Varis Hastalığı Ameliyatı ve Lazer Tedavi Merkezleri

varis-tedavi-merkezleriÖncelikle Varis Nedir? sorusunun cevabı ; toplardamarların genişlemesidir. Hastalığın durumuna göre 0 ile 6 arasında derecelendirilir. mesela 1 kılcal damar varisleridir. damar çapı büyüdükçe ve hastalı ileledikçe derece artmaktadır. 3 derecede varis bölgesinde şişmeler olur.  6 derece en ciddi varis ayak bileğinde yara oluşmasıdır.  Varis ençok bacaklarda görülmektedir. Risk grupları ise sürekli ayakta hareketsiz iş yapanlardır. Bayanlarda erkeklere oranla biraz daha fazla ve özellikle hamilelerde varis görülebilir.

Varisli hastaların dikkat etmesi gereken durumlar is şunlardır. Sıcaktan korunmalı , ayakkabı seçimini iyi yapmalı ayakta uzun süre sabit durmamalıdır. Ayrıca düzenli egzersizler yapılmalıdır. Aynı durum hamileler için de geçerlidir. Hamilelikte oluşan varisler genellikle hamilelik sonu düzelmektedir.

Varis ameliyatı ve cerrahi yöntem , 2 ve daha yüksek dereceli varislerde tedavi yöntemi olarak kullanılmakatadır. Varis tedavisinde lazer tedavi merkezleri açılmıştır . Lazerle varis tedavi yöntemi ise, damarı içten kapatmaktır. Yani ameliyat yöntemi ile alınan damarlar alınmayıp yerinde bırakılarak damarların içten kapatılması yöntemidir.  Skleroterapi denilen tedavi yöntemi ise çapı 1ile 4 mm olan damarlara yapılır. İncecik enjektörlerle damara madde enjekte edilir ve damar kapatılır. Hasta tedavi sonrası direk normal işlerine devam edebilir.

Varis tedavi edilmezse ne gibi sakıncaları olabilir ; ağrı ve şişlik gittikçe artar. Kılcal varislerde ise böyle ilerleme olmaz sadece görüntüsel problemler olacağından bayanlar genelde bu varis tedavi merkezlerine müracaat etmektedirler.

En iyi varis tedavi merkezi hangisi diyorsanız. Bunu belirleyebilmemiz için , sizlerin yaşadıkları ve tecrübeleri ni yorum bölümüne yazması gerekmektedir. Sanırım yine büyük şehirler , yani istanbul ankara izmir adana antalya bursa varis tedavi merkezleri önde gelenler olacaktır. Herkesin katılım ve paylaşımını bekliyoruz..

Anne Karnındaki Bebeğin Cinsiyeti

Anne karnındaki bebeğin cinsiyeti nasıl anlaşılır?

bebek-cinsiyetiAnne karnındaki bebeğin cinsiyeti ancak görerek anlaşılır. Yani bunun anlamı doktorunuz ultrason da görerek size cinsiyetini söyleyebilir. Doktorların Kız veya erkek cinsiyetini ultrasonda görürken yanıldıkları hep duyduğumuz konulardandır. Ama günümüzde ultrasonlarda geliştiği için bu yanılgı payı yok derecek oranda azalmıştır. Mesela 4. ayda pozisyon gereği tam cinsel organını görememişse diğer ayda daha doğru bilgiyi görerek verebilir. Hatta sizede ekrandan gösterebilir.
En erken yanılmadan 4. ayda cinsiyet anlaşılabilmektedir.
Anne karnındaki bebeklerde cinsiyet başka herhangi bir test yöntemi ile anlaşılmaz.

Doğum Sezeryan mı Normal mi yapılmalı?

doğum-sezeryan-normalDoğum Sezeryan mı Normal mi yapılmalı?

Hamilelikte bizi en çok düşündüren konulardan biride sezeryan mı yoksa normal doğum mu tercih etmeliyim ? sorusudur. Bunun cevabını aslında siz vereceksiniz ve normal ve sezeryan doğum riskleri ni irdelememiz gerekecek.
Öncelikle, tercih normal olmalıdır. Çünkü adı üstünde NORMAL. Normal ve doğal olan her şey daha sağlıklıdır.Ama esinlikle hamileliğiniz boyunca hiç bir probleminiz dahi yoksa her ay düzenli kontrolere gitmelisiniz ve bebeğin gelişimini incelemeniz gerekir.

