Lazer epilasyon hakkında bilgiler

Yazan admin | estetik ve plastik cerrahi, moda ve güzellik | Pazar 26 Ekim 2008 10:30 pm

İstenmeyen tüyler tüm kadınların ortak sorunu. Onlardan kurtulmak için baÅŸvurulabilecek pek çok yöntem, her yöntemin de avantaj ve dezavantajları vardır. Ancak hiçbiri kalıcı bir çözüm deÄŸil. Tüylerinize veda etmek istiyorsanız çözüm: Lazer Epilasyon …
İşin içine güzellik girince özellikle kadınlar tüylere dogal bir olay olarak bakamamaktadırlar. Daha sağlıklı, daha güvenli ve daha hızlı bir yöntem olarak lazer epilasyonun kullanımı her geçen gün yaygınlaşmaktadır. Bu ileri teknoloji yöntemi ile eski ve aa veren tedaviler giderek terk edilmektedir. Ancak lazer epilasyon hakkında merah edilen bir çok nokta vardır.
Tüylerden Tamamen Kurtulmak için Kaç Seans Gerekir?
Seans sayısı lazer epilasyon işleminin yapıldığı bölgeye, kıl tipine, cilt rengine ve kullanılan lazer tipine göre değişim gösterebilir. Genellikle 5-10-15 seans uygulama ile istenmeyen kıllardan uzun süreli olarak arınılabilinmektedir
Lazer epilasyonun Geleneksel yöntemlere üstünlüğü nedir?
Tamamen kıl kökündeki üretken hücreleri etkileyerek kılların çıkmamasını sağlayan bir yöntemdir.
Kısa süreli seanslarla geniş alanlar kıllardan arındırılabilmektedir. Lazer epilasyon tamamen ağrısız yöntem değildir. Ancak igneli epilasyonla karşılaştırıldığında duyulan acı daha hafiftir.
Seans aralıkları nekadar olmalıdır ?
Seans aralıkları genellikle bir bucuk ay olmakla beraber bu süre kişiye göre veya tedavisinin evresine göre degişebilmektedir. Seans aralıkları tedavinin ilerlemesiyle beraber uzayabilmektedir.
Uygulamaya başlamadan önce dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir?
Güneş alerjisi olan kişilere uygulamadan önce test yapılmalıdır. Tüylenmenin hormonal araştırılması yapılmalıdır. Tüylenme yapacak ilaç kullanımı, uçuk ve yara iyileşme bozuklukları kullanılan diger ilaçlar ve kremler hakkında doktora bilgi verilmelidir. Daha önce epilasyon yaptırıldıysa teknik ve seans bilgileri doktora verilmelidir. Kişilerin uygulama yaptıkları bölgeleri güneşten ve solaryumdan koruması gerekmektedir. Bunun için bu kişilere en az spf 30 faktör, su geçirmeyen güneşten koruyucu bir ürün önerilebilinir. Ayrıca tedavi günü makyaj yapılmamalı. cilde nemlendirici krem uygulanmamalıdır.

