Baş Dönmesi (Vertigo)

Yazan admin | Kulak-Burun-Boğaz-KBB, sağlık | Cuma 3 Temmuz 2009 9:23 pm

baş-dönmesiBaş Dönmesi (Vertigo)
Baş dönmesi ya da vertigo insanların yaşam kalitesini bozan en önemli şikayetlerden biridir. Vertigo bir hastalık ismi olmayıp, kelime anlamıyla tam olarak baş dönmesinin karşılığıdır.
BaÅŸ dönmesi ve dengesizlik doktora en sık baÅŸvurma nedenleri arasında ikinci sıradadır. istatistikler, insanların %70′inin hayatlarının bir döneminde baÅŸ dönmesi yaÅŸadıklarına iÅŸaret etmektedir. iyileÅŸmenin ilk aÅŸaması doÄŸru tanıdır. İstatistiksel olarak baÅŸ dönmesi ve denge problemlerinin %85′i iç kulak kaynaklıdır.
Gerçek baş dönmeleri dışında çok sayıda insanı rahatsız eden önemli bir klinik belirti de denge bozukluğudur. Bu durumdaki kişi başındaki boşluk hissinden, yaylı yatak üzerinde ya da gemi güvertesinde yürüyormuş gibi, arkadan itiliyormuş veya çekiliyormuş gibi, ayaklarının boşluğa gitmesi gibi, görmede bulanıklık ya da göz kararması gibi belirtilerden şikayet eder.
Baş dönmesi ve dengesizlik şikayeti olan hastaların yaşadıkları semptomlar oldukça rahatsız edici ve korkutucudur.
Belirtilerin daha silik olduğu durumda kaynak nörolojik kökenli olabilir. Bu durumda denge bozukluğunun yanı sıra, konuşmada bozulma, çift görme, el ve ayaklarda güçsüzlük, yüzde his kaybı ve bilinç kaybı gibi ciddi belirtiler olabilir.
insandaki denge sistemi, beynin gözlerden, kaslardan, eklemlerden ve iç kulaktan aldığı bilgiye dayanır.  İç kulakta bir problem geliştiğinde beyin yanlış bilgi aldığı için baş dönmesi ve dengesizlik oluşur.
Hastalar mevcut durumunu anlatmak İçin birçok belirtiyi baş dönmesi olarak tanımlayabilirler. Örneğin, kansızlık yakınması ya da düşük tansiyonu olan kişiler aniden ayağa kalktıklarında ortaya çıkan baştaki boşluk hissini veya bayılma hissini baş dönmesi olarak ifade edebilirler. Oysaki bunun baş dönmesiyle ilgisi yoktur. Buradaki sorun başka sistemlerle ilgili olup, tedavisi çok farklıdır.
Denge bozukluğundan yakınan hastalarda ruhsal sorunlar sıkça görülebilir. Tersine durumda, ruhsal sorunları olan kişilerde denge bozukluğu görülebilir.  Psikojenik   grupta ele alınan bu tür hastalarda baş dönmesi pek görülmez, daha çok denge sorunu görülür
Baş dönmesinin kaynağını bulmak için sırasıyla kulak burun boğaz, nöroloji ve kalp damar hastalıklarının taraması yapılmalıdır.
iç kulak ve yakın çevresindeki hastalıklarla ortaya çıkan baş dönmeleri çok şiddetlidir. Dönmenin yanı sıra bulantı, kusma, soğuk terleme de olur. Bazen işitme kaybı, çınlama ve kulak dolgunluğu da hastalık tablosuna eklenir. Bu şikayetlere yol açan hastalıklar genellikle ölümcül değildir.
Şiddetli baş dönmelerinde hastalık kaynağı daha çok iç kulaktadır. iç kulak hastalıklarında baş dönmesine ek olarak işitme kaybı, çınlama ve kulakta dolgunluk hissi de olabilir, fakat hiçbir zaman bilinç kaybı olmaz.

