İşitme Kaybı – Yenidoğan Bebek ve Çocuk

Bebek ve çocuklardaki işitme kaybı
Her bin çocuktan birinde görülen işitme kayıpları. çocuğun bilişsel, ruhsal, sosyal ve fiziksel gelişimini, gözle görülen özürlerden daha olumsuz etkiler. İşitme kaybı, ciddi olarak gelişimi yavaşlatabileceği için, erken teşhisi çocuğun yaşam kalitesi ve geleceği açısından büyük önem taşımaktadır.
işitme NasılOluşur?
işitme zincirleme gelişen seri bir olaya bağlıdır. Ses, kulak zarına erişir ve titreşim iç kulağa aktarılır. iç kulak, sesi oluşturan titreşimleri sinir uyarılarına çeviren hücrelere aktarır. Binlerce sinir, ses sinyalini beynin alt düzeylerine taşır. Burada sinyalin özellikleri ses olarak algılanır. Eğer sesler doğru olarak algılanırsa, biz de seslerin ne anlama gelmiş oldugunu algılamış oluruz.
Yenidoğanlarda işitme Kayıplarının Saptanması Yenidoğan ve çocuklarda işitme kaybını erken teşhis etmek uygun tedavinin belirlenmesi açısından çok önemlidir.
Yenidoğan bebeklerin işitme taraması sadece birkaç dakikayı alır. Test sırasında bebeğe bir seri yumuşak klik sesi dinletilir, test cihazından testin sonucu takip edilerek işitme objektif olarak değerlendirilir. Bebeğin hiçbir katılımı gerekmez.
Bütün yenidoğanların, ilk altı ayda işitme taraması “Otoakustik Emisyon Testi” ile işitmesinin ve işitme açısından risk altında olup olmadığının belirlenmesi önerilmektedir. işitme taraması testinden geçmeyen ve işitme kaybı olduğundan şüphelenilen bebek veya çocuk, hangi yaşta olursa olsun işitme testleriyle değ erlend i ri lmelid i r.
işitme Açısından Risk Altındaki Bebekler
Bazı yenidoğanlar ve çocuklar, işitme kaybı açısından risk altında kabul edilirler. Risk altındaki bebek ve çocuklarda ortalama çocuk grubundan daha fazla işitme kaybına rastlanma olasılığı vardır. Dikkat edilmesi gereken konu, risk altındaki bebeklerin tek bir testle değerlendirilmemesi, ayrıntılı odyolojik tetkiklerle incelenerek, sonuçların kulak burun boğaz hekimi ve odyoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesidir.
cocuk-işitme-kaybıRisk Faktörleri Nelerdir?
Erken dogan bebekler
1500 gramdan daha düşük dogum kilosu olan bebekler
Ailede kalıtsalolan, çocuklukta başlayan işitme kaybı hikayesi
Annenin hamileligi sırasında geçirilen kızamık, frengi gibi enfeksiyonlar
Bebegin yüz ve kafasında, kulak kepçesi ve kulak kanalında gelişimsel anormallikler
Kandaki sarılık degerlerinin kan degişimi gerektirecek kadar yükselmesi
Dogumdan sonraki ilk dakikalarda altıdan daha düşük degerdeki APGAR skoru
5 günden fazla akciger solunum makinasına baglı kalınması
Bakteriyel menenjit geçirilmesi
idrar söktürücülerle birlikte kullanılan bazı antibiyotikler ve ototoksik ilaçlar
Bir sendromu düşündürecek diger bulgularla birlikte işitme kaybı
Tip 2 nörofibromatozis ve nörodejeneratif ra hatsızlı kla r
Yarık damak ve yarık dudak deformiteleri
Tekrarlayan veya ısrarlı devam eden orta kulak iltihabı
Bilinç kaybı veya kafatasında çatlakla birlikte görülen kafa travması
Ailenin, çocugun işitme, konuşma ve lisan
gelişiminde gerilik fark etmesi
Risk altındaki bebeginiz veya çocugunuz ilk testte geçse bile, gecikmiş işitme kaybı başlangıcını yakalamak için belirli periyotlarda işitme testleriyle takip edilmelidir.
Saglıklı Günler Dileriz …

Sünnet hakkında bilgiler, bebeklerde sünnet, ne zaman sünnet olunur vs.