Bu arada normal doğumun faydaları hakkında bir araştırma yapıp bu konuyuda açmalıyız diye düşünüyorum.

Sezeryan nede olsa bir ameliyattır ve her ameliyat bir risk içerir. Ama SEZERYAN DOĞUMU gerektirecek bir çok sebepte gebelikte oluşabilir. Bu gibi durumlarda bebek ve anne sağlığı için sezeryan seçilir.

Sezeryan olması gereken durumları aşağıda sıralamaya çalıştık. Ama siz genede sezeryan ve notmal doğum hakkında sorularınızı ve yorumlarınız yazın böylece daha fazla bilgi ve fikre ulaşmış oluruz . Mesela sezeryan oldunuz ve bunu neden tercih ettiğinizi yazabilirsiniz.

Sezeryan olmasını gerektiren durumlar:

Makat geliş (bebeğin poposunun önde gelmesi) :
Bebeğin önde gelen kısmının poposu olması kesin bir sezaryen gerekliliği olmasa da günümüzde pek çok doktor bu riski göze almaz ve sezaryen doğum ister.

Pasenta previa totalis:
Bebeğin eşinin (plasenta) rahim ağzını tamamen kapatması durumudur ve plasenta previa diye adlandırılır.

Çok iri ya da çok küçük bebek:
Bebeğin tahmin edilen doğum ağırlığının 4,5 kilogram dan fazla ya da 1,5 kilogram dan az olması durumda sezeryan tercih edilir.

Baş-pelvis uygunsuzluğu durumu:
Bebeğin kilosundan bağımsız olarak bebeğin en geniş çapı olan kafası ile anne adayının kemik yapıları arasında uyumsuzluk olabilir ve bu gibi durumlarda sezeryan yapılır.

Çoğul gebelikler:
Şart olmamakla birlikte çoğul gebeliklerde sezaryen tercih edilir.

Doğum kanalını tıkayan kitleler

Anne adayındaki sistemik hastalıklar

Annede herpes enfekiyonu

Doğumsal anomaliler:
Bebeğin doğum kanalından geçmesini olanaksız kılan yapısal anomalilerin varlığında da sezaryen gerekliliği söz konusudur..

Geçirilmiş sezaryen:
Daha önceki hamileliklerin sezaryen ile sonlandırılmış olması mutlak bir sezaryen gerekliliği değildir. Bunun tek istisnası uterusun yukarıdan aşağıya doğru kesildiği klasik sezaryendir. Bu durumda eylem sırasında rahim kasının yırtılma olasılığı çok yüksek olduğundan asla denenemez. Alt kısma yatay bir kesi yapılarak gerçekleştirilen sezaryenlerden sonra ise normal doğum denenebilir. Ancak pek çok doktor bu gibi durumlarda yine sezaryeni tercih etmektedir.

Geçirilmiş myomektomi:
Önceden yapılan bir myom çıkartma ameliyatında rahim boşluğuna girilmiş ve kavite dikilmiş ise çoğu doktor sezaryeni tercih eder.

Geçirilmiş vajinal operasyon
Vajinada uygulanmış bazı operasyonlardan sonra normal doğum önerilmez.

doğum-normal-sezeryanVajinismus ve/veya korku

Fetal distress bulguları

İsteğe bağlı sezaryen

Vajinal doğum planlanırken eylemin herhangi bir anında sezaryen gerekliliği doğuran durumlar

Zaman zaman vajinal doğum için her türlü şart uygunken ve elem devam ederken ortaya çıkan durumlar sezaryen gerekliliği doğurabilir.

İlerlemeyen eylem:
Anne adayının kasılmaları düzenli ve güçlü olmasına rağmen rahim ağzının açılmaması ya da bebeğin kafasının aşağıya inmemesi durumunda sezaryen gerekliliği ortaya çıkar.

Fetal kalp atımlarının bozulması

Plasentanın erken ayrılması

Kordon sarkması

Amniyon sıvısının mekonyumlu olması

Bebeğin kafasının sıkışması:

Doğum eylemi başladıktan sonra sezaryen kararı verdiren durumlar

Birinci evrenin uzaması:

Serviksteki açıklık uygun şekilde ilerlemezse durum değerlendirmesi yapılır.Baş pelvis uygunsuzluğu durumunda kasılmalar ne kadar düzenli ve şiddetli olursa olsun serviksteki açıklık ilerlemez. Baş pelvis uygunsuzluğu tanısı konamamış bir iri bebek durumuna bağlı olabileceği gibi, bebeğin doğum kanalına alın gelişi ile girmeye çalışması gibi diğer bazı anormal durumlara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Tüm bu durumlarda kasılmalara rağmen serviksteki açıklık ilerlemez ve bu durumda artık normal doğum imkanı kalmamıştır ve sezaryenle doğum gerçekleştirilir.

