PCO-Polikistik over sendromu hakkında bilgiler

Yazan sarp | adet dönemi,rahim kanseri | Çarşamba 18 Haziran 2008 7:09 pm

Polikistik over sendromu [ poli cyctic ovary  - PCO ] düzenli yumurtlamanın olmaması ve buna bağlı olarak ortaya çıkan genellikle adet gecikmeleri, tüylenmede artış, ciltte yağlanma, sivilce-akne oluşumu, kilo alımı,şişmanlık, gebe kalamama gibi farklı belirtilerle  görülen bir belirti topluluğudur.Kadınların aktif cinsel hayatı süresince multifoliküler veya polikistik değişikliklere uğramış yumurtalıklar ovariyumun en sık hastalıklarıdır. Kadının fertilite devresinde %23 oranında rastlanır. Bu değişiklikler “multifoliküler yumurtalıklar”, “polikistik yumurtalıklar”, “polikistik ovarium sendromu” ve “hipertekozis” olarak tasnif edilebilirler. Tanıda sonografi en önemli rolü oynar ve LH, testosteron ile SHBG analizleri daha sonraki sıraları alırlar. Ayırıcı tanı yönünden, multifoliküler yumurtalıkların hormon ve metabolik bozukluklarına yol açmadığının bilinmesi önemlidir.

polikistik over sendromu ultrason görüntüleripolikistik over  ifadesi yumurtalığın içinde az gelişmiş ya da gelişmemiş yumurta hücrelerinin( ki bu hücreler folikül kisti olarak tanımlanır) yumurtalık cidarında çok sayıda milimetrik ebadlarda  dizili olarak  durmasından kaynaklanmaktadır.
Olayın esas nedeni normal sağlıklı kadında her ay düzenli olarak meydana gelmesi gereken yumurtlama (ovulasyon ) fonksiyonunun  tamamlanamamış  olmasıdır.Polikistik overde yumurtalıklardan birinde yumurtlamayı sağlamak amacıyla folikül (yumurta hücresini barındıran kese) gelişiminin başladığı aşamanın herhangi bir nedenle yavaşlaması veya duraklaması durumunda folikül gelişip çatlayacağı yere burada milimetrik çapta bir kist oluşur ve çatlamadan kalır. Bu durum her adet döngüsünde tekrarladıkça yumurtalıklardaki kist sayısı artar. Yumurtlama her iki yumurtalıkta da olan bir olay olduğundan belli bir süre sonra her iki yumurtalıkta birden bu milimetrik kistlerin sayısı artar.Folikül gelişimi yumurtalıkların yüzeye yakın kısmında olduğundan her adet döneminde giderek  sayısı artan bu az gelişmiş  foliküller yumurtalığın yüzeye yakın kenarı boyunca dizilirler.Yapılan ultrasonografik incelemede   yumurtalık dokusunun dış yüzeyine yakın dizilmiş siyah boşluklar tipik olarak tespih tanesi gibi görülür.

Polikistik over   kronik anovulasyon yani yumurtlama olmamasıdır.Olayın esas nedeni beyinde hipofiz bezinden salgılanan LH ve FSH hormonlarının anormal şekilde üretilmesi olup bir hormonal bozukluktur. Bu dengesizlik neticesinde her ay düzenli olarak yumurtalıklardan yumurtlama olmaz. Bunun sonucunda da yumurtalıklardan erkeklik hormonu üretimi artar.

