yeni bebek için günlük besin ihtiyaçları

Yazan sarp | anne ve bebek,bebek beslenmesi | Salı 11 Mart 2008 12:07 pm

bebek-beslenmesi.jpgYeni bebekler için günlük besin ihtiyaçları:
Bebeğiniz büyük ölçüde anne sütü ve hazır gıdalarla beslenirken bu tür bir beslenmenin bebeğinizin tüm ihtiyaçlarının karşılanmadığını gözlemleyecek ve özellikle 6. aydan sonra beslenmenin daha çoğunu başka kaynaklardan sağlanması gerektiğini göreceksiniz. Zamanında başlayan uygun beslenme çocuğunuzun fiziksel, ruhsal, zihinsel ve sosyal gelişimini olumlu yönde etkileyecektir. Yeni gıdaları yavaş yavaş ekleyerek ve miktarlarını da aşağıda gösterildiği değerlere göre düzenleyerek bebeğinizin günlük düzinesini uygulamaya başlayabilirsiniz.

Kaloriler

Bebeğinizin yeterli ya da aşırı kalori alıp almadığını görüntüsüne bakarak anlayabilirsiniz. Bebeğiniz çok şişmansa fazla kalori alıyor demektir eğer zayıfsa yeterli kaloriyi almıyor demektir .Bebeğiniz kalorisinin önemli bir kısmını aldığı memeden ve hazır gıdalardan sonra katı gıdalardan daha fazlasıyla kalori alacaktır.

Protein

Doktorunuzun onayıyla günde 2-3 çorba kaşığı verilen yumurta sarısı, et, piliç, süzme peynir, yoğurt veya 30 gr. peynir, veya 60 gr. pıhtılaşmış soya fasulyesi sütünden yapılan peynir benzeri yumuşak gıda olan tofu, uygun bir protein alımını sağlayacaktır. Bu dönemde bebek hala anne sütü ve mama türlerinden esas proteini almaktadır.

Kalsiyum içeren Ggıdalar

Bebek anne sütü ve hazır mamalardan yeterince kalsiyum almaktadır.Ancak bunlar azaltılırken ve katı yiyeceklere geçerken ortaya çıkacak açığı bebek peynir, yoğurt ve tam süt gibi besinlerden alarak kapatabilir.Bebek için gerekli toplam kalsiyum ihtiyacını yaklaşık iki fincan tam süt ve buna denk kalsiyum içeren gıdalarla veya anne sütü ile 1 yaşına gelene kadar karşılayabilir.

Hububatlar ve diğer konsantre kompleks karbonhidratlar

Hububatlar baklagiller ve kurutulmuş bezelye türü besinler günde 3 ya da 4 kez yapılan servis bebeğinizin ihtiyacı olan gerekli vitamin, mineral ve bir miktar da proteinleri sağlayacaktır. Bir servis 1/4 fincan bebek gevreğine, yarım dilim kepek ekmeğine, veya 1/4 fincan pişirilmiş hububat gevreği ya da makarnaya, 1/2 fincan kuru kepek gevreğine veya 1/4 fincan mercimek, fasulye, veya bezelye püresine eşittir ancak bebeğinizin katı gıdalara başladığı ilk aylarında bu düzeyde tüketim beklemeyin.

Yeşil ve sarı sebzeler ve sarı meyveler

Üç çorba kaşığı kış kabağı, tatlı patates, havuç, brokkoli, kayısı, sarı şeftali veya 1/4 fincan olgun kantalup kavunu, mango veya bebek ellerini kullanabilir hale geldiğinde doğranmış şeftali yeterli A vitamini içerir.

C Vitamini içeren gıdalar

Sekizinci aydan önce verilmemek şartıyla C vitamini içeren meyva suları ve greyfurt suyundan sadece 1/4 fincan bile yeterli C vitaminini bebeğinizin almasını sağlar. Ayrıca 1/4 fincan doğranmış kantalup kavunu veya mango, ya da 1/4 fincan püre haline getirilmiş brokkoli veya karnıbahar da aynı işlemi görür.

Diğer sebze ve meyvalar

Eğer bebeğinizin günlük diyetinde bir boşluk olduğunu düşünüyorsanız, şunları da ekleyebilirsiniz.1-2 çorba kaşığı elma püresi, ezilmiş muz, püre haline getirilmiş bezelye ya da yeşil fasulye veya patates püresi.