Fetal distres ortaya çıkması

Kordon sarkması durumunda sezeryan tercih edilir.

Ablatio placentaya bağlı fetal distres ya da aşırı kanama:

Doğum eyleminin ikinci evresinde sezaryen kararı verdiren durumlar:
Bebeğin doğum kanalında sıkışması durumunda
Vakum ekstraksiyonunun başarısız olması durumunda da sezeryan tercih edilir.

Evet, hamile ve gebe anneler aklınıza takılan normal mi sezeryan mı soru ve yorumlarınızı bekleriz.

Kürtaj Bilgi Paylaşımı, Fiyatları, Videosu ve Kürtaj Sonrası

Kürtaj konusu bir çok kişinin istemeden zorunluğu kaldığı ve bu konuda korku ve endişelerin fazla oluştuğu bir konudur. Bu yüzden kürtajla ilgili sorularınız içim burada bir paylaşım alanı açmak istedik. Genelde çevremde gördüğüm kadarı ile çok genç ve evli olmayan çiftlerin istenmeyen hamilelikleri sebebinde çaresiz yol olarak kürtaj seçilmektedir. Bu konunun bir çok endişe verici yanıda mevcut. mesela kürtaj yapacak jinekolog doktor bulunması ve bunun gizlilik içinde olması gerekliliği, bu konuda özellikle büyük şehirlerde istanbul, izmir, ankara, adana, bursa gibi yerlerde tanınma ve duyulma gibi sorunlar olmaması biraz rahatlatıcı ama küçük yerlerde böyle sıkıntılarda var. Ayrıca kürtaj fiyatları ve ücretleri de merak edilen dier konu çünkü unun finansmanı bile bir çok kişi için problem olabilmekte.
kurtajKürtaj hakkında merak edilen başlıca konularda;
kürtaj nasıl yapılır ve yan etkileri varmıdır. ?
Kürtaj sonrası ne zaman hamile kalınabilinir?
Kürtaj sonrası kanama ne anlama gelir?
Kürtajın yan etkileri varmıdır?
Kendi kendine kürtaj yapılırmı?
kürtaj ücret ve fiyatları ne kadardır?
Kürtaj için en uygun zaman nedir? Yani bebek kaç haftalıkken kürtaj daha sağlıklı olur?
gibi ve ve daha sorulacak binlerce soru ile kürtaj hakkında en doğru ve güncel bilgileri oluşturabileceğiz. Ayrıca kürtaj video ve görüntülerini izleyebileceğiniz (bilmiyorum uygun olur mu? ) videolarıda burada izleme imkanı bulabilirsiniz.
Şimdi kürtaj hakkında birz bilgi verelim ve bunu soru ve cevaplarla büyütmeye çalışalım.
Kürtaj, kelime anlamı olarak kazımak demektir. Rahim içindeki herhangi bir parçayı alma işlemidir. Bu kist olabileceği gibi daha çok bebek alma ve hamilelik sonlandırma işlemi olarak halk arasında bilinmektedir. Bir jinekolog tarfından genel anestezi ile yapabilir. Yan etkileri ve komplikasyonları olabileceği için hastanede yapılması tercih edilmelidir.
Hamileliğin 10. haftasına kadar yasal olarak yapılabilir. Eğer bebekdeki bir problemle alınması gerekiryorsa 13. haftaya kadar kürtaj yapılabilir. 14-15 inci haftadan sonra bebek kemikleri geliştiği için kürtaj yöntemi kullanılmamaktadır.
En sağlıklı kürtaj zamanı ise 5-6 haftalıkkendir. Bu aşamada içeride parça kalması pek yaşanmamaktadır. kese oluşmadan yani 4 hafta ve öncesi kürtaj yapılamaz.
Kürtaj yöntemleri ise , yapılan işe göre değişir. Eğer çocuk alma ise 2 yöntem var , 1.si ve çok kullanılan vakum yöntemi tercih edilmektedir. Parça bırakma ve zarar verme ihtimali bu yöntemle daha azdır. Daha sonra oluşabilecek patolajik riskler için vakum tekniği daha çok uygulanmaktadır. 2 ci yöntem ise kaşık tekniğidir.
Kürtajdan sonra iyileşme süreci nasıldır ; Kürtaj işlemi 5 dakika sürer , anesteziden ayılma süreci 1 saattir. Daha sonra 1 hafta – 10 gün kadar kanama normeldir. Bu dönemde cinsel ilişki, havuza girme, dışarıdan mikrop alabilecek aktiviteler yasaktır.
Kürtaj yaptıran birinin yeniden hamile kalması konusunda %99.99 bir problem yoktur. İleride çocuk yapmakta bir problem olmaz. Ama çok küçük bir ihtimallede kürtaj sırasında istenmeyen bir durum gerçekleşirse milyonda birde olsa problem çıkabilir.
Kürtajın riskleri açısından bilinen en klasik sebep bir enfeksiyonun ortaya çıkmasıdır. rahim delinme ihtimali olabilir. tabi bu durum 10.000 de bir oranında gerçekleşmektedir.
Kürtajda parça kalması çok küçük ve büyük gebeliklerde oluşabilir. Kanama adet kanamasından daha fazla ve uzun süre pıhtılı oluyorsa, doktor tarafından tekrar ultrasonla kontrol edilmeli ve kalan parça küçük bir operasyonla alınmalıdır.
Kürtaj sonrası fizyolojik etkilerin dışında psikolojik etkileri olmaktadır. Eğer kadın bebeği istediği halde mecburen bir takım sebeplerle bebeği aldırmak zorunda kaldıysa mutlaka psikolojik destek alması önerilir.
Evet şimdilik bu kadar yeter ama sizin soru ve yorumlarınızla bu konu dahada gelişecektir. Özellikle güncel kürtaj fiyatlarını vermeniz uygun olacaktır.
Herşey gönlünüzce olsun.

