yumurta çatlatma iğnesinden sonraki dönem

Yazan nil | hamilelik gebelik, kadınca | Cuma 24 Ekim 2008 6:02 pm

genelde her kadın hamile olmak ister ve istediÄŸi zamanda olmayabilir yumurtası az olması, çatlamaması gibi, bilinen o ki artık onunda çözümü var yumurta çatlatma iÄŸnesi… onu uygulayabilirsiniz  fakat biz kadınlar sonucunu merak ederiz acaba oldumu tuttumu diye

dr.alper mumcunun yazısını okurken dikkat ettiğim noktayı sizle paylaşmak istiyorum

İnfertilite tedavilerinde yumurta çatlatmak amacıyla yapılan hCG enjeksiyonları sonrasında da hatalı pozitif sonuçlar görülebilir. Bu nedenle test son hCG enjeksiyonundan 10-14 gün sonra yapılmalıdır.

Gebelikte adet görme ve kanamalar ağrılar

Yazan admin | hamilelik gebelik, sağlık | Perşembe 9 Ekim 2008 1:08 am

Gebelik dönemlerinde adet görülürmü sorusunu çok sık sorarız kendimize acaba böyle insanlar varmı gebe olmuÅŸ ama anlamamış kanamaları adet zannetmiÅŸler. Benim teyzem öyleydi kaynımda vardı gibi çok defa iÅŸitmiÅŸizdir. Ama aslında durum böyle deÄŸil. Normalde hamile olan  bir insan adet görmez. Ama hamilelik dönemindede kanama ve aÄŸrı görülebilir. Bu çok sık raslanan bir durumdur. dolayısı ile kontroller yapılmadığı taktirde hamilelikler çok ilerki aylardada anlaşılabilmeltedir. KiÅŸilerin hamile kalabilecekleri durumlarda ve şüphelendiklerinde hamilelik testleri yapmaları ve hamilelik dönemindeki kanamalarıda ciddiye almaları gerekmektedir. Maalesef ülkemizde yaÅŸanan sosyo-ekonomik sebepler ve insanların kendi bilinçsizliÄŸi ile birçok istenmeyen hamilelik hüsranları yaÅŸanmakatadır. Bu konu altında mevcut durumunuzu anlatıp çözüm arama yolunu bulabilirsiniz. İnsanlar genelde problemlerini ararlar çözerler ve giderler. Bunu ben Kuran-ı kerim ayetlerindede okudum ve doÄŸru, özet olarak ÅŸunu söylüyor “sıkıntı çektiÄŸinizde yalvarır ve istersiniz, veririz ama sonra şükretmezsiniz.” . Burada bunu kırmaya çalıştım ama baÅŸaramadım. Åžimdi bunu okuyan kaç kiÅŸi burada yaÅŸadığı problemlerin çözümlerini anlatacak merak ediyorum. Genelde problemlerinizle ilgili sorular sorucaksınız bu normal, peki çözüm ve önerileriniz? .Bu olmayacak çünkü siz buraya hamilelikte yaÅŸadığınız kanama ve aÄŸrı problemleri ile geldiniz. Bu sorunu çözen bir kiÅŸi bunu aramaz ve burada bu yazıyı okuyor olmaz.

Ama benim size söyleyeceğim en ideal çözüm işin uzmanına her zaman muayene olun. İmkanlarınızı zorlayın ve sağlıkla kalın. Lütfen sorunlarınızı ve çekinmeden yazın.

Saygılarımla,

Admin  

Doğum kontrol hapı kullanımı ve yan etkileri

Yazan sarp | adet dönemi, hamilelik gebelik, kadınca, sağlık | Perşembe 4 Eylül 2008 1:57 pm

Doğum kontrol haplarının kulanımı nasıldır.?

Doğum kontrol hapları 21 tane hap içeren kutu ilaçlar şeklinde satılmaktaır. Monofazik haplarda ilaç paketinin arka yüzünde her hap için haftanın bir günü yazar gün içinde alınıp alınmadığını unautmamanız için. İlk ilaç genelde adet kanamasının başladığı ilk günü alınır. Ancak kanamanın ilk 5 günü içinde alınmaya başlanmasıda etkisini bozmaz.

Eğer hap almaya başlarken paketin arkasında yazan günden başlarsanız bu sayede hap atlayıp

atlamadığınızı daha kolay kontrol edebilirsiniz. Örneğin adet kanamanız Salı günü başlamışsa paketin

arkasında Salı yazan haplardan birini alarak başlamalısınız ve sonra sırayı takip etmelisiniz. Eğer

multifazik hap kullanıyorsanız mutlaka arkasında 1 yazan haptan sıra ile başlamalısınız.

DOĞUM KONTROL HAPLARININ İÇERİĞİ NEDİR?

Markaların büyük kısmında her tablet sabit dozda östrojen hormonu ve türevine ek olarak progesteron hormonu türevi bir madde  içerir.

DOĞUM KONTROL HAPI ALMAYI UNUTULURSAK NE YAPMAK GEREKİR?
Kadınlar çoğu zaman hap almayı unutmaktadır. Bu durumda hapın koruyuculuğu azalabilmekte ve

istenmeyen hamilelikler görülebilmektedir.
 
1 hap unutulursa,  aklınıza geldiği anda o hap alınır ve bir sonraki hap normal şekilde kullanılır. 
İlk 2 haftada 2 hap unutulursa  Takip eden 2 günde ikişer hap alınır  Şart olmamakla beraber 7 gün ek

korunma uygulanabilir. 
Eğer 3. haftada 2 hap ya da herhangi bir zamanda ikiden fazla hap unutulursa;  geriye kalan haplar bırakılıp, yeni adet ile yeni bir kutuya başlanır. Zaten bu doğum kontrol haplarını doktor kontrolü ile kullanacağınız için doktorunuzada danışmanız uygun olacaktır.

DOĞUM KONTROL HAPI YAN ETKİLERİ OLUMLU VE OLUMSUZ YAN ETKİLERİ
BU YAN ETKİLER KİŞİLERE VE HAPLARA GÖRE DEĞİŞKLİK GÖSTERMEKTEDİR. BİR VEYA BİRKAÇI OLABİLECEĞİ GİBİ HİÇ YAN ETKİ GÖREMEYECEĞİNİZ DURUMLARDA OLABİLİR.

DOĞUM KONTROL HAPLARININ OLUMLU YAN ETKİLERİNDEN BAZILARI

Adet döngüsünün düzenli olmasını sağlarlar. 
Adet öncesi gerginlik belirtilerini azaltırlar ve gerginlik sendromu tedaviSİ amaçlı olarak kullanılabilmektedirler.
Hap kullanan kadınlarda hormon düzenlemesi yaparak sivilce ve tüylenme tedavisinde kullanılabilmektedir.
rahim kanseri ve yumurtalık kanseri çok daha az sıklıkla görülür.
Doğum kontrol hapı kullanımının miyomlara karşı koruyucu olduğu istatistik olarak belirlenmiştir.

