Vajinismus nedir ? Vajinismus Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri

Yazan sarp | cinsellik, kadınca, psikoloji, sağlık | Salı 17 Ağustos 2010 3:38 pm

Vajinismus Nedir ? : Kısaca, cinsel ilişki sırasında vajinayı çevreleyen pelvik tabanlı kasların istem dışı kasılmasıdır. Bu durum cinsel ilişkiye müsade etmemekte ve veya ağrılı ( acılı ) bir cinsel ilişki gerçekleşmesini sağlamaktadır.

Vajinismus-7Vajinismus tipleri ; birincil ve ikincil olarak ikiye ayrılmaktadır. Birincil vajinismus denilen tip , cinsel ilişkinin en başından beri yaşanması , ikincil olan ise ; daha öncesinde normal bir cinsel hayatı olan kişinin dha sonradan bu duruma yakalanmasıdır.

 

Vajinismus-2Her iki tip içinde ortak vajinusmus belirtileri vardır . Bunlar;

  • Cinsel iliÅŸki sırasında batma ve yanma hissi
  • Zor ve imkansız penetrasyon (  penisin vajinaya giriÅŸi )
  • Kanununi evlenme yapılmış, ancak eÅŸler hala cinsel iliÅŸki yaÅŸananmış
  • DoÄŸum sonrası veya oluÅŸmuÅŸ diÄŸer fiziksel rahatsızlıklar ( idrar yolları enfeksiyonları, kanser, menepoz vb. )
  • Belli bir sebebi olmayan cinsel aÄŸrılar
  • Jinekolojik muayene zorluÄŸu ve zor takılan tamponlar
  • İliÅŸki sırasında diÄŸer vucut kaslarında da kasılmalar ve nefes darlığı
  • Acıya baÄŸlı gerçekleÅŸen, seksten kaçınma isteÄŸi

Eğer bu belirtileri yaşıyorsanız , sorununuz yüksek ihtimalle vajinismusdur. Ancak şunu hemen belirtmeliyim ki; bu hastalıktan kurtulma oranı % 100 dür. Yani ne olursa olsun tedavi edilebilir durumdadır. Vajinismusun ne olduğunu ve belirtilerini öğrendik . Şimdi sıra neden olduğunu tespit ve nedene bağlı olarak da tedavi yöntemine geldi.

Vajinismus nedenleri ; fiziksel ve psikolojik nedenlere dayanır. Psikolojik nedenler nelerdir ? :

  • KAYGI ve ENDİŞELER ; hamile olma korkusu , vajinaya zarar ve hasar gelebilme korkusu , fiziksel zarar görme korkusu olarak deÄŸerlendirilebilirnir.
  • ANKSİYETE ve STRES ; anksiyete bozukluÄŸu ( dıştan gelebilecek belirli bir duruma karşı ruhsal ve buna baÄŸlı vucudun vediÄŸi fiziksel tepki ) , duygusal travma , önceki kötü cinsel deneyimler , cinsel performans baskısı
  • PARTNER SORUNLARI ; tacizsel tavır, baÄŸlılık korkusu , önyargılı davranma, güven eksikliÄŸi.
  • ÜZÜCÜ ( travmatik ) OLAYLAR ; geçmiÅŸten yaÅŸanan duygusal / cinsel taciz , taciz olayına tanık olmak.
  • ÇOCUKLUK DÖNEMİ ; Aşırı sert ebeveynlere sahip olmak, dengesiz ve yanlış bir dini eÄŸitim , ÅŸok edici cinsel görüntüler , yetersiz cinsel eÄŸitim.
  • NEDENSİZ ; hiç bir nedene baÄŸlanamayan durumlar , fiziksel ve psikolojik neden olmayan durumlar..

VajinismusVajinismusun genel fiziksel nedenleride ÅŸunlar olabilmektedir;

  • TIBBİ DURUMLAR ; idrar yolu enfeksiyonları, kanser, paelvik tabanlı hastalıklar, egzama, sedef , vajinal sarkmalar.
  • ÇOCUK DOÄžURMA ; AÄŸrılı sancılı doÄŸumlar, düşük yapma .
  • YAÅžA BAÄžLI SEBEPLER; menepoz ve hormonal anomaliler, vajinal kuruluk
  • GEÇİCİ SEBEPLER ; yetersiz vajinal yaÄŸlanma
  • PELVİK TRAVMALARI ; herhangi bir pelvik ameliyatı
  • TACİZ ; fiziksel saldırı , tecavüz ve benzeri zorlayıcı durumlar.
  • İLAÇLAR ; Kullanılan ilaclara baÄŸlı pelvik sornları

olabilmektedir.

Vajinismus Tedavisi Nasıl Olmalıdır ; Öncelikle bu konuyu iyi araştırmalı ve iyi anlamalısınız.  Tabiki uzman doktora başvurup onun tetkik, psikolojik ve fiziksel muayeneleri sonucu ,  gidişatınız belirlenecektir. Ama daha çok geçici ( dönemsel ) ve psikolojik etkilere bağlı bu hastalıktan kısa sürede kurtulacakğınıza eminim. Hangi doktor (güven duyabileceğiniz birini seçin )  bu konuda daha iyi buradan yorum yapamam . Çünkü ben bu hastalığa yakalanmadım ( bir erkek olarak ) . Ama tüm hastalıklar gibi buna duyarsız kalamadım.  Yapabildiğim, burada paylaşım ve forum platformu kurarak, vajinismusu birebir yaşayan kişilerin yorumları, yaşadıkları ve nasıl tedavi olduklarına dair açıklamalar her zaman olduğu gibi diğer hastalar için büyük bir kaynak oluşturacaktır.