Normal doğumdan sonra vajina genişlermi?

dogum-sonrasi-cinsellikNormal doğumdan sonra vajina genişlermi?
Normal doğum sonrası vajinanın genişleyip genişlememesi çok merak ettiğimiz konulardan biridir. Bunun nedeni tabiki ileriye yönelik cinsel hayatımızda ki endişelerimizdir. Bunu ayrı iki noktada incelemek gerekir. Çünkü, vajinanın genişlemesi ile cinsel hayatınızdaki mutluluğun oranını birebir endeklememiz gerekir. Önce sorumuzu cevaplayacak olursak , evet normal doğum sonrası rahim genişler . Çünkü rahim çapı yaklaşık 10 cm dir ve 9 – 9.5 civarındaki bebek kafası çapı bu rahim çapından çıkar. Rahim zamanla aynı döngüsüne çalışsada, eski yapısına tam ulaşamayacaktır. Cinsel hayatımızı etkiler mi sorusunun cevabı ise ; 1. 2. doğumdan sonra ve hatta 3. doğumdan sonra bile cinsel hayatı etkilememektedir. Ancak 4 doğumdan sonra bu,cinsel hayatı etkilemeye başlamakta ve idrar tutamama gibi problemlerede yol açmaktadır.
Rahim daraltma ameliyatları varmı dır?
Tabiki vardır ve çokta basit bir operasyondur. Rahimden bir kısım alınarak dikilir. %100 e yakın rahim daraltmalarında başarı vardır. Ama genellikle böyle operasyonlara gerek duyulmaz. Yani 3 çocuğu olsa bile cinsel hayatta bir sıkıntı yoktur.
Kafanıza takılan başka soruları ve tecrübelerinizi aşağıdaki soru ve yorum bölümüne yapabilirsiniz.

Amniyosentezin riskleri nelerdir?

AMNİYOSENTEZ’in riskleri nelerdir ?

amniyosentez-riskleriAMNİYOSENTEZ ilk geliştirildiği günlerde henüz ultrasonografi gibi hassas görüntüleme yöntemleri olmadığından “körlemesine” uygulanmakta ve çeşitli istenmeyen durumların oluşmasına neden olmaktaydı. Günümüzde bu durumlar azalmış olmakla beraber her invaziv (vücudun “bütünlüğünü” bozarak yapılan) işlemde olduğu gibi çeşitli riskler söz konusu olabilmektedir.