Diğer pek çok hormonal hastalık gibi bu hastalığında nedeni tam olarak bilinmemektedir.Günümüzde kabul edilen  ortaya çıkış mekanizması kabaca şu şekildedir;  LH’daki artış yumurtalıklarda erkeklik hormonu yapımını arttırır, salgılanan bu erkeklik hormonları (androjenler) yağ dokusunda östrojene dönüşür  ve bu östrojen dönüşte LH üretimini arttırmakta ve bir kısır döngü ortaya çıkmaktadır. Bu kısır döngü kilo kaybı veya yumurtalıkların baskılanması gibi etkenlerle kırılabilir.Yine kilo fazlalığına bağlı olarak insüline karşı bir direnç de ortaya çıkmakta ve neticede hormonal denge bozularak yine bu kısır döngü elde edilebilmektedir.
Polikistik overde yumurtlama durakladıkça yumurtalıklardaki kist sayısı artar, kist sayısı arttıkça yumurtalıkların içindeki hassas hormonal dengeler daha da bozulur ve yumurtlama bozukluğu daha kronik hale gelir, yani bir kısırdöngü oluşur.Bozulmuş folikül sayısı arttıkça bunların olumsuz etkileri de artmaya devam eder ve yumurtlama daha da zorlaşır.

Tedavide en başta kilo verme gelir. Kalorilerin azaltılması, öğünlerin bölünmesi ve karbonhidratlardan kaçınma önemlidir. Buna ilaveten hasta imkânları dahilinde ekzersiz yapmalıdır. Bu yolla kas yapımı ve gelişimi düzeltilir. Beden hareketleri sonucu kaslara giden kan miktarı artar ve ayrıca bu yolla kasa giden insülin miktarı bollaşır.
Oligo veya amenore gibi siklüs bozukluklarının olduğu durumlarda antiandrojen aktivitelere sahip gestrajenli bir tedaviye başlatılır ve bazen de östrojenler kombinasyon halinde verilir. Hiperinsülinemi ve insüline kaşı direncin görüldüğü PCO sendromunda, insüline karşı hassasiyeti (sensitivite) arttıracak preparatların verilmesi yerindedir. Bu etkiyi gösterecek Pioglitazon ve benzeri ilaçlar halen piyasaya çıkmamış olup, Acarbose veya Metformin verilebilir. http://www.doktornevra.com/

Seyrek adet görme ve gecikmeler

Yazan sarp | adet dönemi,rahim kanseri | Çarşamba 18 Haziran 2008 5:48 pm

Senede 3-5 deafa adet gören kadınlar dikkat!

Adet aralarının otuz beş günden daha uzun sürmesine oligomenore denilir. Bunun sonucu olarak, adet kanaması senede 3 veya 4 defa görülür.
Doğurganlık çağında kızlarda adet kanaması gecikmelerine daha sık rastlanılır. Cinsel aktif olan ve doğum kontrol hapı gibi etkin bir korunma yöntemi kullanmayan kadında görülen adet kanaması gecikmesinin en olası nedeni gebeliktir.Bu nedenle ilk olarak gebeliğin olup olmadığı tespit edilmelidir.
Adet kanamasındaki gecikmelerin diğer nedeni ise herhangi bir şekilde o adet siklusunda yumurtlama olmaması ve bu nedenle rahim iç tabakasının
kanamayla atılmasının gecikmesidir. Düzenli adet gören bir kadında aniden ortaya çıkan gecikmenin nedeni stres, mevsim
değişiklikleri ,ani kilo kaybı, seyahat olabilir.Bu durumda çoğu kere ultrasonografide basit yumurta kistleri saptanıp gereken tedavi başlanır. Polikistik over sendromu (PCO) adı verilen hastalıkta;  kilo fazlalığı, aşırı tüylenme ve kanama düzensizliklerinin görüldüğü, adet aralarınında uzadığı bilinir. Polikistik Over sendromu vakalarında östrojen hormonunun fazla salınmasına bağlı olarak anormal rahim içi kalınlaşması ve rahim kanseri gelişebileceğinden bu vakaların hekime başvurarak mutlaka tedavi görmesi gerekir.
Adet kanaması gecikmesinin veya uzun süreli kanama görememenin diğer nedenleri aylık korunma iğneleri, implanon ve doğum kontrol haplarının içinde bulunan hormonların yan etkileridir.
Bir kadında senede bir kez adet kanaması gecikmesi olması ileri tetkik gerektiren bir durum değildir. Ancak adet kanaması gecikmesisık oluyorsa yada uzun süreli
adet kanamasının 3. günü- sabah- aç karına hormon testlerinin (FSH,LH,PRL,TSH ve östradiole) yapılarak tanının konulması ve gereken tedavinin başlanması gerekmektedir.Tiroid bezindeki bozukluklar da sıklıkla adet gecikmelerine neden olabilir.

adet geciktiricilerin yan etkileri varmı?