Yüksek yağ içerikli gıdalar

Bebeğinizin emzirmeyi bıraktıktan sonra gerekli yağı ve kolestorolü aldığından emin olmak için verilen süt ürünlerinin tam yağlı ya da tam sütten olmasına dikkat edin. Eğer besinlere yağsız süt tozu ekliyorsanız yağın yerini alabilecek şey her 1/3 fincan süt tozuna 2 çorba kaşığı yarım yağlı süt ekleyin. Ya da bebeğinizin her gün bir miktar yağlı sert peynir almasını sağlayın. Fazla yağ alımı aşırı ve gereksiz kilolara neden olabileceğini unutmayın.

Demir içeren gıdalar ya da demir desteği

Bebeğinizin demir eksikliğini gidermek için demir destekli gevrek ya da hazır mama veya demir içeren bir vitamin preparatı. Et, yumurta sarısı, buğday tohumu, kepek ekmeği, kurutulmuş bezelye ve diğer baklagiller de ilave demir sağlarlar.

Tuzlu gıdalar

İleride hipertansiyonla ilgili hastalıklara neden olup ve böbreklere zararlı olduğundan bebeğinizi tuza alıştırmayın.Günlük besinler içersinde süt ve sebze ürünleri içerisinde doğal olarak tuz içerirler. Bu nedenle fazlasına gerek yoktur.

Sıvılar

Bebeğiniz meme sütü ve bu gibi mamaları bırakmaya başladığında özellikle sıcak havalarda yeterli sıvı aldığından emin olmalısınz.Meyva suları, süt, sebze ve meyve gibi besinler bir miktar su sağlayacaktır. Isı yükseldiğinde ise su ve suyla seyreltilmiş meyve suyu verilmelidir.

bebekte biberonun dişlere etkisi

Yazan admin | anne ve bebek,bebek beslenmesi,bebek hastalıkları | Pazar 6 Ocak 2008 11:34 pm

Bebeklerde sağlıklı dişler ve biberon
Bebeğinizi yatarken süt veya meyve suyu dolu bir biberonla uyumaya alıştırmayın. Salya üretimi uyku halinde yavaşladığı için uyumadan hemen önce alınan şekerli sıvı diş etlerinden temizlenemez ve bu durum her gece tekrarlanırsa bebeğinizin dişleri çürüyebilir. Eğer biberonla uyuma alışkanlığı edindiyse ve vazgeçiremiyorsanız, biberona süt veya meyve suyu yerine su koymayı deneyin.

iştahsız çocuk karşısında neler yapılabilir

Yazan sarp | bebek beslenmesi | Cuma 9 Kasım 2007 4:45 pm

İştah, bir yemeğin zevkle, neşeyle ve arzu edilerek yenmesidir. Lokmayı uzun süre ağzında çeviren, çiğnemek için zaman kazanmaya çalışan, tabağındaki yemeği bir türlü bitiremeyen bir çocuk karşısında önce aklımıza fiziksel bir rahatsızlığın var olup olmadığı gelmelidir. Örneğin; yüksek ateş, kulak ağrısı, boğaz ağrısı, nefes almayı güçleştiren nezle-grip gibi üst solunum yolları enfeksiyonları gibi bir rahatsızlık çocuğun sofrada nazlanmasına neden olur. Böyle durumlarda doktor kontrolünden geçirilen çocuğa, önerilen biçimde yiyecek verirken çocuğun isteklerini de dikkate almak en uygun yoldur. Hastalık sırasında çocuğu yemek yemeye zorlamanın hiçbir yararı yoktur. İştahla ilgili olarak ebeveynlerin bilmeleri gereken en önemli şey çocukların bireysel farklılıklar gösterdikleridir. Bu nedenle de başka çocuklara bakarak, onların yemek yeme davranışı ile kendi çocuğunuzun yemek yemesini kıyaslamak, çocuğunuzun daha az yediğini düşünmenize neden olabilir.

Neler Yapılabilir?

Bazı çocukların iştahlı bazı çocukların iştahsız olmaları pek çok nedene bağlı olabilir. Çocuğu iştahlı ya da iştahsız yapan faktörlerin başında onların iç dünyalarında yaşadıkları büyük önem taşır. Çocuğun bilinçaltına yerleşmiş bir endişe, üzüntü, nefret veya kıskançlık gibi bir duygu onun iştahını kesebilir. Bu nedenle iştahsız bir çocuk için öncelikle organik bir rahatsızlığının olup olmadığı araştırılırken diğer yandan ruhsal çatışmalarının olup olmadığı, duygusal bir sorunun bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır. Bu arada çocukların iyi gıda alamadıkları için problemli olabileceklerinin yanısıra problemli oldukları için de iştahsız olabilecekleri düşünülmelidir.