Daha ciddi santral nedenlerle ortaya çıkan baş dönmeleri genellikle çok şiddetli değildir. Daha silik ve sinsi bir klinik seyir izler. Burada, eşlik eden diğer nörolojik belirtiler önem kazanmaktadır.
içeceklerin tüketimi azaltılır. Sigara ve alkol yasaklanır. Bir süre bazı gıdaların tüketilmemesi istenir. Aktif bir yaşam şekli önerilir. Bu önlemlerle düzelmeyen hastalarda ilaç tedavisine başlanır. Yakınmalar devam ediyorsa kulak zarından orta kulağa ilaç verilerek baş dönmesi ataklarının engellenmesi sağlanır. Her türlü tedaviye rağmen şikayetleri geçmeyen, günlük işlerini ve mesleğini yapamaz hale gelen hastalara çeşitli cerrahi tedavi yöntemleri uygulanabilir.
Sonuç olarak ölümcül olan baş dönmesi nedeniyle olmayanı ayırt etmek çok önemlidir.
Baş Dönmesine Neden Olan iç Kulak Hastalıkları Hangileridir?
VestibüLer Nörit: Denge siniri ve çekirdeklerinin viral enfeksiyonudur. Baş dönmesi birkaç gün sürebilir. Sıkıntılı dönemde ilaç tedavisiyle şikayetler hafifletilir, işitmeye ait belirtilerin olmadıgı bu hastalıkta, birkaç haftada baş dönmesi kaybolur ve denge yeniden kazanılır,
BPPV (Bening ParoksismaL PozisyoneL Vertigol:
Baş hareketleriyle ortaya çıkan, 10-30 saniye kadar süren, bulantının eşlik ettiği baş dönmesiyle kendini gösteren bir iç kulak hastalığıdır, Yatakta biryandan diğer yana dönerken veya yataktan kalkma sırasında, ayakta iken ani dönüşler sırasında, alışverişte üst raflara bakarken kısa süreli ve şiddetli baş dönmesi atakları olur, Tanı ve tedavisi bazı özel baş manev¬ralarıyla sağlanır. Tedavide ilaç kullanılmasına gerek olmayan, sık görülen bir baş dönmesi nedenidir.
Labirentit: Bakterı, virüs ve toksik nedenlerle oluşan iç kulak enfeksiyonudur.  Çok şiddetli baş dönmesi atakları ve ciddi işitme kaybı görülür. Yoğun antibiyotik tedavisi ve kaynağa yönelik cerrahi girişim ile tedavi edilir.
Meniere hastaLığı: iç kulakta endolenf denilen sıvının birikmesine bağlı olarak ortaya çıkan, şiddetli baş dönmesi, kulak uğultusu, önceleri kaybolan sonradan sabitleşen işitme kaybı ve kulakta dolgunluk hissi ile karakterize bir iç kulak hastalığıdır. Baş dönmesi krizleri nöbetler şeklinde gelir, birkaç dakikadan 24 saate kadar uzayabilir. Krizler arasında genellikle sorun yoktur. Krizler bazen yılda 1-2 kez kadar seyrek olurken, bazen de her gün olacak kadar sıklaşır. Tedavide tuz ve kafeinli
PeriLenfatik fistüri: Genellikle travmalar sonucunda, iç kulak sıvısının orta kulağa sızdığı, baş dönmesi ve işitme sorunlarını yaşandığı bir tablodur, Gerekirse cerrahi olarak tedavi edilir.
VestibüLer migren: Migren baş ağrısıyla birlikte baş dönmesinin de bulunduğu yaşam kalitesini oldukça bozan bir hastalıktır. Yoğun stres altındaki kişilerde daha çok görülür. Sık görülen bir klinik tablodur.

Baş Dönmesine Neden Olan Santral Hastalıklar Hangileridir?
•Beyin sapı iskemisi ve enfarktüsleri
•Beyincik kanama ve enfarktüsleri
•Beyin sapı tümörleri, travmaları, damarsal hastalıkları
•Multipl skleroz [MS hastalıgı)
•Epilepsi
•Denge siniri tümörleri
•Anevrizmalar
•Diger kafa içi kitleleri
•Vertebrobaziler yetmezlik
•Servikal vertigo
Santral nedenler nadiren şiddetli bir baş dönmesine yol açarlar. Bunların içinde, beyin sapı ve beyincik kanamaları şiddetli baş dönmesi yaparak iç kulak hastalıklarını taklit ederler.
Bu hastalıklarda, genellikle eşlik eden diger ciddi nörolojik bulgular vardır. Dikkatli bir muayene ve destekleyen diger laboratuvar bulgularıyla bu hastalıklar ayırt edilebilir.
Cok sık rastlanan KBB ve nörolojik kaynaklı baş dönmesi sebepleri dışında kalp ve damar rahatsızlıkları, hormonal ve metabolik hastalıklar da baş dönmesine yol açabilirler. Uygun incelemelerle bunların tanınması ve tedavi edilmesi gerekir.
Baş Dönmesi Olan Hastaya Yaklaşım
•Hastalık hikayesinin alınması
•Klinik muayene [KBB, nörolojik ve kardiyoloj
•Laboratuvar tetkikleri
•işitme ve denge testleri
•Gerekirse radyolojik incelemeler