Lazer epilasyon nasıl yapılıyor?
Kıl kökünü tahrip etmeye yönelik laser enerjisi, saniyeden çok daha kısa bir sürede uygulandıgı alandaki birçok kıl kökü tarafından emilir ve ortaya çıkan ısı ile de tahrip edilmektedir. Yöntemin uygulanması sırasında cilt yüzeyinde sadece bir paket lastiginin çarpmasına benzer bir his duyulur. Kılların farklı büyüme evrelerinde oldugu dikkate alınır ise cilt yüzeyindeki istenmeyen kıllardan arınma birbirini takip eden birkaç seans sonucunda gerçekleşmektedir.
Lazer epilasyondan ter bezleri etkilenir mi ?
 Ter bezleri farklı kanalları kullandıgı için tüylerle direk ilişkisi yoktur.
Lazer Epilasyona başlamak için en doğru zaman nedir?
Işık enerjisinin kılda yogunlaşması için cildin koyulaşmaması gerekmektedir. Eger cilt koyuysa, bronzlaşmışsa cilde çarpan ışın enerjisinin bir kısmını cildin içinde bulunan boya maddeleri, melanin ve melanositler tarafından tutulacagı için kıla gidecek enerji düşmektedir. Bu açıdan daha iyi sonuç elde etmek için bronzlaşma önerilmemektedir
Lazer epilasyonun komplikasyonları varmıdır?
 Pigmentasyonda artış ve azalmalarla seyreden geçici lekeler olabilir. Koyu cilde [solaryum veya yakın zamanda güneşlenme varsa) uygulama yapıldıgı taktirde kahve rengi lekelenmeler meydana gelebilmektedir.
Lazer epilasyon tıbbi amaçla uygulanır mı?
Kişinin kendi istegine baglı kozmetik uygulamaların yanı sıra, dogumsal fazla kıllanma, kıl dönmesi gibi rahatsızlıkların erken tedavisinde de kullanılmaktadır.
Lazer Epilasyonun kız çocukları için Başlama yaşı nedir?
ilk menstrasyon (adet) tarihinden iki yıl sonrası en erken uygulama yaşı olarak kabul edilmektedir.
Saglıklı Günler Dileriz

Besin grupları ve günlük alınması gereken besin miktarları

Yazan admin | Spor, diyet listeleri, moda ve güzellik, sağlık | Salı 21 Ekim 2008 1:53 am

Besin grupları ve günlük alınması gereken besinler:
Yeterli ve dengeli beslenmek için değişik yaş, cinsiyet ve özel durumlardaki bireylerin enerji ve besin öğeleri gereksinmeleri farklıdır.
Besinlerimiz, içerdikleri besin öğelerinin türleri ve miktarları yönünden farklıdır. Bazı besinler proteinden, bazıları karbonhidrattan zengindir. Bu nedenle, besinlerimizi, besleyici değerleri yönünden 4 grup altında toplayabiliriz. Bu grup içinde yer alan besinler, birbirinin yerini tutar. Günlük beslenmemizde her gruptan besin bulunur ve bunların miktarları gereksinmemize uygun olursa, yeterli ve dengeli besleniriz:

