FAKO katarak ameliyatı

Yazan admin | göz sağlığı | Cumartesi 25 Ekim 2008 11:44 am

Bugün için kullanılan en geçerli ve sonuçları en başarılı yöntemdir. En büyük avantajı, çok kısa bir sürede uygulanabilmesi ve göz çok büyük kesilmeden, küçük bir delikten çalışılabilmesidir. Ameliyat sonrası görme gücü çok hızla geri kazanılır ve ameliyat. özel mercekler konarak, dikişsiz yapılır. Hasta çok kısa sürede narkoz almadan, iğne yapılmadan, sadece gözü uyuşturan damlalarla ameliyat olup evine gidebilir ve birkaç gün içinde de günlük yaşantısına yavaş yavaş geri dönebilir.
Adım adım FAKO ameliyatı
1. Ilk olarak hastanın gözüne 4-5 kez gözün yüzeyini uyuşturan bir damla damlatılır. Başka bir anestezi yöntemine gerek yoktur. Bu şekilde damla ile yapılan uyuşturmalera “topikal anestezi” denir. Gözün şeffaf kısmı olan kornea ile beyaz bölümünü oluşturan skıeranın birleştiği bölge, katarakt ameliyatında ilk kesinin yapıldığı yerdir. Yaklaşık 3 mm’lik özel bir kesi ile gözün içine ulaşılır. 
 
 
2. Bu kesi yerinden gözün içine, göz dokularını koruma özelliğine sahip özel jöle kıvamında bir madde doldurulur. Bu madde cerraha gözün içinde rahat ve emniyetli çalışma olanağı sağlar.
3.GÖzÜn renkli kısmı olan irisin
arkasında gözün merceği (lensi) bulunur.
(yoğunlaştığı zaman katarakt diye adlandırdığımız doku) Katarakt bir zar içinde bulunmaktadır. Kistotom diye isimlendirdiğimiz bir alet yardımıyla katarakt zarının on yüzünde yuvarlak bir pencere açılır.
4. Ortasında pencere açılan bu zar, kataraktın çekirdeği (nükleus) ve kabuğundan (korteks) sıvı kullanılarak ayrılır. Özel bir enjektör ile zarın yan yüzlerinden arkaya verilen sıvı, zarı diğer bölümlerden soyarak ayırır. Bu işlemle katarakt, kendi zarının içinde serbest bir hale gelmiş olur.
5. Sıra artık kataraktın temizlenmesine gelmiştir. Bu safhada fakoemülsifikatör (kısaca fako) denilen cihaz kullanılır. Bu cihaz ultrasonik güç yani ses dalgası gücünü kullanır. Bu cihazın 2.7mm olan ucu; kataraktı hem parçalar, hem bu parçaları içine emer, hem de boşalan bölgeyi doğala yakın bir sıvı ile doldurur.
6. Sert kataraktıarda ikinci bir alet yardımıyla çekirdeği kırma işlemi yapılır. Sert katarakt daha küçük parçalara kırılarak daha kolay temizlenmesi sağlanmış olur.
7. Kataraktın büyük parçası olan çekirdek temizlendikten sonra korteksin temizlenmesi işlemi yapılır. Korteks, zarın iç yüzeyine yapışık olan bir tür iç kabuktur. Kataraktın doğal zarının boş ve temiz bir torba haline gelmesi sağlanmış olur.
S.GÖzÜn içi artık katarakttan temizlenmiştir. Rahat ve emniyetli bir çalışma için yeniden jöle madde ile doldurulur. Artık bu madde kataraktın boşaltlığı zarının içini doldurabilmektedir.

