Evde fotoğraf stüdyosu kurmak

—Evde kuracağınız bir fotoğraf stüdyosu, aydınlatma tekniklerinin ince noktalarını keşfetmek için en iyi yerdir. Boş bir yatak odası, garaj ya da tavan arasına sahip olacak kadar şanslıysanız hemen işe koyulabilirsiniz. Eğer her an kullanabileceğiniz boş bir makanınız yoksa, evdeki odalardan birini zaman zaman bir stüdyo olarak da kullanabilirsiniz.

Fotoğraf stüdyosu yapmak için gereken odanın büyüklüğü, ne çekmek istediğinize bağlıdır. Örneğin, esas ilgi alanınız doğada bulunan küçük nesneler veya natürmortsa, 9-10 metrekarelik bir oda yeterlidir. Öte yandan, tam boy portreler çekecekseniz ihtiyacınız olan yer daha büyük olacaktır. Belki 18-20 metrekare.

Farklı türden çekimler yapılan bir stüdyo belli bir esneklik gerektirecektir. Bu yüzden böyle bir stüdyonun biçimi ince uzun değil, kareye yakın olmalıdır. Rahat bir dikdörtgen ya da kare biçimi stüdyo içinde çalışırken ışıklarınızı sadece konunun önüne ve arkasına değil, yanlarına da yerleştirebilirsiniz.

2.75m veya daha yüksek bir tavan, esnekliği artırması açısından tercih edilir. Yüksek tavan, ışıkların ya da reflektörlerin konunun oldukça yukarısına konabilmesine ve uzun fon dekorları kullanabilmesine imkan verir.

Normal olarak flaş ya da lamba gibi yapay ışık kullanacaksınız. Buna rağmen, eğer evdeki stüdyonuzda güneş ışığının girdiği büyük bir pencere varsa, böyle güzel bir olanağı da kullanmanız gerekir. Gün ışığı filmi ve flaş, pencereden gelen ışıkla birlikte kullanılabilir, çünkü hepsinin renk ısısı aynıdır. Yine de, yapay ışığın tek başına kullanılması gerekli olan durumlarda pancur ya da ışık geçirmeyen perdeler şarttır.

Duvarların ve tavanın rengi özellikle önemlidir. Beyaz tonlu yüzeyler ışığı en çok yansıtan yüzeylerdir. Bu nedenle, genel aydınlatma açısından en iyi seçimdirler. Dahası, istenmeyen renk sıçramalarından korkmadan, ışığı beyaz duvarlar ve tavandan konunuzun üstüne yansıtma özgürlüğünüz olacaktır. Açık renk de olsa duvarlarda sakın parlak boya kullanmayın; böyle boyalı yüzeyler, ışık vurunca istenmeyen parlak noktalar oluşturur.

Göz önüne almanız gereken diğer önemli hususlar: titreşimleri üç – ayak üstüne konmuş makineye iletmeyen, iyi ve sağlam bir döşeme; yeteri kadar raf ve depo alanı; modeller için iyi aydınlatılmış bir makyaj köşesi ve ışık üniteleri için çok sayıda elektrik prizi. Başka bir seçenek de çok prizli bir uzatma kablosu alıp, ışıkların fişlerini buraya takmaktır.

Depo: Küçük aksesuar, dekorlar vb. için düşündüğünüzden daha fazla yere ihtiyacınız olur. Bu nedenle, mümkün olduğu kadar çok raf ve dolap yapın.

Makyaj köşesi: Bu bir ev stüdyosu için şart değildir; ama; eğer modellerle çalışmak istiyorsanız, böyle bir köşe oldukça yararlı olacaktır.

Fotofludlar: İki ya da üç fotoflud çok genel aydınlatma imkanı verir. Fotofludlar ışığın yayılmasını sağlar

Reflektörler: Bunlar basit beyaz kartonlar ya da daha parlak ve keskin bir ışık elde etmek için mutfak folyosuyla kaplanmış tahtalar olabilir.

Fon perdeleri: Çeşitli renklerde fon kağıtları ve perdeleri bulundurun.

Kapakçıklar: Çeşitli büyüklük ve biçimlerdeki kapakçıklar farklı etkiler üretmek için stüdyo ışıklarına takılabilir.

Stüdyo flaşı: Amatör stüdyo flaşları daha ucuzdur. Elektrikle çalışırlar. Ayrıca istendiğinde kullanılabilecek özel güç üniteleri de vardır. Sıradan bir flaşla aynı renk ısısına sahiptirler.

Masa: Sağlam yapılmış bir masa küçük nesneleri koymak için gereklidir.

Mat – beyaz duvarlar ve tavan: Işığı yansıtan bir yüzey olarak kullanıldığı zaman bu tür yüzeyler renk parlaması ya da renk sıçraması yapmaz

Döşeme: Sert, kaymayan bir döşeme, makinenin oturduğu sehpa ve yerde duran ışıklarınız için sağlam bir taban oluşturur.

Pencere: Stüdyonuzda doğal gün ışığı girmesine imkan verir. Ama, sadece yapay ışık isteniyorsa pancurlar ya storlarla kapatılabilir.

Prizli uzatma kabloları: Ana prize takılır; bütün ışık ihtiayçlarınız için yeterli priz vardır.

 

———karanlık oda

Kendi filminizi yıkamak ve basmak size sonuçları tümüyle kontrol atında tutma imkanı verir. Kompozisyonu, aydınlatılması ve pozlandırılması titizlikle yapılmış resimler çoğu zaman standart bir muamele gördükleri ticari laboratuvarlara gönderilir. Bu da görüntünün gerçek potansiyelini asla ortaya çıkartmaz.

Evdeki herhangi bir oda geçici bir karanlık oda olarak kullanılabilir. Normalde, sürekli olarak evin bir odasının işe ayrılması çok daha kolaylık sağlar; çünkü o zaman her çalışmadan sonra araçlarınızı ortadan kaldırmanız gerekmez.

———Film Yıkama

Filmi yıkamak için karanlık odaya bile ihtiyacınız yoktur – sadece bütün fotoğrafçılarda bulunan siyah, ışık geçirmeyen bir film değiştirme çantası yeter. Çantanın içine film yıkama tankınızı ve spiralinizi, çekilmiş filminizi ve film kasetinin tepesini açmak için bir şişe açacağı koyun. Çantanın ışığı geçrimeyen iki deliğinden içeri kollarınızı dirseğe kadar sokun. Bütün yapmanız gereken kaseti açıp filmi çıkararak tankın içinedeki spirale sarmaktır. Tankın kapağını sıkıca kapattıktan sonra film sarılı tankı çantadan çıkarın ve yıkama işlemine başlayan. Bütün bunlar normal oda ışığında yapılabilir.