ALTA BEACH HOTEL YORUMLAR

Yazan sarp | gezi rehberi | PerÅŸembe 2 Temmuz 2009 12:04 pm

Yine bir tatil zamanı ve en uygun ve ucuz fiyata herşey dahil tatil ve hotel imkanları için arayışa geçtiniz. Alta beach hotel bunlardan birisi ama gitmeden önce bu hotel hakkındaki yorumları okumakta fayda var. Burada en önemli iş bu otelde kalanların görüş ve önerileri olacak. Mesela ben bu otelde kalmadım ama fiyatına göre tatil yapanların yorumlarını çok merak ediyorum. Bu otelin bazı özellikleride şöyle sıralınabilinir.

ALTA BEACH HOTEL Konum
Turgutreis mevkiinde bulunan tesis, Bodrum şehir merkezine 15 km. , Bodrum Milas Havaalanına 53 km. mesafede. Denize sıfır konumda.

ALTA-BEACH-HOTELALTA BEACH HOTEL Tesis Özellikleri
 
Açık Havuz, Tv Odası, Otopark, Özel Plajı var.
 
 
ALTA BEACH HOTEL Oda Özellikleri
Toplam 60 Odalı, 120 Yatak Kapasiteli.
Balkon, Minibar,Uydu TV,Split Klima,Telefon,Saç Kurutma , Makinası,Banyo(Küvet),
 
ALTA BEACH HOTEL Ücretli Aktiviteler
 
Çamaşırhane
 
 
ALTA BEACH HOTEL Ücretsiz Aktiviteler
 
Masa tenisi
 
ALTA BEACH HOTEL Konaklama
HerÅŸey Dahil
08:00-10:00 Kahvaltı
12:30-14:00 Öğle Yemeği
14:30-17:00 Snack İkramlar
17:30-18:00 Çay Saati
19:00-21:00 akÅŸam YemeÄŸi
Yarli alkollü ve alkölsüz içecekler 10:00-23:00 arası ücretsiz.
Bar
 
Restaurant
 
ALTA BEACH HOTEL Çocuklar için Çocuk havuzu mevcut
 
Çocuk havuzu Özel Notlar
Plajda şemsiye ve şezlong ücretsiz

Herkesin bu hutel hakkında yorum yapması doğru tatil seçimi için önemli iyi yorumlar :-)

türkiyede her on kadından biri evli ve bakire

Yazan nil | cinsellik, kadınca, sağlık | Cumartesi 27 Haziran 2009 1:12 pm

Türkiye’deki her 10 kadından biri için, evlendiÄŸi gece hayatının en kötü gecesi oluyor. Çünkü kadınlar eÅŸleriyle seks yapmaktan korkuyor. İstese de, sevse de cinselliÄŸi yaÅŸayamıyor. Vajinismus adı verilen bu durum aylarca hatta yıllarca sürebiliyor. Bazı evliliklerde seks hiç yaÅŸanmıyor…..

Cinsel Terapist ve Evlilik Terapisti Cinsel Tıp Enstitüsü Genel Başkanı Dr. Cem Keçe, kadınların en büyük korkularından biri olan ilk gece korkusuyla ilgili soruları yanıtladı:

* Vajinismus nedir?

Vajinismus tıpkı deprem gibidir. KiÅŸi umutsuz olduÄŸuna yürekten inanır, ‘Ya canım acırsa’ diye cinsellikten korkar ve vajina kasları öyle bir kasılır ki, asla iliÅŸkiye giremez. Bu, en önemli cinsel fobilerden biridir. Vajinismusun en temel belirtisi o an geldiÄŸinde kiÅŸinin panik atak benzeri bir durum yaÅŸamasıdır. Yani kiÅŸi eÅŸini iter, kasılır, endiÅŸe, korku ve kaygı duyar. O kadar açık bir kaygı duyar ki, bilinci açık olsa bile kontrolünü yitirir. Bundan utanır, suçluluk duyar, kendinden nefret eder, hayal kırıklığına uÄŸrar. Zamanla cinsel isteksizlik ve çocuk sahibi olamama kaygıları buna eklenir. Bu, kadın için de erkek için de zor bir durumdur. Bazı evlilikler buna sadece 5-10 yıl dayanır. Ancak bu korkular 30 yıl bile devam edebilir.