9. Sıra suni göz içi lensini, çıkarılmış olan doğal lensin (katarakt) yerine yerleştirmeye gelmiştir. Özel bir maddeden yapılmış olan bu suni lens, yumuşak olduğu için katlanabilmektedir.
 Yine özel sistemlerle katlanarak 3 mm.  ~
olarak hazırlanmış olan kesiden gözün içine sokulur ve daha sonra da doğal
lens zarının içine yerleştirilir. Bu lens, gözde reaksiyon yapmayacağı bilimsel olarak kanıtlanmış (50 yıldan fazla bir süredir) özel bir maddeden imal edilmiştir.
10.Artık ameliyat tamamlanmıştır. Herhangi bir dikiş koymaya gerek kalmaksızın hasta ameliyat masasından kalkabilir. Yaklaşık 1 saat sonra gözünü açabilir ve evine dönebilir.
Ameliyat süresi
Yaşa bağlı katarakt ameliyatı, cerrahın tecrübesine ve gözün durumuna göre yaklaşık olarak 15 dakika içerisinde tamamlanır.
İyileşme süresi
Ameliyattan sonra hastanın normal görüşe kavuşması için geçen süre, ameliyatın zorluğuna, kataraktın sertliğine bağlı olarak değişir. Genellikle yumuşak kataraktıarda çok daha hızlı bir düzelme olurken, çok sert bir kataraktın hem ameliyat, hem de düzelme süresi biraz daha uzundur. 1 hafta -15 gün içerisinde çok iyi bir görme noktasına gelinir. Hasta lS’inci günle 30′.uncu gün arasında tamamıyla iyileşir. Doğru zamanda gelip ameliyatını olmuş bir hasta, 1-2. günde bile düzelebilir.
Ameliyat sonrası
Her cerrahi müdahalede risk vardır ve enfeksiyon da bunlardan en önemlisidir. Hastaya önlem olarak bir antibiyotikli damla verilir. Ameliyat olan kişinin damlasını doğru kullanması, özellikle ilk 48-72 saat içinde enfeksiyona karşı çok dikkat etmesi ve hijyen şartlarına uyması gerekir.
. . . .
• Hiçbir şekilde ameliyatlı gözünüzü ovuşturmayın ve baskı uygulamayın.
• Başlangıçta geceleri bir göz bandını koruyucu olarak kullanabilirsiniz. Ameliyatlı gözünüzün bulunduğu taraf üzerine yatmayın.
• Ameliyatlı göz, su ve sabunla temas etmemelidir. Bu nedenle ilk bir hafta saçınızı kendiniz yıkamayın, başınızı arkaya eğerek başkasına yıkatıp kurulatın.
• Eğer dışarı çıkacaksanız, rüzgarlı ve güneşli havalarda koruyucu gözlük ve göz bandajı kullanın.
• Ağır bedensel hareketlerden kaçının, ağır yük kaldırmayın ve taşımayın. Eğer muhakkak eğilecekseniz, başınızı ve vücudunuzu öne eğerek değil, dizlerinizi bükerek eğilin.
• Yüzme, daima ve diğer su sporlarını ne zaman tekrar yapabileceğinizi göz doktorunuza danışın.
• Doktorunuz kontrollerden sonra size onay vermeden, otomobil kullanmayın.
• En önemlisi ameliyat sonrası doktorunuzun önerdiği ilaçları zamanında kullanın ve kontrollere mutlaka zamanında gidin.
• Ameliyattan ortalama 1 ay sonra, geceleri kullanabileceğiniz bir gözlük, göz doktorunuz tarafından reçete edilir.

Katarak nedir, belirtileri ve tedavisi

Yazan admin | göz sağlığı, hastalıklar | Cumartesi 25 Ekim 2008 10:59 am

Katarakt, göz merceğinin saydamlığını kaybetmesi ve buna bağlı olarak görmenin azalması ile sonuçlanan göz rahatsızlığıdır. % 90 yaşa bağlı (senil katarakt) ortaya çıkar. Daha az görülmekle birlikte, travma, bazı sistemik hastalıklar, üveit gibi göz rahatsızlıkları, steroid gibi bazı ilaçların kullanımına bağlı olarak ikincil katarakt gözlenebilmektedir.
Özellikle troid ve diyabet hastalarında katarakt gelişimi daha çabuktur. C vitamini eksikliği, güneşin ultraviole ışınları gibi etkenler katarakt gelişimini hızlandırır.
Doğumsalolarak bebeklerde de konjenital katarakt görülebilir. Yaşlılığa bağlı senil katarakt gelişimi genellikle asimetrik de olsa her iki gözde başlar. Puslu görme, renk kalitesinin bozulması, giderek görme keskinliğinin azalması, katarakt belirtileridir. Düzenli göz kontrolü ile katarakt başlangıcı saptanabilir ve müdahale zamanı belirlenir. Bu nedenle özellikle 40 yaş üzerinde düzenli göz kontrolü gereklidir.
Tanı için kullanılan yöntemler
Katarakt tanısında, hastanın gözünün içine mikroskopik olarak bakılmaktadır. Kataraktın içinden, özel bir lazer yöntemiyle hastanın ameliyat sonrası ne düzeyde göreceği de belirlenmektedir.
 