Oğlum Sünnet Olsun mu? sunnet
Sünnet penis başını çevreleyen derinin kesilmesidir. Tıbben zorunlu bir işlem olmamakla beraber; yapılan araştırmalarda faydalı yönlerinin olduğu gösterilmiştir.
Sünnet işleminin faydaları çeşitli araştırmalarda belirtilmiş. En belirgin olarak ilk yaşlardaki idrar yolları enfeksiyonunu 10 kat azaltmaktadır. Ayrıca genital  hijyen daha kolay sağlanır. Penis kanseri ve cinsel yolla hastalık bulaşma riskini azaltır.
Sünnetin komplikasyonları enderdir. Yara yerinden kanarna, enfeksiyon, derinin az kesilmesi ve hatalı iyileşme gibi sorunlara yol açabilir.
Sünnet kararı alırsanız doktorunuza haber veriniz. Bebeğin kanama yönünden riskli olmadığını kanıtlamak için kan örneği alınacaktır. Sünnet eğer yapılacaksa ilk bir ay içinde yapılmalıdır. Eğer kararınızı geciktirirseniz işlemin genel anestezi altında yapılması gerekir.
Sünnet ağrılı bir işlemdir. Bu nedenle hastanelerdede sünnetten yaklaşık 1 saat önce penis başına EMLA denilen ağrı kesici bir krem sürülür.
Sünnet sonrası bakımı oldukça kolaydır. Sünnet işleminden 2-3 saat sonra evinize gidebilirsiniz. Sünnet sonrasında antibiyotikli bir krem günde 3 kez penis etrafına sürülür ve gazlı bezle kapatılır. Yara 1 hafta içinde iyileşir.
Lütfen bu durumlarda doktorunuza haber verin:
İşlem sonrası 8 saat içinde idrar yapmama veya damla şeklinde yapma Penis başının mor veya siyahımsı renk alması
Devam eden kanama
bebek ateşlenirse veya halsiz görünürse

Bebek kakasında kan ne anlama gelir

bebek kakası kan alerjiBebek kakasındaki kan ne anlama gelmektedir?

Bebeklerimiz bizim herşeyimiz ve hasta olduklarında içimiz çok acır. En kötüsüde ,bebekler dertlerini anlatamazlar ya, neyapacağımızı şaşırırız. En doğrusu ve sıklıkla yaptığımız hemen doktorumuzu koşmaktır.

Eğer bebeğin kakasından kan görüyorsanız , bunun anlamı %80 oranında bebek yediği bir şeyden allerji olmuştur. Bebeklerdeki yemeklere karşı allerji bebek kakasına kan olarak yansımaktadır. Bunun için bebeğinizin ne yediğini ve neyi yeni yedirmeye başladığınızı iyi düşünün ve hangi besinin bu allerjik duruma düşürdüğüne iyi karar vererek bu besinleri vermeyi kesin.

Eğer %100 emziren bir anneyseniz, sizin yedikleriniz de bebeğin kakasından kan gelmesine sebeptir. Annelerin yaptığı en büyük  yanlış, sütüm daha fazla olsun diye süt içmeleridir. Süt, süt üretmeyeceği gibi, bu hastalığa en çok etken olan ürünlerden biridir. Muhtemelen çok inek sütü içiyor olmalısınız. Bu durumu tetikleyen diğer yiyecekler ise yumurta, soya ve inek sütüdür. Eğer bunları çok kullanıyorsanız hemen kesmenizi tavsiye ederiz. Özelliklede İnek sütünü; çünkü hipoallerjik yapılar inek sütünde olmaktadır.