Yıkama işleminin safhaları, kullandığınız filmin türüne bağlıdır. Her türlü siyah – beyaz ve renkli negatif film gibi çokğu slayt filmlei için de hazır kimyasal işlem paketler, kullanım tarifleriyle birlikte satılırlar

Film yıkamanın bütün kimyasal işlem ve durulama safhalarında, doğru ısıda ve doğru oranda seyreltilmiş eriyiği tankın kapağındaki delikten içeri akıtın, sallama ve zamanlama konusunda tarife uyun ve sonra eriyiği yine kapaktaki delikten dışarı dökün.

———-Baskı

Baskı yapmak için, içinde suyu ve elektriği olan, tamamen karartılmış bir odaya ihtiyacınız vardır. Baskı sırasında kullanılan bazı kimyasal maddeler zararlı dumanlar çıkaracağı için odanın havalandırılması gerekir.

Baskı yapmanın ilk adımı, yıkanmış filmi kullanarak, ışığa duyarlı baskı kartları pozlandırmak olacaktır. Bu amaçla bir agrandizör kullanılır. Bu aşamada, kartların ne kadar süre pozlandırılacağına ve renkli baskı için ayrıca ne kadar bir filtre işlemi gerektiğine karar vermeniz gerekir. Renkli kartlar, her türlü ışığa karşı hassas oldukları için renkli baskı tamamen karanlıkta yapılmalıdır (agrandizörün ışığı hariç). Oysa, siyah – beyaz kartlar kırmızı ışığa karşı duyarsızdır ve bu nedenle, hafif bir ‘güvenli ışık’ta basılabilir.

Baskıda ikinci aşama banyodur. Eğer renkli baskı yapıyorsanız, pozlandırılmış kart, yıkanma tankına benzer daha uzunca bir silindire yerleştirilir. Silindirin kapağını sıkıca kapadıktan sonra odanın ışıklarını açıp banyo işlemine başlayabilirsiniz.

Geleneksel olarak, siyah – beyaz kart banyosu, içine fotoğraf banyosu konan açık küvetlerde yapılır. Her aşamanın sonunda kartlar bir küvetten diğerine aktarılır. Siyah – beyaz baskı renklilere oranla daha az banyo aşaması gerektirir. Siyah – beyaz baskı boyunca hep güvenli ışıkta kalmayı unutmayın.

Kuru bölüm / ıslak bölüm: İyi bir karanlık oda düzeni su ya da kimyasal madde gerektiren işlemleri (ıslak bölüm) pozlandırma ve baskı sonrası işlemlerden ayırır (kuru bölüm)

Evdeki karanlık oda düzeni: Siyah – beyaz ya da renki negatif yıkamak ve basmak için gerekli bütün araç – gereçler bu karanlık odada mevcuttur.

Fotoğraf ve fotoğrafçılık bilgileri paylaşım bloğu

Fotoğraf çekmek bir sanattır ve bakış açısı ister. Burada fotoğraflarınızı yaynınlayabilir bunlar hakkındaki yorum ve sorularınızı paylaşabilirsiniz.

Biz araştırdığımız kadarı ile bu bilgileri açıyoruz. Ve herkesi bu sanatsal paylaşıma davet ediyoruz.

Her fotoğraf makinesi temel olarak ışık geçirmez bir kutudur. Bir fotoğraf makinesinin ön kısmında, resmi çekilen konudan yansıyan ışığın içeri girmesine olanak sağlayan ve genellikle açıklığı değişebilir bir diyaframı olan objektif; arkasında ise, görüntünün kalıcı bir kaydını yapabilen, ışığa duyarlı bir film vardır.

En basitinden en gelişmişine dek bütün fotoğraf makinelerinin dört temel ortak parçası vardır: objektif, diyafram, obtüratör ve vizör.

Konudan gelen ışık önce objektifte toplanır ve odaklanır. Sonra, diyaframdan, yani objektifin içindeki bir diskin ortasından geçerek obtüratöre ulaşır. Fotoğraf makinelerinin çoğunda obtüratör filmin tam önüne yerleştirilmiştir. Obtüratör fotoğraf çekerken belli bir süre açık kalarak objektiften gelen ışığın film üzerine düşmesini sağlar. Vizör makineyi konuya odaklamaya yönelik bir düzenektir.

——-Fotoğraf makinesi çeşitleri ——-

Kompakt
35mm SLR (Single Lens Reflex)
Anında Görüntü Veren (Polaroid)
Roll Film Kullanan SLR Makinalar
120 TLR (Twin Lens Reflex) Makinalar
Plan (Sheet) Film Kullanan Makinalar
Sayısal (Digital) Fotoğraf Makinaları

Fotoğraf makinesi seçimi

Kompakt ve SLR arasında bir seçim yapmadan önce çekeceğiniz resim türüne karar vermeniz iyi olur. Eğer yalnız genel amaçlı çekim yapacaksanız (manzara, aile fotoğrafları gibi)  en iyi seçim bir kompakt makine olacaktır.

Ancak çok özel bir görüntü yakalamak için (yakın plan, uzaktaki bir nesne gibi) çeşitli objektif ve aksesuar kullanılacaksa SLR’ler daha doğru seçimdir. SLR’nin başka üstünlüğü de görüntüyü çerçevelemekteki hassaslığıdır – vizördeki görüntü, objektifin gördüğünün aynısıdır. Kompakt makinelerde paralaks hatası vardır.

———Objektif

“Çekilecek nesneden gelen ışıkları toplayarak film üzerine net düşmelerini saylayan mercekler topluluğudur.” Fotoğraf makinesinin en önemli parçasıdır. Objektifin son merceğinin görüntü düzlemine olan uzaklığına odak uzaklığı adı verilir. Görüntü boyutu 24X36mm boyutunda olan makineler için normal objektifiin odak uzunluğu 50mm civarındadır.

Fotoğraf makinesinin objektiflerinin değiştirebilmek ya da zoom kullanarak bir objektifin odak uzaklığını ayarlayabilmek, çalışmalarınıza yepyeni bir çeşitlilik getirecektir. 35mm’lik SLR’ler için seçebileceğiniz, farklı odak uzaklıkları olan birçok objektif vardır.

Seçilebilecek bir sürü objektif olmasına karşın resim çekmeye çıkıldığında sadece en gerekli olanlarını yanınıza almanız iyi olur. Çeşitli hızlarda filmler seçin ve yanınıza, fotoğraf makinesine takılı standart objektiften başka sadece bir geniş açı objektif ve orta dereceli bir teleobjektif alın.

Objektif hızı

Objektifin maksimum diyafram açıklığı ne kadar fazlaysa (f sayısı küçük), objektif o kadar hızlı demektir. Objektif hızı özellikler SLR kullanlar için önemlidir. Çünkü, SLR’lerde vizördeki görüntünün parlaklığı objektiften giren ışığın miktarına bağlıdır. Ayrıca, geniş bir diyafram açıklığı loş ışıkta resim çekebileceğiiniz anlamına gelir. Genellikle, odak uzaklığı arttıkça objektiflerin hızı azalır.
——–obfektif çeşitleri
Standart (normal) objektifler: 35mm format için standart objektif 50 ya da 55mm’dir. SLR satın alırken bu odak uzaklığındaki fotoğraf makinesinin fiyatına dahildir. Çektikleri görüntüler, aşağı yukarı çıplak gözle görülenin aynısı olduğu için standart objektif diye bilirler.