Oculus Pentacam Göz Tarayıcısı ile katarakt analizi yapılmaktadır. Lens yoğunluğu, bu cihaz sayesinde analiz edilmekte ve niceliği saptanmaktadır.
Speküler mikroskopi, katarakt operasyonu öncesi tüm hastalara uygulanarak, hastaların kornea endotelinin (gözün şeffaf tabakasının en derin kısmı) operasyondan nasıl etkileneceği önceden tespit edilmektedir. Operasyon sırasındaki manevralar bu sonuca göre düzenlenmektedir.
Katarakt ameliyatı ne zaman yapılmalı?
Hastanın görmesi kendine yetmediği ve katarakt tanısı konulduğu andan itibaren ameliyat yapılabilir.
Doğumsal kataraktlar
Anne adayının hamileliğinin ilk dönemlerinde geçirdiği kızamıkçık hastalığı, antiviral ilaçlar.gibi etkenler, çocukta doğuştan katarakta neden olabilir.
Doğumsal kataraktı, ancak çok dikkatli aileler farkedebilir. Çocuk hekiminin de bu konuda hassas olması, doğar doğmaz yapılan genel muayenede, bebeğin gözüne tutacağı basit bir ışık yardımıyla birtakım tespitlerde bulunması mümkündür. Bütün bunlar yapılmadıysa çocuk en geç 2 yaşında, farkedilir bir problemi olsun olmasın, mutlaka bir göz doktoruna kontrole getirilmelidir.

Gözde laser teknolojisi

Yazan admin | göz sağlığı | Pazar 22 Haziran 2008 11:46 am


Gözlüklerinden ve lenslerinden kurtulmak isteyen, gözlüksüz günlerini özleyen binlerce insan, Türkiye’ye 1992 yılında gelen laser teknolojisinden yararlanarak hayatında ‘camsız’ bir sayfa açmıştı. Ancak 16 yıl önce excimer laser yöntemiyle yapılan bu ameliyatlar çok ağrılıydl. ilk 48 saat dayanılmaz ağrılar çekiliyor, her iki göz kapatılıyor, ameliyattan sonra gece ışık saçılmaları, loş ışıkta bulanık görme gibi yan etkiler olabiliyordu. Oysa şimdi laser teknolojisi ile ağrı, yanma ve batma şikayetleri ortadan kalktı. işlemden sonra gözleri kapatmak ve 15-20 gün işten geri kalmak da yok. Konfor yükseldi, doktorun da hastanın da stresi kayboldu.

Gözde laser teknolojisiyle ilk yıllarda neler yapıldı?
Laser teknolojisi 1987′de dünyada ciddi bir yerlere geldi, Türkiye’ye ise 1992′de geldi, bu anlamda Türkiye gözde laser teknolojisine öncülük yapan ülkelerin başında yer alıyor. Göz hekimleri bu konuda çok başarılı oldular ve Türkiye’ de işler bu anlamda düzgün gittiği için yurt dışından birçok hasta geliyor. Gözlük ve lenslerinden kurtulmak isteyen binlerce insan operasyon geçiriyor. Yabancı hastalar buraya laser ucuz yapılıyor diye değil, çok deneyimli bir doktor grubu ve ciddi bir teknoloji olduğu için de geliyor. Excimer laser çok ağrılıydı. Hastalarda bu nedenle korku oluştu mu? İlk başlarda excimer laserler kullanıldı. Hasta konforu açısından çok olumsuz sonuçlar vardı. Yani gözlerin iki gün kapatılması, ilk 48 saat çok yoğun ağrılar çekilmesi, gözde yanma, batma ve  kaşınma şikayetlerinin olması bu teknolojiyi geliştirme ihtiyacı duyulmasına neden oldu. Zaten 1994 yılında da lasik tedavisi ortaya çıktı.
Lasikte neler yapıldı? Şiddetli ağrı sorunu ortadan kaldırılabildi mi? Lasik tedavisi 1994 yılında başladı. İşin içine keratom girdi. Keratom ne yapıyordu, komea tabakasının yani laserin yapıldığı dış yüzeyden ince bir tabakayı (flep) kaldırıyordu. Bu flep aym kapı menteşesi gibi bir tarafı kesilmeden kaldırılıyordu. Altta kalan dokuya laser uygularup gözlük ya da kontakt lens numarası laser ile düzeltiliyordu. Bu flep tekrar yerine kapatılıyordu. Yara haline getirilen yer iki dokunun arasına sıkıştığı için iyileşme 3-4 saatle sınırlıydı. Diğer ağrılı yönteme göre büyük bir konfor yarattı. Hastalar aym gün işlerine döndüler. Ağrı yüzde 10′ a indi ama bu da yeterli değildi.