İştahsız çocuk karşısında neler yapılabilir?

Herşeyden önce çocuğa sofrada yemek yemesi için zor kullanılmamalıdır. Her çocuğun kendine özgü yemek yeme kapasitesi olduğundan çocuk daha fazlasını yiyemez. Çocuğun yemesi konusunda ısrarcı olunduğunda çocuk kendisine fazla gelen gıdayı çıkartılabilir.

Her çocuğun büyüme oranıyla ilgili olarak yemek yeme miktarı vardır. Örneğin, yıllar ilerledikçe başlangıçta alınan yiyecek miktarı azalabilir. Erinlik ve ergenlik döneminde ise iştah yeniden artabilir.

Yemek zamanından önce çocuğa verilen şekerlemeler, çikolatalar, cips vb abur cubur gıdalar da iştahı engelleyebilir. Ancak, çocuk acıktığında yemek zamanını beklemeden ona yemeğini vermek gerekir. Acıkan çocuğa ısrarla yemek zamanını bekletmek onun iştahının kaçmasına neden olabilir. Henüz yemeği hazır olmamış çocuğa, alması gereken gıdalardan bir miktar verilerek iştahının kaçmamasına yardımcı olunabilir.

Sofrada çocuğu olabildiğince kendi haline bırakmak ve kendisinin yemek yemesine olanak tanımak, evi kirletmemesi ve çeşitli kurallara uyması yönünde onu zorlamamak çocuğun yemek davranışına karşı daha olumlu tutum geliştirmesini kolaylaştırabilir. Bazen iştahsızlığın altında, çocuğun yemek yeme karşısında yaşadığı zorlamalar ve baskılar geliyor olabilir ve bu müdahaleler nedeniyle çocuk yeme isteğinden uzaklaşmış olabilir.

Çocuğun sofrada oyalanması ve yemeğini ağır yemesi karşısında tepki göstermemek en iyisidir. Bu arada çocukla konuşmak, hikayeler anlatmak, şakalar yapmak da onun yemek yemesini zevkli hale getirebilir.

Küçük çocukların istediği gıdaları ve onların gereksinimleri olan gıdaları bilerek tertiplenen yemek listeleri onları sağlıklı tutacaktır. Çocuğa değişik alternatifler sunmanın yanında alınması gereken gıdaları süsleyerek göze daha hoş hale getirmek, çeşitlendirmek onların istemedikleri gıdalara karşı da olumlu davranmalarına yardımcı olabilir. Amaç çocuğun çok yemek yemesi değil arzu edilen ve onun için gerekli olan gıdaların alınmasıdır.

Aile bireylerinin birbirleriyle olan ilişkilerinin de çocuğun iştahı üzerinde önemli etkisi vardır. Evde yaşanan gergin bir hava, tartışma ortamı çocukların iştahlarının kesilmesi için yeterli bir neden oluşturabilir. Yine bu bağlamda çocukların, çok sevdiği büyüklerinin üzüntülerinden de etkilendikleri ve iştahlarının kesildiği unutulmamalıdır. Bu nedenle yaşanan sıkıntı ve üzüntüleri çocuğa hissettirmemeye çalışmak önemlidir.

Bazen çocukluk kıskançlıkları da iştahı olumsuz olarak etkileyebilir. İştahsızlık sorununda bu durumun var olup olmadığı da dikkate alınmalıdır. Bazı çocuklar sürekli olarak dikkati üzerlerine çekmek istediklerinden iştahsızlık onlar için bir kazanç halini alabilir. Diğer yandan küçük bir kardeşin varlığı ve annenin onun beslenmesi ile ilgilenmesi de çocuğun yemek yemeye karşı tavır almasına ve yemeğinin anne tarafından verilmesini istemesine yol açabilir.