Standart objektifler genel amaçlı fotoğraflar için mükemmeldir. Standart objektifler genelde en hızlı objektiflerdir ve maksimum diyafram açıklıkları geniştir (F1.4 gibi). Bu yüzden standart objektifler SLR netleme ekranında çok parlak bir görüntü oluşturular.
Balıkgözü objektif: Görüş açısı en geniş olan objektiftir. Balık gözü objektiflerde dikey ve yatay çizgiler anarmol şekilde bozulmalara (distorsiyon) uğrar. Kullanım alanları sınırlı olmakla beraber yaratıcı görüntüler elde etmek için kullanılırlar.
Geniş açılı objektifler: Standart objektifler ya da tele objektiflere göre daha geniş bir alanı görebilirler. Geniş açılar 35mm’den başlar 21mm’ye kadar iner. Bundan küçük geniş açılar, görüntünün kenarında biçim bozulmasına neden olabilir.

Manzaralar, geniş panaromalar, etkileyici bir gökyüzü ve kalabalık sahneler için geniş açı idealdir. Sıkışık iç mekanlarda çalışırken de yararlıdır.

——–doğru poz

Doğru pozlandırma”

Pozlandırmayı üç etken belirler: filmin ışığı olan duyarlılığı ya da “hızı” (Uluslararası Standartlar Organizasyonu [ISO] tarafından verilen sayılarla belirlenir) objektif diyaframının açıklığı (f sayısı ile ayarlıdır); ve obtüratörün açık kalma süresi ya da “enstantane” (saniyenin kesirleri olarak ölçülür: 1/1000 sn vb.). Doğru pozlandırmanın elde edilmesi, özellikler fotoğrafçılığa yeni başlayanlar için oldukça zordur. Bu konuda, zaman zaman deneyimli profesyoneller bile hata yapabilir. Öte yandan günümüzün yarı ya da tam otomatik pozlandırma programlı fotoğraf makineleri diyafram ve enstantaneyi otomatik olarak ayarlar ve genellikle iyi verirler. Buna karşın belirli bir konuyu çekerken etkin bir görüntü elde edebilmek için tek bir enstantane ve diyafram açıklığı birleşimine bağlı kalmak gerekmez. Bu yüzden fotoğraf makinesi seçerken, pozlandırması elle (manuel olarak) ayaralanabilen, hiç değilse bir diyafram ya da enstantane öncelikli pozlandırma programı olan bir makine tercih edilmelidir.

Doğru poz değerini sizin hesaplamanız gerekir. Çünkü çekeceğiniz fotografın duygusunu hangi poz değerlerinin daha iyi vereceğini sizden daha iyi kimse bilemez. Çektiğiniz fotografın en önemli bölümü görülmesini istediğinizden daha açık görünüyorsa fazla pozlandırdınız daha koyu görünüyorsa az pozlandırdınız demektir.

f 2 2.8 4 5.6 8 11 16 22
enstantane 1/1000 1/500 1/250 1/125 1/60 1/30 1/15 1/8

Yukarıdaki tablodaki f ve enstantane değerlerinden eşit miktarda ışık geçer. Yani f:5.6 1/125 değerlerinde geçen ışık miktarı f:8 1/60, f:11 1/30 veya f:16 1/15 değerlerinde geçen ışık miktarları aynıdır.

Pozlandırmada önemli olan hangi değerleri seçeceğimiz. Yukarıdaki tabloda düşük enstantane ve f değerlerini (f:22 1/18) seçersek. Bize alan derinliği fazla olan bir görüntü sunacaktır. Ama 1/8 lik poz süresi makinayı oynatmadan tutmamız gerektiğini söyleyecektir. Bu durumda elle yapılacak çekimlerde görüntünün bozulmasına neden olacaktır. Yine yukarıdaki tabloda f:2 1/1000 değerlerinde yapacağımız çekimde diyafram açıklığı en büyük değerde olmasına karşın 1/1000 lik poz süresi film düzlemine düşecek ışık miktarının yeterli olmadığı durumu yaratacak bu da konumuzun görüntüsünün fotografta belli belirsiz çıkmasına neden olacaktır. Çekeceğimiz konu ne kadar hareketli ise o derece yüksek enstantane değerleri kullanarak hareketi dondurabiliriz.

Bazı fotoğraf makinelerinin kademesiz enstantane ayarları verdır; yani, belirtilen sayıların arasında da enstantane ayarı yapmak mümkündür.
Diyafram
Diyafram ayarları f sayısıyla belirtilir. Diyafram ayarı yalnız pozlama süresini değil, netlik derinliğini de etkiler. Objektifin odakladığı noktanın hem önünde  hem arkasında keskin netliğe  sahip bölgeye netlik derinliği denir. Bu bölgenin derinliği objektif türüne ve diyafram ayarına bağlıdır.

Örneğin, geniş açılı objektiflerin cömert bir netlik derinliği vardır (netlik alanı) ve objektif açısı genişledikçe netlik derinliği artar. En geniş açılarda objektifin netlik ayarını yapmak pratik olarak gereksizdir: çünkü, geniş netlik derinliği çerçeve içindeki her şeyin net olmasını sağlar. Öte yandan, tele objektiflerin alan derinliği oldukça dardır. Bu objektifleri (ve teleobjektif zoomları) kullanırken, netlemeye çok dikkat etmemiz gerekir; çünkü bunlar çok fazla hata kaldırmaz.

Diyafram açıldıkça (f sayıları küçüldükçe) netlik derinliği azalır.

Yaratıcı kontrol

Fotoğraf diyafram seçimi ile netlik derinliğini azaltarak vurgulamak istediğiniz nesneyi daha belirgin hale getirebilirsiniz. Örneğin çalıların önünde duran bir kuş resmi çekiyosanız f sayısı büyükse (diyafram kısık) kuşla birlikte çalılar da net çıkacaktır; f sayısı küçükse (diyafram açık) kuşu netlediğinizde arkadaki çalılar net olmayacak böylelikle kuş daha belirgin gözükecektir.
Işık ve filmin dikkate alınması

Diyafram açıklığı ve enstantaneyi seçebilme derecesi büyük ölçüde varolan ışık koşullarına ve kullandığınız filmin türüne bağlıdır. Örneğin, çok az ışıkta f8’in seçilmesi, doğru pozlandırma sağlamak için, olanaksız derecede yavaş bir enstantane gerektirecektir. Böylesine yavaş bir enstantanede, yavaş hareket eden bir figürün bile hareketini ‘dondurmak’ imkansızlaşacaktır.