 Tedavi sürecinde dengeli yaklaşımlar geçmiÅŸleri irdelemeler , yavaÅŸ yavaÅŸ denemeler büyük önem taşımaktadır. Fiziksel teknik kas kontrol teknikleri , ilaç ve krem uygulamaları , duygusal odaklanma ve çiftlerin birbiri arasındaki terapiler, pozisyonlar , istekler ve özgürlük …

Evet vajinismus tedavi yöntemleri maddeleri okadar fazla ki ; bundan çıkarılacak en büyük sonuç hiç birini hafife almadan adım adım bu konuyu kendinizin planlıca hareketleri, deneyimleri , tedaviye giden doÄŸru yolu bulma doÄŸrultusunda hareket etmeniz gerekmektedir. Benim size nacizhane tavsiyem en büyük psikolojik sorunlar paylaşım eksikliÄŸi ile baÅŸlar. Sıkıntılarınızı birilerine anlatın . Buraya yazın veya güvendiÄŸiniz birilerinden yardım isteyin. İşte tedaviye baÅŸladınız bile…. geçmiÅŸ olsun. 

Panik Atak Nedenleri, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Yazan sarp | psikoloji, sağlık | Perşembe 12 Ağustos 2010 5:13 pm

panik-atakPanik Atak konusunu forum şeklinde yoruma açıp paylaşmamın sebebi, geçen hafta bunun anlamadan yaşamış olmam ve araştırıken hastalığımın bu olduğunu anlamam. Burada amacım, tamamen psikolojik olan bu hastalığın (tetikleyen bir fiziksel rahatsızlık olmalığı muhakkak kontrol ve teyid edilmelidir) etkilerini nedenlerine , doğura bileceği sonuçları, panik atağı yendim diyen insanların paylaşım ortamının oluşturmak ve bu hastalıkla ilgili soru cevap şeklinde ( doğru yolu bulmak adına ) iyi bir bilgi birikimi yaratmak.

Yaşadığım olayla birebir örnekleyerek açıklamaya çalışacağım , Öncelikle Panik Atak Nedir? sorusunu genel olarak değerlendirirsek :  hiç beklemediğiniz bir anda , yoğun kaygı , endişe , bir işle başa çıkamayacağınızı düşündüğünüz ve kendinizi çok çaresiz hissettiğiniz anda yani yoğun psikolojik çöküntü halinde , kaçıp kurtulma adına vucudunuzun verdiği tepki olarak değerlendirebilirim.

Benim yaşadığım tamamen bu idi; ( panik atak balirtileri ) önce başım dönmeye başladı . sonra kolum ve başımda uyuşmalar ile devam etti. İşyerinde bir anda ayakta duramaz ve sanki kalp krizi geçiriyormuşum gibi hissettim kendimi ve gerçekten öleceğimi zannettim. Sanki kalbim atmıyor sadece titriyordu ve kan vucudumda sanki dolaşmıyordu. ( benim yaşadığım belirtilere ek olarak ;  terleme , titreme, bulantı , geğirme, ölüm korkusu, algılama sorunu eklenebilir )

Bir an önce hastaneye gidip bana bir serum ve ilaç lazım diye düşünüyordum. ArkadaÅŸlarım o kadar korktular ki ( bende çok korktuÄŸumu itiraf etmeliyim ) . benimde isteÄŸimle ambulans çağırdılar. Bu arada kan ÅŸekerim düşmüş olabileceÄŸinden bana ÅŸekerli su verdiler ve gerçekten o çok iyi geldi . beni uzandırdılar ve serin bir ortam saÄŸladılar , hoÅŸuma gidiyordu (sonradan düşünce – o an deÄŸil) . ellerimi ayaklarımı sularla serinleterek ovuyorlardı. Åžimdi düşündükçe o yapılanlar o an beni çok rahatlattı sizde bu tip durumlarda mutlaka aynısını yapın. O duruma geliÅŸimdeki psikolojik etkenlerin yanısıra ,  bir gün önceki içtiÄŸim alkol ,  sabah ayılmak için içtiÄŸim 3 fincan kahvenin, sigaraların ve yorgunluÄŸumunda büyük etkisi olduÄŸunu düşünüyorum.  Ambulans geldiÄŸinde (yarım saat sürdü)aslında rahatlamıştım. Tansiyonumu ölçtüler 12-8 , kalp atışı 115 ( biraz yüksek)  , veriler düzgündü , ama ben hastaneye ısrarla gitmek istedim. kan tahlillerimde gayet normaldi. tahlilleri götürdüğüm dahiliye doktoru , bana dediki oÄŸlum senin hiç biÅŸeyin yok , panik atak olmuÅŸsun ama bu geçicidir. Bende ise ( bu aşırısıydı) dönem dönem böyle durumlarım olmuÅŸtur.

