kivi meyvesi ve yararları
Kivi meyvesi yıllık sürgünlerde tek tek veya 3’lü gruplar şeklinde olur. Üst kabuk ince ve kahverengi tüylerle kaplıdır. Hasat olumunda 60-150 gr arası ağırlıkta olur.
kivi eşit yeşil renkli ve çok çekirdeklidir, yüksek oranda (100-300mg/100gr.) C vitamini içerir. Ayrıcı P, Fe, K, ve Ca gibi mineraller ve bazı enzimlerce zengindir.ve çok faydalıdır
Kivinin faydaları: Bir kivide, bir portakalda olan C vitamininin iki katı vardır. Potasyum bakımından da zengindirler. Sindirimi kolaylaştırır ve kabızlığı önler.
Kivi ‘nin Alerjik Reaksiyonlara Neden Olma Riski
Neredeyse bütün yiyecekler, bazı hassas insanlarda ve çok genç çocuklarda alerjik bir reaksiyon üretebilir. Alerjik yanıtları vermesi için en yaygın yiyecekler; portakal, buğday unu, ineklerin sütü, kabuklu deniz hayvanları vb. gibi…
Kivi alerjik tepkilerin ilk raporları, meyve tüketiminin Yeni Zellanda’da en yaygın olduğu 1981 yılında gündeme geldi. Kivi alerjisinin yaygınlığı, diğer yiyeceklere oranla daha az olmasına rağmen alerjik reaksiyonların hassa insanlarda görülme sıklığı daha yüksektir.
Semptomları
Öncelikle, alerjik reaksiyon özellikle genç yaştaki çocuklarda bir anafilaktik yanıt olarak tanımlanır; zor nefes alma, dil ve boğazda sert olmayan bir şişlik şeklinde görülür. Diğer bulgular, dudakların şişmesi ve kaşınmasını kapsar. Kivi’nin yenilmesinden birkaç dakika sonra dilde, bazen de midede acı hissedilir, bazı insanlarda kusma. Burun ve gözlerde de kaşıntı görülebilir. Bulgular genellikle, 30 dakika sonra kaybolur.
Nedeni
Alerjiye, actinidin enzimi neden olur. Actinidin kivi’nin başlıca enzim proteinidir. Hayward çeşidinde actinidin, taze ağırlığın %1‘ine tekabül eder, ve bütün Actinidia türlerinde bulunur.
Tedavisi
Vücudun bağışık sisteminin karşılık vermesi ile 30 dakikanın içinde kaybolacak olmasına rağmen çok genç çocuklarda, doktor kontrolünde anti-histaminler ile tedaviyi gerekli kılabilir.
Kivi Reçeli Nasıl Üretilir?
Kivi reçeli, taze olarak yenilmek veya ihraç edilmek için uygun boyutta olmayan ancak sağlam (zedelenmemiş ve bozulmamış) kivi meyvelerinden elde edilir ve kahvaltıda tüketilmekle birlikte, bazı kek,pasta ve çöreklerin üzerine sürülerek onları tatlandırmada da kullanılır. Yüksek kaliteli kivi reçeli üretebilmek için reçelde: pH değeri 2.8–3.5 aralığında olmalıdır. GMK-706R Brix ve Asit Metre ile tayin edilen çözünebilir kuru madde içeriği %4.5 brix’den daha az olmamalı, çözelti rengi 75 ICUMSA biriminden fazla olmamalıdır.
Ayrıca kivi reçeli üretiminde, kıvam arttırıcı olarak pektin kullanımı (KM esasına bağlı olarak %1′den fazla olmamak şartıyla) önerilir. Kivi reçelinde pektin, karbonhidratlı gıdalar üzerine sürülebilirliği arttırır.