İşlem yapılırken en sık oluşan istenmeyen durum iğnenin girmesiyle amnios zarının uterusa bağlı olduğu yerden ayrılması ve zarın iğnenin üstünde “çadırlaşarak” sıvının içine girmeye müsaade etmemesidir. Tecrübeli bir operatör bu durumla kolaylıkla başa çıkabilirken amnios zarının uterus duvarından geniş bir alanda ayrılması durumunda işlemi 1-2 hafta sonrasına ertelemek gerekebilir.

Ultrasonun olmadığı dönemlerde “körlemesine” yapılan AMNİYOSENTEZ uygulamalarında enjektöre sıvı gelmemesi durumunda iğne yerinden çıkarılıp başka bir yerden tekrar batırılmakta, yani bir işlemde çok sayıda giriş yapma durumunda kalınmaktaydı. Çok sayıda giriş bebeğin işleme bağlı ölme riskini artıran bir durumdur, ancak günümüzde özellikle ikiden fazla giriş gerektiren durumlar ender olarak görülmektedir.

Bebeğin işleme bağlı yaralanma riski de günümüzde rutin olarak ultrason yardımıyla yapılan AMNİYOSENTEZ’lerde oldukça azalmıştır. Ultrasonsuz dönemlerde bebeğin her türlü organında iğne batması sonucu yaralanmalar oluşabilmekteyken, günümüzde bunların sayısı çok azalmıştır. Meydana gelen yaralanmaların büyük kısmı bebeğin cildine iğne batması gibi zararsız sayılabilecek yaralanmalardır.

İşleme bağlı olarak annenin dolaşımına değişen miktarlarda kan hücresi geçişi olmaktadır. Bu durum genellikle bir problem yaratmaz. Ancak anne adayıyla baba adayı arasında Rh uygunsuzluğu olduğu durumlarda bebeğin kan grubu da pozitifse problem yaratabilir. Bu durumda daha önceden Rh pozitif bir kan hücresiyle karşılaşmamış olan anne adayı savunma sistemi bu hücrelere karşı antikor üretmeye başlar, yani sensitize olur (duyarlılaşır). Bu, mevcut olan bir gebelikte bir problem yaratmamasına karşın sonraki gebeliklerde anne adayı tekrar Rh (+) kanla karşılaştığında daha önceden sensitize olup hazırlandığı için çok daha hızlı tepki göstererek bebeğin kan hücrelerinin parçalanmasına neden olabilir. Bu yüzden işlem sonrası anne adayına bir doz Rh immunglobulin (Rhogam) uygulanır. [Rh uygunsuzluğu]

Bebeğin işlem esnasında aniden ölmesi de nadir görülen bir durumdur. Bunun işlemin bebekte yarattığı “stresin” nörolojik yolla kalbin durmasına bağlı olduğu düşünülmektedir.

İşleme bağlı olarak amnios sıvısında enfeksiyon meydana gelme riski de aseptik (steril, yani bakterilerden arındırılmış) şartlar mevcut olduğunda ve kurallara uyulduğunda oldukça düşüktür. Ancak ikinci trimesterde amnios sıvısının savunma mekanizmaları henüz az gelişmiş olması nedeniyle enfeksiyonlar ağır seyredebilir.

Genetik tanı amacıyla yapılan amniosentez sonrası yaklaşık %1-2 anne adayında “su gelmesi” şeklinde yakınmalar olmaktadır. Bu durum genellikle 48 saat içinde kendiliğinden iyileşir.

AMNİYOSENTEZ uygulanan anne adayının enfeksiyon bulguları (ağrı, ateş, akıntı gibi), kanama, su gelmesi gibi bulguları doktoruna mutlaka haber vermesi gerekir. İstirahat mutlak zorunlu değildir ancak bedeni zorlayan işler yapılmamalı ve cinsel ilişkiye 3 gün ara verilmelidir.

Bebeğin işleme bağlı kaybedilme oranını belirlemek güçtür. Zira bebeklerin bir kısmı AMNİYOSENTEZ uygulanmasa da başka nedenlere bağlı olarak ölebilmektedir. Bu konuyu aydınlatmak için yapılan bir çalışmada AMNİYOSENTEZ yapılmamış anne adaylarının bebeklerinin ölme oranı %3, AMNİYOSENTEZ yapılan anne adaylarının ise %3.2 olduğu, yani AMNİYOSENTEZ’in bebeğin ölme riskini çok az artırdığı belirlenmiştir.