Aniden ortaya çıkabilir

* Tedavi edildikten sonra vajinismus tekrarlar mı?

Vajinismusun tipleri vardır. Genelde ilk gece ortaya çıkar ve doğru tedaviden sonra geçer. Bazen cinsel hayatı olan kişilerde birden ortaya çıkar. Doğum yırtıkları, düşükler, kürtaj, kötü ve sert yapılan bir cinsel muayene bile buna neden olabilir. Bu kadınlar fiziksel problemler ortadan kalksa bile cinsel birleşme yaşayamaz. Daha önce tedavi olmuş kişilerde bu hastalık tekrarlayabilir.

* Kolay tedavi edilebilir mi?

GeçmiÅŸte yaÅŸanan bir cinsel travma yoksa ya da muayene edilebiliyorsa, bu ‘basit vajinismus’tur. Nispeten tedavisi kolaydır. Bazılarında geçmiÅŸte yaÅŸanmış cinsel bir travma öyküsü vardır ve derinlerde bastırılmıştır. Bu, ‘ağır vajinismus’tur. Tedavisi zor ama mümkündür. Bazı kadınlar ise partneri ile olan diÄŸer problemleri nedeniyle istemli olarak aÄŸrı, yanma, acı ve kanama olacağından korkarak cinsel birleÅŸme sırasında kendilerini kasarlar ve cinsel iliÅŸkiye izin vermezler. Buna da ‘durumsal vajinismus’ denir.

* Vajinismus, anne-baba olmaya engel teÅŸkil eder mi?

Hayır, vajinismus yalnızca sağlıklı ve mutlu bir cinsel birleşmeye engeldir. Normale göre gebelik şansının az olmasına rağmen, vajenden kayan spermler nedeniyle gebelik oluşabilir. Son yıllarda tüp bebek yöntemiyle anne-baba olan birçok çift var. Sorunlarını çözmek yerine aşılama yöntemi ile anne-baba oluyorlar. Halbuki bu durumda tüp bebek ve aşılama gibi yöntemler sadece zaman ve para kaybıdır. Normal doğumdan sonra bu sorundan kurtulacaklarını düşünenler yanılırlar. Bazı jinekologlar bile doğum sırasında bu konunun kendiliğinden çözülebileceğini düşünür. Ama genellikle sorun devam eder. Zaten bu çiftler genellikle sezaryeni tercih ederler.

* Eşi vajinismus olan erkekler ne yapıyor?

Bu önemli bir boÅŸanma sebebi mi? Sanılanın aksine vajinismusun yol açtığı boÅŸanma oranları düşüktür. Çünkü cinsel korkular çifti birbirine yakınlaÅŸtırır. Devamlı reddedilme ve tatminkar olmayan bir iliÅŸki nedeniyle erkekler pasifize olur. Vajinismuslu kadınlar eÄŸer görücü usulüyle evlendirilmemiÅŸlerse, eÅŸ veya sevgililerini otoriter ve baskıcı babalarının aksi özellikteki erkeklerden seçerler. Evlilik öncesi baÅŸka kadınlarla yaÅŸadıkları cinsel deneyimleri sınırlı olan eÅŸleri, çoÄŸunlukla aşırı nazik, pasif, giriÅŸken olmayan ve edilgin erkeklerdir. Tencere ve kapak misali karı-koca birbirlerini kırmaktan aşırı derecede korkar. Vajinismuslu kadınlar nasıl birer ‘iyi kız’ ise, eÅŸleri de aynı ÅŸekilde ‘iyi çocuk’lardır.

Israr sorunu büyütür

* Vajinismusu olan bir kadına kocasının cinsel ilişki için ısrar etmesi normal midir?