Bu konuyu araştırırken önemli olarak gördüğüm fiziksel problemlere değinmeliyim; yani Panik Atak psikolojik deyip fiziksel muayenelerinizi ihmal etmeyin. Panik atağı tetikleyen fiziksel problemler , şunlar olabilmektedir :

  • panikatak-tedavikan ÅŸekerinin düşük olması ( hipoglisemi )
  • bazı akciÄŸer, kalp ve enfeksiyon hastalıkları.
  • alkol ve bazı ilaçların birden kesilmesi.
  • aşırı kafein ve sigara kullanımı
  • vitamin eksiklikleri ve kansızlık
  • beyin tümörleri
  • böbrek üstü bezleri kanserleri

Panik atak yaşayanlar o anda kendini tedavi etmek istiyorsa , muhakkak güvendiği kişilerle birlikte olmalı , uzanmalı, kendini iyi durum ve ortamda olduğunu inandıracak telkinler etmeli , sigara ve kafeinli içeceklerden uzak durmalı , kan şekeri düş olabileceğinden şekerli su içilmeli , bence en yakın hastaneye anında ( ambulans beklemeden ) götürülmelidir. Çünkü doktoru ve ilgiyi karşısında gören hasta direk rahatlamaya geçecektir.

Panik atak tedavisini araştırıken , psikolog , daha doğrusu psikiyatr ( ilaçlı tedavi yapabilen psikolog diyelim ) tedavisinin çok önemli olduğunu gördüğümü söylemeliyim , bunun yanında nöroloji uzman doktorlarıda olabilir.

Bana doktorum geçen sene şiddetli baş ağrısı ( bunun da panik atak neticesi olduğunu şimdi anlıyorum) sonucu gittiğim hastanede , tüm tetkikler yapıldı beyim emarına kadar herşey çekildi. Ama sorunum için doktorum laroxy 10 mg  (ismini yanlış yazmış olabilirim)  diye bir ilaç verdi. ben hepsini kullanmadan 1-2 tane alarak olayı atlattım. Bu seneki yeni olaydan sonra akşamları o kalan ilaçları almaya başladım ve faydasını gördüm. Tabii eğer, bende bitkisel tedaviye ve ilaçlara  inanan biri olarak sakinleştirici bitkisel ilaçlar alınabileceğini alternatif tıp olarak olumlu buluyorum .

Aklıma gelmişken Panik Atak Çeşitleri konusunu çok araştırmadım . Ama buradaki paylaşımla ve panik atak yaşayanların anlatımlarıyla bu çeşitliliklerin bu forum ve yorumlarda oluşacağına inanıyorum.

Ama şunu söylemeliyim, şu ölümlü dünyada kendinizi hiçbirşeye üzmenize gerek yok ( söyleyen bende başarabilsem) ve içinize bir şey atmayın , haklı olduğunuz durumlarda hiç alttan almayın herşeyi PAT PAT söyleyin . İçinizde bırakmayın , paylaşın herşeyinizi. Panik Atak mı ? bence atağı siz yapın .

Durumumu paylaşmaya devam edeceğim , sizde öyle yapın.

Yüksek Tansiyon Nasıl Önlenir ?

Yazan sarp | hastalıklar, sağlık | Çarşamba 16 Haziran 2010 4:39 pm

hiper-yüksek-tansiyon( Hipertansiyon ) yüksek tansiyon nasıl önlenir

Hipertansiyonun gerçekten önemli bir sağlık sorunur. Yüksek tansiyon , kalp ve beyin krizi olasılığını artırmaktadır.

Böbrek, kalp ve görme yetmezliğine yol açabilir. Damar sertliğini hızlandırmada neredeyse kolesterol kadar etkili olmaktadır. Oluşturduğu sakatlıklar ve problemler yaşam standardını düşürmektedir. Ancak yaşam standardında yapacağınız küçük değişiklikler ile yüksek tansiyon problemini engelleyebilirsiniz.

Yüksek (hiper ) tansiyonluların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Bunun birçok nedeni vardır ki : Genetik yapı, Kilo fazlalığı, erişkin tipi şeker hastalığı, damar sertliği gibi sağlık sorunlarının yaygınlaşması ilk akla gelenlerdir. hareketsiz bir yaşam tarzının yaygınlaşması, tuz tüketiminin artması ve stres sorununun herkes için ön planda yer alması, sigara ve alkol kullananların çoğalması da en önemli etkenlerdir. Yaşam  süresi uzadıkça ve bu sorunlar ön planda olmaya devam ettikçe hipertansiyon sorununun daha da yaygınlaşacağı aşikardır.  Yaşam  tarzınızda yapacağınız doğru değişiklikler yüksek tansiyonlu biri olmanızı önleyebilir ve bu seçimler mevcut bir hipertansiyonu kontrol altına alınmasını da kolaylaştırır. 

SİGARA VE ALKOL
Sigara ve alkol kullanımı yüksek tansiyonu davet eden kötü alışkanlıklardır. Sigara içmek tek başına yüksek tansiyonun bir nedeni değildir. Ama yüksek tansiyon ile ilişkili riskleri arttırmaktadır. Sigara içen bir yüksek tansiyonlu iseniz, kalp krizi ve felç geçirme riskiniz daha da artar. Alkol özellikle erkeklerde yüksek tansiyon ile mücadeleyi güçleştiren bir maddedir. Bir-iki ölçüden fazla alkol tüketimi her zaman için tehlikelidir. Aşırı alkol tüketimi yüksek tansiyonu davet eder, mevcut bir yüksek tansiyonun kontrol altına alınmasını güçleştirir.