Yazan sarp | adet dönemi | Pazartesi 2 Haziran 2008 9:49 am

Biz kadınlar bazen, özellikle yaz aylarında, tatil öncesi, evlilik öncesi balayı planları için ve veya ümre ve hac mevsimlerinde bu özel günlere gelen adeti geciktirmek mecburiyeti hissederiz.

Peki bu adet geciktirici ilaçların yan etkileri varmıdır?

Adet günlerini geciktirmek ilaçlar ve doğum kontrol hapları kullanmaktır. Bunların yan etkileri sanıldığı kadar da fazla değildir, ödem ve su tutması yapabilirler. Bu ilaçlar adetle dökülen rahim içi tabakasını tutarak, dökülmesini engellemekte ve bu şekilde kullanıldıkları süre içinde adetin de olmasını engellemektedirler. Doktor önerisi ile kullanılan bu  adet geciktirici haplarını kullanarak adetlerini geciktiren kadınlar, bu geciktirmeyi istedikleri süreye kadar yapabilmektedirler. İlacı bırakıldıktan genellikle 1-4 gün sonra adet başlamaktadır.

Bu ilaçların yan etkileri olmadığını biliyorum. Yan etkileri yok ama yaşayanlar varsa lütfen bizimle paylaşsınlar

Bu ilaçların yan etkileri olup olmadığı veya ne tür yan etkileri olduğunu burada yorumlayıp paylaşabilir.Kullananlar tecrübelerini burada paylaşabilirler merak ednlerde öğrenirler.

Bence bu tür geciktirme ilaçlarını yan etkileri sebebi ile mutlaka muayene olduktan sonra bir doktor kontrolü altında kullanılmalıdır.

idrar gebelik testi ne kadar doğrudur

Yazan sarp | adet dönemi,hamilelik gebelik | Cuma 23 Mayıs 2008 1:48 pm

Gebelik ilerledikçe kanda giderek artan ßHCG, belli bir eşik düzeyini aştıktan sonra idrarda da çıkmaya başlar ve idrarda gebelik testinin pozitifleşmesini sağlar.
Kandan yapılan gebelik testi de kandaki ßHCG’nin miktarını saptar. Onun için kan testi, daha adet gecikmesi bile olmadan gebeliğin varlığı veya yokluğunu saptayabilir. İdrar testi hiçbir zaman kan testinin güvenilirliğine ulaşamaz.
İdrar testinde gebeliğin varlığı saptandığında yanlışlık olasılığı düşüktür; ancak yokluğu saptandığında erken gebelik olasılığı göz önüne alınarak testin bir süre sonra tekrarlanması gerekir.