Eğer erkek kadının korkusunu anlamaya çalışıp ona destek olmak yerine, bir an önce cinsel ilişkiyi gerçekleştirip hem kendisine, hem eşine, hem de ailesine erkekliğini ispatlama gayreti içinde hareket ederse sorun daha da büyür. Maalesef genellikle süreç bu şekilde işler. İlk geceden sonra aile büyüklerine hesap veren çiftler, sorunun büyümesine neden olur. Vajinismuslu kadınların eşleri istenmedikleri, reddedildikleri, yeteri kadar sevilmedikleri korkusuna kapılabilirler. Ne yapacaklarını bilemezler, ki bu çok normaldir. Hayatlarının cinsel ilişkiye girmeden geçeceğini düşünerek, bu sorundan kurtulmak için kendilerini tamamen işlerine adamayı denerler.

ESRA TÜZÜN /Sabah gazetesi

REGAİP KANDİLİ

Yazan nil | Din | PerÅŸembe 25 Haziran 2009 5:23 pm

regaip-kandiliÖMRÜNÜZ GÜNEŞE GİDEN YOL KADAR UZUN,

YAÅžAMINIZ ONUN IÅžIÄžI KADAR AYDINLIK OLSUN,

HAYALİNİ  KURDUĞUNUZ HERŞEY SİZİN VE SEVDİKLERİNİZİN OLSUN

KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN.

REGAİP KANDİLİ’NİN ANLAMI NEDİR   
    İslam aleminde 3 aylar,  Recep, Şaban ve Ramazan dır.
Regâib, arapça bir kelimedir ve “reÄŸa-be” kökünden gelmektedir. “ReÄŸa-be”, kelime olarak, herhangi bir ÅŸeyi  arzulamak, ona karşı meyillenmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek anlamaına gelir. ( Reğîb ) kelimesi ise, ( reÄŸabe )’den türemiÅŸ olan bir addır ve kendisine raÄŸbet edilen, arzulanan, taleb edilen ÅŸey demektir. Müennesi, ” reğîbe “dir.
Regaip Kandili nedir, ne anlama gelir, neler yapılır?
Receb’in ilk cuma gecesine Regaib gecesi denir. Bu geceye Regaib gecesi ismini melekler vermişlerdir. Her Cuma gecesi kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya gelince, daha kıymetli oluyor. Allahü teâlâ, bu gecede, müminlere, ragibetler [ihsanlar, ikramlar] yapar. Bu geceye hürmet edenleri affeder. Bu gece yapılan dua kabul olur; namaz, oruç, sadaka gibi ibadetlere, sayısız sevaplar verilir. Regaib gecesini ibadetle geçirmeli; kazası olan, hiç değilse bir günlük kaza namazı kılmalı! Kazası olmayan da nafile namaz kılar, Kur’an-ı kerim okur, tesbih çeker, tövbe istiğfar eder. Perşembe günü oruç tutup gecesini de ihya etmek çok sevaptır. Receb ayında oruç tutmak faziletlidir.

Peygamberimiz (a.s.m)’ ın Ramazan ayından sonra en çok oruç tuttuğu ay Receb ayıdır. Bu Receb ayında oruç tutmanın muazzam, muhteşem sevabları var.

Bir de bu ayda sevablar kulların defterlerinin sevab hanelerine, bol bol dökülmesi dolayısıyla da recebül esabb denmiÅŸtir. Yâni, sevabların bol bol, ÅŸarı ÅŸarıl, gürül gürül döküldüğü ay demek… Sabbe, Arapçada dökmek demek… Nehrin de böyle daÄŸlardan çaÄŸlayarak ÅŸaldur ÅŸuldur akıp da döküldüğü yere münsab derler; o da aynı kökten… Receb-ül esabb; Allah’ın rahmetinin cûşa gelip, ikram ü ihsanâtının ÅŸarıl ÅŸarıl, güldür güldür kullara geldiÄŸi ay demektir.

Arifler ve din alimleri kitaplarında yazmışlar ki, bu ay ekim, ekme, ziraat ayıdır. Sevaplı iÅŸler, oruç tutmak, tevbe etmek vs. güzel ÅŸeyler yapılır. Bir mahsulün ekilmesi gibi ziraat, ekim ayıdır. Åža’ban bakım ayıdır. Ramazan biçim ayıdır, yâni mahsulün alındığı aydır demiÅŸler. Demek ki Receb ayı, bizi Ramazan ayına hazırlayan bir mevsimin ilk adımı olmuÅŸ oluyor.