Burada ek bir kontrol ölçünüz, filminizin hızı ya da ışığa duyarlılığıdır. Filmin hızının ikiye katlanması durumunda (diyelim ki ISO 200’den 400’e) aynı ışık koşullarında daha hızlı bir enstantane ya da daha kısık bir diyafram kullanarak yine doğru bir pozlandırma elde edebilirsiniz.

Programın yönlendirilmesi

Diyafram ve obtüratör ayarlarını gösterdiği sürece, öncelikli pozlandırma ayarı olan otomatik bir makinede programı kendi istediğinize göre yönlendirebilirsiniz. Diyafram-öncelikli pozlandırma programındayken objektifi f 5.6’ya ayarladığınızı ve fotoğraf makinesinin de doğru pozlandırma için 1 / 125sn. seçtiğini varsayın. Diyafram ve obtüratör arasındaki ters orantılı ilişkiden ötürü, gerçekte 1 / 500sn’lik bir enstane istiyorsanız diyaframı f 2.8’e ayarlamanız yeterli olacaktır.

———-

enstantene
Fotoğraf makinesinin, saniyelerle ve saniyenin kesirleriyle işaretlenmiş bir kadranla kontrol edilen enstantane ayarı, diyafram açıklığı ile birlikte film üzerine ne kadar ışık düşeceğini belirler. Ama, daha da önemlisi, enstantane ayarı, hareketli ya da durağan konuların net ve keskin detaylı olarak mı yokse belli bir izlenimi ifade edercesine bulanık olarak mı kaydedileceğini belirler.

Obtüratör açıkken fotoğraf makinesinin hareket etmesiyle oluşabilecek istenmeyen titremelerden kaçınmak için, yeterince yüksek bir enstantane hızı kullanmalısınız. Eğer, makinenizi bir üç ayak üstüne oturtursanız, makinenin titreme tehlikesi ortadan kalkacağından, saniyeler süren uzun enstantaneler kullanabilirsiniz. Buna karşın makineyi elinizde tutuyorsanız genel kural, hiç değilse objektifinizin odak uzaklığına denk bir enstantane seçmektir.

Yani Odak uzaklığı  Enstantane hızı 50mm’lik objektif için;

90-135mm’de

250mm’de  1/60 sn. ya da üstü

1/125 ya da üstü

1/250 ya da üstü 

enstantane kullanın. Bu kuralın nedenlerinden biri objektiflerin uzunlaştıkça daha ağırlaşması, diğeri ise makinedeki en küçük harketin objektifin uç noktası uzaklaştıkça daha fazla kaymaya sebep olmasıdır.

Yaratıcı kontrol

Fotğrafını çektiğiniz hareketli bir konuyu yorumlamak için, enstantaneyi kullanabilirsiniz. Örneğin, koşan bir insanı çekerken, bütün ayrıntılarıyla “dondurulmuş” bir görüntü için 1/250 hatta 1/500 sn lik bir enstantane kullanılırsa çekim sırasında koşan insan figürü, objektifin görüş alanının bir ucundan diğer ucuna doğru çok hafif olarak hareket etmiş olacaktır. Sonuç: yine kesinlikle tanınabilir bir koşucudur; ama bu kez görüntü biraz bulanıktır ki, bu da hareket ve canlılık hissi yaratır.

Her zaman, enstantane ile diyafram açıklığını birlikte dikkate almak zorundasınız. Aynı örneği kullanarak 1/500 sn de doğru poz için pozometreniz f4 verdiyse, 1/60 sn’de f11 kullanmanız gerekecektir. Bu durumda netlik derinliği önemli ölçüde artacak belki de, dikkati dağıtan bir arka plan da netleşecektir.

Pan yapma

Enstantaneyi yaratıcı bir şekilde kullanmanın başka bir yolu da “pan yapma”, yani obtüratör açıkken fotoğraf makinesini hareket ettirmektir. Bunu yapmak için, 1/30 ya da 1/60 saniyelik bir enstantane seçin ve pozlandırma yaparken konuyu makinenize göre aynı konumda tutmaya çalışarak konunun hareketini makineyle izleyin. Hareket eden konu net görünecek; ama, bütün hareketsiz nesneler (arka plan gibi) bulanık olacaktır.

Hareketin dondurulması

Fotoğraf makinesiyle hareketin dondurulması için başvurulan iki yöntem vardır. Bunlardan biri, ani yoğun ışık veren flaş kullanımı; diğeri, hızlı bir enstantane kullanımıdır.

Hareketi “donduracak” enstantaneler
(35mm’lik makinede 50mm objektifle)

Hareket yönü: Hareketi dondurmak için gerekli enstante, konunuzun makinenize göre hareket yönüne de bağlıdıdr. Örneğin, makinenin tam üstüne doğru gelen ya da makineden uzaklaşan süratli bir otomobilin hareketi, objektifin görüş alanına paralel olarak yapılan bir hareket için gerekenden çok daha yavaş bir enstantaneyle dondurulabilir. Ayrıca, bir nesnenin hareketini yakalamak için, nesne fotoğraf makinesine ne kadar yakınsa, o kadar yüksek bir enstantaneye gerek vardır.

Manuel pozlandırmalar

Havai fişekler gibi konularda, enstantaneyi B’ye ayarlayarak makineyi bir üç ayak üstüne yerleştirin. Parmağınızı deklanşörden çekene kadar uzun bir poz süresince enstantane perdesi açık kalacaktır.

Makine titremesinin yaratıcılığı

Makine titremesi ilginç dokusal ve ışıksal etkiler yaparak fotoğrafınızı çekici kılar.
 
————–FLASH

Fotoğraf makinelerinin flaşları iki cinstir: makinelerin entegre parçası olan gömme flaş ünitesi (kompakt makinlerde çok yaygındır); ve makinenin üstündeki özel bir ‘yuvaya’ takılan ayrı flaş ünitesi (SLR’lerde çok yaygındır; bazı kompaktlara da takılabilir).

Flaş ünitelerinin hemen hemen hepsinde konudan yansıyan ışığı ölçen ve flaşın çakma süresini kontrol eden ışığa duyarlı bir foto elektrik hücre vardır. Buna karşın, “özel kullanımlı” flaş üniteleri olan bazı makineler flaşın çakma süresini filmden yansıyan flaş ışığını ölçerek ayarlar ve film tam olarak pozlandığı zaman flaş ışığını keser. Bu özel üniteler, yuvalarına bir kez takıldıktan sonra, makinenin bir parçası haline gelirler. Makinenin devrelerine kilitlenerek flaş verimine uyum sağlamak için gereken enstantane ayarını yaparlar ve makineden aldıkları diyafram ayarı ve film hızı bilgilerini değerlendirerek ne kadar flaş ışığı kullanılması gerektiğini tespit ederler.