İdrarda Gebelik Testi İlişkiden Ne Kadar Sonra Sonuç Verir?
İdrarda gebelik testi ilişkiden hemen sonraki günlerde sonuç veremez. Genellikle doğru sonuç verebilmesi için adet gecikmesi olana kadar bekleyip o günlerde testi yapmak gerekir.
Bunun sebebi: İdrarda gebelik testi gebeliğe bağlı oluşan HCG hormonunun anne kanından idrara geçmesi sonucu idrarda saptanması mantığına dayanır. Gebelik yumurtlama zamanına yakın günlerde girilen ilişkiyle oluşabilir. Yumurtlama gününe yakın gerçekleşmiş bir ilişkiyle gebelik oluşsa bile bu gebeliğin rahime kadar ilerlemesi ve rahime yerleşmesi 6 – 10 gün kadar sürer. Rahime yerleştikten sonra gebelikten salgılanan HCG hormonu anne kanına geçebilir. Hatta gebelik rahime yerleştikten sonra bu hormonun anne kanına ve oradan da annenin idrarına geçmesi de bir kaç gün alabilir. Bütün bunlardan dolayı kısacası yumurtlama zamanına yakın girilen bir ilişkiden sonra gebelik oluşursa bu gebeliğe bağlı salgılanan HCG hormonunun annenin idrarına geçmesi için neredeyse 15 gün kadar zaman geçmelidir. Bu da bir sonraki adet dönemine denk gelir, yani gebelik oluşmussa buna bağlı adetin gecikeceği zamana denk gelir.
O yüzden gebelik oluşma şüphesi olan bir ilişkiye girilmişse idrarda gebelik testi adet gecikmesi olunca yapılmalıdır. Bu testte gebelik çıkmazsa güvenilirliği arttırmak açısından 1 hafta sonra test tekrarlanmalıdır. Bu şekilde ilk testte %90 olan test günenilirliği ikinci test yapılırsa %95′lere kadar çıkar.
Testin pozitif (gebelik var) göstermesi negatif (gebelik yok) göstermesine göre daha günenilirdir. Yine de her tür adet gecikmesinde test neyi gösterirse göstersin doktora başvurmalısınız çünkü test gebelik gösterse bile bu normal bir gebelik olmayabilir, dış gebelik olabilir. Test gebelik yok gösterse bile farketmeden gebe olabilirsiniz.

http://www.jinekolojivegebelik.com/2007/09/gebelik-testleri.html

yeni anneyim adetim gecikti normal mi?

Yazan admin | adet dönemi,anne ve bebek,hamilelik gebelik,kadınca | Cuma 25 Nisan 2008 7:01 pm

ikinci hamilelikŞukadar aylık hamileyim ve adetim bu kadar geçti normalmi diye soranlar tekerar hamile nezaman kalabirim ve sağlıklı olan nedir diyenlere bir kaç not:

İki yıldan az bir süre ile tekrar hamile kalmanın hem çocukların hem de annenin sağlığını olumsuz yönde etkilenmektedir.yeni bir hamilelik istemeyen çiftlerin doğum sonrası yeniden korunmaya önem vermesi gerekir.

Sağlıklı bebekler için, iki doğum arasında en az bir iki yıl ara verilmesi gereklidir.İki yıldan kısa bir zaman içerisinde tekrar hamile kalan kadınlarda başta yorgunluk olmak üzere gerek sağlık gerekse psikolojik sorunlar görülebilmektedir.1 yıldan daha sık ara ile doğan bebeklerde ise ölüm olasılığı ve sağlık sorunları daha fazla görülmektedir. Ayrıca annenin ilgisi dağılıp azalacağı için ve yeni doğan bebek ile daha fazla ilgilenmesi gerekeceği için, bir önceki çocuğun gerek beslenmesine, gerekse gelişimine yeterince zaman ayırması zorlaşmaktadır.
Doğum sonrasında üreme sisteminin eski fonksiyonlarını kazanmasıyla birlikte, yeni annenin bir kez daha hamile kalabilmektedir.Bebeklerini ek gıda vermeden sadece anne sütüyle besleyen ve aynı zamanda hiç adet görmeyen annelerin, altı ay süre tekrar gebe kalma ihtimali azdır. Ama emzirmek, kadının hamile kalmayacağı anlamına gelmez. Emzirme dönemi, fizyolojik olarak doğurganlığı bir süre geciktirmektedir. Ancak doğumdan iki ay sonra yeniden adet görmeye başlamak ya da bebeği ek besinlerle doyurmak yeniden hamile kalınabileceği anlamına gelmektedir.