Grup 1: Süt ve sütten yapılan yiyecekler: Bu grup kalsiyum için en iyi kaynaktır. Süt, yoğurt, peynir, çökelek, süt ile yapılan tatlılar bu gruba girer. Bu gruptaki yiyeceklerin herhangi birinden veya bir kaçından günde 2 porsiyon yenilmelidir. En az bir büyük su bardağı süt veya yoğurt, iki kibrit kutusu büyüklükte peynir, bir küçük kase muhallebi veya sütlaç bir porsiyon kabul edilir. Bu gruptaki yiyecekler özellikle büyümekte olan çocuklar, gebe ve emzikli kadınlar ile yaşlılar için önemlidir. Yetişkin ve normal durumda olan kişilere günde iki porsiyon, çocuklar, gebe-emzikli kadınlar ve yaşlılar 3-4 porsiyon almalıdır.
Grup 2: Et, tavuk, balık, yumurta, kuru nohut, fasulye, mercimek, ve bu besinlerden yapılan ürünler: Bu gruptaki besinler protein, B vitaminleri ve demirden zengindir. Enerji de verirler. Herhangi birinden ya da bir kaçından her gün 2 porsiyon yenilmelidir. Bu grup besinler, öğle ve akşam birinci yemeği oluşturur. Öğünlerden birinde kurubaklagil, birinde etli sebze yemeği yeterlidir. Etin yerine balık veya tavuk da yenilebilir.Gençler, gebe-emzikli kadınlar bu gruptan 3 porsiyon almalıdır.
Grup 3: Taze sebze ve meyveler: C vitamini, birçok vitamin ve mineral gereksinmemizi bu gruptan karşılarız. Karnabahar, kereviz, patlıcan, enginar, pancar, kabak,domates, salatalık, biber, yeşil yapraklı sebze ve otlar, havuç, her türlü meyveler bu gruba girer. Bu gruptaki yiyeceklerin herhangi birinden veya bir kaçının karışımından her gün 5-7 porsiyon yenilmelidir
Grup 4: Tahıllar ve tahıllardan yapılan yiyecekler: Bu grup temel enerji kaynağımızı oluşturur. Ekmek, makarna, şehriye, pirinç, bulgur, kuskus, börekler, un ve irmikten yapılan tatlılar bu gruptandır. Ekmek, her öğün yediğimiz yiyecektir.Yetişkin bir kişi için öğünlerde bile 1-2 orta dilim ekmek yeterlidir. Hareketi fazla olan kişiler bunun iki üç katını yiyeceği gibi, daha çok oturarak iş yapan kişilerin bir porsiyondan fazla yemelerine gerek yoktur. Hareketli kişiler yaptıkları işin derecesine göre 2-3 porsiyon yiyebilirler. Bu gruptan günde 4-6 porsiyon yenilmelidir.
Bu gruplarda belirtilmeyen, fakat yiyeceklerimize lezzet vermek için kullandığımız yağlar, şeker, salça ve baharat vardır. Şeker ve şekerli tatlılar vücuda sadece enerji sağladığından bunların fazla tüketilmesi şişmanlığa neden olur. Beden hareketi çok olan işçiler ve sporcular her yemekte tatlı yiyebilirler.Günlük yediğimiz yağların aşağı yukarı yarısı, yiyeceklerimizin bileşiminden gelir. Özellikle etle pişirilen yemeklere ilaveten yağ koymaya gerek yoktur. Katı ve sıvı yağlardan dengeli bir şekilde yenmelidir. Günlük bir kişinin alacağı yağ miktarı 20-30 g. (2-3 silme yemek kaşığı) kadardır. Bu yağın 1/3 ü bitkisel sıvı yağlar, 1/3ü zeytin yağı, 1/3 ü katı yağ olmalıdır.

sağlıklı saçlar

Yazan nil | erkekçe, kadınca, moda ve güzellik, sağlık | Cuma 19 Eylül 2008 11:39 am

Saçlarınızın sağlıklı görünmesini istiyorsanız; 2 ayda bir kestirin, ılık su ile yıkayın ve kremi sadece uçlarına sürün.
Saç bakımında dikkat etmeniz gereken diğer hususlar şöyle:

SAĞLIKLI SAÇLAR İÇİN

 

Jöle sürünce saçlar dökülür mü? Jöle saçta 2-3 gün kalırsa havasız bıraktığı için saç dökülür. En azından ertesi gün saç yıkanmalıdır.
Mevsim dönümlerinde saçlara özel bir bakım uygulanmalı mı? Bu konuda her zaman bir bakım yapmak lazım. Belli markaların şampuan, krem ve serumları her zaman değil ama mevsim dönümlerinde kullanılmalı.
2 ayda bir saçları kestirmek gerekir mi? Saçlar ucundan alınınca daha sağlıklı olduğu için çabuk ve dengeli uzar. 2 ayda bir saç kesimi normaldir. Böylece şekli de bozulmamış olur.
Saçın her gün yıkanması zararlı mıdır? Saç kendi yağında kalmalıdır. Ama mesela günde 3 şampuan yapıyorsanız zararlıdır. Her gün yıkansa bile 1 şampuan yeterlidir.
Saç için özel bir krem kullanılmalı mıdır? Her zaman saçın ucuna uygulanmalıdır. Çünkü krem saçın dibini yumuşattığı için saçı döker.
Saç nasıl suyla yıkanmalıdır? Saçları ılık suyla yıkamak daha iyidir. Ilık su saçı parlak yapar. Yıkama sonrasında 1 kez soğuk su tutulmalıdır. Çünkü hem beyin rahatlar hem de saçlar canlanır.
Esmer bayanlara ne renk saç önerilir? Aslında en güzel sarışınlar, esmerlerden çıkar. Esmerler sarışın olacaksa önce uçlardan başlanılır. Yani dip çok koyu, uçlar sarı olmalı. Dekolteye düşen sarı saçın esmer tene yakışıp yakışmadığına bakılır.