Anneleri ya da babaları tarafından dövülen ve sık azarlanıp eleştirilen çocuklarda da iştahsızlık görülebilir. Çocuk yemek yemeyerek büyüklerini cezalandırmak itiyor olabilir. Yemek yemediğinde anne ya da babasını üzüldüğünü gören çocuk bundan zevk alabilir ve kızdığında ebeveynlerini üzmek için bu yola başvurabilir.
· Yemek sırasında olumsuz, üzücü ve rahatsız edici olaylardan söz etmek, onların yaramazlıklarını ve hoşlanmadığınız yanlarını dile getirmek, eleştirmek, ayıplamak ya da suçlamak çocukların lokmalarını boğazlarına dizebilir. Yemek sırasında rahatsız edici durum ve konuşmalardan kaçınmak gerekmektedir.

Çocuğun tabağına yiyebileceği kadar yemek koymak, bazen de azar azar yemek koyarak tabaktaki yemeğin her bitişinde çocuğu takdir etmek onun yemek yeme davranışının pekişmesine yardımcı olabilir.

Çocukların iştahlı olmalarını sağlamada bir yol da onların açık havada zaman geçirmelerini sağlamaktır. Temiz hava ve dışarıda yapılan gezinti ya da oyun çocukların iştahını artırılmasına yardımcı olabilir.

Çocuğun süt içiyor olması ve süt ile doymuş olması nedeniyle yemek yemeye fazla istekli olmadığı durumlar iştahsızlıkla karıştırılmamalıdır. Bu durumda verilen süt miktarını biraz azaltmak sorunun çözümüne yardımcı olabilir.

Yemeklerin lezzetli ve iyi pişirilmiş olmalarına özen göstermenin yanında soğuk ve aşrı sıcak olmamalarına da dikkat etmek gerekir.

Yemek sırasında yemek yeme usul ve kurallarına ilişkin uzun konuşmalar yapmamak,ikazları müşfik ve sempatik bir biçimde yapmak çocuğun yemek yemeye karşı daha olumlu davranmasını sağlayabilir.

ay ay bebek beslenmesi

Yazan sarp | bebek beslenmesi | Cuma 9 Kasım 2007 4:44 pm

Yeni doğan bebek için en ideal besin anne sütüdür. Çocuklar, 2 yaşına kadar emzirilmelidir. Anne sütü bebeğin tüm besin ihtiyacını ilk 6 ay tamamen karşılar. Bu süre içinde başka ek besine ihtiyaç yoktur. Altıncı aydan sonra, anne sütü alan bebeklere ek gıdalar başlanmalıdır. Bebeğin yalnızca anne sütüyle beslendiği bu dönemde, su kaybına yol açan hastalık halleri dışında su verilmesine de ihtiyacı yoktur. Eğer, ishal gibi mutlaka su verilmesi gereken bir durum söz konusuysa, kaynamış soğumuş su verilmelidir.

İlk 6 ay sadece anne sütü

6. ayı dolunca (ilk başlanacak ek gıda yoğurttur)
-Anne sütü
-Yoğurt
-Meyve suyu, sebze suyu
-Yumurta sarısı (1/4 oranında)
-Pekmez

7. ayı dolunca
-Anne sütü
-Yumurta sarısı (tam)
-Ekmek içi, pirinç, pirinç unu, sütlü mama
-Meyve suyu
-Yoğurt
-Et (tavuk eti, balık eti, dana eti)
-Sebze püre veya sebze çorba
-Pekmez

8. ayı dolunca
-Anne sütü
-Kıymalı, sebzeli iyi ezilmiş ev yemekleri
-Kahvaltıda; tam yumurta veya pastörize peynir(tuzu alınmış)
-Kurubaklagil(kuru fasulye, nohut, mercimek) çorbaları veya ezmeleri
-Meyve suyu veya meyve püresi,
-Pekmez
-Süt veya yoğurt

9. ayı dolunca : Artık aile sofrasına, çocuğa uygun kaşık, çatal kullanarak oturabilir. Ancak günlük menüsünde aşağıdakiler mutlaka olmalıdır.
-Anne sütü
-Ev yemekleri
-Tarhana, mercimek çorbası, unlu ve yoğurtlu çorbalar
-Günde 500 ml. süt veya yoğurt
-Pastörize peynir
-Yumurta
-Etler (tavuk eti, balık eti, dana eti)
-Taze meyve veya meyve suyu

**Çocuğun bir günlük menüsünde, ayına uygun olarak, yukarıda belirtilen besinlerin hepsinden mutlaka bulunmalıdır.

Anne Sütü Alamayan Çocuğun Beslenmesi

Anne sütü çocuğun beslenmesi için en önemli unsurdur. Çocuk, zorunlu haller dışında ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmelidir. Anne sütü verilemeyen bebeklere mümkünse formül (hazır) mama, değilse hayvan sütleri verilebilir.