Adet kanamaları başlamamış ve hala emziriyor olsa dahi anneler, doğumdan sonra yeniden korunma yöntemlerini kullanmalıdır. Günümüzde rahim içi sistem adı verilen, hormon salgılayan spiraller, bakırlı spirallere kıyasla daha etkili olmaları,enfeksiyona yol açmamaları ve adet kanamalarını azaltıcı etkileri nedeniyle tercih edilmektedirler. Beş yıllık süre boyunca güvenli ve etkin bir koruma sunan hormonlu spiraller, her gün hatırlanması gereken bir yöntem olmadığı için özellikle unutkan kadınlar için idealdir.Bunun yanı sıra en emziren anneler için hap kullanımı yanlış, erkeğin korunması gereklidir.
Yorumlarınızı önerilerinizi, sorunlarınızı ve tecrübelerinizi aşağıdakiyorun kutusuna yazmanızı bekliyoruz.
Saygılarımızla,

 

erken menopozun zararları tedavisi ve nedenleri

Yazan admin | adet dönemi,kadınca,sağlık | Cuma 25 Nisan 2008 6:24 pm

erken menepozun zararlarıBir kadında adet kanamalarının 35 yaşından önce kesilmesine erken menopoz adı verilmektedirn

Erken menepoz neden olur neden olur?

Herhangi bir sebeple yumurta hücrelerini hızla tüketen her etken erken menopoza neden olabilir.

Erken menepozun zararları:
Bilim adamlarının 40 yıldır üzerinde çalıştığı ve yirmibini aşkın kadınd yüzerinde yaptığı araştırmanın sonucun olarak
, kadınların menopoza girdiği yaş ile ölüm yaşı arasında ilişki olduğu ortaya çıkmıştır

Genetik:

Menopoza girme yaşını belirleyen en temel etkenlerden biri kişinin (genetik olarak) annesinin menopoza girme yaşı olduğu saptanmışştır.
Yakın aile bireylerinden birinde erken menopoza girme öyküsü erken menopoz olasılığını belirgin şekilde arttırdığu görülmüştür.

Sigaranın ve psikolojinin menopoza etkisi;
Sigara içilmesi menopoza girişi hızlandırmakla beraber tıbbi anlamda erken menopoza yol açması olağan bir sonuç değildir.

Benzer şekilde ruhsal problemlerde yardımcı bir etken olmakla beraber tek başına erken menopoza yol açması beklenen bir etken değildir.

Erken menepoz nasıl tedavi edilir ve diğer zararları içn ne önlem alınmalıdır?

Erken yaşta ortaya çıkmış menopoz olgularında kendiliğinden geri dönüş veya tedaviyle geri dönüş mümkün olabilmektedir.

Erken yaşta menopoza girmiş olmanın getirdiği en önemli dezavantajlardan biri kemik erimesinin hızlanması olduğundan
 bu konuda gerekli önlemler alınmalı ve kemikleri koruyucu tedaviye geçilmelidir.
Ateş basması, vajinada kuruluk, ruhsal gerginlik gibi klasik menopoz belirtileri de çoğu durumda hormon tedavisine
yanıt vermektedir.
Yumurta hücrelerinin tükenmesiyle ortaya çıkan erken menopoz olgularında kadının yumurta hücresi kalmadığı için
 kendi yumurtalarıyla hamile kalması (tüp bebek dahil) imkansızdır, bu durumda çoğu durumda tek çare donör oosit (
başka bir kadının bağışladığı yumurta hücresi) ile oluşturulmuş gebelik olacaktır.

 

adet gecikmesinin nedenleri ?

Yazan admin | adet dönemi,kadınca,sağlık | Çarşamba 9 Ocak 2008 9:30 pm

Adet Kanamaları Neden Gecikir? Muhtemel nedenler yukarıda anlatılan dört bölümden herhangi birinin işlevlerinin bozulmuş olmasıyla ilgili olabilir.