Sıkı toplanmış saçlar, at kuyrukları, topuzlar ve örgüler saçların köklerini zayıflatmaktadır. Özellikle alnın yan kısmındaki sıkı ve gergin toplamalar saç dökülmesi yapar.

Saçlarınıza özen ve itinayla bakınn saçsız kalmayın….

Cilt bakımı ve güzellik kremleri

Yazan admin | kadınca, moda ve güzellik | Pazar 7 Eylül 2008 10:46 am

Cilt bakımı ve güzellik kremleri

Kadınların en çok yaşadığı problemlerin başında gelir cilt problemleri ve güzellik kremleri ararlar. Bu konuda bir paylaşım açmak istedik kullandığınız veya kullanmak istediğiniz kremlerin faydaları, yan etkileri, kullanım şekli, fiyatları gibi. Hangi cilt problemine hangikrem iyi geliyor? veya Türkiyede olmayan yurt dışında yaşan bayanların kullandığı kremler nelerdir? Doğal güzellik kremleri maskeleri nelerdir? Sivilceler, kırışıklıklar, selülit vs. için kullanılan kremler nelerdir?
Mesela doğumdan sonra ciltte oluşan koyu lekeler için kremler varmı? gibi sorularınızı sorabilip tecrübelerinizi burada  paylaşabilirsiniz.
Yada makyajdan kaynaklanan cilt problemleri için krem varmı ?
Cilt bakım ürünleri çok geniş yelpazasi olan ürünlerdir ve cilt tiplerine ve problemlerine göre cilt kremleride çok farklı özellik göstermektedir.
Cilt bakım ürünleri kullanırken özellikle kaliteli ve iyi bilinen markalrınki tercih edilmelidir.
Benim eşim Dr. Hauschka cilt bakım ürünü kullanıyor, Dr Hauschka şu anda Türkiye bulunmayan ama en iyi cilt bakım ürünleri olan bir markadır.  Almanyadan temin ediliyor. Gözenekleri küçüttü karma yağlı ciltte yağ dengelemesi yaptı tamamen doğal olduğu içinde alerji yapmadı. Özellikle tonik yüzdeki kızarıklığı aldı. Yıkama kremi siyah noktaların olmasını engelledi. Gayet sağlıklı bir cilde ve görünüme kavuştu.
Aynı şekilde cilt kremi marka ve etkileri ve tecrübelerinizi soru ve yorum bölümüne yazarsanız, sanırım iyi bir paylaşım gerçekleştirebiliriz.

2009 Gözlük Modası

Yazan sarp | 2009 modası | Perşembe 4 Eylül 2008 9:21 am

2009 yılı gözlük modasını inceledik çerçeveler inceliyor ve aynı incelikte akıyorlar. Bunun ilk görüntüsünü galeriada buz pateni yapan bir kızdan almıştım. Gerçekten farklı ve hoş gözüküyordu. Bu gözlük öyle birşeyki herkes modayı üzerinde taşıyamayabiliyor. Ama ben 2009 senesinin moda çerçeve ve gözlüklerinden bir kaç fotoğraf yayınlayayım kararı siz verin.

2009 güneş gözlükleride buna endeksli olarak ince çerçeveler alacak kocaman çerçeveler 3 senedir sıkmaya başladı zaten. Genelleme yapacak olursak surat yapısı müsade edenler gözlüğü ince çerçeveli ve aynı akış dizaynında olan (thin streamlined designs ) tercih edecekler..

2009 modası

Yazan admin | 2009 modası, moda evi | Perşembe 21 Ağustos 2008 10:04 pm

2009 modası sonbahar kış ilkbahar yaz şimdiden canlandı. 2009 modası renklerle uyumlu olmayan uçukluklar stil ve tarzlar dikkat çekiyor. 2009 modası renklerle tam tezat uçuk aksesuarlarla canlanacak. ayakkabı, gözlük, saat ve benzeri aksesuarlarla verdiğimiz renk tonları giyiminize uçukluk katmak sizin elinizde ama abartmayın 2009 modası resimleri size bir şeyleri anlatmaya yetecektir sanırım. Tüm sene botunca bu renklerden faydalanabilirsiniz. Blogyorumun önerisi bence ten renginize göre renkler seçmeli ve dışarıyı fazla rahatsız etmeden biraz uçuk aksesuarlar kullanmalısınız.