Anne sütü alamayan çocuklarda beslenme:

0-1 ay
İnek sütü (1 çay bardağının yarısına süt, yarısına kaynatılıp soğutulmuş su konularak, içine 1 tatlı kaşığı şeker, 1 çay kaşığı sıvı yağ ilave edilmeli)
Yoğurt (1 ölçü yoğurt, 1 ölçü su ile sulandırılmalı)

2 ay
İnek sütü (1 su bardağına 2/3 süt, kalanına kaynatılıp soğutulmuş su konularak, içine 1 tatlı kaşığı şeker, 1/2 tatlı kaşığı sıvı yağ ilave edilmeli)
Yoğurt (2 ölçü yoğurt, 1 ölçü su ile sulandırılmalı)

3 ay
İnek sütü (sulandırılmayacak, şeker ve yağ ilave edilmeyecek)
Yoğurt (Sulandırılmayacak)

4 ay
Günde toplam 500cc süt ve yoğurt
Sebze çorba (Tuz kullanmayın, 1 tatlı kaşığı sıvı yağ ilave edin)
5 Meyve suyu (Taze sıkılmış elma veya şeftali ile başlayın)

5 ay
Yumurta sarısı (Katı kaynamış 1 çay kaşığı ile başlayın)
Sebze çorbası, yoğurt çorbası, mercimek çorbası
Günde toplam 500cc süt ve yoğurt
Meyve püre veya meyve suyu

6 ay
Tam yumurta sarısı (Katı kaynamış)
Sebze çorbası, yoğurt çorbası, mercimek çorbası, tarhana çorbası
Meyve püresi
Muhallebi
Günde toplam 500cc süt ve yoğurt

7 ay
Tam yumurta
Kıyma, tavuk, balık ezmesi
Kurubaklagil ezmeleri
Günde toplam 500cc süt ve yoğurt
Meyve püresi

8 ay
Tam yumurta
Kıyma tavuk, balık, ezmesi
Kurubaklagil yemekleri
Günde; 500cc süt yoğurt
Mevsim meyveleri
Sebze yemekleri

9 ay
Artık aile sofrasına, çocuğa uygun kaşık, çatal kullanarak oturabilir.

Çocuğunuzun bir günlük menüsünde, ayına uygun olarak, yukarıda belirtilen besinlerin hepsinden mutlaka bulunmalıdır.

İnek sütü kaşıkla sürekli karıştırılarak, 5 dakika kaynatılmalıdır.

1 yaşından önce yemeklere tuz ve şeker ilavesi yapılmamalıdır.

1 yaşına gelmiş çocuğun yemekleri iyotlu tuz (ailede herkesin yediği yemekler) ile pişirilmelidir. Tuz yemek piştikten sonra konmalıdır.

Beslenmenin yeterliliği, çocuğun ayına uygun gereken kiloyu almasıyla anlaşılır. Bu nedenle çocuk düzenli aralıklarla sağlık kontrollerine getirilmelidir. Sağlık ocaklarımızda büyüme takipleri persentil(büyüme) grafikleriyle yapılmaktadır.

Anne sütünü saklama koşulları: Sağılan anne sütü temiz bir cam kapta(kapağı ve cam şişesi 5 dakika süreyle kaynatılmış) oda ısısında 6 saat, buzdolabında 24 saat saklanabilir. Gerektiği zaman anne sütünün bulunduğu cam kap, sıcak bir su içine konularak ısıtılıp bebeğe verilebilir.

Ek Besin Verilirken Nelere Dikkat Edilmelidir ?

-Ek besinler verilirken emzirmeye mutlaka devam edilmelidir.

-Boğazına kaçma riskini en aza indirgemek için beslenme sırasında bebeğin başının altına yastık konularak dik tutulmalıdır.

-Besinler bebeğe tatlı kaşığı ya da fincan ile verilmeli, biberon kullanılmamalıdır.

-Ek beslenmeye her zaman tek bir gıda çeşidi ile başlanmalıdır.

-İlk kez verilecek diğer gıdalara en az üç gün, tercihen yedi gün arayla başlanmalıdır. Böylece bebeğin yeni besine alışması için zaman tanınmış olur ve allerjik reaksiyon gelişirse hangi besinden kaynaklandığı anlaşılabilir.