Kırmızı göz

Eski kompakt makinelerdeki gömme flaşların zaman zaman yarattığı ve “kırmızı göz” olarak bilinen sorun, çekitlen resimde insanların gözbebeklerinin parlak kırmızı gözükmesidir. Bunun nedeni, flaşın makinenin objektifine çok yakın olmasıdır. Sabit ve öne doğru bakan bir flaş kullanıldığı zaman bu sorunla karşılaşmak kaçınılmazdır. (Daha kaliteli kompakt modellerde geliştirilmiş tasarımlar “kırmızı gözü” ortadan kaldırmıştır.) SLR’ler daha büyük olduklarından flaş kafasıyla objektif arasındaki uzaklık bu ektiyi ortadan kaldırır.

Flaş ışığının yansıtılması

Doğrudan öne bakan bir flaş kullanırken karşılaşabileceğiniz başka bir sorun da elde ettiğiniz görüntünün donuk ve kaba olmasıdır. Günümüzde yapılan ayrı flaş ünitelerinin çoğunda aşağı yukarı ve / ya da sağa sola hareket edebilen kafalar sayesinde ışık tavana ya da yakındaki bir duvara doğrultulup yansıtabilir. Bu şekilde elde edeceğiniz sonuç daha yumuşak ve doğal görünür. Eğer, renkli film kullanıyorsanız, flaş ışığının, yansıtıldığı yüzeylerin rengini alacağını ve bunu resmin bütününe yayacağını dikkate almanızda yarar vardır.

Refletörden yansıtılmış flaş

Doğrudan kullanılan flaş doğal olmayan bir aydınlatma yapar. Eğer flaş ışığı, flaş ünitesine takılan ve renk sıçramasını önleyen özel bir reflektörden yansıtılırsa aydınlatma çok daha doğal görünür.

Flaş ışığının azalması

Flaşın aydınlatma gücü çok çabuk azalır. Flaşla konu arasındaki uzaklığı iki katına çıkardığınız zaman ışığın yayıldığı alan dört katına çıkar; böylece, flaşın gücü dörtte bire iner. Flaşla çekilen resimlerde öndeki nesnelerin iyi aydınlatılmış olmasına karşın arkadakilerin karanlık, ve giderek görünmez oluşu bu yüzdendir. Bundan kaçınmak için flaşınızın çekeceğiniz resimler için yeterli olmasına dikkat edin. Flaş gücü, güç sayısı (GN) ile ifade edilir.
– GN büyüdükçe flaşın verimi artar.

Işığın yayıldığı alanın objektifin açısından küçük olduğu durumlarda da flaş gücünün azaldığı görülür. Bu durumda, resmin ortası çok iyi pozlandığı halde, görüntü, kenarlara doğru kararır. Bunu önlemek için ya objektifinizi değiştirip daha dar açılı bir objektif kulanmanız ya da flaşın önüne ışığı dağıtan bir filtre takmanız gerekir. Filtre kullandığınız zaman, flaş ışığı daha geniş bir alana yayılacak; buna karşılık doğal olarak ışık yoğunluğu azalacak
 
Teleobjektif (Dar açılı objektif): Bu tür objektifler 75mm ile 1200mm arasındadır. 90 ile 250mm arasındaki bir teleobjektif en kullanışlı olanıdır. Yine de, 250mm’lik bir objektifin ağır olduğu ve makineyi elinizde tutarak fotoğraf çekerken, elin titremesinden dolayı resmin bozulmaması için, hızlı enstantane kullanmanız gerektiğini unutmayın.

Vahşi hayvan ve doğa fotoğrafları gibi uzaktaki konuları yakına getirmekte, teleobjektifler mükemmeldirler. Ayrıca, orta ve arka planı büyütüp ön planı küçültükleri için de ilginç perspektif etkiler yaratırlar. Birçok fotoğrafçı 35mm’lik makinelerde yüzün bütününü gösteren portre çekimleri için 90mm’lik objektifleri ideal sayar.
Zoom (Değişken odaklı) objektifler: Kompakt fotoğraf makinesi almak istiyorsanız 35 ile 90mm arasında zoom yapabilen sabit objektifli bir makine, imkanlarınızı artıracaktır. SLR sahipleri içinse, oratalama 24-35mm, 28-50mm, 35-70mm, 80-210mm, 200-600mm’lik zoom objektifler vardır. Zoom objektifle, minimum ve maksimum değerleri arasındaki odak uzaklıklarında, tıpkı odak uzaklığına sahip sabit odaklı odjektifler gibi işlev görürler. Yine de, sabit odak uzaklığı olan objektiflerin optik kalitesi, zoom objektiflerden daha iyidir. Ayrıca zoom’kar sabit odaklı objektiflerden çok daha ağırdır.
Resim sabitleyici objektifler (Image Stabilizer): Bu objektifler elin titremesinden dolayı resmin bozulmasını büyük ölçüde önler dolayısı ile daha yavaş enstantanelere imkan verir. Özellikle doğa fotoğraflarında çok kullanışlıdır. Fiyatları oldukça pahalıdır.
 
Makro objektifler: Yakın plan çekimleri için kullanılan objektiflerdir, 1:1 görüntü verebilirler. Makro ayarları olan zoom objektifler de vardır.
Aynalı objektif: Yapılışında çeşitli aynalar kullanılan objektiflerdir. Çeşitli aynalar kullanılarak odak uzaklığı arttırıldığından objektif boyu aynı odak uzaklığındaki diğer objektiflere göre daha kısadır.

—–ARAÇ GEREÇLER ——-
Her türlü koşulda iyi bir sonuç verecek tek bir fotoğraf makinesi / objektif / aksesuar bileşimi yoktur. Nerede çalışacağınızı, ne elde etmek istediğinizi ve amacınıza nasıl ulaşacağınızı iyi düşünün. Dışarıda çekim yaparken doğru araç-gereçleri seçmek tabii ki önem taşır. Stüdyoda bile, özellikle canlı konularda çalışırken, önceden planlama yapmak çok önemlidir.

Fotoğraf makinesi çantası

Çantanız sizin seçtiğiniz araç-gereci alabilecek büyüklükte olmalıdır; çok büyükse içindekiler sallanır; çok küçükse eşyayı içine tıkıştırırsınız.

Objektif bakımı

Normal olarak objektiflere sadece yüzeysel bir bakım gerekir. Bir önlem olarak objektifin önünde bir UV filtresi takılı dursun. Bu kirlendiği zaman objektif kağıdı ya da beziyle tamizleyin. Objektif şapkası ve kapağı da koruma sağlar. Objektifin ön kısmı çok hassastır. Onun için tozları ve kirleri, sadece havalı fırçayla ya da basınçlı hava püskürterek (önerilen uzaklıktan) temizleyin.