İyi görünmek mutlu olmanın bir parçası olsa gerek . ..

Yoksa iyi anlaşılmakmı ?

Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol (mevlana)

Sevgiyle moda ile kalın

Hamilelik ve Selülit

Yazan nurcan | hamilelik gebelik, kadınca, selülit hakkında | Pazartesi 4 Ağustos 2008 12:43 pm

Östrojen hormonu selülit üzerine etkilidir.

Selülit, derinin altındaki yağ tabakasının, bağ dokuları arasında sıkışıp kalması neticesinde, kan  dolaşım bozukluğu ile beraber, derinin tabakasının üst kısmında çöküntülerin ve portakal kabuğu görüntüsünün oluştuğu şekildir. Selüliti oluşturan faktörler: Hamilelik ve menopoz gibi dönemlerde oluşan hormonal değişiklikte selülite etkilidir. Östrojen hormonunun selülit oluşumunu tetiklediği istatistiksel veriler arasındadır.Bu sebeple kadınlarda selülit oluşumu, erkeklere göre çok daha görülür.
Kişinin kendi genetik yapısı ve metabolizma şekli ve hızı, dolaşım sistemi ve sindirim sistemindeki bozukluklar, kullanılan doğum kontrol hapları ve hormonal ilaçlar, Dengesiz ve yetersiz beslenme; şeker ve tuz ve de yağ oranı yüksek besinleri düzenli tüketme, yetersiz ve dengesiz fiziksel aktiviteler, stres, sigara ve alkol, çok dar pantolonlar ve dizaltı çoraplar, devamlı bacak bacak üstüne atmak, işi gereği çok oturuyor olmak, kan dolaşım sistemini olumsuz etkileyerek selülit oluşumunu tetiklemektedir.

Yazın yapılacak estetik ameliyatlar için nelere dikkat etmek gerekiyor?

Yazan admin | moda ve güzellik | Cuma 20 Haziran 2008 9:40 pm

Yazın yapılacak estetik ameliyatlar için nelere dikkat etmek gerekiyor?
Acıbadem Bursa Hastanesi Plastik Cerrahi Dzmanı Dr. Ayhan Okumuş: Yazla ilgili estetik müdahalelerde iyileşme süresinin çok kısa olması birinci sırada yer alıyor. Çünkü insanlar genellikle şubat ayından başlayarak mart ve nisan aylarında bu işe çok yoğunlaşıyorlar. Çok iz bırakmayan ve çok kısa sürede yapılabilen uygulamalar olması gerekir. Bir de tekrarlanabilir işlemler olmasılazım. Birkaç ayda iyileşecek uygulamalar çok tercih edilmiyor.

Cilt çatlakları neden oluşur tedavisi nedir

Yazan admin | estetik ve plastik cerrahi, moda ve güzellik | Perşembe 19 Haziran 2008 9:54 pm