Avrupada çok sık rastlanan bu sorundan anne kesinlikle süt tozu dahil, inek sütünden yapılan tüm ürünlerden (peynir,yoğurt) uzak tutulmaktadır, böylece 1 hafta içinde bebekte kakasındaki kan geçmektedir. Tabii sadece süt ürünlerini değil bu allerjik duruma sebebiyet verebilecek yumurta ve soya ve ürünleride kesilmelidir.

Kakada kan kesildikten sonra, bahsettiğimiz ürünlerden birini yemeye başlayarak etkilerini gözlemleyebilirsiniz. Mesela yumurta yediğinizde tekrar kan varsa, allerjik durum yumurtadandır tanısı koyarsınız veya değilse diğer ürünleri sırayla almaya başlayarak allerjinin sebebiyet verdiği ürünü bulabilirsiniz.

Görüş, yorum ve sorularınızı aşağıdaki bölüme yapabilirsiniz. Geçmiş olsun.

Sarılık Işın Tedavisi

bebek-resimYenidoğan bebeklerde sarılık hastalığına karşı hala belli yeni bir ilaç tedavisi yok. İki tip tedavi mevcut. Eğer sarılık belli sınırlar içindeyse öncelikle ‘Fototerapi’ denilen ışın tedavisi uygulanıyor. Bebek, gözleri korunarak belli dalga boyundaki ışın altına konuluyor. Böylece kanda birikmiş olan ve cilde nufus eden bilirubin maddesinin yıkımı sağlanıyor.Işın tedavisinin süresi, hastalığın durumuna göre değişiyor ve bebek ortalama üç-dört gün kadar hastanede yatıyor. Bilirubin madde düzeyinin, ışın tedavisi sınırlarını aşması durumunda kan değişim tedavisi yapılıyor. Göbeğe yerleştirilen bir kateter yardımıyla, bebeğin kanı değiştirilerek kandaki bilirubin düzeyi düşürülüyor.

Bebeğin en kısa süre içinde anne sütü alması ve sık sık emzirilmesi gerektiğinin de önemi her zaman vurgulanıyor.

Bilirubin maddesi kanda ölçülerek değerlere göre tedavi şekillendiriliyor.

Ama bebeğinizin emmesinde ilk iki hafta içinde sorun varsa ve şüpheleniyorsanız mutlaka doktor kontrolüne gitmelisiniz.

Sarılık konusunda daha dikkatli davranmanız gereken durumlar;
Erken doğmuş bebekler,
Doğum esnasında kafa derisi altında kanama meydana gelmiş olanlar,
Ilk 24 saatte sarılığı tespit edilenler,
Emme sorunu olup buna bağlı olarak iyi beslenemeyen bebekler,
Sarılığı iki haftadan uzun süren bebekler,
Büyük kardeşlerinin bebeklik dönemlerinde ışık tedavisi gerektirecek kadar sarılık tespit edilmiş olanlar.

Sarılık bebeğe zarara verebilirmi sorusunun yanıtı evet dir . Ama bu sarılığın derecesine bağlı olarak değişir Buda bilirubin seviyesine endekslidir.