DOĞUM KONTROL HAPLARININ OLUMSUZ YAN ETKİLERİNDEN BAZILARI:

Damar Tıkanıklığı

Kanın pıhtılaşmaya eğiliminde artma
Doğum kontrol hapı kullanmaya devam eden kadınlar yıllık muayenelere gelme konusunda daha tutarlı

davranmalıdır ve böylece oluşabilecek kanser riskleri içinde erken teşhisde bulunmuş olurlar.

Kilo alımı etkisi

Doğum kontrol haplarının dozları düşürüldükten sonra bu yan etki de haliyle azalmıştır.

Özellikle kilo alma korkusundan dolayı hap kullanmaktan çekinen kadınların 3-4 ay boyunca hapı

denemeleri ve bu süre sonunda kilo alıp almadıklarını değerlendirmeleriyle bu kilo alma yan etkisi test edilmiş olur.

Bunların dışında birçok yan etki görülebilmektedir. Sizdeki değişiklik ve etkiyi doktorunuzla paylaşın..

Hamilelik ve Selülit

Yazan nurcan | hamilelik gebelik, kadınca, selülit hakkında | Pazartesi 4 Ağustos 2008 12:43 pm

Östrojen hormonu selülit üzerine etkilidir.

Selülit, derinin altındaki yağ tabakasının, bağ dokuları arasında sıkışıp kalması neticesinde, kan  dolaşım bozukluğu ile beraber, derinin tabakasının üst kısmında çöküntülerin ve portakal kabuğu görüntüsünün oluştuğu şekildir. Selüliti oluşturan faktörler: Hamilelik ve menopoz gibi dönemlerde oluşan hormonal değişiklikte selülite etkilidir. Östrojen hormonunun selülit oluşumunu tetiklediği istatistiksel veriler arasındadır.Bu sebeple kadınlarda selülit oluşumu, erkeklere göre çok daha görülür.
Kişinin kendi genetik yapısı ve metabolizma şekli ve hızı, dolaşım sistemi ve sindirim sistemindeki bozukluklar, kullanılan doğum kontrol hapları ve hormonal ilaçlar, Dengesiz ve yetersiz beslenme; şeker ve tuz ve de yağ oranı yüksek besinleri düzenli tüketme, yetersiz ve dengesiz fiziksel aktiviteler, stres, sigara ve alkol, çok dar pantolonlar ve dizaltı çoraplar, devamlı bacak bacak üstüne atmak, işi gereği çok oturuyor olmak, kan dolaşım sistemini olumsuz etkileyerek selülit oluşumunu tetiklemektedir.

Rahim dikilmesi

Yazan nurcan | hamilelik gebelik | Pazartesi 4 AÄŸustos 2008 9:11 am

Merhabalar ben Nurcan,

Başımdan iki kere aynı olay geçti, 5-5.5 aylıkken doğum yapmak zorunda kaldım. Rahim gevşekliği gibi bir konu bu şu anda gene hamileyim ve rahmimi diktirttim Almanyada. 1 ve 2. sindede aylarca hastahanede yattım ama maalesef başaramadım ve doğum ( düşük ) yaptım çok zor bir olay.Başından böyle bir olay geçen varsa paylaşabiliriz. Allah hepinize yardımcı olsun.

kas kramp nedenleri nedir ve kramp tedavi yöntemleri nelerdir

Yazan sarp | hamilelik gebelik, sağlık | Cuma 25 Temmuz 2008 5:38 pm

Kas krampları nedir nedenleri ve neler yapılmalıdır?

Kas krampları, ani başlayan ve kişiye oldukça fazla acı veren kas kasılmalardır. Kas kramplarında mineraller önemli rol oynar. Magnezyum, potasyum ve kalsiyum eksiklikleri krampların oluşumunu hazırlar.
      
Hamilelikte de kramplara çok sık rastlanır. Özellikle gebeliğin ilerleyen dönemlerinde, bebeğin de hızlı gelişme göstermesi, toplardamar üzerindeki baskıyı artırır ve bu nedenle hamilelerde dolaşım problemlerine neden olur. Toplardamara artan basının yanısıra kalsiyumdan fakir beslenme de gebelerde kramplara neden olabilir. Özellikle bebeğin son aylarda kalsiyuma daha fazla ihtiyaç duyması ve annenin de bu ihtiyaca yeteri kadar cevap verememesi, gebelik kramplarını artırır. Kramplar genellikle dinlenme pozisyonunda ortaya çıkar. Okadar çok kalsiyum tüketilirki genelde bu durum diş kayıplarına da yol açar

Kramplarda neler yapılmalıdır?
 
Hastanın rahatlamasını sağlayın ve gevşemesini sağlayın onunla konuşun.Hastayı düz bir yere yatırın. Bir elinizle kramp girmiş ayağı diğer elinizle hastanın baldırını sıkıca kavrayın. Kramp giren ayağı yavaşça eski haline getirmeye çalışırken (yukarı doğru kaldırırken ) baldırına da hafifçe baskı uygulayın. Bu sayede bacak ile ayak
arasında 90 derecelik bir açı oluşturmuş olacaksınız. Bir süre bu pozisyonda durduktan sonra hastanın ayağını ileri ve geriye yavaşça hareket ettirerek krampın azalmasına yardımcı olun.

Kasdokusunu çevreleyen yoğun bağdokusu, iltihabi süreçlere (miyofıb-rozit) kaynak olabilir; bu iltihaplar spazm, hareket kısıtlaması ve kas ağn-lan ile ortaya çıkabilir. Acil tedavi daha önce açıklandığı gibidir: Kas spazmı şiddetliyse hastayı yatakta hareketsiz yatırma, hastanın isteğine göre sıcak ya da soğuk uygulama, aspirin ve kas gev-şetici bir ilaç vermek uygundur.
 
Gebelik kramplarında da eşinizden yardım isteyerek aynı egzersizi yapmasını isteyebilirsiniz.
 
Eğer sizin bacağınıza kramp girdi ise ve size yardım edecek biri yoksa, ayağa kalkıp, ellerinizi sert bir yere dayayın. Kramp giren bacağınızı bükmeden geriye doğru kaldırabildiğiniz kadar kaldırın. Bir süre bacağınızı bu şekilde hareket ettirin. Diğer bacağınız ile de yaylanma hareketi yaparak kramp girmiş bacağınıza yardımcı olabilirsiniz.
 