BESİNLENME ALIŞKANLIKLARI DEĞİŞTİRİLMELİDİR.
Araştırmalar, beslenme, aktivite ve stres yönetiminde yapılabilecek ciddi değişimlerin yüksek tansiyon sıklığını düşürebileceğini gösteriyor. Kilo verenlerde yüksek tansiyonun kontrol altına alınması kolaylaşıyor. Bazen ilaç kullanmaya bile gerek kalmıyor. Özellikle tuzu ve doymuş yağları azaltılmış, posa, potasyum ve magnezyum içeriği arttırılmış düşük kalorili bir beslenme planının çok etkili olduğu biliniyor. Yiyeceklerinize tuz eklemeyerek, yüksek sodyum içeren besinleri (sucuk, pastırma, sosis, cips, konserve et, turşu), içecekleri (meyve suyu konsantreleri, sodalar) azaltarak, Çin mutfağından mümkün olduğunca uzak kalarak işe başlamanızda yarar var. Sert peynirlerin, hazır sosların ciddi birer tuz kaynağı olduğunu unutmayın. Diyetinizdeki toplam yağ miktarını özellikle doymuş yağları (margarinler, tereyağı ve diğer hayvansal yağlar) azaltmanız, tuzu azaltmak kadar etkili bir önlemdir.

YOĞUN STRESE DİKKAT ETMEK GEREKİR
Yoğun stres altında çalışan, öfke ve kızgınlıklarını kontrol altına alamayanlarda yüksek tansiyonun ortaya çıkması daha kolaydır. Stres mevcut bir yüksek tansiyonun tedavisini de güçleştirir. Aceleci, zamana karşı yarışan, çabuk öfkelenen, kızan, parlayan biri iseniz işiniz zordur. Gevşeme eğitimi alanlarda, stres yönetimini öğrenenlerde veya stresten uzak bir yaşam sürebilenlerde yüksek tansiyon sorunu ile mücadele kolaylaşmaktadır. Bizim gözlemlerimiz sinir, korku, öfke ve endişe duygularını yoğun yaşayanlarda yüksek tansiyonun sık görüldüğü ve zor kontrol edilebildiği yönündedir.

yüksek tansiyon sorunundan korunmak veya yüksek tansiyonu daha kolay kontrol altına almak istiyorsanız yaşam tarzı değişikliklerinin önemli olduğunu lütfen unutmayın. yüksek tansiyon ile yaşamanın sadece ilaçları düzenli kullanmaktan ibaret olmadığını daima hatırlayın. Müthiş bir hızla yayılan bu sorunla mücadele etmek istiyorsanız her şeyden önce nasıl yaşadığınıza şöyle bir göz atın!

EGZERSİZ YAPMAK KAN BASINCINI DÜŞÜRMEKTEDİR
Beslenme önlemlerini düzenli ve ılımlı bir egzersiz programı ile birleştirenlerde yüksek tansiyonu düşürme şansı artar. Haftada dört-beş kez kırk dakika ve üzerinde aerobik egzersiz yapanlarda kan basıncının yükselme olasılığı düşer, yüksek kan basıncını düşürmek kolaylaşır. Yürümek veya yüzmek en çok önerilen aerobik egzersizlerdir. Eğer elli yaş ve üzerindeyseniz yürüyüş programına başlamadan önce doktorunuzla görüşmeniz gerekiyor.

Beslenme önerileri

Günde 2 muz yiyin

Kan basıncını daha kolay kontrol altına almak istiyorsanız daha çok potasyum tüketmenizde yarar var. Muz potasyum içeriği en yüksek yiyeceklerden biridir. Sabah kahvaltıda ve ikindi ara öğününde tüketeceğiniz birer adet muz size sadece ihtiyacınız olan potasyumu değil, magnezyum, C, A ve B6 vitaminleri gibi çok önemli besin unsurlarını da kazandıracaktı r. Muzun doğal bir ruhsal enerji kaynağı olan triptofan isimli aminoasitten de zengin olduğu bilinmektedir. Eğer yüksek tansiyonlu biriyseniz sebze ve meyve tüketim istihkakınızın bir bölümünü muza ayırmanızda fayda var. Potasyum zengini diğer besinlerin portakal ve greyfurt suyu, şeftali, kayısı, patates, ıspanak olduğunu hatırlatalım.

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU

Hiperbarik Oksijen Tedavisi

Yazan sarp | sağlık | Salı 1 Haziran 2010 11:00 am

Hiperbarik oksijen tedavisi kendini kanıtlamış ve S.bakanlığınca  da onay almış bir tedavi yöntemidir. Bu yöntem bir çok hastalığa iyi gelmektedir.  Tabi bu konuda genel açıklamaları biz yapmakla birlikte bu tedaviyi alan hastaların iyileşme süreçleri durumları ve yorumları herzaman olduğu gibi bizim için daha önemli olacaktır.  Bilgi paylaştıkça büyür ve daha doğru sonuçlara ulaşır. Hiperbarik Oksijen tedavi merkezi daha çok büyük şehirlerimiz olan İzmir Adana İstanbul ve Ankara da mevcut olduğunu biliyorum . Bu merkezlerin iletişim bilgilerinide yorum kısmına ekleyebilirsiniz.