Sarılık hakkında soru ve yorumlarınızı bburada yazabilirsiniz

Pnömokok nedir ve aşısı nezaman yapılır

pnomokok-asiPnömokok, vücudun farklı bölgelerinde ciddi enfeksiyon hastalıklarına neden olan bir bakteri türüdür.
özellikle bebeklerde ve 5 yaşın altındaki çocuklarda ölümcül olabilen veya kalıcı hasarlara yol açabilen hastalıklara neden olur. Pnömokoklar sağlıklı insanların urun, geniz ve boğazında yaygın olarak bulunurlar. Bu bakteriler doku ve eklem iltihapları, sinüzit, orta kulak -iltihabı, bronşit, zatüre ve menenjit gibi enfeksiyonlara sebep olabilirler. Bu enfeksiyonlar en sık kış aylarında ortaya çıkmakla birlikte, her mevsimde görülebilir.
Burun ve boğazlarında pnömokok bulunan ocuklar bu bakteriyi diğer çocuklara da bulaştırabilir. Bulaşma genellikle; öksürme, yıkanmamış ellere dokunma veya öpüşme gibi doğrudan temas yoluyla olur. Bu bakteri özellikle çocukların toplu halde bulunduğu kreş ve anaokulu gibi yerlerde çok hızla yayılabilir. Küçük çocukların bağışıklık sistemleri henüz tam olarak gelişmediği için pnömokoklara karşı daha savunmasızdır. Özellikle menenjit gibi ciddi enfeksiyonlar sonunda felçler ve kalıcı işitme kayıpları görülebilmektedir. Günümüzde çok sayıda antibiyotiğin bilinçsiz kullanımından dolayı bu bakterilerde de antibiyotiklere direnç gelişmekte ve bu hastalıkların tedavisi giderek zorlaşmaktadır. Dolayısı ile koruyucu hekimlik yani aşılamanın önemi bir kez daha ön plana çıkmaktadır. Pnömokok enfeksiyonlarını önlemenin en etkili yolu aşılamadır.
Ayrıca çocukların ellerini düzenli olarak su ve sabun ile yıkamaları bu enfeksiyonun bulaşmasını ve yayılmasını önlemeye yardımcı olur. Aynı zamanda solunumu olumsuz etkileyebilen ve çocukların hastalanma olasılığını artıran toz, sigara dumanı ve diğer maddelerden çocukları uzak tutmak ta çocukları koruyucu tedbirlerdir.
Pnömokok aşısı ne zaman yapılır ve pnömokok aşılarının özellikleri nelerdir?
23 bakteriye karşı koruyucu olan, ancak koruyuculuğu bulunmaktadır ve risk taşıyan büyük çocuklarda ve yetişkinlerde, yaşlılarda kullanılmaktadır. Konjuge pnömokok aşısı ise, pnömokok enfeksiyonlarının en sık görüldüğü ve ölüme neden olduğu 2 yaş altı çocuklarda, yaşamın 2. ayından 5 yaşına kadar kullanılabilmekte ve uzun süreli koruyuculuk sağlamaktadır.