Eğer deniz ya da havuzda kramp girmiş ise yapabileceğiniz tek şey sakin olup, karaya doğru sırtüstü, kendinizi yormadan yüzmektir. Panik yapmanız en çok kendinize zarar verir. Eğer suyun içinde yanınızdaki arkadaşınıza kramp girdi ise siz suyun içinde
arkadaşınızın bacağını ovalayarak ya da hafif vuruşlar yaparak rahatlatmaya çalışın. Krampların, kişiyi normalden daha fazla yorgun düşüreceği unutulmamalıdır. Bu nedenle krampta azalma olmuyorsa vakit kaybetmeden sırt üstü yüzerek karaya ulaşmaya çalışmak, yapılacak en doğru hareket olacaktır.
 
Kramplardan uzak durmak için aşırı sıcak günlerde sıvı tüketimimize önem vermeliyiz. Yaz günlerinde normalden daha hızlı sıvı kaybedeceğinizden, bu dönemlerde daha fazla su, ayran ve meyve suyu tüketmelisiniz. Asla alkol alarak denize girmeyiniz. Alkol kramp
riskinizi daha da artıracaktır. Tek başınıza kimseye haber vermeden denizde açılmayınız. Gebelik döneminde tüketilen su ve süt miktarına özen gösteriniz

Hamilelikte hafta hafta bebek geliÅŸimi

Yazan admin | anne ve bebek, hamilelik gebelik | Cumartesi 19 Temmuz 2008 1:14 pm

Hamile ve gebeler herzaman bebeklerini durumunu merak ederler. Bu kadar haftalık acaba kilosu, boyu kaçtır. Şİmdi ne yapıyordur, neleri oluşmuştur gibi binlerce soru sorarlar ve bilmek isterler . Biz de onların biraz olsun rahatlaması ve bilgiye ulaşması için gebelikte hafta hafta bebeğin durumu hakkında bilgiler yayınladık.

Haftalar adetinizin başlamasıyla sayılmaya başlar.Bu 1-4 hafta arasında neler olur:

Yumurtlama dönemi. bu yaklaşık adet başlangıcından 14 gün sonra olur. Döllenme ; Cinsel ilişkide erkek kadına 200-400 milyon arası sperm bırakır.Spermlerde yumurtanın dış tabakasını delmesine yarayan bir madde vardır. Sperm yumurta hücresine girer ve döllenme olur. Çok enteresan bir konu bir sperm bir yumurtaya girdikten sonra diğer spermlerin girişi engellenir. Spermler rahimde ortalama 48 saat yaşarlar.

Döllenmeden sonra yaklaşık 4. gün yumurta hücresi rahme ulaşır. Bu durum 3. haftada gerçekleşir.Yumurta rahim içi tabakaya ulaştığında oarada yuvalanır, hayata bağlanacağı plasenta oluşur. Bu yeni canlıya embriyo adı verilir.

5-6 haftalık hamilelik de bebeğinizin durumu :

6 mm lik bir karpuz çekirdeği kadardır. Kan damarları oluşmaya başlar. Sinir sistemine sahiptir. (beyin - omurilik). Kol ve bacakları oluşturacak çıkıntılar belirmeye başlamıştır. Sindirim sistemi ağız ve çene oluşmaya başlamıştır. Kalp göğsün önünde minicik bir kabarcık olarak görülebilir.

7. Hafta da bebeÄŸinizin durumu ;

Taslak halinde tüm organlara sahiptir ve 1 hafta içinde gelişecektir. Kalp vücuda kan pompolamaya başlamıştır. Bebeğin sinir sistemi hemen hemen tamamdır. Kollar ve bacaklar belirginleşmeye başlamıştır.

Bebeğiniz bu haftada 1.3 cm yani yaklaşık küçük bir üzüm tanesi kadardır.

 

8. Haftada bebeÄŸinizin durumu ;

Belli başlı iç organları gelişmiştir. Kollar ve bacaklar uzamış eklemler belirgin hale gelmiştir. Parmaklar belirgin hale gelmiştir. Denge ve işitme görevini yapacak olan iç kulak gelişmeye başlamıştır. Yüzü belirginleşmiştir. Hareketlenmeye bile başlamıştır. ( ama siz bunu hissedemezsiniz ) .

Bebeğiniz bu hafta da yaklaşık 2.5 cm dir. Yaklaşık bir çilek kadar.

12. haftada bebeÄŸinizin durumu;

Boyu yaklaşık 6.5 cm dir. Ağırlığı ise 18 gram dır. Bütün iç organları oluşmuş ve fonksiyonları çalışıyor durumdadır. Bu nedenle bebeğinizin ilaç ve hastalık etkenlerinden zarar görme olasılığı oldukça azalmıştır.

Göz kapakları ve kulak memesi oluşmuştur. Kaslar geliştiğinden daha hareketlidir ( ama siz bunu hissedemezsiniz ). Yumruklarını sıkabilir. ağzını açabilir içinde bulundu suyu yutar, çiş yapar.

16. haftada bebeÄŸin durumu ;

16 cm ve 135 gramdır.Cinsel organları belli olur. eklemler oluşmuştur. solunum hareketleri başlamıştır. Kalbi yaklaşık dakikada 160 atar bu değer sizin kalbinizin atış sayısının 2 katı kadardır. Bu haftalarda bebeğinizin boyu oldukça uzar.

20. haftada bebeÄŸin durumu ;

Boyu 25 cm civarında 340 gramdır. Saçları çıkmaya dişleri gelişmeye başlamıştır. Koruyucu tabaka verniks oluşur. Sizden ona koruyucu maddeler geçmeye başlamıştır.

24. hafta bebeÄŸin durumu ;

Boyu 33 cm ve 600 grama yakındır. Öksürüp, hıçkırabilir. sakinleşir veya bazen çok hareketlidir. ter bezleri oluşmaya başlamıştır.

28. haftada bebeÄŸin durumu;

Boyu 35-39 cm ağırlığı 850 -1000 gramdır. Artık 1 kilo olmuştur. Beyin hızla gelişmektedir. Buna bağlı 5 duyu organıda gelişir. Akciğerleri henüz tam olgunlaşmamıştır. Bebeğin hareketleri dışarıdan hissedilebilir.

32. hafta bebeÄŸin durumu ;

Boyu 40 cm 1.5 kilo gram civarındadır. Alanı artık daralmaya başlamış dolayısıyle doğum pozisyonlarına doğru şekillenmeye durmaya başlamıştır. Hala biraz gelişmeye ihtiyacı vardır. Doğacağı zamanki halini almıştır.

36. Hafta 46 cm ve yaklaşık 2.5 kg dır. artık her gün 30 grama yakın kilo almaya başlar. Tırnakları yumuşaktır. Leğen kemiğine inmeye başlamıştır.