Astigmatlar ve hipermetroplar bu gelişmelerin kıyısında kaldı. Şimdi durum nasıl?
Doç. Dr. Şener: Wavefront teknolojisinin gelmesiyle birlikte her gözün yapısırun farklılığı, asimetrik gözler, miks astigmatlar ve karmaşık numaralar için de gün doğdu. Wavefront teknolojisi sayesinde, gözün yapısını tıpkı bir parmak izi gibi kayda geçirdik. Laser bilgisayarla o göze ne yapılacağına karar verildi, ona göre tedavi yaptık. Bir noktaya daha gelindi. Keratom denilen alet ile keserek bir flep hazırlıyorduk. Keratom içinde bıçak taşıyan bir alet. Ve komplikasyonların yüzde 90′ nının oluştuğu bölüm de bu. Yarım kesilmiş, düzgün olmamış flepler, tam ortasında delik olan flepler gibi birtakım komplikasyonlar grubu var ki, laser ile hiç komplikasyon görmezken flep hazırlarken ciddi komplikasyonlar vardı. Becerisi eksik ellerde ciddi komplikasyonlar ortaya çıkıyordu. Wavefront ve femtosecond teknolojileri işte bu komplikasyonları ortadan kaldırdı.
Femto second teknolojisini son yıllarda sık duyar olduk. Bu teknolojiyle gözde neler oldu?
Doç. Dr. Şener: Gözdeki laser uygulamalarında arayış devam etti. 2000 yılından beri başlayan çalışmayla ‘femto second’ laserler gündeme geldi. Nokta vuruşlar yaparak dokuda istenilen derinlikte, bir mikronluk bir yüzeyde hava kabarcıkları oluşturarak ayırmaya başladık. Kenarın şekli, derinliği, yüzeyin yapısı, flebin nerede ne kadar kalın olacağı, hatta kenarı çentikli mi düzgün mü olacak buna kadar oynayacağımız bir hale geldi.
Bu yüksek teknolojiler, aynı gözde birlikte kullanılabiliyor mu?
Doç. Dr. Şener: Femto second Türkiye’ye 2004 yılında girdi. Biz de Acıbademgöz olarak bu teknolojinin Türkiye’ deki öncülerinden olduk. Dünyada üç firma var ama ikisi ciddi anlamda bu cihazı üretiyor. Dört yılda teknoloji çok hızlı gelişti. Ana prensip değişmedi. Birkaç şey yapma şansımız çıktı. Laser cerrahisinin fleplerini hazırlıyoruz, flebin kalınlığı ne kadar olsun, kenarda ortada ne kadar olsun diye karar veriyoruz. Menteşe bölümünü yani kesilmemiş yeri nereye getirelim, hangisinde daha başarılı oluruz gibi bir sürü esas sonuca tesir edecek noktayı daha flebi keserken hazırlamış oluyoruz. Eğer uygulama sıra¬sında hata olduysa, teknoloji bize bunu anında düzeltme şansını veriyor. Emme halkası gözü bıraktı ve hasta oynadı, hareket etti, herhangi bir şeyoldu. Başa alıyoruz laseri, aym yerden bir daha hazırlıyoruz, yine bir problem olduysa tekrar başlıyoruz. Laser işlemleri artık, hasta ve doktor açısından stressiz bir hale geldi, hata payım sıfıra yakın bir noktaya getirdi.
“Laser işlemleri artık, hasta ve doktor açısından stressiz bir hale geldi, hata payını sıfıra yakın bir noktaya getirdi,”