Bebeklerde İshal hastalığında neler yapılmalıdır

Bebeklerde ishal nedenleri,sebepleri ve tedavisi hakkında;
Çocuğunuz ishal olduğunda normalden daha sık ve sulu kaka yapar. Çok ağır yemekler yediğinde ya da lif açısından zengin besinleri alışkın olmadığı kadar çok aldığında da ishal görülebilir. bebek-kucak
Çocuğunuzun, ishali altı saatten uzun sürerse,
dışkısında kan varsa,
su kaybı belirtileri gösteriyorsa
hemen doktorunuzu arayın.
ANORMAL GÖRÜNÜMLÜ DIŞKI
Çocuğun dışkısının rengindeki değişiklik, büyük ölçüde yedikleri¬nin değişmesiyle ilgilidir. Bu nedenle, değişik bir şey yiyip yemediğini araştırın. Dışkının rengi bazen de henüz ortaya çıkmamış bir hastalık nedeniyle değişebilir.
• Çok açık renkli, kütle halinde, pis kokulu ve bezleri yıkarken suda  yüzen dışkı çocuğun, tahıllarda bulunan ve glüten denen proteini sindiremediğini gösterir (çölyak hastalığı). Doktora danışmalısınız.
• Köpüklü, asidik dışkı çocuğun sütü yeterince sindiremediğini (laktoz entoleransı) gösteren bir belirti olabilir. Bu durumda da doktora danışmalısınız.
Ne yapmalı?
ı Bol bol sıvı almasını sağlayın. En iyisi karşı sayfada anlatıldığı gibi hazırlayacağınız şekerli sudan vermektir.
2 Bezlerden yeni kurtulduysa bir süre için yeniden alt bezine dönün.
3 Temizlik kurallarına sıkı sıkıya uyun. Bebeğin altını temizledikten sonra ve ona yemek hazırlamadan önce ellerinizi iyice yıkayın.
Çocuğun yiyecekleriyle ilgili tüm gereçlerin mikroplarını kırın.
Doktor ne yapar?
Doktor, çocuğunuzu ishalin nedenini anlamak için muayene eder ve tedavisini tanıya göre düzenler.
çocuğunuzda su kaybı varsa, içeceklerine katılacak bir toz verir. Su kaybı ileri derecedeyse hastaneye yatırılmasını isteyebilir. Hastanede çocuğa serum bağlanarak gereken fazla sıvıyı damar yolundan alması sağlanır.
Çocuğunuz,
iki yaşından küçükse ve gastroenteritten kuşkulanıyorsanız,
iki yaşından büyükse ve besin zehirlenmesi bulguları iki gündür sürüyorsa,
hemen doktorunuzu arayın
Doktor ne yapar?
Doktor, su kaybına karşı önlemler alır ve çocuğa birkaç gün için yalmzca sıvı besinler vermenizi öğütler. Tahlil için dışkı örneği isteyebilir.
SORU & YANIT
“Besin zehirlenmesinin önüne geçmek için neleryapabilirim?”