-Bebek ek besin aldıktan sonra allerjik reaksiyon gösterirse besin kesilmeli, tekrar başlamak için hekime danışılmalıdır.

-Ek besinler her zaman çok az miktarda verilmeye başlanmalı, miktar yavaş yavaş artırılmalıdır.

-Yeni başlanacak besinler bebek açken verilmelidir.

-Bebek istemediği besinleri yemesi için zorlanmamalı, 1-2 gün sonra tekrar denenmelidir.

-Bebek yeni başlanılan ek gıdayı almazsa, sevdiği başka bir ek gıda ile karıştırılarak verilebilir.

-Bebeğe verilecek besinler gıda hijyenine uygun olarak hazırlanmalıdır. Bebeğe besinler verileceği zaman eller yıkanmalıdır. Kullanılan su ve gereçler temiz olmalıdır.

-Bebeğe verilecek ek gıdalar doğal ve taze ürünler kullanılarak hazırlanmalıdır.

-Konserve, dondurulmuş yiyecekler, katkı maddesi içeren hazır besinler (çorba, puding, yoğurt, meyve suları vb.) verilmemelidir.

-Ek besinler bebeğin bir öğünde tüketebileceği miktarda hazırlanmalıdır.

-Bebeğe verilecek yemekler yağda kızartılmamalıdır.

-Yemeğe tuz ve şeker eklenmemeli, acı ve baharat koyulmamalıdır.

1 yaşına gelmiş çocuğun yemeklerinde iyotlu tuz kullanılmalıdır(tuz yemeğin pişmesine yakın konmalıdır).

Yemeklerin yalnızca suyundan değil, taneli kısımları da verilmelidir.

-Çocuğa verilen su 1 yaşına kadar kaynatılıp, soğutularak verilmelidir.

-İnek sütü pastörize olmalıdır. Eğer pastörize süt bulunamıyorsa, süt süzülür sonra ateşe konur. Kabarıncaya kadar beklenir. Kabarınca 5 dakika karıştırılarak kaynatılır.

bebekde katı besinlere geçiş ne zaman olmalıdır

Yazan sarp | bebek beslenmesi | Cuma 9 Kasım 2007 4:43 pm

İlk 4-6 ay içinde verilen besinler pütürsüz ve topaksız olmalıdır. Daha sonra bebeğinizin artan artan ihtiyaçlarını karşılamak için ek besinlere geçmek gerekir. Bu besinler evdeki yiyeceklerden bir süzgeç yardımıyla püre haline getirilerek hazırlanabilir. Bebekler için hazırlanan besinlere tuz ya da şeker ilavesi önerilmemektedir.

Bundan sonraki birkaç ayda bebeğin çiğnemeye alıştırılması için, yavaş yavaş pütürlü ve topaklı mamalar verilmelidir. 12. ay civarında, evde yenilen yiyeceklerin tamamı olmasa bile çoğunluğu bebeğe verilmeye uygundur.

Eğer bebeği emziriyorsanız; 1. yaşın sonuna, hatta daha sonrasına kadar emzirmeye devam edebilirsiniz.

4. ayın sonunda bebeğe artan besin ihtiyacını karşılamak, çiğnemeyi ve yutmayı öğrenmesini sağlamak amacıyla anne sütü yanında ek besinlere de başlamalısınız. İlk başlanacak ek besinler tahıl içeren mamalardır. Bebeğe başlangıç tahılı olarak pirinç unu veya mısır unu verebilirsiniz. Diğer tahılların (buğday, çavdar, yulaf vb.) kullanımına 6. ay sonunda başlanmalıdır. İkinci olarak sebze çorbası başlayabilirsiniz. Havuç ve patates ilavesiyle pişirilecek sebze çorbası tel süzgeçten geçirilir. Daha sonra sebze çorbası pirinç, kabak ve az sıvı yağ ilavesi ile çeşitlendirilir. 6. ay sonunda diğer sebze çeşitleri, et, tavuk ilavesi yapılmaya başlanabilir. Üçüncü olarak taze sıkılmış meyve suları başlanabilir. Elma, havuç ve şeftali suları başlangıç meyve sularıdır. Cam rendede ezilen meyveler tülbentten süzülerek hazırlanır. Bebek meyve sularına alıştıktan sonra meyveler püre şeklinde verilmeye başlanabilir.M eyve püreleri buharda biraz yumuşatılarak bebeğin daha kolay alması sağlanabilir. Yoğurtta verebilirsiniz.