Onun için, “Receb ayı tevbe ayıdır.” demiÅŸler. Yâni kulun yapması gereken “Yâ Rabbi! Ben anlayamamışım, hatâ etmiÅŸim, beni affet ..” diyerek hatâsını itiraf edip, hatyı tekrarlamayarak, Cenâb-ı Hakk’ın yoluna girecek.

Şaban ayı ibadetlere devam etme ayıdır. Ramazan da mükâfatlarını alma ayıdır. Böyle çeşitli kelimelerle bu ayların birbirleriyle irtibatlı olduğu beyan edilmiştir.

EVLILIK DUSUNENLER

Yazan eemel25 | evlilik | Çarşamba 24 Haziran 2009 3:49 pm

selam ben emel romaniyada yasiyorum 25 yas 167 boy 56 kg hic evlenmemis saygili durust her zaman insanlarin ic guzeligine onem veren sakin bir insanim ,amacim yuva kurmak ilgilenirseniz bana ulasin aramanizi beklerim 0040763770527

Anne sütünün sağılması ve saklanması

Yazan admin | anne ve bebek | Pazartesi 22 Haziran 2009 9:40 pm

emzirmekAnne Sütünün Sağılması ve Saklanması

Bebeğinizden uzak kaldığınız durumlarda da bebeğinize anne sütü verebilirsiniz. Bu önceden göğüslerin sağılması ve gerekli olduğunda bebeğe verilmesi ,eklinde olur. Göğüslerin sağılması için elektrikli veya elle çalışan süt çekme pompalarına ihti acınız yar.
Hazırlanma ve Temizlik
Göğüsleri sağmadan önce murlaka ellerinizi yıkayın.
Göğüslerinizi temiz tutmak için günde bir kez banyo veya duş almak yeterlidir. Her süt sağımından önce pompanın setlerini sıcak sabunlu su ile yıkayınız.
Ha taysanız ve bir ilaç almamz gerekiyorsa doktorunuza danışınız.
Sütün Toplanması
Her seansta sağdığınız sütü plastik, temiz bir şişeye veya plastik süt toplama poşetlerine koyabilirsiniz. Şişeleri ucunda emziği olmadan kapak ile sıkıca kapatınız.
Poşetler ise lastik bir band ile kapatılabilir.
Sağdığınız ve poşetlediğiniz her sütün üzerine bebeğinizin ismini ve tarihi yazmayı unutmayın.
Anne Sütünün Saklanması
Sağdığınız sütü dondurmadan 72 saat ve dondurulmuş sütü erittikten sonra 24 saat buzdolabında (+ 1 ile +4 oC arasında) saklayabilirsiniz.
Buzlukta (-7 ile -2 oC arasında) 3 Haftaya kadar saklanabilir. Derin dondurucuda (-8 °Cnin altında) 6 aya kadar saklanabilir.
Donmuş Sütü Eritme
Buzdolabında yavaş olarak eritiniz (100 cc sütün erımesı birkaç saat sürebilir). Sıcak suyun altmda bir kap içinde daha hızlı olarak eritme de yapılabilir.
Donmuş sütü oda sıcaklığında bekleterek eritmeyin.
Sütün ısıtılması
Soğuk süt, akan ılık su altında veya bir biberon ısıtıcısında ısıtılabilir.
Sütü fazla ısıtmayın. Sütün kesilmesine ve bazı proteinlerin hasar görmesine neden olabilir. Sütü eritmek veya ısıtmak için mikrodalga fırınıarın kullanılması önerilmemektedir.
Diğer Önerilerimiz:
Sütü 1 saatten fazla oda ısısında bırakmayın.
1 saatten fazla oda ısısında bırakılmazsa ısıtılarak tekrar kullanılabilir. İkinci kullanımından sonra kalan sütü atmalısımz.
Eritilmiş sütü tekrar dondurmayın.
Sütü buzdolabın kapağına koymayın.
Sütler bir termos içinde buz ile birlikte taşınmalıdır.

Sünnet hakkında bilgiler, bebeklerde sünnet, ne zaman sünnet olunur vs.