Bebeğinizi biberonla beslediğiniz sürece tüm gereçlerin mikroplarını kırın. Hazırladığınız mamayı saklayacaksanız buzdolabına koyun; hiçbir zaman ılık olarak bekletmeyin, bakteriler ılık ortamda ürer.
Yemek hazırlarken temizliğe özellikle dikkat edin. Pişirilmiş yemekleri buzdolabında iki günden fazla bekletmeyin.
Buzdolabındaki yemeği ısıtırken buhar çıkacak kadar kaynatmalısınız, cöylece içinde üremiş olabilecek bakterileri öldürürsünüz.
Yemek kaplarını ve tabakları sıcak suda yıkadıktan sonra havlu ya da el beziyle değil, kağıt
havluyla kurulayın.
Bebeğinizle yolculuğa çıkacağınız zaman özellikle su, meyveler ve diğer yiyeceklerle ilgili olarak ne gibi önlemler alabileceğinizi doktorunuza sorun.

Çocuklarda Ağız ve Diş Sağlığı

Süt Dişleri ve Diş Sürmesi
Süt dişleri, çocuk 6-8 aylıkken sürmeye başlar. 2,5-3 yaşında toplam 20 adet [alt çenede 10, üst çenede 10) olacak şekilde sürmeleri tamamlanır. Süt dişleri sürerken bebekte bir huzursuzluk olabilir. Bu dönemde buzdolabında bekletilen diş kaşıyıcılarını kullanmak bebeği rahatlatacaktır. Süt dişleri yaklaşık 12 yaşa kadar ağızda kalmakta ve çocuğun hem ağız hem de genel sağlığında önemli rol oynamaktadır. 6 yaşından itibaren çocuk, karışık dişlenme dönemine geçer. 6 yaşında 1. büyük azı, 7- 8 yaşında kesici dişler, 9 -11 yaşları arasında küçük azılar ve köpek dişleri, 12 yaşında ise 2. büyük azı dişleri sürer.
Süt Dişleri Çürürse
Süt dişleri normal dişlere oranla daha çok organik madde içerirler, bu nedenle çürümeye daha yatkın olurlar ve daha kolay ve hızlı çürüyebilirler. Çocuklar, çürüğün erken dönemlerinde pek tepki vermezler. Çürük ilerledikçe soğuğa ve tatlıya karşı duyarlılık başlayabilir. Daha sonra çürük diş, çocuğa acı verecek ve ağrı yapacaktır. Ağrı, özellikle yemek yendiği zaman artar. Çünkü çürük içerisine giren yemek artıkları dişin sinirlerine basınç yaparak ağrının artmasına neden olur.
Süt Dişlerinin Tedavisi Mümkün müdür?
Özellikle küçük yaşlardaki çocukları diş hekim i koltuğuna oturtup, tedavi yapmak çok kolay olmamaktadır. Bazen çocuk diş hekimleri pedodontist bile, bu ağrılı dişlerin tedavilerini çocuk  uyum göstermediği için koltukta gerçekleştiremez ve tedavi genel anestezi altında olmak zorunda kalır. Tüm bu zorluklar göz önüne alınarak ilk süt dişlerinin sürmesinden itibaren ağız ve diş bakımına büyük özen gösterilmelidir. Süt dişlerinin erken kaybı, özellikle arka azı bölgelerinde sürekli dişlenme sırasında bazı sorunlara neden olmaktadır. Çünkü dişin kaybedildiği boşluğa doğru komşu dişler zaman içerisinde kayarak bu yerin kapanmasına neden olup ileride yerine gelecek olan sürekli dişin süremeyip gömülü kalmasına ya da farklı bir yerden sürerek hatalı kapanışların gerçekleşmesine neden olabilir. Bu gibi durumlarda da ileride ortodontik tedavi [tel tedavisi) gereksinmesi kaçınılmaz olur. Çeşitli nedenlerle erken bir süt dişi çekimi yapılmak zorunda kalınırsa, çekim boşluğunun yanındaki dişlerin kayması sonucu yerin kapanmasını önlemek için, sabit/hareketli yer tutucu apareyler yapılmalıdır.
Çocuğumun Dişleri Sürer Sürmez Çürüdü. Nedeni ne olabilir?
Çocuklarda bazen dişlerin üzerinde, sürer sürmez kahverengi lekeler oluştuğu ya da bu dişlerin kırılıp döküldüğü gözlenir. Aslında bu lekeler diş çürükleridir ve dişler de çürük nedeniyle kırılır. Bu kadar erken bir dönemde çürük oluşmasının nedeni biberon çürüğü adı verilen çürüklerdir. Bebek beslenmesinde en önemli besin olan anne sütü ya da inek sütü doğal olarak şeker içerir. Gece yatmadan önce ya da uyku sırasında bebek anne sütü ya da biberon emerse süt ağızda birikerek mikropların dişleri çürütmesi için elverişli bir ortam oluşturur.

Biberon Çürüğünden Korunmak için Ne Yapmak Gerekir?
•Bebeğinizin gece ağzında biberonla uyuma alışkanlığını önleyin.
•Bebek beslendikten sonra mutlaka su içirin veya mümkünse dişlerini fırçalayın.
•ilk dişlerin sürmeye başlamasıyla gece ve sabah beslenmeleri sonrası temiz, ıslak bir tülbent ya da gazlı bez ile dişlerini silerek temizleyin.
•Biberondaki süte şeker, bal pekmez, bisküvi gibi tatlandırıcılar ilave etmeyin. 
KORUYUCU ÖNLEMLER
Diş fırçalama