Eskiden yapılamayan hangi işlemler şimdi yapılabiliyor?
Doç. Dr. Şener: Hipermetroplarda müthiş bir başarı elde ettik. Hipermetroplarda tedavi merkezin etrafında yapıldığı için kenara yakın olunuyordu. Kenara yaklaştığın zaman da çevreden oraya hücre girip yaptığın işi bozma ihtimalini artırıyorsun. Şimdi dışardan oraya hücre giremediği için başarı şansımız arili. Astigmatlarda daha başarılıyız artık. Femto second sayesinde flep daha ince hazırlanıyor. Altta daha kalın bir doku buakıyoruz. Korneanın mimarisiyle ilgili son yapılan çalışmalarda artık gözdeki tüm işlemlerin, femto second ile yapılması öneriliyor. Kalın kesiyle yapılan fleplere göre ince flepler yaratmanın, daha keskin görme gücü, korneanın sağlığı açısından çok faydalı olduğunu tüm çalışmalar gösterdi. Miks astigmatlarda femto second ve wavefront teknolojisini karıştırınca çok yüksek başarı elde ediyoruz.
Sanki bütün işi teknoloji yapıyor görüntüsü var. Cerrahın mahareti önemli değil mi?
Doç. Dr. Şener: Bu teknolojinin yaptığı bir şeyama sonuçlardan çok memnun kalıyoruz. Cerrah mahareti yok diyemeyiz. Eğer hastada dikey astigmat varsa ve hekim orada flebin derecesini iyi ayarlayamazsa başarılı olamaz. Hastanın gözüne ilk bakhğında teknolojinin hangisini uygulayacağına doğru karar veremezsen yolda kalırsın. Hepimiz araba kullanıyoruz şoförüz ama Formula 1 arabasına binersek kullanamayız. Onun için ayrı bir eğitim ve ayrı deneyler gerekiyor. Bunu yapmazsan kullanamazsın. Laser de böyle bir şey. Teknoloji arthkça eğitim ve deneyimin de artması lazım. Bizler birbirimize öğretmek zorundayız, benim ameliyathanem herkese açık, hekimler buradaki düzeni bozmadan her ameliyah yapabilir. Hatta her ameliyat burada kaydediliyor. Hasta beş sene önce de ameliyat olsa kendi ameliyatırıın DVD’sini alıp gidebiliyor.
Laser göz tansiyonu tedavisinde de kullanılabiliyor mu?
Doç. Dr Şener: Hiçbir yeri kesmeden sadece lasere intaks halka yerlerini hazırlayıp içeri halkaları 30 saniyede koyarak ameliyat yapıyoruz. Göz tansiyonunda gözün kenarını kesip içine girip daha derinde bir kat oluşturarak ameliyat yapıyoruz.
Gözde başka neler yapılıyor ve gelecekte neler planlanıyor? Doç. Dr. Şener: Yakın gözlüğü cerrahisinde birçok adımlar ahldı. Gözü uygun hastalarda başarılı sonuçlar da alındı. Ancak bu uygulamalar kalıcı olamadı; gözdeki kusurlar 1,5 -2 yıl içinde geri dönüyordu. Şimdi göze hiç dokunmadan o çok odaklı gözlük ve kontakt lenslerin bir formunu, korneanın içine femto second ile yapabiliyoruz. Henüz çalışmalar sonlanmış değil. Ama ilk yapılan birkaç yüz hastanın sonuçları çok iyi.

 

laserli göz ameliyatları hakkında soru ve cevaplar

Yazan admin | göz sağlığı, sağlık | Pazartesi 26 Mayıs 2008 11:22 am

 

Laser tedavisi ağrılı bir işlem mi?
Hayır, Göz damlalarla uyuşturulduğu için lazer tedavisi sırasında hiç ağrı, acı duymuyorsunuz.

