Erkek olmanın tehlikeleri

Yazan sarp | erkekçe, evlilik, psikoloji | Perşembe 28 Ağustos 2008 9:44 am

Zordur erkek olmak. Ama bunu bilmezler kendileri bile. Çünkü sürekli bir baskı ile büyümüşlerdir. Erkek adam aÄŸlamaz. Erkek adam ekmek getirir. Erkek adam olmak acaip biÅŸeydir. AÄŸlamaz erkek adam, ama okadar da saÄŸlıklı biÅŸeydirki aÄŸlamak, ama yapamaz bunu. ÇoÄŸu kadınlarda bilmez bunu erkek getirsin etsin yapsın ödesin de, bi sor adama nasılsın hayat nasıl gidiyo bi ihtiyacın varmı yapabileceÄŸimiz biÅŸeyler gibi sözler gerekir zaten bunu yapabiliyorsa kadınlar evlenilecek kadınlardır onlar. PaylaÅŸmak lazım hayatı sevmek lazım. PaylaÅŸmıyorsa insanlar özellikle evliler zaten o iliÅŸkide sorun vardır. Benim erkek olmanın tehlikeleri adı altında böyle bir yazı yazmamın sebebi biraz olsun düşündürmektir insanları, kadınları ve erkekleri……. Yorumu olan?

Ginseng bitkisi

Yazan sarp | alternatif tıp, bitkisel tedavi, kanser | Çarşamba 27 Ağustos 2008 9:44 am

Alternatif tıp da bitkiler önemli bir rol oynamaktadır.
Ginseng bitkisi de bu bitkilerden biridir.

Ginseng bitkisinin yararları:

Ginseng bitkisininin karaciğer üzerine etkisi:

Ginseng,  karaciğeri çeşitli etkenlerden koruduğu söylenir. BUnlar; alkol tüketimi, toksik maddeler, zehirli maddeler ve çeşitli hastalıklardır. Araştırmalara göre Ginsengin vücutda protein, nükleik asit sentezleri, yağ ve karbonhidrat metabolizmasını uyardığını belirlenmiştir. Aynı zamanda vücut tarafından üretilen veya dışardan alınan toksik (zehirli) maddelerin yanmasını ve onların vücuttan atılmasını da sağlamaktadır. Bu yüzden Kore Ginseng, karaciğer sağlığını toksik maddeleri hızla dışarıya atarak korumakta ve karaciğer hücrelerinin yenilenmesini sağlamaktadır.

Ginsengin sakinleÅŸtirici etkisi:

    İstatislere göre, ginsengin stresi azaltıcı etkileri olduğu saptanmıştır. Fiziksel stres ve yorgunluğu, kimyasal stresi (alkol alımından kaynaklanan) ve biyolojik stresi giderdiği görülmüştür. Ginseng, zihni çalıştırmakta, radyasyon tedavisinden kaynaklanan hücre tahribatını azaltabilmektedir. Bu sebeple radyasyon tedavisi gören hastalar için de oldukça faydalıdır.

DiÄŸer Etkileri:

  Stres, depresyon veya olumsuz koşullar altındaki vücut metabolizmasını koruyan ve destekleyen bir tonik etkisine sahiptir. Şeker hastalığının iyileşmesine de yardımcı olabilir ve kandaki şeker, lipit ve kolesterol seviyesini düşürdüğü görülmüştür. Tümör hücrelerinin çoğalmasını yavaşlatabilir ve hatta engelleyebilir. Anemi hastalarına iyi gelir ve özellikle kanser hastalarında görülen kandaki eksiklikleri giderebilir. Bağışıklık sistemini kuvetlendirir ve kalp damar sistemi üzerinde olumlu etkileri vardır.