Amnios sıvısı embolisi (amnios sıvısının kana geçmesi ve akciğer ana atardamarını tıkamasıyla meydana gelen çok ciddi bir durum) gibi durumlar ise çok nadiren meydana gelebilir.

Aşılama Yaptıranların Paylaşım Alanı

asilama-yaptiran-bayanlarOfff. Aşılama yapan hanımların derdimi, dermanımı bunlar belli değil. ” pko, gonal f, glucuhage, klomen, gonophene, divina ve Agnucaston ” bunlardan bıkanda var, bıkmadan devam edenlerde …

Aşılama yaptıran arkadaşlar burada paylaşıyor. Daha önce klonomen tedavisi ile paylaşım açmıştık. Şimdi tüm bu aşılama tedavilerini paylaşacağımız. Aşılama yaptıran hanımların paylaşım alanı burada.. Üye olmadan bilgi, istek, soru ve önerilerinizi burada kolayca yorum bölümüne yazıp gönderebilirsiniz.

Ayrıca Blogyorum sayfaları içinde klonomen, pko ve benzeri konular ilginizi çekecektir.

Aşılama yaptıran arkadaşlar hangi iğneleri kullandı nasıl bir süreç gösterdi. Etkileri neler oldu . Aklımıza gelecek tüm soruların hepsini burada paylaşabiliriz. Herkese acil şifalarrrr..

Hamile Anneler için Beslenme Önerileri

hamilelikte_beslenmeHamile anneler için beslenme önerileri

Bazıları hamile bayanlar  hamileliğin dokuz ay boyunca bir yerine iki yer, gelişmekte olan bebek için yemek gerektiğine inanılınır. Aslında amilelerde beslenme iki kat değil bilinçli ve dengeli olmalıdır. Bu yazıda bebeğin ve hamile annelerin sağlıklı olması için  beslenme ipuçlarına ve bazı popüler beslenme tavsiyelerine değineceğiz.

Genel ve önemli bir kural, bir yetişkin kadın günde yaklaşık 2100 kalori ye ihtiyaç duyar. Hamile kadının ise buna ek olarak, sadece bir günde 400 kaloriye daha ihtiyacı vardır. Kalorisinin yüzde  onu protein kaynaklı olmalıdır. Protein bulunan yiyecekler ise; et , yumurta, balık, süt ürünleri ve baklagiller. Kalorinin yaklaşık yüzde 35 i ise yağ kaynağı olmalıdır. Bu da süt ürünleri ve fındıkdan alınabilir. Kalorinin geri kalan yüzde 55 karbonhidrat şeklinde olmalıdır. Karbohidratlar için en popüler aynaklarlar patates, pirinç ve makarna olarak bilinir. Hamile bir anne için yeterli folik asit almak çok önemlidir. Folik asit bebeğin sinir sistemi sağlamak için gereken yapıyı oluşturmada önemli etkisi vardır. Folik asit ve B vitaminleri  için ise, yeşil sebzeler, portakal suyu, fasulye ve pirinç tüketilmelidir.

Demir gebelik sırasında plasenta beslemek için çok önemli olan bir kaynaktır.Demirce zengin olan besin kaynakları, yeşil sebze, çilek ve tüm tahıllı ekmeklerdir. Genelde bu demir miktarı yeterli olmaz ki, hamile kadınların günlük demiri ek olarak alması önerilir.

Doktorunuzuda sizi bu beslenme konusunda bilgilendirecektir. Zaten sağlıklı bir gebelik geçirmek istiyorsanız düzenli doktor ve beslenme uzmanına kontrole gitmek gerekir.

AMNİYOTİK BAND NEDİR

amniyotik_bandAmniyotik band hamile bayanlarda bebek kesesi içinde görülen iplenme durumudur. Bu konu hakkında soruları, resimleri ve tüm ayrıntıları burada paylaşabilirsiniz. 

Bu diğer adlandırmaları, ADAM kompleksi (amniyotik deformite, adhezyon, mutilasyon.
Amniyotik band bazen bebek açısından çeşitli sorun oluşturabilir fakat genellikle bir sorun yaratmadan bebek normal görünümde doğar.

Amniotik Band Bebeğe Zarar Verir mi?