40. Hafta

bebeğin boyu 50-53 cm kilosu 3 -3.5 kg dır. 

ve bebeÄŸiniz doÄŸar.

Umarım herşeyiniz böyle normal ve sağlıklı gider.

Doğum sonrası depresyon

Yazan admin | hamilelik gebelik, kadınca, psikoloji | Cuma 4 Temmuz 2008 4:28 pm

DoÄŸum yapan her on kadından biri doÄŸum sonrası depresyona giriyor. Yepyeni bir hastalık daha mı demeyin, hele depresyona giren anneyi hiç yargılamayın ,çünkü bu onun kötü bir anne olduÄŸu anlamına gelmiyor. Üstelik bu durumun üstesinden gelmesi için çevresindekilerin sevgi ve anlayışına da en çok ihtiyaç duyduÄŸu zaman …
ÇocuÄŸunuz doÄŸmuÅŸ, herkes sizi ziyaret ediyor. insanların yüzlerinden mutluluk akıyor. ama nedense siz kendinizi hiç de o kadar mutlu hissetmiyorsunuz. Birden bundan sonra hayatınızın ne kadar deÄŸiÅŸeceÄŸi kafanıza dank etmiÅŸ, bebeÄŸinizi ise henüz tanımıyorsunuz bile! Sonra da ani bir suçluluk duygusu: Neler düşünüyorum ben böyle diye kendinizi suçlamaya baÅŸlıyorsunuz ve gülümsemeye çalışıyorsunuz: “Yarın eve gideceÄŸiz ve tüm duygularım deÄŸiÅŸecek … ”
Eve geldiniz ama hala daha bir ÅŸeylerin yolunda gitmediÄŸinin farkındasınız. Yeni rolünüz “anneliÄŸe” alışabilmiÅŸ deÄŸilsiniz. Yeni bebekle sürekli ilgilenmek ve tüm ihtiyaçlarını karşılamak çok zor geliyor, üstelik dinlenmek için hiç fırsatınız yok ve her gün aynı yoÄŸunlukla devam ediyor. Bağımsızlığınıza ne kadar düşkündünüz, halbuki ÅŸimdi küçücük bir bebeÄŸin hizmetindesiniz. KeÅŸke en azından bu kadar yorgun, bu kadar uykusuz olmasaydınız, belki o zaman olaylara farklı bakmayı baÅŸarabilirdiniz, Oysa artık arkadaÅŸlarınızla bile doÄŸru dürüst görüşemiyorsunuz, sizi tebrik için aramışlardı, ama ÅŸimdi hepsi nereye kayboldu, bilmiyorsunuz, kim bilir belki de fazla hassas davranıyorsunuz. Zaten ÅŸu sıralar her kötü giden ÅŸeyin sorumlusu¬nun siz olduÄŸundan da eminsiniz! Bu halinizle kimsenin sizinle görüşmek istemediÄŸini anlamayacak ne var, böylece gitgide daha çok içinize kapandınız. O zaman durun ve küçük bir mola verin, çünkü doÄŸum sonrası depresyonu geçiriyor olabilirsiniz.
Doğum sonrası depresyonu çok yaygın bir olgu ve doğum yapan her yüz kadından onu bu depresyonla karşı karşıya kalmakta;
Anneliğin çok kutsal sayılması ve bu konuda kadınların tüm suçu kendilerinde bulmaları nedeniyle kadın bu konudaki duygu ve düşüncelerini başkaları ile paylaşmadığından, gerçek rakam aslında bundan daha fazla da olabilir.
Öncelikle içiniz rahat olsun. DoÄŸum sonrası depresyonu geçiren bir anne kendisini çevresindeki herkesten soyutlasa, hatta bebeÄŸinden bile uzak dursa da bu, sadece rahatsızlığının belirtilerindendir. Kadının “kötü bir anne” olduÄŸuna delalet etmez. Her ne kadar anne ile çocuk arasındaki duygusal bağın doÄŸumdan hemen sonra oluÅŸması gerektiÄŸini, yoksa bir daha hiç oluÅŸmayacağını iddia edenler olsa da, bu kesinlikle doÄŸru deÄŸildir. Anne ile çocuk arasındaki duygusal baÄŸ devam eden bir süreçtir. Depresyon ortadan kalktığında annelik duyguları yaÅŸanır ve anne çocuÄŸuna baÄŸlanır. Bu süreçte anne, ailesinin ve arkadaÅŸlarının yardımına ihtiyaç duyacaktır, ancak bu ÅŸekilde bu dönemi daha çabuk ve kolay atlatabilir. Özellikle ele eÅŸin anlayışlı ve paylaşımcı olması, durumun daha hafif geçmesini saÄŸlar. Profesyonel yardıma ya da hekim kontrolünde antidepresan ilaçlara ihtiyaç da duyulabilir.
DoÄŸum sonrası depresyonu yaÅŸayan bir annenin bunu anlaması ve yardım istemesi zor olabilir. Ne de olsa hayatlarında çok fazla ÅŸey deÄŸiÅŸmiÅŸtir ve anne neyin normal olduÄŸunu, neyin olmadığını anlamakta güçlük çekebilir. Tersliklerin kendi yetersizliklerinden kay¬naklandığını düşünme eÄŸilimi gösterir. Gazeteler, dergiler, televizyon ve yakın çevre anne olmayı harika bir ÅŸey gibi gösterir, ancak zorluklarından pek bahsetmez. Bunun sonucunda kadınlar anneliÄŸin “harika” bir zaman olduÄŸunu, herkesin hemencecik ve kolaylıkla anneye dönüştüğünü düşünürler. Bu da yardım istemeyi zorlaÅŸtırır. Ne var ki, doÄŸum yapmak çok stresi i olabilir ve anne olmak da, hayattaki her yeni rol gibi, öğrenmemiz gereken bir roldür. DoÄŸum sonrası depresyon ne kadar erken anlaşılırsa o kadar iyi olur, çünkü tedavi yöntemleri genellikle olumlu sonuç verir.
Kendi kendinize nasıl yardımcı olabilirsiniz?
Bunun özel bir zaman olduğunu ve sonsuza kadar bu tempoda gitmeyeceğini kendinize hatırlatın. Duygularınız hakkında konuşun, özellikle eşinizi kendinizden soyutlamayın, duygularınızdan haberdar olmasını sağlayın. Eşinizin desteğinin diğer pek çok kişinin desteğinden daha iyi gelebileceğini göz ardı etmeyin. Her gün, bütün gün boyunca yalnız kalmamaya çalışın. Arkadaşlarınızı ve başka anneleri görmeye özen gösterin. Aynı süreçleri yaşamış ve atlatmış annelerin tecrübelerinden yararlanın. Size teklif edilen her türlü pratik yardımı kabul edin. Yardım isterken utanmayın veya kabul ederken suçluluk hissetmeyin. Mükemmel ev kadını olmaya çalışmayın. Evin mükemmel şekilde derli toplu olup olmadığı önemli değildir. Yapmanız gereken işleri en aza indirmeye çalışın. Mümkün olduğunca çok dinlenin. iyi beslenin. Kendinize ayırabileceğiniz zamanı asla kaçırmayın, değerlendirmeye bakın. Egzersiz yapmaya çalışın.
Doğum sonrası depresyonunun belirtileri nelerdir? Aşağıdakiler, doğum sonrası depresyonu geçirdiğiniz zaman ortaya çıkabilecek belirtilerden sadece bazılarıdır.
• Karışık, net olmayan duygu ve düşünceler
• Konsantrasyon bozukluğu
• Karar verememek
• Üzgün hissetme, mutsuzluk, çaresizlik
• Fazlaca ağlamak veya hiç ağlayamamak
• Kendini değersiz hissetme
• Ruh halinin sıkça değişmesi •Suçluluk hissetmek