Mimari
Bu tür konular için temel fotoğraf takımı, bir fotoğraf makinesi ve iki ya da üç objektiften oluşur: bir geniş açılı objektif; tercihen istenmeyen perspektif bozulmalarını önleyen kaydırmalı mekanizması olan (aslında bu çok pahallı ve genellikle geniş açılıdır) bir standart objektif ve mimari ayrıntılar için bir telefobjektif gibi. Binaların içinde, özellikle mekan sıkışıksa, çekilcek olan çok genişse ya da geniş bir netlik derinliği isteniyorsa, bir geniş açılı objektif gerekir. Standart objektfi büyük bir olasılıkla sahip olduğunuz en hızlı objektif olacaktır. Flaşa izin verilmiyorsa ve uzun poz süreleri gerekiyorsa, yanınıza bir üç ayak sehpa ve deklanşöre basarken makineyei titretmemek içiin bir deklanşör kablosu alın; alternatif olarak bir timer kullanın. Kolay ulaşılamayan detayları yakalamak için teleobjektif idealdir. Siyah-beyaz fotoğraflarda gökyüzünün ve taş örgü yüzeylerin ton değerlerini kontrol edebilmek için takımımızda sarı, yeşil ve turuncu filtreler bulundurun. Dış cephelerin renki fotoğrafları için polarize filtre yararlı olabilir.

Objeler
İç mekanlarda zaman sizden yanadır. Kompozisyonu oluşturacak objeleri sabırla teker teker yerleştirip, her defhasında ışıkları ayarlayarak kompozisyonu vizörden kontrol edebilirsiniz. Bu tür bir çalışma bir üç-ayak sehpa gerektirecektir. Konunuz küçükse masa üstü sehpayı daha yararlı bulacaksınız. Aydınlatma, iki fotoflud, bir spot ve belki de bir flaş tabancası ve bir yansıtıcı şemsiyeden oluşabilir. Işın demetini kontrol etmek için bir ışın hunisi – spot ışığının ucuna takılan koni – yararlı olabilir. Işık, tek kaynaktan geliyorsa, konunun gölge yanına konacak beyaz bir karton, ışığın bir kısmını yansıtarak kontrastları azaltacaktır.

Hayvanlar

Hayvanlar çekilmesi çok zor konulardır. Bu tür çekimlerde genel olarak en çok yararlı olan şey makinenin deklaşörünü uzaktan çalıştırabilecek bir araçtır. Bu deklaşöre metrelerce uzaktan basmaya imkan verecek uzun bir pompalı deklanşör kablosu olabilir. Daha pahalısı ise, radyo dalglarıyla çalışan uzaktan kumandalı deklanşördür. Bu tür bir deklanşör kullanarak, konunuzu uzaktan bir dürbünle gözleyebilir, sonra tam gereken anda deklanşöre basmak için radyo dalgası sinyali gönderebilirsiniz. Öte yandan, konunun kızılötesi bir ışına yakalanması sonucu çalışan deklanşörler de vardır. Bu tür uzaktan kumandalı deklaşörleri kullanırken makinenizi sağlam bir üç-ayak sehpa üzerine yerleştirmeli, objektifinizi de konunun geleceğini düşündüğünüz yöne doğru nişanlamalısınız. Ayrıca, makinenin otomatik kare ilerletebilmesi (ya da tek tek kare sarabilen bir film sarma motoruna sahip olması) önemlidir; yoksa her kareden sonra filmi sarmak için saklandığınız yerden çıkmanız gerekecektir. Birçok hayvan gece dışarı çıkar. Bunun için ya makinenin üstüne takılı ya da uygun bir dala kelepçelenmiş ve bir kabloya makineye bağlanmış bir flaş bulunması önemlidir. Hızılı hareket eden hayvanlar ve gece uçan kuşlar için çabuk ve arka arkaya çakan (storoboskopik) bir flaş kullanın. Bu araç, saniyenin milyonda biri ya da daha az süren ışıklar çakar – bu ışık öyle hızlıdır ki hayvanların çoğu ışığı fark etmez bile. Gereken objektifin niteliği daha çok konunun büyüklüğüne ve makineye olan uzaklığına bağlıdır – aslında normal bir geniş açıdan uzun bir teleobjektife kadar her tür objektif kullanılabilir. Yağmura ya da yoğun çiğ düşmesine karşı bir önlem olarak, makine bir naylon torbaya sarılabilir; objektifin kapanmaması için torbada bir delik açıp, objektifin ucunu bu delikten dışarı çıkarabilirsiniz.

Hareketli konular

Hareketli çekimler için gerektiğinden fazla araç-gereç yüklenmekten kaçının. Böylece daha hızlı hareket edebilirsiniz; makineyi gözünüze dayar, resmi çeker ve bir sonraki çekime hazır olursunuz. Profesyonel spor karşılaşmalarında, basın fotoğrafçılarının bölgesine giremeyeceğiniz için, geniş açı çekimlerin dışındaki çekimleriniz için başlıca ihtiyaçlarınız, uzun bir objektif (en az 90mm) ve bir film sarma motorlu (ya da otomatik kare ilerleten) bir makine olacaktır. Tribünlerdeyseniz, üç-ayak kullanamayacaksanız; ama, bir el ya da omuz kabzası, makinenizi ve uzun objektifinizi desteklemeyi çok kolaylaştıracak ve makinenin titremesini çok azaltacaktır. Amatör spor karşılaşmaları daha iyi çekim olanakları sağlar. Çünkü bu tür karşılaşmalarda saha kenarında durabilir ve 90mm’ye kadar zoom objektifi olan bir kompakt makineyle mükemmel resimler çekebilirsiniz.

Manzara

Geniş alanları yakalamak için, çoğu kompakt makinede de standart olarak bulunan geniş bir netlik derinliği sunan geniş açı objektifler gereklidir. Yine de geniş açı, gözün stereoskopik görüşünü hiçbir zaman tam olarak yansıtamaz.

Uzun bir objektif kullanarak sahnenin sadece bir bölümüne yoğunlaşmaak genellikle daha fazla bir mekan atmosferi yaratabilir. Ayrıca, teleobjektifler geniş açıda tamamen gözden kaçabilen, uzaktaki unsurları da yaklaştırmakta yararlıdır. Manzara resimlerinde gökyüzü sorun yaratan bir alandır.; bir polarize filtre ya da morötesi filtre gökyüzünün adeta fazla pozlandırılmış gibi parlamasını önleyebilir. Gün boyunca aynı sahnenin bir dizi fotoğrafını çekmek için yanınıza bir sehpa ve deklanşör kablosu alın. Makinenizi yerleştirdikten sonra işiniz bitinceye kadar yerinden kıpırdatmamanız gerekir. Bu tür çekimlerde yanınıza bir şemsiye almayı unutmayın. Pırıl pırıl bsşlayan bir sabah, yağmurlu bir öğleden sonrasına dönüşebilir.