Ginseng bitkisi tedavisi yapan veya yapmak isteyenler soru ve önerilerini burada üye olmadanda paylaÅŸabilirler….

insanlar mutsuz

Yazan sarp | Politika, psikoloji | Salı 26 Ağustos 2008 1:31 pm

Ya bakıyorumda çevreme mutlu insan göremiyorum. Herkes mutsuz bir dokun bin ah işit. Ne kadar tuhaf bişey bu mutluluk olayı , ya herşeyi var adamın, değerini bilmiyomu ne anlamadım ki; Bu gün düşünün etrafınızda kimse yok, ne kadar kötü bir şey. Diyelim zengin oldunuz, ev araba yat kat falan bunları göstereceğiniz kimse yok , ozaman ne anlamı kalırki. İnsanlar farkında değiller zenginliklerinin anın tadını yaşamıyorlar artık. Kimisi geçim derdinde kimisi aş kimisi çocuk kimisi eş kimisi para. Sağlık en önemliside başa gelmiyince anlaşılmıyor tabi. İnsanlar ölüyor, 20 li yaşlarda anlaşılmıyor bu. a ölmüş. Belli bir yaştan sonra ölümle tanışmaya başlıyor insan. O zaman çevrende sevdiklerin hızla azalmaya başlıyor. Ya böyle bir şey yaşamak. Hayattan çok fazla birşey beklemek yanlış. Hayattan tat çıkartmak lazım. Çilek yerken tadına varmak lazım. Problem değil çözüm üretmek ve olumlu bakmak lazım. Ama biz Türk Milletinin bir sorunu ; fazla ses çıkartmıyoruz. Bizi de yönetenler bundan istifade her kanunu geçiriyorlar.

Ya bir ülkede hiç mi insanlar bağırmaz. BASTIRILDIK biz. Her yönüyle, cehaletiyle, ekonomisiyle, ……iylede, iyle.  

Özdemir Asaf şiirleri

Yazan sarp | şiir | Salı 26 Ağustos 2008 11:52 am

BOLERO

Birisi biri için,
Bilerek,bilmeyerek,
Her biçimden bir anlam,
Her anlamdan bir biçim.
BeklemiÅŸtir giderek,
Bekledi,bekleyecek,
Birisi biri için.
O belki de gelecek,
Belki de gelmeyecek.
Birisi biri için
Gelecek,gelmeyecek,
Sürecek için-için,
Ama hiç gitmeyecek.
Hep başlayıp yeniden
Ve de hiç bitmeyecek.

 ÖZDEMİR ASAF

Türkiye ve ekonomik kriz 2008 2009

Yazan sarp | Ekonomi, Politika, yöneticiler | Salı 26 Ağustos 2008 8:55 am

Ben çevremden gördüğüm kadarı ile, bahsedilen ekonomik kriz Türkiyede daha yeni yeni gelmeye başladı. Küçük işletmeler, çeklerini fazlası ile kırdırmaya, hatta çekler karşılıksız çıkmaya başladı. Çok önemli bir 2008 son çeyrek yılı göreceğiz. Özel sektörde ve kobilerde, işçiye olan baskı azalmaya başladı. Çünkü çıkan işçinin yerine daha iyisini bulmak zor. Faktöring şirketleri çek kırma işlerinin artmasında dolayı iyi durumdalar. Bakalım bu çeklerin dönüşleri nasıl olacak.

Burada hükümete çok fazla iş düşüyor. Bu krizi yansıtmadan engelleyebileceklermi , kaynak yaratabilecekler mi?

Sizlerinde ekonomik konulardaki paylaşımınızı bekliyoruz. Üye olmadan yorum yapabilirsiniz.

 