Doğum sonrası depresyonu konusunda en fazla riske kimler maruz kalır?
Doğum yapan herkes doğum sonrası depresyonu yaşayabilir. Ancak, bazı durumlarda daha fazla riske maruz kalabilirsiniz:
• Daha önce depresyon yaşadıysanız,
• Doğum yapmak size çok zor geldiyse veya sizin için çok travmatik ve acılı geçtiyse,
• İlişkinizde sorun yaşıyorsanız,
• Hayatınızda daha başka zorluklar varsa,
• Size yardım edecek aile ve arkadaşlardan ayrı kalmışsanız veya çevrenizden izole edilmişseniz,
•  Kendi anneniz size yardım etmek üzere yanınızda değilse.
Ancak, bu sorunlarla karşılaşan herkes doğum sonrası depresyonu yaşayacaktır demek değildir.

Doğum çantası içinde olması gerekenler

Yazan admin | anne ve bebek, hamilelik gebelik | Cuma 4 Temmuz 2008 1:08 pm

DOĞUM ÇANTASI;
Hamilelik 9 ay süren, ama hayat boyu unutulmayan bir süreç. içinizde yavaÅŸ yavaÅŸ büyüttüğünüz varlığın ilk kıpırtılarını hissetmek, giderek hayatın her anını onunla paylaÅŸmak, daha yüzünü bile görmediÄŸiniz bebeÄŸinize sonsuz bir sevgi duymak”, Hamilelik ve doÄŸum doÄŸanın kadına yaÅŸattığı eÅŸsiz bir mucize, Bu mucizeyi planlı bir ÅŸekilde yaÅŸayıp ardınızda tatsız hiçbir anıya yer bırakmamak ise sizin elinizde, Bu ay geri sayıma baÅŸlamış, doÄŸum telaşını iyiden iyiye yaÅŸayan anne adayları için yararlı bir rehber hazırladık: DoÄŸum çantası”,
İlk hamileliÄŸiniz mi?”
ilk hamileliÄŸini yaÅŸayan anne adayları hamilelikleri süresince herÅŸeyi ilk kez yaÅŸadıkları ve hayatlarının bu döneminde yaÅŸama hiç bilmedikleri bir taraftan bakmak durumunda kaldıkları için çoÄŸu kez iÅŸ çığırından çıkar, Kendi anneniz ya da kayınvalidenizden tutun da otobüste yanına oturduÄŸunuz teyze bile hamileliÄŸiniz konusunda yorum yapmaya pek meraklıdır çünkü, Kız mı erkek mi yorumları, aÅŸemne anıları, doÄŸuma gidiÅŸ maceraları gibi konularda anılarını sizinle paylaÅŸmaya istekli sayısız insanı hamileliÄŸiniz boyunca çevrenizde bulabilirsiniz, Kimi anlattıklarıyla size gerçekten faydalı olurken kimi de ya sizi yanlış yönlendirir ya da gereksiz yere endiÅŸelenmenize neden olur. Biz de bu ayartık gün saymakta olan ve yukarıda belirttiÄŸimiz nedenlerden ötürü aklı karışmış olan anneleri biraz rahatlatmak istedik. çoÄŸu insan için çok sıkıcı iÅŸi olarak kabul edilen bavul hazırlama iÅŸinde yapacağımız rehberlikle iÅŸinizi biraz da olsa kolaylaÅŸtırmaya karar verdik, Söylemesi bizden karar sizden …
Doğum çantası içinde mutlaka gerekenler
Tatil için hazırladığınız bavula “belki bu da lazım olur” diyerek koyduÄŸunuz eÅŸyalara, tatil boyunca el sürmediÄŸiniz mutlaka olmuÅŸtur, Peki ya, keÅŸke ÅŸunu da çantama atsaydım dediÄŸiniz hiç oldu mu? DoÄŸum çantası hazırlamanın püf noktası, doÄŸum yapacağınız hastanenin size ne gibi imkanlar sunduÄŸunu bilmenizdir. Bazı hastaneler anne ve bebek için gerekli olan bazı eÅŸyaları saÄŸlamakta, bazıları saÄŸlamamaktadır. Hazırlığa baÅŸlamadan önce bu bilgiyi mutlaka edinin. Bu önemli detayın ardından iÅŸte size ne eksiÄŸi ne fazlası olan bir doÄŸum çantası!
Sizin için gerekenler :
- ikişer takım, emzimnede kolaylık sağlaması için önden düğmeli gecelik ve pijama
-Sabahlık
- Mevsime göre kalın ya da ince çorap
- Hastanede yapacağınız yürüyüşler için terlik
- Bol miktarda iç çamaşır
- Diş fırçası, diş macunu, banyo ve yüz havlusu
-Deodorant
- Kolonya ve kolonyalı mendil, rulo havlu ve paket
peçete
-Bol miktarda hijyenik ped
- iki adet emzimne sütyeni
- Meme uçlarını korumak ve çamaşıra süt geçmesini
önlemek için göğüs pedi ve pomat
-Kişisel bakımınız için tarak, allık, ruj ve el aynası
- Bebeğinizi emzirirken omzunuza koymak için pamuklu bez
- Kirli çamaşır torbası
- Hastaneden çıkarken giyeceğiniz kıyafet
Bebeğiniz için gerekenler
- 1 paket en küçük boy çocuk bezi
- Bebekler için özel olarak üretilmiş ıslak mendil
-4 adet zıbın ya da badi
-4 adet uzun kollu tulum veya pijama
-2 adet başlık
- 2 çift patik
-4 çift çorap
- 2 çift eldiven
-Yelek ya da hırka
- Bebek battaniyesi
- 6 adet yumuşak küçük havlu
-OlabildiÄŸince fazla bebek mendili
- Mama önlüğü
- Kirli çamaşır torbası
- Hastaneden çıkarken bebeğinizi taşıyabileceğiniz bir
portbebe
- içinde bebek kozmetik Ürünlerinin ve emzik, biberon gibi eşyaların bulunduğu bebek bakım çantası
- Hastane çıkışı için takım
isteğe bağlı detaylar
- Bebeğinizin ilk dakikalarını ölümsüzleştirmek için kamera, fotoğraf makinesi ya da ses kayıt cihazı. Geleceğe bir amnağan kalsın diyorsanız, gelen konukların iyi dileklerini yazdıkları bir anı defteri ve kalem.