Portreler

İnsan portreleri hem da ciddi konrollü stüdyo ortamında hem de stüdyo dışında etkili sonuçlar verirler. İç mekanlarda da çekilen portrelerde gün ışığı yeterli olabilir. Buna karşın güneş ışığı mekana doğrudan giriyorsa, oluşan aydınlatma çok yoğun ve yüksek kontrasta olabilir. Böyle bir durumda ışığı filtre edip yumuşatmak için, ışığın girdiği açıklığı, tül perde ya da aydınger kâğıdı asarak kapatın. Kullanabileceğiniz diğer ışık kaynakları genel aydınlatma için iki tane fotoflud ve konunuzun saçlarının sınırını belirtmek ya da gözlerine bir ışıltı katmak için bir spot olabilir. Ayrıca, duvardan, tavandan ya da yansıtıcı şemsiyeden yansıtılan bir flaş da potre çekimleri için uygundur. Çok koyu gölgeli bir alanı biraz aydınlatmak için elinizin altında yansıtıcı olarak kullanabileceğiniz bir tabaka beyaz karton bulundurun. İç ve dış mekanlarda, 35mm formatlı fotoğraf makineleriyle portre çekmek için en çok kısa teleobjektifler kullanılır. Bunların odak uzaklığı 85mm ile 135mm arasında değişir. Bu, konuya fazla yaklaşmadan, resim alanına baş ve omuzla doldurabilmenizi sağlar. Eğer iç mekanda ışığınızı ayarlamak istiyorsanız makinenizi bir sehpanın üstüne oturtun. Dış mekanlarda en iyi açıyı ve ışığı bulmak üzere dolaşacağınız için, makineyi elde tutmayı yeğleyebilirsiniz.

Yakın çekimler

Fotoğrafçılığın bu alanında SLR’lerin kompaktlara göre kesin bir üstünlüğü vardır. SLR’lerde, objektifle makine arasına takılan uzatma körükleri gibi özel araçlar kullanabilirsiniz. Ayrıca, SLR’de kullanılan zoom objektilerin çoğunda, gerçek boyutlara yakın fotoğraf çekebilen ‘makro’ ayarları vardır. Daha da özel çalışmalar için SLR’leri mikroskoplara ya da teleskoplara takabilsiniz. Yakın çekimlerde karşılaşılan iki temel sorun son derece az bir netlik derinliği (yakın – çekim araçlarının kaçınılmaz bir özelliği) ve yetersiz aydınlatmadır – objektif konuya çok yaklaşınca arada ışığın geçeceği yer kalmaz. İlk sorunu çözmeye yardımcı olmak için makine sağlam bir sehpanın üstüne takılmalıdır. Böylece, görüntünün netliği ya da konunun yerleşimi üzerinde çok ince ayaralar yapılabilir. Açık havada yapılan çekimlerde konunuzun çevresine, rüzgarı kesecek ve böylece konunun sallanarak net ayarının bozulması önleyecek bir koruyucu (kartondan olabilir) gerekebilir. İkinci sorun için konuyu aydınlatacak ve hareket etmesine vakit bırakmadan çekim yapmanızı sağlayacak bir flaşa ihtiyacınız olacak. Rüzgarı kesmede kullanılan karton aynı zamanda konunun gölgede kalan yanını aydınlatan bir yansıtıcı görevi yapabilir. Yararlı olan başka bir aksesuar da, halka flaştır. Bu objektifin önüne takılan ve konuyu neredeyse gölgesiz bir ışıkla aydınlatan dairesel bir ışık tüpüdür.

———Filtreler üç ana grupta toplanır. Siyah – beyaz filmle kullanılan filtreler çeşitli renk tonlarının kaydedilme şeklini etkiler. Renkli film için olan filtreler gri, uçuk – renkli veya renksiz (UV filtresi gibi) ya da makinede yanlış bir film takıldığında oluşan hataları düzelten çok kuvvetli olarak renklendirilmiş filtreler olabilir. Her iki tür film için de düzinelerce özel etki filtresi vardır.

Fotoğraf makinesi filtresi, yuvarlak, optik nitelikli bir camdır (ya da daha ucuz ve daha dayanıksız plastiktir). Objektifin önündeki yuvaya takılır. Satın aldığınız filtrelerin objektifinize takılabilmesi için çaplarının doğru olmasına dikkat edin. (Aynı SLR makineye takılan farklı objektifler farklı çaplarda olabilir). Ayrıca, makinenin objektifine takılan, ayarlanabilir çerçevelerle yerleştirilen kara filtreler de vardır.

Filtre faktörleri

Pek azı dışında bütün filtreler filme gelen ışığı azaltır. SLR’de bu fark etmez; çünkü, bu tür makineler objektiften geçen ışığa göre ışık ölçümü yaptığı için, filtre takılması sonucu azalan ışık düzeyini kaydeder ve dengelemek için poz süresini arttırırlar. Öte yandan, kompakt makineler ışık ölçümünü makinedeki ayrı bir pencereden yapar; eğer bu pencere de filtreyle örtülmemişse fotoğraflarınızın, filtrenin gücüne bağlı olarak, gerektiğinden daha az pozlanmış olduğunu göreceksiniz. Üreticiler, filtrelerin dış çeperlerine bunu dengelemek için gerekli ilave poz sürelerini yazarlar. Buna filtre faktörü denir.

Filtrenin diğer kullanımları

Aşağıdaki tabloda, fotoğrafçılıkta genel olarak kullanılan filtreler yer almaktadır.

Sarı filtre

Siyah – beyaz filmle kullanılan bir sarı filtre, gökyüzü kontrastını kuvvetlendirir.

Polarize filtre

Gökyüzünün rengini ya tonunu kuvvetlendirmek için kullanılır.

U.V (Morötesi) filtre

Dağlık bölgelerde tipik olarak bol bulunan UV ışığı, bir UV filtresini çok gerekli kılar.

Ev yapımı yayıcı filtre

Düz cam bir filtrenin üstünü vazelinle gelişigüzel sıvıyarak yayıcı bir etki yaratabilirsiniz.

Özel efekt filtreleri

Bu filtrelerin türleri arasında, prizma, yıldız, sis, degrade renk ve saydam orta nokta filtreleri vardır. Gene de bu filtreleri ender olarak kullaın; yoksa, kısa sürede sıkıcı olabilirler.

Saydam orta nokta: Orta noktası saydam olan renkli bir filtre hoş bir görüntü yaratabilir.
Prizma: Güçlü çizgileri ve parlak renkleri olan konular bir prizma filtre için en uygunudur.
Nötr yoğunluk filtreleri (Gri filtreler)

Bütün ND filtrelerinin rengi gridir; siyah – beyaz ve renkli filmlerin her ikisiyle de kullanılabilirler. Temel işlevleri çok geniş bir diyafram açıklığı, ya da çok yavaş enstantaneler kullanmak istediğiniz durumlarda filmin fazla pozlanmasını önlemektir. Hiçbir biçimde siyah – beyaz tonların ya da renk tonlarının görünüşünü etkilemez.
 

—- RENKLİ FİLM
Renkli film hem de amatör fotoğrafçıların en çok kullandığı malzemedir. 35mm’lik makinelerin çok popüler olmasından ötürü, bu tip makinelerde kullanmak üzere aralarından seçim yapabileceğiniz çok sayıda renkli film markası vardır. Başlıca iki renkli film çeşidi bulunur: karta basılan resimler için kullanılan renkli negatif ve slayt elde etmek için kullanılan renkli saydam (renkli diapozitif) filmler.