6. ay sonu bebeğin yumurta sarısı, beyaz peynir, tahıl mamaları gibi kahvaltı malzemeleri ile tarhana ve şehriye gibi unlu çorbalara da başlayabileği aydır. Çorbalara et, tavuk, kıyma ilavesi yapılabilir. Tuz 1 yaşına kadar kullanılmamalıdır.

9. ay sonunda ızgara veya haşlanmış taze balık, haftada bir kez ciğer, bebeğin menüsüne ilave edilebilir. Baklagillerde besin değeri yüksek ürünler olup iyice haşlandıktan sonra tel süzgeçten geçirilerek kabuk kısmı ayrılır. Bu şekilde çorbasına ilave edilebilir.

12. ay sonunda ise bebeğe sofra yemekleri başlanabilir.

bebek emzirmesi nasıl olmalıdır

Yazan sarp | bebek beslenmesi,bebek emzirme | Cuma 9 Kasım 2007 4:21 pm

Emzirme saatlerinin ayarlanması
Emzirmenin etkili bir şekilde başlayıp sürdürülmesi için en ideal ve doğal olan yöntem; doğumdan hemen sonra bebeğin çıplak olarak annenin çıplak göğsüne konarak tensel temasın sağlanması ve emmeye hazır olduğunu belli eder etmez emzirilmesidir. Bu mümkün değilse en geç 1 saat içinde anne göğsüne konarak aynı şekilde emzirilmesi sağlanmalıdır. Çünkü bebeğin emmeye en istekli olduğu ilk 1 saat geçirilirse bebek uzunca bir süre isteksizlik duyar ve ilk emzirme çok gecikebilir. Bazı bebekler daha çabuk hazmettiklerinden daha sık, bazıları da yavaş hazmettiklerinden daha aralıklı beslenme gereksinimi duyabilirler. Fakat hangisi olursa olsun bebekler istediklerinden fazlasını ya da azını emmezler.

Anne sütü çabuk hazmedildiğinden özellikle ilk haftalarda bebekler sıkça ve düzensiz olarak beslenmek isterler. Bu yüzden bebeğinizin düzensiz de olsa emme isteğini reddetmemelisiniz. Ancak bazı bebeklerde birkaç hafta sonra emme isteği daha düzenli aralıklar halini alır. İlk iki haftanın ardından bebekler genellikle 2-3 saat ara ile emmeye ihtiyaç duyarlar. Ancak bazı bebeklerde bu aralık daha kısa olabilir. Özellikle ilk aylarda emme saatlerinin mekanik olmadığını aklınızda bulundurmalı ve bebeğiniz istedikçe emzirmelisiniz.

Emzirmeye hazırlık
Bebeği emzirme kararı alındıysa; bu işin her şeyden önce sabır, direnme ve irade gerektirdiğini unutmamak gerekir. Çünkü, bebeği tam anlamıyla doyurmaya yetecek sütün, memelerden gelmesi bazen belli bir süre alabilir.
• Anne sütünün gelme süresi kadından kadına değişebilir.
• Doğum sonrasında asıl sütün gelmesinden önce memeden ‘kolostrum’ (ağız sütü) olarak adlandırılan kıvamlı, koyu, sarı renkte, az yağlı, bol proteinli ve antikorlu bir sıvı gelir. Bu sıvının yüksek besleyici niteliği ve antikor açısından zengin bir yapısı vardır.
• Başlangıçtaki ağız sütü bebek için yeterlidir. Sonraki günlerde emzirme belli bir düzene girince annenin memelerinden süt gelişi fazlalaşır.
• Anne emzirirken önce bir memesindeki sütün boşalmasını sağlamalıdır. Eğer bebek doymadıysa diğer memeye geçmelidir.
• İlk günler emzirme süresi, her meme için 10 dakikadır. Daha sonraları emzirmeler 15 ile 25’şer dakika sürecektir. İlk günlerde bebek, her emzirme seansında 10 gram kadar içerken on aylık bebeğin içtiği miktar yaklaşık 100 gramdır. Emzirme süresinin uzaması da bundandır ve gayet normaldir.