hamilelik (gebelik) öncesi bilinmesi gerekenler

Yazan admin | hamilelik gebelik | Cumartesi 21 Haziran 2008 10:52 pm

9 ay boyunca anne adaylarının daha kontrollü bir yaşam geçirmeleri öneriliyor. Ancak her şey sağlıklı bir doğumla bitmiyor, bebeklerini kucaklarına alan yeni anneleri daha dikkatli bir hayat bekliyor.

Hamilelik öncesinde yapılması gereken tarama testleri var mıdır? Prof. Dr.Tufan Bilgin: Öncelikle kadın organlarının gözden geçirilmesinde yarar vardır. Pap Smear her kadına kanser tarama testi olarak önerdiğimiz bir testtir. Gebelik öncesinde bu test yapılmalıdır. (Pap Smear Testi: Rahim ağzı kanserine karşı aktif cinsel yaşamı olan her kadının yılda bir kez düzenli olarak pap smear testi yaptırması oldukça yararlı.)

Kızamıkçık, toksoplazma gibi bazı enfeksiyonları geçirip, geçirmediğı değerlendirilmelidir. Toksoplazma enfeksiyonları enfekte hayvan dışkısıyla kirlenmiş gıdanın insan vücuduna ağız yoluyla alınmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Ayrıca bazı hormonal fonksiyonları, özellikle tiroid fonksiyonunu da taramaktayız. Şeker ölçümleri, üre gibi böbrek fonksiyonlarını ilgilendiren bazı kan testleri yapılmasında yarar vardır. Kan grubu tayini, kan uyuşmazlığı tayini gebelik öncesinde başvurduğumuz yöntemlerdir.
Hamilelik öncesinde alınması gereken vitaminler var mıdır? Prof. Dr. Bilgin: Birtakım beslenme değişikliklerine başvurmak gerekir. Aşırı kilo varsa kilo verilmeli ve birtakım önlemler alınmalıdır. Gebe kalmadan önce folik asit kullanılmalıdır. Gebeliğin ilk üç ayında da folik asit kullanılmasını istiyoruz. Bazı çalışmalarda folik asit eksikliği bulunan annelerin bebeklerinin, beyin ve omuriliklerinde yapısal bazı anormallikler olduğu ortaya çıkmıştır. Bu çalışmalar folik asit almayan kadınların hepsinde aynı sonuç görülür anlamına gelmiyor, fakat ihtimal artmaktadır. Bu nedenle B grubu vitaminlerinden olan folik asidi gebelik öncesinden başlayıp, üç ayın sonuna kadar kullanmak gerekiyor.
Hamile kalmayı planlayan bir kadın kaç ay öncesinden hamileliğe hazırlanmalıdır?
Acıbadem Bursa Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr.Tufan Bilgin: Hamile kalmayı planlayan bir kadın mevsimi düşünmeli, ne zaman gebe kalmayı, ne zaman doğum yapmayı planlıyor bunları gözden geçirmelidir. Gebelikten üç ay öncesinden itibaren bir jinekologla temas kurmalı ve gebelik öncesi dönemden taşınan süreklilik arz eden bazı hastalıkları olup, olmadığı ya da gebelikte kendisini ya da bebeği olumsuz etkileyebilecek bazı hastalıkları geçirip geçirmediği konusunda bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekir. Çiftler arasında kan uyuşmazlığı varsa mutlaka değerlendirilmeli ve gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir.

Riskli hamileler hastane seçiminde nelere dikkat etmelidir? Prof. Dr. Bilgin: nk olarak hekimiyle iyi bir diyalog içinde olması gerekmektedir. Gerektiğinde irtibat kuracak bir hekim seçmelidir. Hekimin önemi yanında ekibin de önemi vardır. Doğum yapacağı hastanenin teknolojik yapısı hemen her türlü imkam sağlayabilecek durumda olmalıdır. Yoğun bakımdan görüntüleme yöntemlerine, çok branşlı hekimlerin tecrübesinden ameliyathane şartlarına kadar her şey göz önünde bulundurulmalıdır.
Doktor seçiminde önemli olan kriterler nelerdir?
Prof. Dr. Bilgin: Önemli olan hasta ile hekim arasında sıcak bir diyalogun kurulmasıdır. Gebelik dokuz aylık bir süreçtir ve bu süreçte diyalog kurulur. Hekim ile hasta arasında iyi bir diyalog kurulduğu takdirde hasta kendini daha güvende hisseder.
Dogum şekli nasıl seçilmelidir?
Prof. Dr. Bilgin: Doğum şekli seçilirken hastaya ve hastalığına göre karar verilmelidir. Fakat herhangi bir engel yoksa neden normal doğum olmasın? Hastaların Önemli bir kısmı normal doğumdan korkarlar; çünkü ağrı vardır. Doğum eylemi sırasında çekeceği ağrıların çok zor bir ağrı olduğu kulaktan kulağa yayılmıştır. Fakat günümüzde epidural anestezi oldukça yaygın bir şekilde uygulanmakta ve hastalar yüzleri gülerek doğum yapabilmektedirler. Önemli olan ağrı hissinin ortadan kaldırılmasıdır.
Gebelik süresince egzersiz yapılmalı mıdır?
Prof. Dr. Bilgin: Gebelik süresince birtakım egzersizler, yürüyüşler, nefes alma egzersizleri verilmektedir. Bazı programlar dahilinde bunlar hastaya öğretilmektedir. Bunlar normal doğumun daha kolay yapılmasım sağlar. Özellikle bebeğin dışarı itilmesinde derin nefes alma egzersizlerinin yararı vardır. Bu daha kolay doğum yapılmasını sağlayacak faktörlerdendir.
Hamileler havuza ya da denize girilebilir mi?
Prof. Dr. Bilgin: Gebe kadımn metabolizmasındaki hızlanma nedeniyle genellikle sıcağa karşı son aylarda bir tahammülsüzlük olmaktadır. Ancak yaz aylarında giysiler daha hafifleşir, yürüyüş yapma imkanları olabilmektedir. Yedinci aya kadar denize girebilirler. Havuzdan birtakun enfeksiyonlar kapabilirler. Ama bu gebe olmayanlarla olanlar arasında çok fazla fark oluşturmuyor.
 