——————————————————————————–

Laser tedavisi ne kadar sürüyor?
Bir göz 4-5 dakika sürüyor. Laser ışının uygulandığı süre saniyeler mertebesinde.
——————————————————————————–

göz laser ameliyatı sonuçlar ne kadar başarılı?
Genel istatistiklere göre laser olan hastaların yaklaşık %97’si ehliyet alabilecek bir görmeye sahip oluyorlar. Bizim istatistiklerimize göre ise göz tembelliği olmayan hastalarımızın tamamı tek uygulamayla ehliyet alabilecek görmeye kavuşuyorlar. Genel kanının aksine göz numaraları ne kadar düşükse tek müdahele ile tam düzelme ihtimali o kadar yüksektir.

——————————————————————————–

Laser tedavisinde körlük riski var mı?
Hayır, böyle bir risk yok. Körlük ancak gözün arkasındaki retina tabakasının, görme sinirinin ya da beynin görme merkezinin zarar görmesiyle oluşur. Oysa excimer laser tedavisi ve LASIK gözün arkasına değil önünde bulunan kornea tabakasına uygulanır. Kornea tabakanız tamamen harap olsa bile -ki böyle bir durum olamaz- değiştirilebilir.
Göz tedavisinde kullanılan pek çok çeşit laser var. Şeker hastalığı, yaşa bağlı görme merkezi dejeneransı ve damar tıkanıklığına bağlı retina hasarlarında da başka tür laser uygulanmaktadır ve bu hastalar retina hastalıklarının ağırlığı nedeniyle kör olabilmektedirler. Genellikle bu farklı laser müdahaleleri karıştırılmaktadır. Ayrıca ağır miyopisi olanlarda da laser tedavisine bağlı olmadan, göz yapısından kaynaklanan retina problemleri fazla olmaktadır. Bunlar da körlüğe yol açabilmektedir. Bunların hiç birinin Excimer laser, LASIK tedavisiyle alakası yoktur.
——————————————————————————–

Uzun dönemde LASIK’in herhangi bir negatif sonucu var mı?
Excimer laser dünyada 1981′den beri refraktif cerrahide kullanılmaktadır ve şimdiye kadar hiç bir kısa ve uzun dönem göz hasarı bildirilmemiştir.

——————————————————————————–

Sonucu hemen görebilecek miyim?
Hastaların çoğu laser tedavisinden hemen sonra görüşlerinde iyileşme farkederler. Tedaviden hemen sonra görüş suyun arkasından bakıyor gibidir. 4 saat sonra daha net bir görüş olur. Ertesi gün de genellikle sonucun %80′ine ulaşılır. Kalan %20 iyileşme ise genellikle 1-2 hafta içinde olur.
——————————————————————————–

LASIK tedavisi sonrası kısıtlamalar var mı?
15 gün gözlerin oğuşturulmaması, 3 gün gözleri deniz ve havuza sokmamak gereklidir.

——————————————————————————–

Ne zaman araba kullanabilirim?
Hastaların çoğu ertesi gün gözlüksüz ve kontakt lenssiz araba kullanabilirler. Ayrıca ek bilgi olarak da ehliyet sınavını gözlüksüz geçebilirler.
——————————————————————————–

Ne zaman işe başlayabilirim?
Hastaların çoğu ertesi gün normal aktivitelerine dönebilirler.

——————————————————————————–

Ameliyat sonrası düzelme kalıcı olacak mı?
LASIK tedavisi kalıcı bir tedavidir. Kornea stabil bir doku olduğu için laserle üzerinde yapılan değişiklikler kalıcıdır. Nadiren bazı kişilerde yapılan düzeltmede minimal bir gerileme olabilir. Bu da eğer gerekirse LASIK’le tekrar düzeltilebilir.

——————————————————————————–

Lazer tedavisi olduktan sonra numaraların geri geldiğini duyuyoruz, bu doğru mu?
Evet doğru duymuşsunuzdur. PRK yönteminin uygulandığı kişilerin bir kısmında numaralarda bir miktar geri gelme görülebilir. LASIK’te ise yüksek numaralarda 6 aya kadar minimal bir gerileme görülebilir, uygulama bu durum göz önüne alınarak hesaplanmalıdır.