Menenjit ve yan etkileri

Yazan admin | sağlık | Pazartesi 25 Ağustos 2008 10:44 pm

Menenjit ciddi bir çocukluk hastalığı gibi görünsede her yaşta ortaya çıkabilmektedir. Bir enfeksiyon hastalığı olarak bulaşıcı niteliği vardır.
Bir çok enfeksiyon menenjite yol açabilir. Bunlar mantar ve parazitler, virüsler, bakterilerdir.
Bakteriyel menenjitler diÄŸer menenjit tipleri arasında en önemli olanlarıdır. H. influenzae tip B bakterisi “Hib” dünyada bakteriyel menenjit etkenlerinin en önemlisidir.
Bazı menenjitlerin aşısı vardır. Bunlardan en önemlisi “Hib” dir. Bu sebeple menenjite yol açan bir çok mikrop olmasına raÄŸmen, menenjit aşısı genellikle HIB aşısı olarak bilinir.
HIB Nedir?
Hib bütün dünyada yaygın görülen bir bakteridir. En çok süt çocuklarında (6-18 ay) hastalık yapar. Tüm yaşlarda görülmekle birlikte özellikle beş  yaş altında en sık çocukluk hastalığı etkenlerindendir.
Hib, bütün dünyada bakteriyel menenjitin 1 numaralı etkenidir. Hib, menenjit dışında başka ciddi hastalıklara da yol açabilir ve çocuklarda zatürre, kana mikrop karışması (sepsis), yutak iltihabı, eklem ve kemik iltihapları gibi ağır hastalıkların en önemli etkenlerindendir.
Hib nasıl bulaşır?
Hib, menenjit veya diğer ciddi hastalıklara yol açmadan önce kişinin boğazına yerleşir, buradan vücudun hastalık yapacağı bölgelerine yayılır ve bu bölgelerde hastalık yapar.
Hasta çocukların solunum salgıları yoluyla ( havadaki tükürük damlacıkları, hasta çocukların burun- ağız akıntıları gibi) başka çocuklara bulaşır.
Hasta olan kişilerin hastalığı bulaştırma riski okul, kreş ve ev içi bireylerinde çok daha yüksektir.
Menenjit Nedir?
Menenjit beyin zarlarının iltihabıdır. Beyin dokusu ile kafa kemiği arasında üç tane ince beyin zarı vardır. Menenjit özellikle beyne yakın ilk iki zarın ortak iltihaplanmasına denir. Ancak bu zarlar beyinle çok yakın  oldukları için buradaki iltihap aynı zamanda komşu beyin dokusu iltihabınada yol açar. Bu nedenle menenjit bir çeşit beyin enfeksiyonudur.
Menenjit tanısı nedir?
Menenjitin birçok bulgusu olabilir. Genel bir üst solunum yolu enfeksiyonu tablosuna “ateÅŸ, öksürük, kırgınlık, nezle” ek olarak;
başağrısı,  kusma, şuur bozukluğu, genel durum bozukluğu varsa, menenjitten şüphelenilmesi ve acil doktor değerlendirmesi gereklidir.
Menenjit ciddi bir hastalıktır..
Dünyanın en iyi sağlık merkezlerinde bile %20 ‘ye varan oranlarda ölüm riski vardır.İstatistiklerde, kalıcı beyin özürü (zeka düşüklüğü, sağırlık, konuşma bozukluğu, hareket bozukluğu gibi)  ihtimali % 31′e varan oranlarda görülebilir.
Hangi mikroplarlar menenjit yapabilir?
Çeşitli mikroplar, menenjite yol açabilir. Bunlar arasında virüsler, bakteriler ( Hib, pnömokok, meningokok vb. birçok bakteri), mantarlar, parazitler yer alır.
Virüsler en sık ve daha hafif seyirli menenjit etkenleridir. Bakteriler ve verem en ağır seyirli ve hasar bırakma riski yüksek olan menenjit etkenleridir.
Menenjit aşıyla önlenebilir mi?
Bazı menenjitlerin aşısı vardır. Kabakulak aşısı; bir virüs olan kabakulak, menenjitinden verem aşısı, verem de menenjitinden korur.
Kızamık, kızamıkçık, su çiceği gibi nadir menenjit etkeni de olabilen virüslerin yol açtığı menenjitler, söz konusu aşılarla önlenebilir.
Ancak aşının koruma saÄŸladığı bakteriyel menenjit etkenlerinin en önemlisi “Hib”dir. Hib aşısı, uygun zaman ve dozlarda kullanıldığında, Hib menenjitlerini neredeyse tamamen önler.
Hib aşısı, aynı zamanda menenjit dışındaki ciddi HIB hastalıklarından “zatürre, sepsis, kemik eklem iltihapları vb.” korunmayı saÄŸlamaktadır.

dul kadın arayanlar ve dul kadınlar

Yazan admin | cinsellik, erkekçe, kadınca, psikoloji | Pazartesi 25 Ağustos 2008 10:13 pm