Hamilelik sırasında jinekolojik muayenenin alttan olması bebeğe zarar verir mi?
Acıbadem Kocaeli Hastanesi Konsültan Kadın Hastalıkları ve DoÄŸum Uzmanı Dr. Nilgün Öztürk:’ Hastalar ilk muayenede bebeÄŸe bir ÅŸeyolacağı korkusuyla alttan muayene olmak istemezler. 12. haftaya kadar bizim muayenemiz alttan oluyor. İlk muayenede gebeyi alttan muayene ile deÄŸerlendirmek istiyoruz; çünkü rahim aÄŸzında bir yetınezlik, bir gevÅŸeklik var mı, akıntı ya da yara var mı bunlara bakmak istiyoruz. Bu muayenenin bebek açısından hiçbir sakıncası yoktur. Spekulum dediÄŸimiz bir aletle rahim aÄŸzına bakıyoruz, ve Pap smear (rahim aÄŸzından kanser tarama sürüntüsü) alıyoruz. 12. haftadan sonra, bazı özel durumlar hariç, zaten karından ultrason yapıyoruz. GebeliÄŸin erken dönmelerinde alttan muayenedeki ultrason (transvajinal ultrason) bebeÄŸin detaylarım çok daha iyi verir.

Gebelik başladıktan sonra folik asit dışında alınması gereken vitaminler var mı?
Uzm. Dr. Nilgün Öztürk: Gebelik başladıktan sonra kan sayımında bir problem yoksa kalsiyum ve demir desteğini veriyoruz. Hastalar çok iyi bir şekilde kalsiyum alıyorsa da biz yine de destek veriyoruz. Çünkü gebelik döneminde kalsiyum ihtiyacı artıyor. Bebeğin ileriki hayatında osteoporozunun olmaması bile annenin gebelik döneminde aldığı kalsiyumla alakalıdır. Gebelik döneminde anne eğer iyi beslendiyse çocuk hayata daha sağlam olarak başlıyor.
Hamilelik boyunca hangi zamanda, hangi testleri yaptırmak gerekiyor?
Uzm. Dr. Öztürk: Gebe kaldıktan soma gebelik öncesi tahlillerini yaptırmadıysa bu tahlilleri yapıyoruz. 12. gebelik haftasından önce mutlaka doktora gelip, bu tahlillerin yaptırılması, bebeÄŸin ultrasonda görülmesi, kalp atışının görülmesi, yumurtalıklarının deÄŸerlendirilmesi gerekiyor. Bir somaki kontrol muayenesi 11 buçuk ile 14. hafta arasında oluyor ve ikili testi yapıyoruz. Down sendromu denilen ve halk arasında mongol çocuk olarak bilinen durumun erken tarama testidir. BebeÄŸin ense kalınlığına bakıyoruz, ensenin belirli bir sınırın üzerinde olması bazı hastalıkların habercisi olabiliyor. Aynı gün bebeÄŸin ultrasonunu yapıyoruz ve anneden kan alıyoruz. Kan deÄŸerini, bebeÄŸin ense kalınlığına göre karşılaÅŸtırıyoruz ve mongol çocuk dediÄŸimiz hastalığın taramasını yapıyoruz. İkili test normal çıktığında 16 - 18. hafta arasında üçüncü kontrol oluyor. İkili test yapıldıysa üçlü teste genelde gerek olmuyor. 16.-18. haftalar arasında alfa-feto protein dediÄŸimiz kandaki deÄŸere bakmak için hastanın gelmesini istiyoruz ve aynı gün yine ultrasonu tekrarlıyoruz. Bu testi “Nöral Tüp Defekti” dediÄŸimiz hastalığı saptayabilmek için yapıyoruz. 18 - 22. haftasında ikinci düzey tarama, anomali tarama ultrasonu dediÄŸimiz detaylı ultrason için çağırıyoruz. BebeÄŸin tüm uzuvlarını, organlarını, kan akımları ve kalpteki oluÅŸumlarım gösterecek olan bir ultrasondur. Daha soma hastayı aylık aralarla çağırmaya baÅŸlıyoruz. Hastanın bu 2. düzey ultrasondan somaki kontrolü 24. hafta 28. haftadır, bu ziyarette bazı kan tahlillerini (kan sayımı, karaciÄŸer böbrek fonksiyon testleri) tekrarlıyoruz, idrar tahlili istiyoruz ve gizli ÅŸeker taraması yapıyoruz. EÄŸer aile de ÅŸeker hastalığı varsa gebeliÄŸin ÅŸeker taramasını, bu döneme bırakmayıp ilk ziyarette de yapabiliyoruz. 34. haftadan soma ziyaretler üç hafta ya da iki haftaya iniyor. Fetus 37-40 hafta arasına geldiÄŸinde gebeyi bir hafta ile 10 gün arasında görmeye baÅŸlıyoruz. Tabi ki her problemde örneÄŸin kanama oldu, genital bir akıntı oldu, idrarda yanması, ateÅŸi oldu ya da erken doÄŸum sancısı gibi belinden kasıklara doÄŸru giden bir aÄŸrı olduÄŸunda hemen doktoruna baÅŸvurması gerekiyor.
Doğum için hazırlanacak olan çantanın içinde neler olmalıdır? Uzm. Dr. Öztürk: Bir ay öncesinden çanta hazırlanmasında fayda vardır; çünkü o panik halinde bazı şeyler unutulabilir. Doktorun numarasını, ambulansın numarası, araba yoksa taksinin numarasını bir yere yazmaları gerekiyor. Çantaya emzirmeye uygun gecelik veya pijama, sabahlık, kısa pamuklu veya yünlü çorap, atlet, pamuklu, ağı ve kenarı geniş külot, pamuklu lohusa sutyeni, hijyenik ped, göğüs pedleri mutlaka koyulmalıdır. Eğer gerekliyse meme emzirme aparatı konulabilir. Bebek içirı pamuklu zıbın, patiksiz alt pijama, patiksiz tulum, pamuklu başlık, pamuklu çorap, pamuklu ağır olmayan bir battaniye, bebek mendili, yelek veya hırka koyulmalıdır.
Doktora gitmelerini gerektiren acil durumlar nelerdir?
Uzm. Dr. Öztürk: Kırmızı renkli bir vajinal kanama olduğunda geç kalmadan hemen doktora başvurulmalıdır, bu beklemediğimiz bir şeydir. Gebenin sancıları doğum zamanı henüz gelmemesine rağmen başladı ise veya karın gevşemiyor ve kasılıyor ise, ya da bebeğin hareketlerini o gün içerisinde hiç hissetmedi ise; gebenin hemen doktora başvurması gerekir.