Bölüm 1

(Rahim içinden vajinanın çıkışına kadar olan tümüyle açık bir akış yolu) SorunlarıDüzenli adet kanaması gören bir kadında rahim içine veya rahim ağzına yapılan bir müdahale sonrasında adet kanaması olmaması durumunda en muhtemel neden açık olan bu yolun zarar görmüş olmasıdır. Kürtaj nedeniyle rahim iç tabakası zarar gördüğünde veya rahimağzı kanalı tıkandığında yapılan kürtaj sonrası beklenen adet kanaması gerçekleşmez. Asherman sendromuEnder görülen bir neden de rahimağzında yer alan kanser öncüsü lezyonların çıkarılması amacıyla uygulanan konizasyon esnasında rahimağzı kanalının tıkanmasıdır. Lezyonu ortadan çıkarmak amacıyla koni şeklindeki parçanın çıkartılması sonrasında beklenen adet kanaması gerçekleşmez.

Bölüm 2

(Her ay düzenli olarak yumurta hücresi üreten ve bunu serbest bırakan yumurtalıklar) Sorunları Polikistik Over: Düzensiz yumurtlama ve bunun etrafında gerçekleşen çeşitli belirti ve bulgular topluluğundan oluşan bu durum gecikmeli adet görmenin en sık görülen nedenlerinden biridir. Polikistik overMenopoz ve Erken Menopoz: Yumurtalıklar ilk adet kanamasının görülmesinden yaklaşık iki yıl sonra her ay düzenli olarak yumurta hücresi üretimine devam ederler. Yumurtalıklarda üretilebilecek yumurta hücresi bittiğinde yumurtlama gerçekleşemeyeceğinden adet kanaması da olmaz. Yumurta hücrelerinin doğal olarak tükendiği ve adet kanamasının kesildiği andan itibaren menopoz çağı başlamıştır. Türkiye’de 50′li yaşlara doğru ortaya çıkan menopoz daha erken yaşlarda (35 yaşından önce) ortaya çıktığında Erken Menopoz adını alır. Bu durumun getirmesi muhtemel riskleri nedeniyle mutlaka tanısının konması ve gerekli tedavinin yapılması son derece önemlidir.

Bölüm 3

(Sağlıklı işleyen bir hipofiz salgı bezi) Sorunları Hipofiz bezinden düzenli hormon salgısını bozan bir etken adet döngüsünün bu aşamada “takılmasına” neden olur. Bu etkenler arasında en sık görüleni prolaktin hormonu yüksekliğidir. Prolaktin hormonu yüksekliği

Bölüm 4

(Beynin üst merkezleriyle sağlıklı bir iletişim içinde olan hipotalamus bölgesi) Sorunları Hipotalamusun hipofizi hormon salgısı yapması yönünde uyarmasını bozan bir etken adet kanamasının gecikmesine neden olabilir. Bu bölüme ait nedenler bu yazının ilk başında da anlatıldığı gibi çoğunlukla selim tabiyatlı nedenlerdir. Tıbbi Değerlendirme Gebelik, adet kanaması gecikmesinin en sık görülen nedeni olduğundan ve basit bazı incelemelerle ortaya konabildiğinden ve saptandığında başka ileri inceleme yapılmasına gerek kalmayacağından üreme çağında olan ve aktif cinsel yaşamı olan bir kadında adet kanaması geciktiğinde araştırılması gereken ilk durum gebeliktir. Yapılan jinekolojik değerlendirmeyle gebelik olmadığının saptanması durumunda var olan ek belirtiler de dikkate alınarak bir ön tanıya varılır ve kesin tanıyı koymak için hormon incelemeleri veya diğer bazı ileri incelemeler yapılır.