Yazan admin | bebek hastalıkları, sağlık | Pazartesi 22 Haziran 2009 9:30 pm

Oğlum Sünnet Olsun mu? sunnet
Sünnet penis başını çevreleyen derinin kesilmesidir. Tıbben zorunlu bir işlem olmamakla beraber; yapılan araştırmalarda faydalı yönlerinin olduğu gösterilmiştir.
Sünnet işleminin faydaları çeşitli araştırmalarda belirtilmiş. En belirgin olarak ilk yaşlardaki idrar yolları enfeksiyonunu 10 kat azaltmaktadır. Ayrıca genital  hijyen daha kolay sağlanır. Penis kanseri ve cinsel yolla hastalık bulaşma riskini azaltır.
Sünnetin komplikasyonları enderdir. Yara yerinden kanarna, enfeksiyon, derinin az kesilmesi ve hatalı iyileşme gibi sorunlara yol açabilir.
Sünnet kararı alırsanız doktorunuza haber veriniz. Bebeğin kanama yönünden riskli olmadığını kanıtlamak için kan örneği alınacaktır. Sünnet eğer yapılacaksa ilk bir ay içinde yapılmalıdır. Eğer kararınızı geciktirirseniz işlemin genel anestezi altında yapılması gerekir.
Sünnet ağrılı bir işlemdir. Bu nedenle hastanelerdede sünnetten yaklaşık 1 saat önce penis başına EMLA denilen ağrı kesici bir krem sürülür.
Sünnet sonrası bakımı oldukça kolaydır. Sünnet işleminden 2-3 saat sonra evinize gidebilirsiniz. Sünnet sonrasında antibiyotikli bir krem günde 3 kez penis etrafına sürülür ve gazlı bezle kapatılır. Yara 1 hafta içinde iyileşir.
Lütfen bu durumlarda doktorunuza haber verin:
İşlem sonrası 8 saat içinde idrar yapmama veya damla şeklinde yapma Penis başının mor veya siyahımsı renk alması
Devam eden kanama
bebek ateşlenirse veya halsiz görünürse

Nil’in Anlamı

Yazan admin | genel | Cumartesi 20 Haziran 2009 7:06 am

nil-nehriNil in anlamı bir nehirdir afrikadaki. Nil nehri 6650 km uzunluğundadır ki; dünyanın en uzun nehridir.

Neredeyse her yere uzanır ve güçlüdür.

Ama Nil bir başkadır blogyorum için, tektir o ilktir o, birlikte olan ve daim kalan,