Doğum yaptıktan sonra dikkat edilmesi gereken öncelikli şeyler nelerdir?
Her şeyden önce doğum yapan bir kadının beslenmesine dikkat etmesi gerekir. Aşırıya kaçmadan yemeli, bol sıvı tüketmelidir. Düzenli olarak vitaminlerini alması, yeteri kadar dinlenmesi gerekir.
Doğumdan sonraki ilk günlerde ne tür sorunlar görülebiliyor? Uzm. Dr. Afssane Nikain: nk bir hafta ile on günde en çok emzirme sorunları görülebiliyor. Sarılık sorunu olabiliyor. Bunların yakın takibi gerekir. Bunun dışında beslenme, bebek bakımı gibi konularda annelere eğitim veriyoruz.
Bebek doğduğunda yeni doğan ünitesinde ilk olarak neler yapılıyor? Uzm. Dr. Nikain: Yeni doğanda bebek, ilk doğduğunda bebek odasına alınıyor; fakat bebek tam yıkanmıyor, sadece üzerindeki kanlı madde siliniyor. çünkü bebeğin üzerindeki yağlı tabaka onu koruyucu özelliği olan bir maddedir. Kuruladıktan soma Hepatit B aşısı ve K vitamini iğnesi yapılıyor ve somasında bebek anneye götürülüyor. Ondan soma bebek hep anne yanında kalıyor. Sadece bazı bakımları, banyo ve bazı uygulamalar için bebeği alıyoruz. Bu dönemde bir sıkıntı oluşursa bebeği yenidoğan yoğun bakım bölümüne alıp gerekli girişimleri yapıyoruz.
Bebeğin yeni doğanda ne kadar kalması gerekiyor?
Uzm. Dr. Nikaİn: Normal doğum yapan bir anne 24, sezaryen yapan bir anne ise 48 saat soma hastanemizden taburcu edilebiliyor. Fakat biz bebeğin 48 saat hastanede kalmasını isteriz. Çünkü ilk 48 saat çok önemlidir ve tarama testlerini de bu 48 saatten soma almak isteriz. Bu yüzden daha uzun süre kalmalarım isteriz.

Anneye taburcu olurken neler öneriyorsunuz?
Vzm. Dr. Nikain: Taburcu olurken temizliğini, yara bakımını yapmasını ve dinlenmesini öneriyoruz. Bol su içmesi gerekiyor, bazı ağrı kesicileri doktorunun tavsiyesiyle kullanabilir. Bebek adına önerdiğimiz şey ise emzirmedir; eğer beslenmede sorun varsa mutlaka hekime başvurmalıdırlar. Sarılığa dikkat etmeliler. ilk haftada mutlaka kontrole gelmeliler. Tarama testlerinin sonuçlarını öğrenmelerini tavsiye ediyoruz. çoğu bebek normal doğar, ancak en hassas dönemleri ilk bir ay olduğundan en ufak bir sorunda hastaneye başvurmak gerekir. Çok endişe verici bir dönem olmamalıdır. Fakat bir çok hastalık da ilk 15 günde kendini gösterir. Bu nedenle mutlaka kontrollere önem vermek gerekir.
Annenin bebekteki hangi değişiklikleri dikkate alması gerekir? Vzm. Dr. Nikain: Uyku düzeni çok önemlidir. Aşırı ya da az uyuması konusunda dikkatli davranılmalıdır. Alt temizliği, kaç kere dışkı yaptı, kaç kere idrar çıkışı oldu bunlar çok önemlidir. Kusma olup olmadığı ve bebeğin cilt rengi mutlaka kontrol edilmelidir.
Ev bakımında oda sıcaklığı kaç derecede olmalıdır?
Vzm. Dr. Nikain: Ev bakımında oda sıcaklığının 22-25 derece ara¬sında olması gerekiyor. Bebek yıkanırken sıcaklığı 26 dereceye kadar tutabilirsiniz. Fakat aşırı sıcak ya da soğuk zararlıdır. Hiçbir zaman çok kalabalık ortam olmamalıdır. Odanın çok iyi havalandırılması gerekir.
Bebek bakımında en önemli şeyler nelerdir?
Vzm. Dr. Nikain: Bebeğin günlük göz bakımı, ağız bakımı ve burun bakımının yapılması gerekiyor. Beslenmeden önce ağız bakımım tercih ediyoruz; böylece bebeğin kusma ihtimali daha az oluyor. Alt bakımında mutlaka su kullanılmalıdır; hazır temizleme bezle¬rinden kullanılmamalıdır. Bebek her öğün en az 20 dakika emzirilmelidir. Emzirdikten sonra mutlaka gazım çıkartmak gerekiyor. Gaz çıkartma sırasında ufak kusmalar olabilir fakat bunlar önemsizdir.
Bebeği nasıl bir pozisyonda uyutmak gerekir?
Vzm. Dr. Nikain: Bebeği uyuturken son zamanlardaki görüş bebeğin sırt üstü yatırılması ya da biraz yan yatırılmasıdır. Kusma eğiliminde olan bebeklerin ise başının biraz yükseltilerek yatırılması gerekiyor. Banyo ne zaman ve nasıl yaptırılmalıdır?
Vzm. Dr. Nikain: Her gün banyo yaptırılmasını istiyoruz ama göbek düşene kadar küvet banyosunu önermiyoruz. Daha çok üzerinden su dökülen ya da silme banyosu dediğimiz ılık su ve şampuanla silerek temizlenmesini öneriyoruz. Göbeği düştükten sonra ise be¬bek tek elle tutulur ve sırtından suyu dökerek çok hızlı bir şekilde yıkama gerçekleşebilir. Banyodan sonra gerekli her şeyi örneğin bebe¬ğin havlusunu, giydireceklerini daha önceden hazırlanması yıkama işini çabuklaştırır. Böylece çocuk çok fazla çıplak kalmaz.
Bebeğin beslenmesi nasıl olmalıdır?
Vzm. Dr. Nikain: Yenidoğan da doğru beslenme çok önemlidir. Bes¬lenme günde sekiz defa olmalıdır; fakat çocuk bazen daha fazla isteyebiliyor. O zaman daha sık olabilir; fakat daha az olmamalıdır. Bunun düzene girmesi birkaç gün alabilir. O dönemde anneye çok destek olmak lazım.

Sonraki »