Siyah – beyaz filmden farklı olarak renkli film, belirli “renk ısı”ndaki bir ışıkta pozlandırılmak üzere yapılmıştır.

Renk ısısı
Genellikle “beyaz” olarak düşündüğümüzde ışık, aslında yedi adet spektrum renginin birleşmesinden oluşmuştur. Bu ışık renklerinin birbirleriyle farklı orantılarda birleşmeleri farklı renk ıslarına sahip ışıkların oluşmasını sağlar. İnsan gözü ve beyninin öyle bir uyum yapabilme yeteneği vardır ki, farklı renk ısılarına sahip çoğu ışıkta bile nesneleri “gerçek” renkleriyle algılarız. Oysa renkli filmde durum böyle değildir.

Örneğin, eğer makinenizi gün ışığının renk ısısına uygun bir film takıp (yani, en çok kullanılan film çeşidi) ve evlerde kullandığımız tungsten ampul ışığında (yapay ışık) fotoğraf çekerseniz, resim turuncu çıkacaktır. Tungsten ışığının renk ısısı, gün ışığına göre daha düşüktür. Bu yüzden bu ışıkta, spektrum renkleri arasında daha düşük bir enerji seviyesine sahip olan turuncu dalgaboyu hakim olacaktır. Böyle bir durumda istenmeyen renk sıçramasına önlemek için makinenizin objektifine filtre takabilirsiniz.

Film hızı
ISO numaralıyla işaretlenmiş olan film hızı, filmin ışığa karşı duyarlığını gösterir. Filmin duyarlılığı arttıkça, doğru pozlandırılmış bir resim ortaya çıkarmak için daha az ışık yeterli olur. Konuya uygun bir film hızı kullanmak çok önemlidir. Loş ışıkta ve yavaş bir filmle (ISO 100), kullanılacak en açık diyaframda ve olabilecek en yavaş enstantanede bile, resmin pozlandırılması yetersiz kalabilir. Aynı koşullarda ISO 400’lük bir film (dört katı daha hassas) size iki durak küçük bir diyafram seçme (eğer netlik derinliği önemliyse) ya da iki durak daha hızlı enstantane seçme olanağı verir (eğer konunun hareketi ya da makinenin titremesi önemliyse).

Yavaş film: Tipik bir yavaş film, ISO 64, kontrastı yumuşatırken, cilt yapısı gibi konu detaylarını da göstererek çok güzel bir renk performansı verir.

Hızlı film: ISO 1000’lik bir filmde grenler (noktalar) daha vurguludur (özellikle bol ışıklı alanlarda) ve genellikle görüntü daha kontrastlıdır. Yine de, gölgede kalan alanlardaki ayrıntılar çok iyidir.

En çok kullanılan renkli filmlerden bazıları

Film türü ve ışık kaynağı: Mavi tonu zayıf olan tungsten ışığı için geliştirilmiş film ve gün ışığı filmleri vardır.
—–siyah beyaz
Renkli filmlerin yaygınlaşması, günümüzden sadece 45 yıl öncesine dayanır. Yine de geçen bu kısa süre içende siyah – beyaz fotoğraf giderek günlük hayattan uzaklaşmış ve günümüzde sadece bir “sanat dalı” konumuna gelmiştir. Siyah – beyazın sağladığı yalınlık, güç ve ton çeşitliliği, fotoğrafçılığın her alanında kullanılabilir.

Piyasada buluması zor bir film olan Agfa Dia Direct dışında, bütün siyah – beyaz filmler, sonuçta kart baskısı için kullanılan negatifleri oluşturacak şekilde tasarlanmıştır. Işık kaynağının renk ısısı, renkli filmlerin aksine siyah – beyaz filmlerle elde edilen görüntüleri etkilemez.

Hız ve gren (nokta) ilişkisi

Siyah – beyaz filmler arasında hızlı filmler yavaş filmlere göre çok daha fazla “grenli” bir görüntü verir. Bunun sebebi, filmlerdeki kimyasal bileşimlerin farklılığıdır. hızlı filmlerin ışığa duyarlı emülsiyon tabakasında kullanılan gümüş tuzcukarı yavaş filmlere oranla daha büyük topaklar halindedir. Aşırı büyütülmüş fotoğraflarda, bu topaklar netliği engelleyebilecek grenli bir doku olarak görünür. Bu doku çok belirginse, ayrıntıları keskin olmayan, düşük kontrastlı bir görüntüye yol açar.

Yavaş film

Bu gruba giren filmler yaklaşık olarak ISO 64 ile ISO 100 arasındadır. Bu tür filmler az ışıkta çalışmak için uygun olmasa da daha aydınlık ortamlarda kullanıldığında verdiği olağanüstü ince grenli sonuç, detay ve kontrast açısından çok iyidir. Yavaş filmler, doğa, manzara fotoğrafları ve portreler için uygundur.

Orta hızlı filmler

ISO numaraları 125 ile 400 arasında değişen orta hızlı filmler en çok kullanılan, genel amaçlı, siyah – beyaz emülsiyonlu filmlerdir. Daha hızlı olmalarının verdiği avantaj, görüntüdeki grenlerin artması sorununu fazlasıyla telafi eder. Bu filmlere uygun konular da, yavaş filmlere uygun olan konuların benzeridir.

Hızlı filmler

Hızlı filmler ISO 400 ile ISO 3200 arasındadır. Bu grubun üst sınırındaki filmler karta basıldığı zaman oldukça belirgin bir gren oluştur. Konu dikkatle seçilirse, bu tür bir etki, görüntünün vurgusunu arttırabilir. Bu filmler, az ışıkta çalışırken, özellikle de hareketi dondurmak üzere hızlı bir enstantaneyle kullanılırken idealdir.

Çok kullanılan siyah beyaz filmlerden bazıları

Siyah – beyaz film seçenekleri Daha fazla kullanılan markaları kapsayan aşağıdaki tablodaki bütün filmler negatif / pozitif (yani, pozitif fotoğraf basmak için negatif görüntü tespit ederler). Hepsi de evde kuracağınız karanlık oda koşullarında banyo yapılmaya uygundur. Koşullar gerektirdiği takdirde, filmlerin çoğunu belirtilen hızlarından bir ya da iki durak daha hızlıymış gibi pozlandırabilirsiniz. Bu durumda, filmin banyo süresinde bir ayarlama yapmak gerekecek (filmin ‘hızlı banyosu’ olarak bilinir) ve görüntü kalitesinde biraz bozulma olacaktır. Filmin farklı kareleri için farklı banyo süresi uygulamak imkansız olduğu için, bu işlemi yaptığınız filmlerde tüm kareler aynı film hızına göre pozlandırılmalıdır.

T.Berk in fotoğrafları