——————————————————————————–

Lazer tedavisi olduktan sonra ilerde hipermetrop olunduğunu duydum. Doğru mu?
Hayır, doğru değil. Bu konuyla ilgili halk arasında bir yanlış anlama var. Lazer tedavisi olsun veya olmasın her insanda 40 yaşını geçtikten sonra yakını görme güçlüğü başlar. Biz tıpta buna presbiyopi diyoruz. Presbiyopide hipermetropi gibi + yani ince kenarlı mercekli gözlük kullanıldığı için presbiyopi ve hipermetropi birbirine karıştırılıyor. Presbiyopi ile hipermetropi arasındaki önemli farklardan biri hipermetropların (+) gözlüklerini sürekli takmaları gerekirken presbiyopların sadece yakın için bu gözlüğe ihtiyaç duymalarıdır.
Eğer hipermetropi ile kast edilen presbiyopi ise laser tedavisinin bu doğal proses üzerinde bir etkisi yoktur. Çünkü presbiyopi göz merceğinin odaklama işlevinin azalmasından kaynaklanır oysa laser tedavisi kornea üzerinde yapılan bir odaklama ayarıdır.
Bununla birlikte bilinmesi gereken bir nokta vardır. Bu da 1-2 derece miyop olan kişilerin odak noktaları normal insanlardan daha yakına ayarlı olduğu için yaşlanmayla ortaya çıkan presbiyopi odak noktalarını uzaklaştırsa da yine de yakını görmelerine engel olmaz. Yani kişi eğer 1 veya 2 derece miyopsa presbiyopi için yakın gözlüğü takmasına gerek kalmaz. Uzağı net görmek için taktığı gözlüğünü yakına bakarken çıkarıp okuyabilir.
Bu durumu anlamak için şöyle bir hesabı bilmekte yarar vardır:
Uzağı çok iyi gören 40 yaşında birisi yakını net görmek için +1 gözlük kullanırken 50 yaşında birisi +2 yakın gözlüğü kullanır. Buna karşılık -1 miyopu olan kişinin ise 40 yaşında +1-1=0 hiç yakın gözlüğüne ihtiyacı yoktur. Aynı kişi 50 yaşında +2-1=+1 yakın gözlüğü takar. Dolayısıyla 40-50 yaşlarında -1 veya -2 göz bozukluğu olan kişilerin laser tedavisiyle miyoplarının tam düzeltilmesi eğer yakın görmeleri önemliyse pek uygun değildir. 40 yaşın üstünde olup hem yakın hem de uzak gözlüğe bağımlılıktan kurtulmak isteyenler laserle monovizyon yöntemiyle bunu sağlıyabilirler.
40 yaşın altında yakın görmeyle ilgili bir problem olmadığı için bu kişilerin miyopisi laser tedavisiyle tamamen düzeltilebilir. Böylece hem uzağı hem de yakını net görebilirler.

——————————————————————————–

LASIK uygulamasının herhangi bir riski var mı?
Her girişimin riski vardır, doğal olarak LASIK’in de vardır. Fakat bunlar minimaldir ve hiç bir zaman körlüğe ya da görmenin ciddi boyutlarda bozulmasına yol açmazlar. Daha fazla bilgiye ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

——————————————————————————–

Bir kere laser tedavisi olunca tekrar laser olunamayacağını söylüyorlar. Bu doğru mu?
Hayır, tekrar laser tedavisi olunmasında herhangi bir sakınca yok. Hatta özellikle yüksek miyoplarda 6 ay beklenip ikinci laser uygulaması tercih edilebilir. Amerikalılar bunu golfe benzetiyorlar. Birincide deliğe yaklaşıp ikincide deliğe topu sokmak gibi. Hatta İngilizce bilenler için buna “enhancement” ya da “touch-up” diyorlar.

——————————————————————————–

Laser tedavisi sonrası kontakt lens kullanılamayacağı söyleniyor. Doğru mu?
Hayır. İsteyen dilediği renkli kontakt lensi kullanabilir.