Nil’e

Saygı ve sevgilerimle,

admin

Evde Bebek Bakımı

Yazan admin | anne ve bebek | Cumartesi 20 Haziran 2009 5:17 am

anne-ve-bebekEvde Bebek Bakımı
Bebek doğduktan sonra ona nasıl bakacağınız hakkında pek çok sorunuz olacaktır. Burada annelerimizin aklına en sık gelen sorulara yanıt bulacaksınız.
Emzirilen bebeğin beslenme düzeni yoktur. Bebek istedikçe emzirrnek gerekir. Her iki göğsü de eşit sürelerde emzirmek idealdir. Ancak bu her zaman gerçekleşmez. Bebek bir seferde tek göğsü emerse, bir sonraki sefer diğer taraftan; eğer bir göğsü tam olarak boşaltmazsa bir sonraki acıktığında yarım kalan taraftan başlamak gerekir. İlk 10 dakikadan sonra gelen süt daha yağlıdır. Bebekte doygunluk hissi uyandırır. Günde yaklaşık 10-12 kez emmesi normaldir. ve ilk 4-6 ay gece beslenmesi nonnaldir! Meyve püresi, pirinçli mamalar tarzındaki ek besinler 6 aydan sonra başlanmalıdır.
ilk haftada %50-60 bebekte sararma olur. Bebeğin tüm vücudu sarıya boyanusa kanından bilirubin testi yaptırın. Sonucu yenidoğan servisimize bildirin. Sarılıkla ilgili bilgi formumuzu okuyabilirsiniz.
Bebeğinizi sırtüstü yatırın. Son yıllardaki araştarmaların sonuçlarına göre sırtüstü en güvenli yatma şeklidir. Bebeğin başını uyurken her iki yana çevirebilirsiniz. Bebek uyanıkken yüzükoyun yatırarak ko 1 ve sut kaslarının kuvvetlenmesine yardımcı olabilirsiniz. Yastık ve kuştüyü yorgan kullanmayın. Yorganı göğüs hizasına kadar öıtün, başına çekmeyin. Bebeği fazlaca ısıtmayın. Yatağında yumuşak oyuncaklar bırakmayın. Bu önlemler SIDS denilen nedensiz beşik ölümleımi önlemek amacıyla tüm dünya bebeklerine önerilmektedir.
Bebeğinizin ilk ayında dışkı sayısı fazladır (günde 6-8 kez). Anne sütüyle beslenen bebeklerin dışkıları cıvık olur. İlk günler yeşilimsi daha sonra altın sarısı renk alır. Mama ile beslenen bebeklerin dışkıları daha kıvam lı ve sayısı daha azdır. Bu bebeklerde kabızlık da olabilir. Bebeğin bol idrarlı bezlerinin olması gerekir. Bu durumda beslenme iyi gidiyor demektir.
Göbeğin ve çevresinin temiz ve kuru kalması en iyi bakım yöntemidir. Göbek bağı kullanmayın Alkol ile günde 2-3 kez göbek kordonunu dibinden silin Burada sinir dokusu yoktur. Bu nedenle silerken bebek ağrı duymaz. Göbeği bezin dışında bırakmaya dikkat edin. Göbek 7-14 gün içinde düşer. Düştükten sonra yerinde hafif bir kanama olması normaldir. Bu durumda da alkolle silebilirsiniz. Göbek düştükten sonra banyo yaptırın.
Bebek banyosu en zevk aldığı şeylerdendir. Göbek düşene kadar yumuşak bir bezle bebek cildine uygun bir sabunla silin ve daha sonra durulayın. Gün aşırı banyo yeterli olacaktır. Ancak ağzını, çenesini ve genital bölgesini sık sık ıslak, sabunsuz, yumuşak bir bezle silmeniz gerekir. Banyolarında içme suyu kullanmanız gerekmez. Ancak cildinde yara varsa veya ameliyat geçirdiyse; kaynamış ılıtılmış su kullanmanız gerekebilir. Bu konuda doktorunuzun tavsiyelerini almalısınız. Suyun ısısını kolunuzun iç kısmını suya daldırarak test etmelisiniz. Banyo sırasında cildi durulamak son derece önemlidir. Sabun bebek cildini tahriş edebilir.

YenidoÄŸan Bebek Tarama Testleri Nelerdir?

Yazan admin | anne ve bebek, sağlık | Cumartesi 20 Haziran 2009 5:07 am

anne-baba-bebekYenidoÄŸan Bebekte Tarama Testleri Nedir?

Yenidoğan tarama testleri, saptandığında tedavisi mümkün olan bazı hastalıkların tanınması için uygulanan testlerdir. Hayatın ilk aylarında belirti vermeyen bu hastalıklar önceden tanınamaz ise bebekte ciddi hasar oluşturabilider. Tanı konduğunda koruyucu tedavi uygulanabilir ve tam bir iyileşme sağlanabilir.
Hastanemizde taraması yapılan hastalıklar: Hipotİroidi, Fenilketonüri, Tirozinemi, MSUD, Homosistinüri, Hipermetioninemi, Nonketotik hiperglisinemi, Üre siklüs defektIeri (CPS, OTC, Sitrullinemi, Argininosuksinik asidüri, Argininemi) gibi hastalıklara karşı tarama testi yapılmaktadır. Bunlar arasında en sık görülenlerden Hipotiroidi tiroid hormonlarının eksikliğidir. Fenilketonüri protein sindiriminde eksik bir enzim nedeniyle bir aminoasitin vücutta birikmesidir. Tarama testi yapılmaz ve erken teşhis edilmezse bu hastalıklarda ciddi zeka geriliği oluşabilir.
Testlerin yapılma zamanı ilk 72 saat sonrasıdır. Eğer bebek 72 saatini doldurmadan taburcu oluyorsa ilk yapılan kontrol muayenesi sırasında alınır. Bu testler için birkaç damla kan bile yeterlidir.
Test sonuçları 1-2 hafta içinde belli olur. Tüm bebeklerin test sonuçlarını doktorlar kontrol eder ve şüpheli durumlarda aileye haber verilir. Bu aşamada ayrıntılı tetkikler yapılır. Kontrol muayenesine geldiğinizde test sonuçlarını doktorunuza sorabilirsiniz.

Sonraki »