Blog yorumun farkettiği bir konu dul kadın arayan erkekler,

Erkekler neden dul kadın ararlar, bizce bunun sebebi cinselliklerine güvenen erkeklerin zengin ve varlıklı dul kadın aramaklarından kaynaklanmasıdır. Dul kadın sorumluluk gerektirmez çünkü onu sahiplenmezler erkekler, ( erkekler her zaman sorumluluktan kaçmak isterler ) zordur erkek olmak, kadınlar gibi güçlü değillerdir aslında. Bu yüzden ararlar dul kadın ve hatta zengin olsun. Ama cinsel güdü ve işlevlerinin iyi olduğunu düşünüyorum bu insanların. Siz dul iseniz ve dul kadın arayan bir erkekseniz bence burada paylaşmalısınız. Dul kadınlarda kendilerini sahiplenecek erkek isterler, işte burda yazın bakalım dürüstlüğe giden yol doğru yoldur.  

ENDOMETRİUM NEDİR? HİPERPLAZİ, KİSTLER, TEŞHİS VE TEDAVİLER?

Yazan admin | rahim kanseri | Pazar 24 AÄŸustos 2008 4:56 pm

ENDOMETRİUM NEDİR? HİPERPLAZİ, KİSTLER, TEŞHİS VE TEDAVİLER?

Bu konuda endometrium ne demektir, endometrium hiperplazisi, polip , biopsi ve küretaj hakkında bilgilendirme yapacağız.
Rahim iç zarı olarak adlandırılan endometrium her adet kanamasında rahim içinden dökülen dokudur. Endometrial hiperplazi ( kalınlaşma ) bu rahim iç zarı dokusunun normalden fazla kalınlaşması durumudur. Rahim kanserleri de yine bu endometrium dokusundan gelişmektedir.
Normalde, endometrium dokusu bir adet dönemi boyunca yumurtalıktan salgılanan ostrojen ve progesteron hormonlarına cevap verici özelliğe sahiptir ve  bu hormonlar bir adet periyodunda belirli bir düzen içersinde salgılanır.
Overlerden yani yumurtalıklardan salgılanan ostrojen hormonu endometrium dokusunun büyümesi ve kalınlaşmasına neden olur. Endometrium dokusu belirli bir kalınlığa ulaştıktan sonra salgılanan progesteron hormonu ise bu kalınlaşmayı durdurarak ve belirli bir süre sonrada adet kanaması ile bu dokunun dışarı atılması sağlanır.
Polikistik over sendromu gibi yumurtlama problemi olan kadınlarda progesteron hormonu salgılanmaz. Bu durumda ostrojen hormonu kontrolsüz bir ÅŸekilde endometrium dokusunu etkiler. Endometrium sürekli bir ÅŸekilde tek başına salgılanan estrojene maruz kaldığında “Endometrial Hiperplazi” denilen rahim iç zarının kalınlaÅŸması olayı gerçekleÅŸir.
Endometrial hiperplazi, rahim kanserine dönüşebilme potansiyeli olan bir hastalıktır. Bu nedenle tedavisi yapılmalı ve hasta takip edilmelidir.
Endometrial hiperplazisi olan kadınlar düzensiz adet kanamalarından şikayetçidir. Bu durum genel olarak 40 yaşından sonra ortaya çıkar. Yine, kilolu bayanlar, vücutta biriken estrojen hormonunun normalden fazla olması nedeniyle bir rahim kanseri öncüsü olabilecek olan endometrium hiperplazileri açısından risk atındadırlar.

Endometrial Hiperplaziler NASIL TEŞHİS EDİLİR?
Ultrasonda görülen rahim içi zarının kalınlaşması sonucu, rahim içersinden alınacak dokunun yani biopsi patolojik incelemesiyle tanı kesinleştirilir.
Ultrasonda rahim içi zarındaki kalınlaşma görüldükten sonra, biopsi 2 şekilde yapılabilmektedir.