ilk adet dönemi

Yazan admin | adet dönemi,kadınca,sağlık | Pazar 6 Ocak 2008 10:10 pm

İLK ADET KANAMASININ GÖRÜLEMEMİŞ OLMASI Bir genç kızın ilk adet kanamasını gördüğü zaman öncesine kadar hipotalamus ve hipofiz hormon salgıları oldukça azdır ve bu nedenle yumurtalıkların yumurtlama işlevi başlamamıştır. Hormon salgıları artmaya başladığında genç kızda öncelikle meme gelişimi ve kadın tipi kıllanma gibi kadınsı özellikler başlar, ancak hormon salgısı hala yumurtalıkları harekete geçirecek kadar fazla değildir. Hormon salgısının giderek artmasıyla beraber rahim iç tabakası kalınlaşmaya başlar ve bir süre sonunda, ortalama 12.5 yaşında ilk adet kanaması ortaya çıkar. Bu kanama yumurtlama olmaksızın gerçekleştiğinden ilk kanama sonrasındaki kanamalar henüz düzenli değildir. Hormonal sistemlerin tam olarak olgunlaşmasıyla yumurtlama da devreye girer ve genç kız düzenli olarak adet kanaması görmeye başlar ve böylece üreme çağına girmiş olur. Ergenlik Çağıİlk adet kanamasının ortaya çıkma yaşı herkes için farklıdır ve genetik özelliklerden etkilenebilir.Meme gelişimi ve kıllanma gibi kadınsı özellikleri kazandıran gelişim basamaklarının ortaya çıkmış olması koşuluyla ilk adet kanamasının 16 yaşına kadar gecikmiş olması tıbben normal kabul edilir. Bu süre sonunda adet kanaması göremeyen genç kızların nedenin aydınlatılabilmesi için bazı değerlendirmelerden geçmeleri gereklidir. İlk adet kanamasının görülememiş olmasının altında yatan muhtemel nedenler anlatılan dört bölümden birindeki bir sorunla ilgili olabilir. Site daha çok üreme çağındaki kadına yönelik hazırlanmış olduğundan ve söz konusu sorun nispeten ender görüldüğünden “İlk adet kanamasının görülememiş olmasına” daha fazla yer verilmeyecektir.

adet agrisi bitiyor

Yazan admin | adet dönemi,kadınca,sağlık | Cumartesi 29 Aralık 2007 6:07 pm

Adet ağrısı bitiyor

Manyetik külot çıktı, kadınların adet ağrısı tarih oldu. İbni Sina’nın yüzyıllar önce adet sancıları için mıknatıs taşları kullandığını öğrenen 40 yıllık iç çamaşırcı; kadınları ‘aylık sancılardan’ kurtarmayı vaadediyor. İç giyim piyasasında 40 yıllık bir deneyime sahip olan Sabetay Özpapu, kadınların en büyük dertlerinden birine çare oluyor. Hemen hemen her kadının çektiği adet sancıları ya da menopoz sıkıntıları, Özpapu’nun mucizevi manyetik iç çamaşırıyla 20 dakika için de son buluyor. Yanında çalışan kadınların her ay yüzde 35′inin aşırı adet (regl) sancısından dolayı işini aksatması üzerine “Ne yapabilirim?” diye düşünmeye başladığını söyleyen Özpapu’ya doğal yöntemler yol göstermiş.
STRES VE SANCI
Doğal tedavilere eskiden beri çok meraklı olduğunu ifade eden Özpapu’nun en büyük ilham kaynağı döneminin ünlü tıp adamı İbni Sina. İbni Sina’nın yüzyıllar önce yazdığı kitaplarda adet sancıları için Hindistan’da bulunan mıknatıs taşlarını kullandığını okuyan Özpapu, bunun üzerine araştırmalara başlamış. Stres bileziklerini model alan Özpapu, bu mantıktan hareket ederek birbirine sarılı esnek bir bakır şerit ve iki özel mıknatısı çamaşır lastiğine monte ederek adet sancılarına ve menopoz sıkıntılarına son veren bir külot üretmiş. Sancıyı stres ve gerilimin şiddetlendirdiğine dikkat çeken Özpapu, çamaşırın nasıl çalıştığını şöyle anlatıyor: “Mıknatıslar insan teniyle temas ettiği zaman bir enerji meydana geliyor. Bu enerji de lokal olarak ağrıları alıyor. Bakır stresi, mıknatıs ise sancıyı azaltıyor.”
SAHTEKAR SANDILAR
Mıknatısların göbeğin altına yani yumurtalıkların üzerine gelecek şekilde yerleştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Özpapu sözlerine şöyle devam etti: “Külodu 150 kadına etkilerini anlatmadan denettim! Olumlu sonuçlar aldım. Ardından da önce Türkiye’de sonra da dünya çapında patentini aldım! Şimdi Türkiye, Amerika ve İsrail’de olmak üzere 3 distribütörüm var.” Japonya, Avusturalya, Kanada ve Rusya gibi ülkelerde çamaşırın satıldığını belirten Özpapu, şimdilerde yeni bir heyecan yaşıyor. Amerika’da mucizevi çamaşırın 28 dakika süren bir televizyon reklamıyla tanıtılacağını belirten Özpapu, bunun gururunu yaşıyor. Çamaşırı ilk icat ettiğinde herkesin kendisine sahtekar gözüyle baktığından dert yanan Özpapu, inanmayan herkese çamaşırı denemelerini söylüyor. Çamaşırlar, sadece eczanelerde ve ‘www.oreyamagneticproducts. com’ internet adresinde satılıyor.