Hiperbarik tedavi yönteminin iyi geldiği hastalıklar şöyle sıralanabilir;

hiperbarik-oksijen-tedavisiYumuşak dokunun nekrotizan enfeksiyonları (derialtı- kas- fasya)
Yara iyileşmesinin geciktiği durumlar (Diyabetik ve non diyabetik durumlar). (Şeker hastalarının iyileşmeyen yaraları).
Hava ve gaz embolisi
Dekompresyon hastalığı ( hal arasında vurgun)
Karbon monoksit, siyanid zehirlenmesi, akut duman inhalasyonu (Soba- ÅŸofben zehirlenmeleri)
Kafa kemikleri, sternum ve vertebraların akut osteomyelitleri
Ani görme kaybı (Retinal arter oklüzyonu)
Ani işitme kaybı
Crush yaralanmaları, kompartman sendromu ve diğer akut travmatik iskemiler
Tutması şüpheli deri greft ve flepleri
Radyasyon nekrozları
Gazlı gangren
Kronik refrakter osteomyelit (kronik kemik iltihapları)   
Termal yanıklar
Aşırı kan kayıpları
Beyin absesi
Anoksik ensefalopati

HİPERBARİK OKSİJEN TEDAVİSİ NEDİR ?
Hiperbarik Oksijen Tedavisi , kapalı bir basınç odasına alınan hastaya, 1 atmosfer basınçtan daha yüksek basınçta, kesik kesik  %100 oksijen solutulması şeklinde uygulanan tıbbi bir tedavi yöntemidir. Hasta oksijeni basınç odasının tipine ve hastalığına bağlı olarak ,ortamdan  maskeden, başlıktan, veya endotrakeal tüpten alabilir.

Hiperbarik oksijen tedavisinin uygulama yöntemleri ise hastalığın yapısına göre değişiklik göstermektedir.  Ancak temel olan basınç altındaki odada 5 dakikalaık aralarla 1-2 satlik seanslarda oksijen solunmasından ibarettir.

Tabi bizim için önemli olan bir noktada bu hiperbarik oksijen tedavisinin yan etkileri olup olmadığı; Bilinen yan etkileri olarak şunlar sıralanabilir.  En çok görülen , basınca bağlı sinüs problemleridir. Tedavi edilmemiş pnömotoraks (pnömotoraks nedir ? daha sonra yayınlanacak) lardır.

Evet sizde bu tedaviyi seçmiş bir hasta iseniz; hastalığınızı ve tedavi gelişiminizi paylaşmanızı rica edeceğiz. Bu şekilde daha gelişmiş bir bilgiye ulaşmış olacağız. Şimdiden herkese geçmiş olmasını ve acil şifalar diliyorum.

Kolay ve Hızlı Zayıflama Yöntemleri

Yazan sarp | bitkisel tedavi, diyet listeleri, kadınca, moda ve güzellik, selülit hakkında | Salı 20 Nisan 2010 11:38 am

kolay-zayiflamaGene bir yaz öncesi ve araştırıyoruz kolay ve hızlı zayıflama yöntemlerini. Şöyle bir blogyorum sayfalarına göz attım bu konuda neler yayınlanmış diye ve öncelikle şunu buldum , diyet yaparken nelere dikkat etmeliyiz.  Evet kafamıza göre veya bir yerde bulduğumuz diyet listeleri ne göre diyet yapmak ne kadar doğru bilmem ama ben kolay ve hızlı zayıflama yöntemlerini çözdüm. Bunu başarmak gerçekten çok kolay, sadece beslenme ve aktivite anlayışlarımızı biraz değiştirmemiz gerekiyor o kadar.  Öncelikle ben elmayı hayatınıza günlük olarak özellikle sabahları sokmanızı tavsiye edeceğim çünkü elma ve diyet vazgeçilmez bir ikili olarak karşımıza çıkıyor. Birde sabahları ve yemeklerde önce 1-2 bardak ılık su bu işin başlangıcı.

Bu işte öncelikli olarak inanmak gerekli ve prensip ve sabır sahibi olmalısınız. Böyle bir yaşam tarzı benimserseniz zaten hızlı kilo verme yollarını aramayacaksınız. 2 günlük şok diyet , zayıflama hapı , 10 günde 5 kilo zayıflama gibi olaylar bence sağlıksız ve metebolizmayı fazla zorlamaktan ibaret.

hizli-zayiflamaÖncelikle besin gruplarını ve alınması gereken miktarları bir tanıyın.  İdeal kilonuz nedir nasıl hesaplanır ona bir göz atın. Kendinizi ve yedikleriniz bir gözden geçirin. Sonra kendinize bir program yapın . haftalık yapabilirseniz süper olur. Ama en az bir gün öncesinden yarın ki yemek planınızı oluşturabilirsiniz. En kolay yol mevcut yediklerinizin miktarlarını azaltmak ve yukarıda bahsettiğim elma ve su olayı başlangıç olur . Ara öğünlerde ise bitkisel zayıflama yöntemlerinden faydalanabilirsiniz. Blogyorumdaki diyet ürünleri bitkileri  sayfası size yardımcı olacaktır.  Selülit içinde beslenme ve diyet  tedavisi anlatılmış . Tabi bunların etkilerini paylaşım az olduğu için göremiyoruz.

Evet hayatınızda olmayan bir spor aktivitesinide benimserseniz olay bitiyor. Bunun için egzersiz sayfasına bir göz atın.