Full küretaj ve Pipelle ile biyopsi

Full (Tam) küretaj denilen rahim içi dokunun tümden temizlenerek alınması ile hem kesin tanı konulur hem de rahim içi doku tamamen temizlendiği için hastanın kanaması durur, böylelikle de tedavi edici özelliği vardır. Basit hiperplazilerde yapılan tek bir full (tam) küretaj ile bile hasta tedavi olabilir. Burada yapılan küretaj işlemine Probe küretaj yani Tanı amaçlı küretaj adı da verilir.
Küretaj diğer bir adı  rahim içinin temizlenmesi işlemi lokal uyuşturularak veya genel uyutularak anestezi yöntemlerinden birisiyle yapılabilir.
Rahim içi dokusunun incelenmesindeki diğer bir yöntem ise pipelle denilen özel ince, plastik bir kanül boru yardımı ile biopsi işleminin yapılmasıdır. Bu işleme Pipelle biopsi denir.
Pipelle biopsi işlemi anestezi gerektirmez ve oldukça kolay ve ağrısızdır; ancak rahim içi tam olarak kazınmadığı için tedavi özelliği olmayıp yalnızca tanı konulması amacına yöneliktir.
Hangi yöntemle olursa olsun, alınan parçalar mikroskobik değerlendirme için patoloji birimine gönderilir.

Patolojik tetkik sonuçları neler olabilir:

Basit hiperplazi: Rahim içi dokusunun basit ve yaygın kalınlaşmasını tarif eder. (Kistik Glanduler Hiperplazi)
Fokal Kistik Hiperplazi: Rahim içinde sınırlı bir bölgede hiperplazileri demektir. Hiperplazinin daha hafif bir formudur.
Ayrıca patolojik tetkik, hiperplazinin kansere dönüşme potansiyeli hakkında da ipuçları verir. Alınan örnekte patolojik olarak A tipi olup olmadığı önemlidir.

Rahim kalınlaşmalarında Tedavi Yaklaşımları
Tedavi, endometrial hiperplazinin derecesine ve hastanın çocuk isteğine göre değişiklik gösterebilir.
Basit hiperplazi veya fokal kistik hiperplazilerde genelde üç-dört ilaç progesteron tedavisi verilerek hasta takip edilir. Genelde bu süre sonunda ikinci bir biopsi yapılarak tedaviye cevap alınıp alınmadığı incelenir.
Hiperplazinin kansere dönüşme potansiyeli yüksek, kansere öncü hücrelerin bulunduğunu gösteren A tipi bulgular mevcut veya hasta istediği çocuk sayısını tamamlanmış ise ameliyatla rahim alınabilir. Bu işleme histerektomi operasyonu adı verilir.

HAMİLEMİYİM

Yazan seyla | genel | Cuma 22 AÄŸustos 2008 6:13 pm

MERHABA BENİM SAT 27 TEMMUZ İLK GEBELİĞİMDE KÜRTAJ YAPTIRDIM BİZDE KAN UYUŞMAZLIĞI OLMASINA RAĞMEN BANA ANTİ D YAPILMADI ONUN İÇİN GEBELİĞİM BİRA ÖNCE ÖĞRENİP ÖNLEMİMİ ALMAK İSTİYORUM DÜN HCG YAPTIRDIM SONUÇ NEGATİF AMA DEĞER 18,10 ACABA HAMİLE OLABİLİRMİYİM

İstanbulda kan bağışı yapmak

Yazan admin | sağlık | Cuma 22 Ağustos 2008 3:53 pm

İstanbul büyük bir şehir ve bu sebeple hastalar ve kana ihtiyacı olanlarda fazla. Bizde blogyorum olarak istanbul kan merkezlerinin avrupa ve asya yakası için adreslerini yayınlıyoruz belki birilerine faydalı olabilir. Hem belli zamanlarda kan vermeninde faydaları var

İSTANBUL ÇAPA KAN MERKEZİMillet Cad. No : 122 Çapa ISTANBUL
Tel : 0 212 534 69 73 – Faks : 0 212 635 29 07

ZEYNEP KAMİL KAN MERKEZİ
Dr. Farhri Atabey Cad. Arakiyeci Hacı Mehmet Mah. No:144 ÜSKÜDAR
Tel : (216) 310 03 85 – Faks : 0 216 310 43 33

Aşağıda Zeynep Kamil Hastanesinin yerini görebilirsiniz.


View Larger Map

Sonraki »