MEYAN KÖKÜ BİTKİSİ FAYDALARI
Reçelin faydaları, yararları:Aslında reçelin değil içindeki bitki ve meyvelerin faydaları vardır reçel şekerli oluşu ile kana kolay karışarak enerji verir:
selülit tedavisi için beslenme
Küçük yapraklı ebegümeci (Malva Vulgaris), çit,yol ve eski duvar kıyılarında, harabeliklerde, ama yalnızca insanların yaşadıkları yerlerin çok yakınlarında yetişir. Büyük yapraklı ebegümeci (Malva Grandfolia) ve öteki değişik cinsleri genellikle çiçek ve sebze bahçelerinde yetişir. Anadolu’da 8 Malva türü yetişmekte olup, bunların çiçek ve yaprakları bir ayrım yapılmaksızın “Ebegümeci” olarak kullanılmaktadır. Bu bitkilerin hepsi de yapraklarında, çiçeklerinde ve saplarında (bamyada olduğu gibi) bir sümüksel madde içerirler. Küçük yapraklı bitkinin uzun saplarının ucundaki yapraklar yuvarlak ve çentiklidir. Açık pembeden eflatun rengine kadar değişebilen renkte çiçek açarlar.Bir de yuvarlak meyvesi vardır. Çiçekleri, yaprakları ve sapları, Haziran’dan Eylül’e kadar toplanabilir. Bitki, kurutulduğunda özelliklerinin bir bölümünü yitireceği için, elden geldiğince taze kullanılması gerekir. Ama kurutulmuş bitki yine de kullanılabilir.
Altınbaşak (Solidago virgaurea), hendeklerde, orman kıyılarında, eğimli çayırlarda ve ağaçları kesilmiş orman bölgelerinde yetişir. Yöresel olarak yahudi otu ve altınasa adıyla da bilinir. Tüylü ve altın sarısı çiçeklerle bezeli sapı 80 cm kadar yükselebilir. Ağustos’da, çiçeklenme başlangıcında, bitki sapının orta bölümünden kesilir. Gölgelik ve havadar bir ortamda yüksek bir yere asılır ve iyice kurumaya bırakılır. Saplarla birlikte çok ince kıyılır ve hava almayan kaplarda saklanır. Eterli uçucu yağlar, tanen, Saponin, flavonoids ve astringnet principle içerir. İdrar artırıcı, gaz söktürücü ve antiseptik özelliği vardır. Altınbaşak, bağırsak hastalıklarında ve kanamalarında kullanılır. Ama, her şeyden önce böbrek hastalıklarına karşı olağanüstü bir şifalı bitki olarak övülür. Bitkinin çiçekleri ve yaprakları serinletici bir etkiye sahiptir. Bitki, bedendeki fazla sıvıyı atabilme yeteneğine sahip oldugu için, her tür böbrek ve mesane hastalığında önerilir.
Civanperçemi (Achillea millefolium); yöresel olarak akbaşlı, barsamaotu, binbiryaprakotu, marsamaotu, beyaz civanperçemi, sarı civanperçemi ve kandilçiçeği diye de anılır. Hayatımızdan ayrı düşünemeyeceğimiz bir şifalı bitkidir. Türkiye’de 40 kadar civanperçemi türü bulunmakta ve bunların birçoğu kullanılmaktadır. Türlerine göre 5-100 cm yükseklikte, yapraklar yünlü gibi tüylü ve parçalı, çiçekleri ; beyaz, fildişi beyazı, soluk sarı veya altın sarısı rengindedir. Çok yıllık ve otsu bir bitkidir. Mavimtrak renkli bir uçucu yağ taşır. Bu uçucu yağda azulen, limonen, sineol, borneol, pinenler, seskiterenler vardır. Bitki çayırlarda, dar tarla yollarında, yol kıyılarında ve tahıl tarlalarının kenarlarında kümeler halinde yetişir. Güneşli havalarda çevresine aromalı keskin bir koku yayar. Aslında çiçekleri, güneşin en etkili olduğu saatlerde toplamak gerekir, çünkü o sıralarda eterli yağları ve şifalı gücü doruk noktasında olur. (Referans2: Prof. Dr.Turhan Baytop)