düzenli adet görmek icin

Yazan admin | adet dönemi,kadınca,sağlık | Cumartesi 29 Aralık 2007 5:58 pm

Bir kadının düzenli aralıklarla adet kanaması görebilmesi için bazı şartlar yerine gelmelidir: • Öncelikle hipotalamus adı verilen beyin bölgesinden hipofiz bezine bir uyaran gitmeli ve burada FSH ve LH adı verilen iki hormonun uygun seviye ve oranlarda üretilmesi ve kana geçmesi gerekmektedir. • Bu iki hormon, olgunlaşmaya elverişli yumurta hücreleri içeren yumurtalık dokusunda folikül gelişimini uyarmalı ve yumurtlama gerçekleşmelidir. • Folikül adı verilen yapı içinde üretilen östrojen ve progesteron hormonları rahim iç tabakasında sağlıklı bir kalınlaşmaya neden olmuş olmalıdır. • Yumurtlama gerçekleştikten sonra gebelik oluşmamış olmalı ve yumurtlama oluştuktan sonra yaklaşık 14 gün ömrü olan Sarı Cisim (“Corpus Luteum”) bu süre sonunda progesteron hormonu salgısını durdurmalıdır. • Adet döngüsünün bitimine denk gelen bu dönemde progesteron hormonu salgısının aniden düşmesi neticesinde rahim iç tabakasında gerçekleşen “dökülme” ve bununla beraber oluşan kanama rahim iç tabakasından rahim ağzına, buradan vajinaya, vajinadan da dış ortama akacak yol bulabilmelidir. Yukarıda maddeler halinde anlatılmış olan mekanizmalardan birinin veya birkaçının aksaması beklenen adet kanamasının gerçekleşememesiyle, yani adet kanamasının gecikmesiyle sonuçlanır. Farklı Bir Açıdan Bakış Yukarıda anlatılan mekanizmaları farklı bir biçimde ele almak mümkündür: Kadında adet kanamalarının düzenli bir şekilde gerçekleşebilmesi için dört farklı bölümün kendi içlerinde ve birbirleriyle etkileşimde sağlıklı çalışmaları gerekir. Bölüm 1Rahim içinden vajinanın çıkışına kadar olan tümüyle açık bir akış yolu Bölüm 2Her ay düzenli olarak yumurta hücresi üreten ve bunu serbest bırakan yumurtalıklar Bölüm 3Sağlıklı işleyen bir hipofiz salgı bezi Bölüm 4 Beynin üst merkezleriyle sağlıklı bir iletişim içinde olan hipotalamus bölgesi

« OncekiSonraki »