Amniyotik band sendromu ile görülen sorunlar topluluğu, bebeğin kol ve bacaklarında ödem oluşmasından, kol ve bacaklar başta olmak üzere fetal kısımların tamamen yok olmasına kadar uzanan anomalileri kapsamaktadır. Meydana gelen amniotik band dokuları sararak sıkar ve o seviyeden alt kısma  kan, ve oksijen akımını kesebilir.Aynı kangren gibi, nasıl vücudumuzda bir yerimiz sıkışıp kaldığında uyuşu ve kangren olur aynı bunun gibi, etkilenen vücut kısmının hareket kabiliyeti azalır ve  bandın bulunduğu yerden aşağı seviyelerde gelişim durur.

Amniyotik  band bebeğin bir dolandığı yerine göre etkilere yol açabilir.

Genellikle amniyotik bant sendromu çok hafif şikayetlere yol açabilmektedir, parmaklarda yapışıklık gibi doğum sonrası ameliyat ile düzeltilebilecek düzeyde hafifi anomaliler görülür. Amniyotik band sendromun en sık görülen şeklinde  ise bebek doğduktan etkilemiş kısımlarda sanki çok sıkı bir lastik geçirilmiş gibi oluklar ve ciltte izler  görülür.
Amniyotik Band Sendromunun Sebebi nedir?
Sebebi tam bilinmez, en çok inanılan teori ise hamileliğin  çok erken dönemlerinde amniyon zarının herhangi bir sebeple  yırtılması ve serbest şekilde sallanan parçaların bebeğe ait  kısımları sarmalayıp sıkıştırması olarak kabul edilmektedir.Bu yırtılma sonrası amniyos zarı kendini yeniler ancak bebeğe bağlanan kısımlar olduğu gibi kalır ve amniotik bant sendromunu oluşturur.

 
Amniyotik Band Sendromu Diğer Bebektede görülürmü ( KRONİK Mİ?) ?

Amniyotik band sendromu genellikle tekrar etmez ve daha önce amniyotik band sendromlu bebek dünyaya getirenlerde diğer bebeklerde de benzer durumun görülme olasılığı hakkında yorum yapılmaz. Kesin olacak veya olmayacak diye bir şey yoktur.

Amniyotik Band Sendromu olduğunu nasıl anlarsınız?

Amniyotik bant tanısı ultrason incelemesi esnasında duvardan başlayıp kesenin içinde ilerleyen ve fetusda biten band şeklinde oluşumların  görümesi ile konur.Ayrıca etkilenen kısmın alt seviyelerindeki organ deformiteleri inceleme esnasında kısmen de olsa  saptanabilir. Anne karnındaki bebekte asimetrik deformite varlığında amniyotik band araştırılmalıdır. Zaman zaman ultrasonografide saptanan görüntüler amniyotik bandı düşündürebilir ancak bunlar gerçek amniyotik band değildir. Örneğin uterus içinde bulunan yapışıklıklar yanlış değerlendirme sonucu amniyotik band zannedilebilir.

Amniyotik Bant ın Tedavisi Nasıldır?
Tedavisi için  yapılabilecek çok fazla birşey yoktur. Çocuk ciddi şekilde etkilenmiş ve çok kalın bantlar var ise gebeliğin sonlandırılması düşünülebilir. Hafif durumlarda ise doğum beklenir vaya “intrauterin cerrahi girişim” ile bu bandların kesilmesi deneysel aşamada devam etmektedir.

Klomen tedavisi ile bebek sahibi olmak

Öncelikle klomen tedavisi nedir ona değinelim. Kadınlardaki yumurtlama problemlerinin giderilmesinde kullanıllır. Yumurta geliştirme ortam oluşturma içinde kadınlarda bir takım hormaonlar ön plandadır. Bu amaçla Klomifen Sitrat kullanılır.  Bu ilaç ile  yüksek oranda yumurtlama sağlandığı ve bu yumurtlama ilede %50 civarlarında hamile kalındığı bulgular arasındaymış. Bu ilaç tedavisinin belli bir süresi olup herkesde başarı sağlanmaması doğal. Herkesin hormanal ve genetik denge yapısı farklıdır. Normal bir adet döngüsü ve gebelik oluşturmak gereklidir.

Bizim bu konuya değinme amacımız yani burada klomen kullanan kişilerin neticelerini ve tedavi gidişatını sorularını ve bulgularını paylaşması..Umarız herşey istediğiniz gibi olur.