Dişleri korumanın en etkili yolu düzenli olarak diş fırçalamaktır. Cocuğun ağzında ilk süt dişi görüldüğü zaman diş fırçalamaya başlanmalıdır. Cocuk 6¬7 yaşlarına kadar etkili bir şekilde diş fırçalayamamaktadır. Bu nedenle önce kendisi daha sonra ebeveyni tarafından dişler fırçalanmalıdır. Dişler günde iki kere düzenli olarak an az iki-üç dakika süresince fırçalanmalıdır. Diş fırçası kişiye ait bir araçtır, başkalarıyla paylaşılmamalı ve en geç altı ayda bir değiştirilmelidir. Diş fırçası kuru olmalı ve üzerine çok az macun sürülmelidir. Diş fırçası 45 derecelik açı yapacak biçimde tutulur ve fırçalama yumuşak hareketlerle daireler çizecek biçimde. ön dişlerden arka dişlere doğru yapılmalıdır. Dişlerin iç yüzeyleri süpürme hareketi yapacak şekilde, çiğneme yüzeyleri ise fırça, diş dizisi boyunca ileri geri hareket ettirilerek fırçalanır. Dişlerin tüm yüzeyleri mutlaka temizlenmelidir.
Fissür örtücü
Yaklaşık 6 yaşında süt diş dizisinin arkasından süren 1. büyük azı dişi, sürerken herhangi bir süt dişinin düşmesine neden olmaz ve aile tarafından çoğunlukla sürdüğü fark edilmez. Bu dönemden itibaren, kalıcı azı dişlerine çürümemeleri için fissür örtücü adı verilen koruyucu uygulamaların yapılması öneri lir. Fissür örtücüler dişleri n çiğneme yüzeylerindeki girinti çıkıntıların üzerini örtecek şekilde dişe hiç zarar vermeden uygulanır. Böylece diş çürüğüne neden olan bakterilerin buralara tutunmasına engel olunarak dişler korunmuş olur.
Yerel Fluorid Uygulaması
Dişlerin mine yüzeylerinin sağlıklı ve çürüğe dirençli olabilmesi için yerel fluorid uygulamalarını öneriyoruz. Geçmişte bu amaçla kullanılan fluorid tabletleri yerine günümüzde Fluorid jelleri uygulanmaktadır Yerel fluorid uygulaması özel kaşık ve jellerle çocuğa hiç rahatsızlık vermeden birkaç dakika içinde uygulanabilmektedir. Süt dişlerinin sürmesi tamamlandıktan sonra [üç yaş) altı ayda bir tekrarlanması önerilir.

Bebeklerde gaz sancısı ve nedenleri

Gaz Sancısı, Kolik:
Yenidoğan bebeklerde hiçbir neden yokken, anormal rahatsızlıkların veya ağlama nöbetlerinin ortaya çıkması çok yaygın gözlemlenir. Bebeğinizde kolik olduğunu düşünüyorsanız, şu semptomlara dikkat etmelisiniz:
• Sakinleştirme çabalarınıza rağmen, uzun süre çok fazla ağlar.
• Semptomlar her gün veya gece aynı zamanlarda ortaya çıkar, yemekten sonra özellikle akşamüstleri daha sık görülür ve genellikle başladığı gibi birdenbire sonlanır.
• Karnı şişer, ağlarken dizlerini karnına çeker, kollarını ve bacaklarını sağa sola sallar.
• Sık sık uykusuzluk, rahatsızlık ve huysuzluk görülür .
Bebeklerde neden gaz sancısı olur?
Gaz sancısı farklı bebeklerde farklı sebeplerden dolayı ortaya çıkabilir. Bunlar ağırlıklı olarak tam olgunluğa ulaşmamış sindirim sistemi ile ilgilidir. Örneğin; süt proteininin ya da karbonhidratının sindiriminde zorluklar yaşanması gaz sancısı yaratabilir.
Emziren annelerin yediği bazı gıdalar, gaza dönüşen kimyasallar ve alerjenler içerebilir (Örneğin; portakal, mandalina, kuru fasulye, mercimek, çiğ soğan ve sarımsak,
kola – soda gibi gazlı içecekler, fındık, fıstık gibi çerezler).
Emzirme sırasında, gaz yapan yiyeceklere ait elementler, anne sütüyle beraber bebeğe geçebilir ve bebekte gaza ve şişkinliğe neden olabilir. Bebekler, beslenme ve ağlama sırasında genellikle hava yutarlar ve rahatsızlıklarına ek olarak gaz ve şişkinlik artar.
Ayrıca bebeklerdeki sinir sistemi henüz tam olarak gelişmediği için, alışılmadık görüntüler ve sesler rahatsızlığı artırabilir. Çok fazla uyarana maruz kalan bebeklerde genellikle şiddetli kolik, huysuzluk ve daha sonra gün içinde veya gece uyuma güçlüğü görülür.
Genel olarak , televizyon, telefon, kalabalık gibi faktörler, bebekte kolik ve huysuzluk ihtimalini arttırır.