Bununda en kolayı hızlı yürüyüşleri en az yarım saat hayatınıza sokmaktır. Ama ben biliorum ki ; bir çok kişi  urada anlatılanlar yerine bir zayıflama hapı arayıp kendilerine zorlanmadan kolay yolu arayacaklar , belki zayıflayacaklar ama fit bir vücuda sahip olamayacaklar. O yüzden spor salonu ve ya özgün spor aktivitelerini hayatınıza sokmakta kesin ısrarlı olun. Aldığını yakacaksın işin sırrı bundan ibaret sürekli enerji harcayacaksın ve yaktığından fazlasını yemiyeceksin.

Şunu bekliyorum. Arkadaşları tarafından sürekli beğenilen ve kilo sorunu olmayan bir kişiler aşağıdaki yorum bölümüne yaşam tarzlarını ve beslenme alışkanlıklarını anlatsınlar . Bakalım aramızdaki fark neymiş görelim.

Paylaşımla kalın..

LW6090 Zayıflama Hapı Kullananlar ve Yorumları

Yazan sarp | diyet listeleri, moda ve güzellik, sağlık | Cuma 16 Nisan 2010 12:55 pm

lw6090-zayiflama-hapiBidiğim kadarı ile Fx 15 zayıflama hapı yasaklandı veya başka birşey. Ama aynı üreticiler LW 60 90 hapını piyasaya sürdürler . Ne kadar güvenilir olduğunu bilmiyorum. Burada bu konuyu tartışarak doğru sonuca ulaşmak gerekli.

Evet bir LW 6090 zayıflama hapı moda mı oldu desek yoksa gerçekten işe yarıyor mu? Bu hapın fiyatları nedir içeriğinde neler var . Nerden alabilirim ? LW 60 90 satan eczaneler hangileridir.? Yan etkileri ve zararları varmıdır? tüm sorularınızın cevaplarını bulabileceğiniz ve kullanıcıların yorumlarını paylaşabileceği bir soru cevap alanı açmak bence blogyorumun işi. Çünkü bilinmeyeni aydınlatmak ve paylaşmak kafamızdaki şüpheleri gidemede birebir yöntem. Bence ilacı almadan önce bu LW6090 ilacını kullananların yorumlarıçok önemli ayrıca şikayet ve iyi taraflarını da burada paylaşmalıyız. Yani bir nevi LW6090 forum alanı oluşturacağız. En ufak bilgi görüş ve yorum biri için çok önemli olabilir.
Bu konuda bence bir çok soru sorulamalı; gerçekten zayıflatırmı?. bir kutuda kaç kapsül var . günde nekadar kullanılmalı? yan etkileri ve zararları? LW6090 nedir.? LW6090 en ucuz nerede bulabilirim? LW6090 üretim yeri ? gibi iyi paylaşımlar.

İlk paylaşım benden olacak LW6090 zayıflama Hapı Kullanan kız arkadaşımın  yorumu şöyle; 1,5 ay kulanmaya başlayalı  ve hala kullanıyor. 5 kilo verdi . Görünümü düzeldi ama bence bir salıklık oluştu . Yani hap yerine sporla zayıflamak bence daha iyi. Neyse, yan etkisi olmadı ama ilacın gereği sanırım ağız kuruluğu yapıyor ve çok su içmeni sağlıyor. Ayrıca tokluk hissi veriyor. İlaç fiyatı  60 TL ve içinde 60 adet var . en az 4 kutu tüketilmesi söyleniyor. Bakalım ilerleyen günlerde neler olacak.

Sizinde ayrıca merak ettikleriniz ve eklemek istesiğiniz şeyler varsa aşağıdaki yorum bölümüne yazabilirsiniz.

Varis Hastalığı Ameliyatı ve Lazer Tedavi Merkezleri

Yazan sarp | hamilelik gebelik, kadınca, moda ve güzellik, sağlık | Pazartesi 29 Mart 2010 1:18 pm

varis-tedavi-merkezleriÖncelikle Varis Nedir? sorusunun cevabı ; toplardamarların genişlemesidir. Hastalığın durumuna göre 0 ile 6 arasında derecelendirilir. mesela 1 kılcal damar varisleridir. damar çapı büyüdükçe ve hastalı ileledikçe derece artmaktadır. 3 derecede varis bölgesinde şişmeler olur.  6 derece en ciddi varis ayak bileğinde yara oluşmasıdır.  Varis ençok bacaklarda görülmektedir. Risk grupları ise sürekli ayakta hareketsiz iş yapanlardır. Bayanlarda erkeklere oranla biraz daha fazla ve özellikle hamilelerde varis görülebilir.

Varisli hastaların dikkat etmesi gereken durumlar is şunlardır. Sıcaktan korunmalı , ayakkabı seçimini iyi yapmalı ayakta uzun süre sabit durmamalıdır. Ayrıca düzenli egzersizler yapılmalıdır. Aynı durum hamileler için de geçerlidir. Hamilelikte oluşan varisler genellikle hamilelik sonu düzelmektedir.

