görünüyor. ama bu nexavar adlı ilaç çok pahalı şu anda 38oo euro ya alınıyor. İlaç firmasına yazı yazdık ama bir cevap gemedi.
Anladığım kadarı ile kanı aşırı derecede sulandıran bir ilaç dinmeyen diş eti kanamaları başladı,
doktoru diş çekimine izin vermedi.Nexavar yan etkilerinin hepsini kendisinde gördük.
Durumun devamını sizinle paylaşmaya devam edeceğim.
Karaciğer kanseri hastaların durumlarını bu blogda paylaşalım. yorum yaparak yazılarınızı yayınlayabilirsiniz.

« Onceki