Bebeklerde Kabızlık ve Nedenleri

Bebeklerde Kabızlık:
Her bebeğin bağırsaklarının çalışma düzeni ve dışkılama sıklığı farklıdır. Bazı bebekler günde birkaç kere kaka yaparken, bazı bebekler her gün kaka yapmayabilir. Bebeğin dışkısı yumuşaksa, bebek zorlanmadan kaka yapıyorsa ve aynı zamanda kilo alışı düzenli, genel durumu da iyi ise endişelenmeye gerek yoktur.
Kaka bağırsakta ne kadar uzun süre kalırsa, o kadar sıkılaşıp kurur ve vücuttan atılması zorlaşır. Sertleşmiş kaka kalın bağırsağın son kısmından geçerken yırtılmalara ve çatlaklara neden olur. Bu da bebeklerde ve çocuklarda kasılmalar yaratır. Çocuklar, bu acıyı yaşamamak için kakayı tutmak isteyebilir ve dışkılama hissini bastırabilir. Bu da kakanın içerde daha çok kurumasına, büyük çap ve hac me ulaşmasına neden olur. Böylece kabızlık döngüsü başlamış olur.
Eğer bebek normal sıklığının dışında birkaç gün kaka yapamadıysa, sert, şekilli ve yoğun kıvamlı dışkılıyorsa, bunu yaparken acı çekiyorsa, ağlıyorsa veya kakasında kanlı izler varsa kabız olmuş demektir. Kabızlık üç günden fazla sürmüşse ve dışkıda kan görülmüşse oebek mutlaka doktora götürülmelidir.
Yenidoğan bebeklerde kabızlık çok daha az görülür. Bebek anne sütü ile besleniyorsa yine de kabız olabilir. Bu durumda annenin
beslenmesinde kabızlığı önleyici
besinlere öncelik verilmelidir (Örneğin; zeytinyağlı yemekler, kompostolar, kuru kayısı gibi).
Mama ile beslenen bebeklerde ise kabızlık problemi çok kolay çözümlenebilir, kabızlığı önleyici, konforlu sindirim sağlayan mamalar tercih edilmelidir.
Bebeğinize uygun mama için lütfen doktorunuza danışınız.

bebeklerde popo deliği kapalı olması

Kapalı popo deliği (anüs) olgusundan, bebek (mekonyum) dışkısını çıkaramadığı zaman kuşkulanılır. Tıkanıklığın rektumun aşağısında ya da yukarısında olup olmadığını belirlemek için, rontgen ve ultrason incelemeleri yapılır.

Tedavi tıkanıklığın bulunduğu yere göre değişir. Eğer popo deliği açıklığı yalnızca daralmış ise, bu açıklığı bir aygıtla genişletmek mümkündür. Başka tür kapalı popo deliği (anüs )  vakalarında ameliyat gerekir; tıkanıklık rektum ( kalın bağırsak) dan ne kadar yukarıda ise o derece büyük cerrahi müdahale gerekir.

Bazı çocuklarda anüsün tamamıyla rekonstrüksiyonu gerekebilir; kimi çocuklarda ise bebek 6 ila 12 aylık oluncaya kadar geçici kolostomi (Kolostomi nedir- Kalın barsağın ( kolon ) karın dışına, deriye ağızlaştırılmasıdır.) gerekli olabilir. Rektumun alt kısmında anal tıkanıklığı olan çocuklar ameliyat olduktan sonra iyileşme gösterir ve dışkılamayı kontrol edebilirler. Tıkanıklığın daha yukarıda olması durumunda ise kendini tutamama sorunları meydana gelebilmektedir.