Varis ameliyatı ve cerrahi yöntem , 2 ve daha yüksek dereceli varislerde tedavi yöntemi olarak kullanılmakatadır. Varis tedavisinde lazer tedavi merkezleri açılmıştır . Lazerle varis tedavi yöntemi ise, damarı içten kapatmaktır. Yani ameliyat yöntemi ile alınan damarlar alınmayıp yerinde bırakılarak damarların içten kapatılması yöntemidir.  Skleroterapi denilen tedavi yöntemi ise çapı 1ile 4 mm olan damarlara yapılır. İncecik enjektörlerle damara madde enjekte edilir ve damar kapatılır. Hasta tedavi sonrası direk normal işlerine devam edebilir.

Varis tedavi edilmezse ne gibi sakıncaları olabilir ; ağrı ve şişlik gittikçe artar. Kılcal varislerde ise böyle ilerleme olmaz sadece görüntüsel problemler olacağından bayanlar genelde bu varis tedavi merkezlerine müracaat etmektedirler.

En iyi varis tedavi merkezi hangisi diyorsanız. Bunu belirleyebilmemiz için , sizlerin yaşadıkları ve tecrübeleri ni yorum bölümüne yazması gerekmektedir. Sanırım yine büyük şehirler , yani istanbul ankara izmir adana antalya bursa varis tedavi merkezleri önde gelenler olacaktır. Herkesin katılım ve paylaşımını bekliyoruz..

En iyi varis çorapları ve fiyatları

Yazan sarp | sağlık | Pazartesi 29 Mart 2010 11:36 am

varis-corabiÖncelikle varis çoraplarının varisi tedavi etmediğini bilmekte fayda var. Ancak varis çorapları hastalığın ilerlemesini engellemekte ve hastayı rahat ettirmektedir. Peki kaliteli varis çorabını nasıl anlayacağız. Varis çoraplarının çok değişik modellerde diz altı, diz üstü, külotlu ince ve değişik basınçlarda tipleri ve çeşitleri mevcuttur. En çok tercih edilenler ince , diz altı ve orta basınç çoraplardır. Hamileler için ise külotlu özel tipli varis çorapları mevcuttur. Peki birbirimize önereceğimiz varis çorapları neler olabilir. Kullananların yorumları bu çorapları seçmemizde doktorumuzdan sonra bizi aydınlatacak bir veriyi oluşturacaktır. En iyi varis çorabını bulmak için, bazı markaları burada yazmak istiyorum, yorumları kullananlara kalıyor tabiki, sizde burada olmayan markaları ekleyebilir ve yoruma açabilirsiniz. Varis çorap markaları ; ibici varis çorabı, solidea, medi, venotrain, relaxsan, variteks, mediven, sigvaris, jobst, duomed , benim bilmediğim markaları sizde ekleyin . Birde varis çorapları fiyatları hakkında güncel yorumlarınız diğer almak isteyenlere klavuz olacaktır. Benim şu anda internet sitelerinden incelediğim kadarı ile varis çorabı fiyatları model ve tiplerine göre 30 ile 100 tl arasında değişiyor.

Pankreas Kanseri Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Yazan sarp | kanser | Salı 23 Mart 2010 6:07 pm

pankreasBelalı hastalık kanser vucudun heryerinde olabiliyor malesef , bende bu sefer pankreas kanserini incelemeye ve araştırmaya başladım. İnsan başına gelince inceler ve tedavi yöntemleri arar. Ancak ben çevremde dahi olmasa internetten araştırma yapmayı seviyorum. Pankreas kanserini enine boyuna inceleyip sizlerle paylaşmak eğer yeni tedavi yöntemleri varsa bunları daha sonra yorum bölümünde paylaşmak istiyorum. Bence en önemliside pankreas kanserine yakalanan insanların durumlarını paylaşmaları ve hastalığın gidişatı konusunda bilgi vermeleri olacaktır. Herkese şimdiden acil şifalar diliyorum. Öncelikle pankreas nedir, ne işe yarar ve  görevleri hakkında biraz bilgi verelim : Pankreas 12 parmak bağırsağına salgı göndererek yağ, karbonhidrat, protein yakımına ve sindirime yardımcı olur ve salgıladığı insülin ile kandaki şeker oranını dengeler.

Pankreas iltihabı ve kanserinin erken teşhisi oldukça zordur hatta imkan yoktur. Hastalar genellikle ani başlayan karın ağrısı ile ilk şikayetlerine başlarlar. İki tane göze çarpan önemli bulgusu vardır. Bunlardan ilki kilo kaybıdır. Hastalar çoğu zaman 7-8 kilo kadar kaybetmektedirler. Ciddi bir halsizlik vardır. Hastalın yüzlerindede kahverengilik oluşur.

Eğer iltihap pankreasın başında ise safra yollarını tıkar ve sarılık ortaya çıkar buda erken teşhis yaratabilir. Ancak gövde veya kuyruk kısmında bir kanser varsa , semptomlar ( belirtiler ) çok daha geç olur ve dolayısı ile bu hastalar şikayete geçikmiş olarak gelirler. Buda tedavi edilemez durumda olmasına neden olur.

Tabi, bu noktada pankreas kanserini yenenler , bu hastalıktan kurtulanlar ve yakınım kanseri yendi diyenler ; sizlerin yorumları , tedavi yöntemlerini anlatmanız gerçekten diğer hastalar için faydalı olacaktır. Bu gerek ameliyat olur , gerek ilaç tedavisi , kemoterapi, gerekse bitkisel , alternatif tedavi , ama gerçekten tüm verilerin paylaşılması önemlidir.