Emzirirken dikkat edilmesi gerekenler
Anne ile bebek arasında kurulan duygusal bağın bebeğin sağlıklı gelişimine katkısı sanıldığından çok daha fazladır. Emzirme seansları bu konuda önemli bir rol oynar. Çünkü meme emme anları bebeğin gevşediği, kendisini güvende hissettiği, zevk aldığı, annesi ile sıkı bir duygusal bağ kurduğu özel anlardır. Emzirme anlarının her yönüyle doyurucu olabilmesi ise emzirme tekniklerinin ne kadar bilindiğine ve uygulandığına bağlıdır.

• Öncelikle ilk emzirme seanslarının sakin bir yerde yapılmasına dikkat etmek gerekir. Daha sonra anne ve bebek alıştığında emzirme rahat edilebilecek herhangi bir yerde yapılabilir.
• Emzirmeye başlamadan önce, eller iyice yıkanmalı; göğüsler de dahil her şey tertemiz olmalıdır.
• Anne, rahat bir şekilde emzirmelidir. Özellikle sırtını yaslayacağı, emzirirken bebeği yatırdığı kolunun destek alacağı bir koltuk tercih edilmelidir. Annenin rahat etmesi çok önemlidir. Çünkü, anne iyi yerleşmemişse aşırı yorulur ve yorgunluğun nedenini emzirme zannederek bir an önce bitmesi için sabırsızlanır. Bu da her emzirme seansının bir külfet ve eziyet haline dönüşmesine yol açar.
• Oturarak emzirmek için ideal olan pozisyon, rahat bir koltuk ya da sandalyeye sırtın dayanarak oturulmasıdır. Bu şekilde bebeğin başı annenin dirseğinin iç tarafına, yüzü ise anne eğilmeden memenin hemen yanı başına rahatça gelebilecektir. Koltuk ya da sandalyenin kol dayama yerlerinin olması oldukça faydalıdır. Eğer yoksa (veya tam rahat edilemiyorsa) dirseğin dayanması için yan taraflara yastık yerleştirilebilir. Ayrıca gerektiğinde ön tarafta ayakların üzerine koyulabileceği alçak, küçük bir tabure bulundurulabilir.
• Emzirme anında bebek annenin kolu tarafından aynı düzlemde tutulmalı ve annenin kolunun iç yüzeyine başı ve gövdesi gelecek şekilde uzanmalıdır. Bebeğin sadece başı değil, tüm vücudu anneye dönük ve yakın tutulmalıdır.
• Bebek annenin göğsüne yakın olduğunda içgüdüsel olarak memeye yönelir. Ancak ilk zamanlarda meme ucunu kendiliğinden ağzına alamaz. Bunun için yardıma ihtiyacı olabilir. Bu noktada anne, meme başını bebeğin yanağına dokundurarak emme arama refleksini uyarmalı, bebeğin kendisinin meme başını bulmasını, tüm meme ucunu ve etrafındaki kahverengi kısmın tamamını ağzına alması sağlamalıdır.
• Anne gerekirse serbest olan elinin baş ve işaret parmağı üstte meme başını çevreleyen kahverengi kısmın kenarında diğer üç parmağı ise bu bölümün altında olacak şekilde tutarak memesini destekleyebilir ve ancak sıkı sıkı bastırmamalı ve makas hareketi yapmamalıdır.Çünkü sıkı bastırma ve memeyi makaslama, süt kanallarının akışını zorlaştırabilir.
• Bebeğin emmesinin etkili olup olmadığını şakak ve kulağından anlamak mümkündür. Etkili emmede, bebeğin şakağı ve kulağı oynar. Çektiği sütü yutması ise memeyi her bir iki çekişinin ardından olur.
• Emzirmenin başında, bebek açtır ve çok güçlü emer. Sonra doymaya başlar ve yavaşlar. En sonunda ise tatmin olduğundan dolayı uyuya kalır ya da kendisi emmeyi bırakabilir.
• Bebek düzgün yerleştiyse, emzirmenin anneye acı vermemesi gerekir; belki başlangıçta göğüslerde hafif bir batma olabilir fakat bu his bir iki çekişten sonra geçer. Eğer devam ederse bebeğin ağzından meme ucu geri çekilip düzgün olarak tekrar bebeğin ağzına yerleştirilmelidir.
• Bebeğin her emzirmeden sonra gazını çıkarması sağlanmalıdır.
• Emzirdikten sonra, meme uçları temiz bir mendil ile kurutulmalıdır. Emzirilmediği zamanlarda da memelerden süt geliyorsa, meme uçlarına göğüs pedi koyulmalı ve bunlar nemlendikçe de değiştirilmelidir.

« Onceki