——————————————————————————–

Laser tedavisi sonrası katarakt ameliyatı ya da başka göz ameliyatı olunamayacağı doğru mu?
Hayır, sadece katarakt ameliyatı öncesi yapay göziçi merceğinin gücünü hesaplarken dikkat edilmesi gereken hususlar var. Bu konuda bizim dünyaca site edilen çalışmalarımız ve America Journal of Ophthalmology’de yayınlanmış yayınımız var. Dileyen göz doktoru ve hastalara bu konuda daha ayrıntılı bilgi verebiliriz.

——————————————————————————–

Gözlüklerimden kurtulayım derken olan görmemi de kaybetmekten korkuyorum. Bu işi güvenli bir şekilde nasıl yaptırabilirim?
Doğru ellerde, doğru koşullarda, doğru hastaya yapıldığı zaman lazer tedavisinde risk yok denecek kadar azdır. Time dergisi doğru elleri tanımlarken saydam tabaka konusunda üst ihtisas yapmış göz cerrahlarının kötü bir durumla karşılaşma riskini en az 5 kez azalttığını yazmıştır. Doğru koşullar kesinlikle kampanya koşulları değildir. Eğer bir yerde Türk Tabip Odasının belirlediği fiyatların altında lazer uygulanıyorsa ne kadar ünlü ve süslü bir merkez olursa olsun buradan uzak durun. Bir uygulamanın ideal koşullarda yapılmasının belirli bir maliyeti vardır ve bu belirlenmiştir. Uygulama şartlarının denetlenmediği bir ülkede ticari kuruluşların karlarını azaltacağını düşünmek safça olur. Yaşam boyu görmenizi belirleyecek geri dönüşümsüz bir uygulamada tasarrufa kaçtığınıza ömür boyu pişman olabilirsiniz.

——————————————————————————–

Laser tedavisi için çok farklı fiyatlar duyuyorum. Kafam karışıyor. Neyi araştırmalıyım?
İngilizce’de bir söz vardır: “You get what you pay for” yani “ne öderseniz onu alırsınız”. İnsanların içinde ucuza bir şeyi satın alma isteği genellikle vardır, bu görmeniz gibi değerli bir şey olsa da aynı güdünün etkisi altında kalırsınız. Bu güdünüzün farkında olan sağlık tacirleri farkı anlamayacağınızı umarak kendilerince mümkün olan her türlü tasarrufa gitmeyi kazanç kabul ederler. Söz konusu bir ameliyat ta olsa onlar açısından ticaret ticarettir. Bu nedenle sizi çekmek için kampanyalar yaparlar. İşportadan aldığınız bir pantalonu beğenmezseniz atarsanız, ucuza aldığınız bluz iki yıkamada bozulursa giymezsiniz olur biter. Fakat ucuza gözlerinizi tedavi ettireyim derken başınıza gelebilecek problemlerden ne yazık ki bu kadar kolay ve ucuza kurtulamazsınız. Bu şartlarda laser tedavisi olmak sizi kornea naklinden tutun da sarılık, AIDS gibi bulaşıcı hastalıkların kucağına bile itebilir. Değil Türkiye, Amerika’da bile bu nedenlerle büyük cezalarla kapatılmış laser merkezleri bulunduğunu bilmekte yarar var.
Ne yazık ki sağlık uygulamalarının yeterince denetlenemediği ülkemizde hiçbir standard yok. Maliyeti düşürmek için en çok kullanılan malzemelerden, cihazdan, cihazın bakımından, kalibrasyonunun kontrolünden, çalıştırılan personelden tasarruf yapılıyor.
Fiyat alırken elmayla armudu karşılaştırmadığınızdan emin olun. Fakat sorduğunuz sorulara doğru yanıt alıp alamayacağınız da şüpheli. Ucuza tedavi yapan yerlerden bazı yazılı garantileri alıp alamayacağınızı kontrol etmenizi tavsiye ediyoruz. Örneğin göz numaralarınız düşmediği takdirde ikinci bir laser tedavisinin ücretsiz yapılıp yapılmayacağını, ücretsiz kontrol sürenizin ne kadar olduğunu (en az 1 yıl), bu ücrete laser tedavisi öncesi muayene ücretinin, test ücretlerinin dahil olup olmadığını, laser tedavisi sonrası damlalarınızı, ilaçlarınızı içeren bir paketin verilip verilmediğini vb.