Pankreas kanserinin nedenleri nelerdir ? ; Pankreas kanserine neden olan bariz bişey olmasada aşırı sigara ve alkol kullanan kişilerde görülme olasılığı fazladır. Bunun yanında beslenme düzeni bozuk olan hastalardada görülebilmektedir.

Pankreas kanseri için kemoterapi uygulanmaktadır. Bu tip hastalarda burada başarı oranlarını paylaşbilirler. Pankreas kanseri ameliyatına karar verilirse , ameliyatda  pankreasla birlikte oniki parmak bağırsağı ve safra bir bütün olarak çıkarılır hatta mide ve ince bağırsaktanda bir kısım alınır. Sadece kanserli bölge alınmaz . Kanserli bölgeye müdahale etmek kansein dahada yayılmasına sebebiyet vermektedir. Pankreas ameliyatı kesin kurtuluş demek değildir. Ama gün geçtikçe , giderek başarı oranı artmaktadır. Amaeliyat sonrası komplikasyon riski çok yüksektir.

Pankreas kanseri saldırgan bir kanser olduğu için , şu anki verilerle ameliyat olan kişilerin 5 de 1 i maksimum 5 yıl yaşamaktadır. Pankreas kanseri ameliyatından sonra , herhangi bir kısıtlama gelmez istediğini yemeği yiyip içebilirler. Ama bana göre nasıl beslenmeli sorusun cevabı olmalı ve buda dengeli dediğimiz. Daha çok bitkisel ağarlıklı bir beslenme olmalıdır.

Pankreas nakli konusunda da birbirimize yardıncı olup nakil yapan hastahaneleri ve ücretlerini paylaşabiliriz. Bu nakil için gerekli organın bulunması konusuda ayrı bir problem olsa gerek. Neyse şimdilik benden bukadar lütfen sizde bildiklerinizi paylaşın.. Sağlıkla, umutla, mutlulukla kalın..

Kök Hücre Nedir ve Kordon Kanı Tedavisi

Yazan admin | kanser | Çarşamba 3 Şubat 2010 12:05 am

kök-hücreKordon Kanı Hayat Kurtarabilir.
Kordon kanı kök hücreler açısından çok zengindir.
Kök hücreler halen pek çok ciddi hastalıkta değerli bir tedavi seçeneğidir. Bu nedenle kordon kanı atılmamalı, mümkünse saklanmaııdır. Ailenizde kök hücre tedavisi ihtiyacı tıbbi olarak saptanmış birisi varsa bebeğinizin kordon kanını saklatmak amacıyla mutlaka hekiminize danışmanız gerekir.
Bebeğinizin kordon kanını ileride kendisi için veya ailenizde bir başkasının kullanımı amacıyla da özelolarak saklatabilirsiniz. Ancak, bir kişinin kök hücre nakline ihtiyacı olan bir hastalığa yakalanma ihtimali yaklaşık 1 /20.000 ile 1 /37.000 arası olarak hesaplanmıştır. Oysa kök hücre nakli bekleyen çok sayıda hasta bulunmaktadır.
Bu nedenle Acıbadem Kordon Kanı Bankası, bebeÄŸinizin kordon kanını özelolarak saklatmak yerine, ihtiyacı olan hastalar için bağışlamanızı tavsiye eder. Kordon kanı ne zaman ve ne için saklanırsa saklansın, Acıbadem Kordon Kanı Bankası’ nın amacı kök hücreleri en iyi ÅŸekilde saklayarak ve tıbbi geliÅŸmeleri uygulayarak tedaviye katkı saÄŸlamaktır.
Kök hücre nedir?
Kök hücreler, kemik iliği, kordon kanı ve diğer bazı dokularda bulunan ve değişerek vücudun diğer dokularını oluşturma yeteneğine sahip bir grup hücredir. Günümüzde kök hücreler özellikle kemoterapi veya radyoterapi gören kanser hastalarının kan ve bağışıklık sistemini yeniden canlandırmak için veya kordon-kanıbazı kaııtsal kan hastalıklarının tedavisi için kullanılmaktadır. Kök hüzrelerin gelecekte felç, parkinson, alzheimer, omurilik zedelenmeleri, kalp ve birçok genetik kaynaklı hastalıkların tedavisinde kullanılabilmesi umuduyla araştırmalar devam etmektedir.
Kordon kanı nedir, nasıl toplanır?
Kordon kanı, bebeğin doğumundan sonra göbek kordonu içinde kalan kandır. Kordon kanı, bebek doğar doğmaz, göbek bağı kesildikten sonra ilk 10 dakika içinde, göbek bağından alınır. Bu kan, toplanmadığı zaman plasenta ile birlikte atılır, alınması normal doğum prosedürü ve bebeği herhangi bir şekilde etkilememektedir. Alınma işlemi doğum esnasında doğumu yaptıran hekim tarafından yapılır. Hem normal yolla hem de sezaryen doğumlarda uygulanabilir.
Alınan kan 36 saat içinde Kordon Kanı Bankası laboratuvarı na gönderilir. Kordon kanı, laboratuvarda özel yöntemler ile uygun ÅŸartlarda dondurulur, sıvı azot buharı içinde Kordon Kanı Bankası’nda saklanır. Dondurulan kök hücreler daha sonra gerek duyulduÄŸunda çözülerek tedavide kullanılabilir.

Sonraki »