Kadınlar yaz aylarında en çok hangi şikayetler ve estetik kaygılarla size başvuruyorlar?
Doç. Dr. Saray: Kadınlar yaz aylarında en sık lekeler, bacak varisleri, selülit ve çatlak şikayetleri ile kliniğe  başvuruyorlar.
Kadınların en çok karşılaştıgı sorunlardan biri de çatlaklardır. çatlaklar nasıloluşur?
Doç. Dr. Saray: Cilt çatlaklarının neden oluştuğu tam olarak aydınlatılamamıştır. çatlakların gelişmesinde en önemli neden hızlı kilo artışı ya da hızlı büyümeye bağlı olarak derinin hızla gerilmesidir. Ayrıca luzlı kilo almak kadar hızlı kilo vermek de cilt çatlaklarımn gelişmesine ne¬den olur. Ayrıca bazı hormonal değişiklikler ve genetik yapı da çatlakların gelişmesine katkıda bulunur. Bütün bu faktörlerin etkisi ile derinin derrrıis adı verilen tabakasında bulunan kollajen ve elastin liflerin değişime uğrayarak yapısal olarak bozulması ile dlt çatlakları oluşur.
Çatlakların tedavi edilmesi için hangi yöntemler uygulanır?
Doç. Dr. Saray: Çatlak tedavisinde uygulanan birçok yöntem olmakla beraber bunların çoğunun etkinlikleri sınırlıdır. Çatlaklar oluştuktan sonra erken dönem dediğimiz ilk allı hafta içinde tedaviye başlarursa tedaviye yanıt alma şansı daha yüksektir. Çatlaklar beyaz, deriden hafif çökük hale geldiğinde ise tedavi etmek daha zordur. Erken dönem çatlaklarının tedavisinde bilimselolarak etkili olduğu kanıtlanan tretinoin içerikli ilaçlı kremler kullarulabilir. Bir diğer etkili yöntem ise kimyasal peeling işlemidir. Triklorasatik asit ya da glikolik asit ile yapılan peeling yöntemi tedavide tek başına ya da tretinoin içeren kremlerle birlikte kullanıldığında oldukça etkili olmaktadır. Alüminyumaksit kristalleriyle, deride hafif bir sayma etkisi yaratan mikrodermabrazyon yöntemi de çatlak tedavisinde kullarulan yöntemlerden bir tanesidir. Bazı çalışmalarda radyofrekans yönteminin dermal kollajen sentezini arttırarak çatlakların görünümünde iyileşme sağladığı bildirilmiştir.
Son yıllarda çatlak tedavisinde lazerin etkinliğini araştıran birçok çalışma yapılmıştır. 585 nın pulsed-dye lazer ve 1064 nın ND:Yag lazer çatlak tedavisinde etkili olabilen lazerlerdir. Çatlak gelişimini önleyici ya da tedavi edici etkisi olduğu ileri sürülen birçok kozmetik krem olmakla birlikte bunların hiçbirinin bilimsel anlamda etkinliği karutlanmamıştır.

güneş lekelerinden kaynaklı cilt lekeleri

Yazan admin | kadınca, moda ve güzellik | Perşembe 19 Haziran 2008 9:36 pm

Çogunlukla güneş nedeniyle ortaya çıkan cilt lekelerinden kurtulmak için hangi yöntemlere başvurmak gerekir?
Doç. Dr. Saray: Bu tür lekelerin tedavisinde kulanılan farklı tedavi yöntemleri mevcuttur. En sık kullandığımız yöntemlerden bir tanesi leke açıcı ya da leke giderid ilaçlı kremlerdir. Kimyasal peeling de sık başvurduğumuz bir tedavi yöntemidir. Bir diğer yöntem kar tedavisi olarak bilinen kriyoterapi uygulamasıdır. Ayrıca yüz ve el üzerinde görülen yaşlılık lekesi olarak da bilinen güneş lekeleri ile çillerin tedavisinde yoğun darbeli ışık (IPL) tedavisi uyguluyoruz.
Bu yöntemlerin yan etkileri var mıdır?
Doç. Dr. Saray: Bu yöntemler etkinlikleri yüksek, yan etki riskleri ise oldukça düşük olan tedavilerdir. Leke açıcı ilaçlı kremler bazı hastalarda deride kaşıntı, kızarıkhk ya da yanma hissi gelişmesine neden olabilir. Kriyoterapiden soma özellikle koyu renkli derisi olan kişilerde beyaz leke şeklinde izler kalabilir. Kimyasal peeling uygulamalarından soma güneşten yeterince korunulmadığı durumlarda lekelerde artış olabilir. Ancak uzman bir doktor tarafından uygulamldığında bu yan etkilerin görülme riski çok azdır.

Sonraki »